Komik ve anlamlı karikatürler bölümümüzde bu defa umutsuzluk üzerine konuşacağız. Hem düşündüren hem de güldüren karikatürleri sizler için yorumladık. Mutlu olmak için sebep aramayın. Yaşamın kendisi mutlu olmanız için yeterlidir.

Umutsuzluk, geleceğe dair beklentilerimizin olumsuz yönde olduğu duygusal durumdur. Geleceğin kötü olacağını sandığımız, iyi şeyler “ummadığımız” hissidir. Ümitsizlik olarak da bilinen bu durum, çağdaş zamanlarda giderek artan oranda görülmektedir. Umutsuzluk, ümidin kaybolması, insanın dışındaki bir olay değildir. İnsan, eğer isterse umutsuzluktan kurtulabilir. Fakat bir hastalık gibi benliğimize yapışmışsa derhal bu durumdan kurtulmak için kendimizi tedavi etmeliyiz. 

Umutsuzluk Bir Boşluktur

Komik ve anlamlı karikatürler, insanları düşündürür. Sadece eğlence için okunsa bile insanın bakış açısında değişim yarattığı kesindir. Zaman zaman boş kaldığımız zamanlarda gereksiz şekilde varoluş problemleri yaşarız. Kendi kendimize bazı sorular sorarız.

Bu böyle devam ettikçe isyan etmeye başlarız. Evet bu sorular bazılarımızı kötü etkiler ve ruhumuz ölümcül hastalık olan umutsuzluk hastalığına yakalanır. Negatif oluruz, depresyona gireriz, kimselerle konuşmak istemeyiz. Ama bu durumdan kurtulmak tamamen bize bağlıdır. 

Komik Ve Anlamlı Karikatürler – Standartlarımızın Ölçütü >>

Çözüm Nedir Peki?

Umutsuzluk hastalığından kurtulmanın en önemli yolu pozitif şeyler düşünmektir. Mesela sahip olduğumuz güzellikleri düşünüp şükrederek ve Tanrıya iman ederek kurtulabiliriz. Kurtulmanın başka bir yolu da sevdiğimiz şeyleri yapmaktır.

Mesela, sevdiğimiz insanlarla güzel vakitler geçirmek, sevdiğimiz yerleri gezmek, öğrenmek, yeni şeyler keşfetmek olabilir. Bir başka yolu ise, kendimize değer verip, kendimizi geliştirip, çok iyi başarılara imza atabileceğimize inanmaktır. Kendimize güvenip bu negatif düşüncelerden uzak durarak çok iyi işler başarabiliriz. Hepimizin içinde başarabilme potansiyeli yatmaktadır. Onun uyandırdığımız zaman ölümcül hastalık olarak bilinen umutsuzluk hastalığından kurtulabiliriz. 

“Yaşayanlar için umut her zaman vardır, umutsuzluk ölüler içindir.” – Theokritos

Hatalarımız Ve Başarılarımız >>

Komik ve anlamlı karikatürler bölümümüzde bu kez gülmenin hayatımıza katkıları üzerinde duracağız. Gülmek, yaşamaktır aslında. Ve kahkahalarınız kadar neşeli zaman dilimi biriktirebiliyorsanız, o kadar zenginsiniz demektir.

Gülmek, gülebilmek,  pozitif olabilmek, bu dünyada ki en güzel şeylerden biridir. O anki ruh haliniz ne olursa olsun gülmek sizi mutlu eder, iyi hissettirir, iyileştirir. Gülmek aklınıza güzel şeylerin gelmesine sebep olur. Ve pozitif olduğunuzda verdiğiniz kararlar hayatınızı olumlu yönde etkiler.

Gülmek Yaşamaktır

“Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden ise zekâsını ve seviyesini anlarsınız.” - Mevlânâ.

Gülmenin önemine baktığımızda dünyanın birçok ünlü yazarı gülmeye yönelik olumlu güzel sözler yazmış, söylemiş ya da öykü ve roman kahramanlarına söyletmişlerdir. “Gülmek, yaşamaktır” diyen biri olarak o unutulmaz sözlerden sevilenleri sizlerle paylaşalım: 

Komik ve Anlamlı Karikatürler – Mutluluk ve İyilik  >>

“Bir insanın nasıl güldüğünden terbiyesini, neye güldüğünden ise zekâsını ve seviyesini anlarsınız.” – Mevlânâ.

“Güler yüzlü olmayan bir kişi, dükkân açmamalıdır.”

“Gülmek için mutlu olmayı beklemeyin belki de gülmeden ölürsünüz.”

“İnsan gülebildiği kadar insandır.”

“İnsan dünyada o kadar ıstırap çeker ki, bütün canlı yaratıklar arasında yalnız o gülmeyi icat etmek zorunda kalmıştır.”

“Her an gülümse, boş ver ne düşündüğünü bilmesinler. Ve her şeye rağmen patlat bir kahkaha, bırak neden güldüğünü merak etsinler.”

“Öyle güzel gülmelisin ki, İnsanlar seni ağlatmaya utanmalı.”

“Hiçbir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile. Gülümsemene kimin, ne zaman âşık olacağını bilemezsin.”

Meksika’nın ‘Nobel’li yazarı Marquez’in “Gülümsemene kimin, ne zaman âşık olacağını bilemezsin.” sözünü Anadolulu bir kadına söyleyince, o da Hz. Muhammed’in gülmekle ilgili sözünü anımsattı: “Komşularınıza verecek hiçbir şeyiniz yoksa güler yüzle karşılayın, güler yüzle kapınızı açın.” dediğini, gülen bir yüzle söyleyen kadının yüzü, yüzümde kaldı. 

Hz. Muhammed aynı zamanda gülmenin, gülümsemenin sünnet olduğunu söylemiştir. Gülmekle ilgili daha bir çok söz vardır. Tüm bu sözlerden anlıyoruz ki gülmek iyi bir şey ve insanları iyi hissettiriyor. Son olarak:

“Gülmek devrimci bir eylemdir.”

Komik ve anlamlı karikatürler bölümümüzde, gülmenin, yaşamayı sevmenin, başkalarını mutlu etmenin üzerinde durduk. Gününüz mükemmel geçsin. Hayatı sevin. Yaşamayı sevin.Gülmek istediğiniz zaman başkaları ne der diye düşünmeyin. Çünkü gülmek bulaşıcıdır.

Sizler de gülmek, pozitif olmak ile ilgili sevdiğiniz sözleri bizimle, yorum kısmından paylaşabilirsiniz. Mutlu bir gün geçirmeniz dileğiyle…

Komik Ve Anlamlı Karikatürler – Umutsuzluk >>

Komik ve anlamlı karikatürler kısmımızda bu yazımızda “Bilgi Güçtür” kavramı üzerinde duracağız. Bilginin anlamı biliyorsunuz ki; insanoğlunun aklının alabileceği, gerçeklerin, olguların ve ilkelerin tümüne birden verilen addır. Geçmişten günümüze kadar üzerine birçok görüş bildirilmiştir. Karikatürler de bizi hem güldürür, düşündürür hem de anlamlar çıkarmamızı sağlar.

“Bilgi, güçtür”  –  F. Bacon

İnsanların bilgisini nerede nasıl ve ne şekilde kullanmış oldukları çok önemlidir. Bilgiyi ister olumlu yönde kullanalım ister olumsuz yönde kullanalım bize olumlu yada olumsuz şekilde  hizmet edecektir. Bu tamamen kişinin elindedir. Yani bilim adamının elindedir. F. Bacon’ın yukarıdaki sözünü bu doğrultuda yorumlayalım. 

Günümüzde bilgiyi olumsuz yönde kullananlar çok fazla görülmektedir. Örneğin, bir fizikçi atomu parçalar ve kötü bilim adamı gelir bu bilgiden faydalanarak silah yapar, bomba yapar. Böylelikle milyonlarca insanın ölmesine neden olur. İnsanların ölmesine sebep olması ile kalmaz bu durum nesilleride olumsuz yönde etkiler.

Komik Ve Anlamlı Karikatürler – Başkaları Ne Der? >>

İnsanların bilgisini nerede nasıl ve ne şekilde kullanmış oldukları çok önemlidir.

Bir tıp alanında çalışan bilim adamı da kötüye kullanabilir. Mesela yeni hastalıklar ortaya çıkarır virüslerle insanları zehirler ve öldürür. Bir çok insan hayatını kaybeder ve diğer insanları da olumsuz etkiler. Teknoloji alanında çalışan bir bilim adamı aynı şekilde teknolojik aletler vasıtasıyla insanlara kötülük yayabilir. İnsanların bilinçaltına kötü içerikli şeyleri yerleştirerek insanları olumsuz yönde etkileyebilir. Tüm kötü şeylerin normal olarak gösterildiği sosyal medya ile insanlar kötüye yönlendirilebilir. 

Tüm bu olumsuzluklardan farkındalık oluşturmak için bahsettik. Peki iyi bir bilim adamı bilgisini nasıl kullanır bundan bahsedelim? İnsanların hayatını kolaylaştırmak güzelleştirmek birinci amaç olmalıdır. İyi bir bilim adamı bilgisi ile insanları sağlığına kavuşturabilir. İyi bir bilim adamı insanların huzurlu hayatlar sürebileceği hayatlar sunabilir, teknolojik aletlerle insanların çok zor şekilde yapacağı bir çok işi çok daha kolay hale getirebilir.

İyi bilim adamları, imkansız diye düşüneceğimiz bir çok durumda büyük başarılara imza atarlar. Bizlere her zaman doğru yolu gösterip hayatımızı kolaylaştırırlar. Bunlar gibi daha bir çok şeyden bahsedilebilir. 

Bizlerde bilgi sahibi olduktan sonra insanlığa hizmet etmek için kullanmalıyız. Çünkü hayatta başka bir insanın kalbine dokunabilmek kadar daha güzel bir şey yoktur. Bir insanın hayatına ekti ettiğinde bir insanın kalbine dokunduğunda oda gidip bir başka kalbe dokunacaktır. Böylece milyonlarca insanın hayatını güzel yönde etkilemeye sebep olmuş oluruz. 

Para Hakkındaki Olumsuz Düşüncelerimizin Kökeni >>

Komik ve anlamlı karikatürler bölümümüzde bu defa “Başkaları ne der?” konusuna değineceğiz. Biliyorsunuz ki karikatür, mizah yolu ile  bir konuyu anlatmanın ve anlamanın en güzel yollarından biridir. Sizi güldürürken düşündürür. Size bakış açısı verir. Farklı yönlerden olayları eleştirerek, insanların kişisel olarak gelişimine katkıda bulunur.

Komik Ve Anlamlı Karikatürler – Başkaları Ne Der?

İnsanlar hayatlarının uzun bir bölümünü ‘başkaları ne der?’ diye geçirir. Bir şey yaparken ya da bir şey yapmaya karar verdiğimizde, ‘acaba milletin veya etrafımdakilerin tepkisi ne olur?’ diye düşünürüz. Bu düşüncenin sonucunda da cesaretimizi yitiririz ve yapmak istediğimiz şeylerden, hayallerimizden vazgeçeriz. Bu bizim suçumuz olduğu kadar çevremizdeki insanların da suçudur.

İnsanı İçten İçe Bitiren Şey >>

Genç bir çocuk, "Ben büyüyünce ticaret yapacağım, büyük bir iş kurup çok zengin olacağım." der.

Küçüklükten beri bu durum bizim peşimizi bırakmaz. Bir örnek verecek olursak: Bir çocuk ben, ‘büyüyünce doktor olacağım’, dediğinde hemen etrafındakiler şöyle der; ‘kimse değilde sen mi?’ ‘Önce sen akıllı uslu durmayı öğren’ derler. Hemen negatif vermeye başlarlar.

Genç bir çocuk, “Ben büyüyünce ticaret yapacağım, büyük bir iş kurup çok zengin olacağım.” der. Hemen etrafındakiler, hayır sen okumalısın, ticaret çok riskli, hem ticaret yapmak çok zor sen yapamazsın. Seslerini kulaklarımızda hissederiz. Bunun gibi bir çok örnek artar da sıralanır gider. En basit konularda bile kıyaslamalar olur. Yaptığımız bir şey üzerine düşünür dururuz.  Ben ne yapacağım şimdi insanların tepkisi ne olacak diye panik oluruz. 

Bu durum başkalarının bizim hayatımızı cehenneme çevirmesinde ki en temel sorundur. Olaya psikolojik yönden bakacak olursak: Bu cehennem birilerinin bize bakmasından sonra oluşur. Birileri bize baktığında panik ve korku hissine kapılırız. Utanır ve kaygı duyarız. Dolayısıyla yapmak istediğimiz şeyleri düşündüğümüzde başkası ne der düşüncesiyle baş başa kalırız. İçimizi korku utanç ve kaygı kaplar. Böylece ne yapacağımızı bilemeyiz. Kararlar verirken kendi istediğimizi değilde başkaları ne der diye kararlar veririz. 

Bu noktada yapacağımız tek şey, kendimize güvenmek ve cesaretli bir şekilde hayalimizde ne varsa onu yapmak olacaktır. Ancak bu şekilde cehennemden kurtuluruz ve hayatımızı cennete çeviririz. 

Komik Ve Anlamlı Karikatürler – Zenginlik Ve Fakirlik Üzerine >>

Mutluluğun İyilikle İlişkisi Olmalı

“ İki şey var ki ruhumu hep yeni, hep artan bir hayranlık ve müthiş bir saygıyla dolduruyor; üzerimdeki yıldızlı gökyüzü ve vicdanımdaki ahlak yasası.” – Immanuel Kant

İnsanlar nasıl mutlu olur? sorusuna verilen yanıtların çoğu maddi şeylere sahip olmakla ilgilidir. Fakat bizi bedenen doyuran şeyler evet maddidir ama ruhumuzu huzurlandıran başka şeylerde vardır. Bu konuyu ünlü filozof Kant’ın yukarıdaki sözünden hareketle açıklayalım.

 Kant bu sözüyle bizi hem ahlak hemde sanat felsefesi bağlamında düşündürmektedir. Yüce, kendinden başkası düşünüldüğünde diğer kalan her şeyin onun yanında küçük kalmasıdır. Yüce güzelliğe örnek verecek olursak sahip olduğumuz doğa güzellikleridir. Sonsuz sayıda yıldız bulunan görkemli gökyüzü , uçsuz bucaksız okyanuslar, yüksek dağlar vb. İnsan bu yüce güzelliklere baktığında duygu karmaşası yaşar ve kendini yükselmiş gibi hisseder. İçimize tarifsiz huzur dolar. Bunu çoğumuz tecrübe etmişizdir. Mesela küçükken uzanıp gökyüzünü o görkemli yıldızları izlemişisizdir. İşte onları izlediğimizde ki huzur tarifsizdir. 

Ahlak felsefesi açısından baktığımızda herhangi birine yapmış olduğumuz iyilik bizi çok iyi hissettirir. Mesela yaşlı bir insana yardım ettiğimizde, fakir kimsesiz bir çocuğun ihtiyaçlarını karşılaştığımızda veya küçük bir kediye yemek verdiğimizde içimizdeki huzur hiç bir şekilde tarif edilemez. İşte içimizdeki yani vicdanımızdan ahlak yasası bizim hayatımızı güzel ve yaşanılır kılar. Öyle ki bu küçük şeyler bizi mutlu ve huzurlu yapar. 

 O halde yapmış olduğumuz bazı davranışlar bizi mutlu ve huzurlu yapar. Bu davranışlarda bulunabilmek için hayatın tadını çıkarıp kendimizi pozitife maruz bırakmalıyız ve insanlara yardım edip doğru bir insan olmamız gerekiyor. 

 Kısacası mutluluğun iyilikle bir ilişkisi vardır. İyi şeylere maruz kal ve iyi şeyleri yap. 

Anlamlı karikatürler kısmımızda bugün akıl, kalp ve kararlarımız var. Acaba karar verme sürecimizde aklımız ve kararlarımız bizi  nasıl etkiliyor? Hayatta bazen aklımızla hareket ederiz bazen de kalbimizle. Ancak aklımız bize her zaman realist davranır. Yani gerçekçi davranır. Kalbimiz ise çoğunlukla romantik yani duygusal davranır ve bizim davranışlarımız ona göre şekillenir. Biraz daha ayrıntılı inceleyelim.

Bu iki yetilerimizden birinin üstte olması birinin altta olması çoğu zaman olumsuz sonuçlar doğurabilir. Örneğin işinizde çok duygusal davranırsanız olmaz. Birilerine acımak yada çok imtiyaz göstermek hiç iyi değildir. Nasıl davranılması gerekiyorsa öyle davranılmalıdır. Her şey kuralına göre olmalıdır. Karar verirken bunu dikkate almalıyız.

Akıl, Kalp Ve Kararlarımız

İşiniz de aynı zamanda aklınızla da hareket ederek davranmalısınız. İkisinin dengede olması her zaman daha olumlu sonuçlar çıkarız. Denge bizi doğru sonuçlara götürür. Sonuçta bizim hem duygularımız var hem de mantığımız vardır. Biri eksik oldu mu hayatımızdan bazı şeyleri götürür. 

Her şeyde denge şarttır. Akıl ile kalp arasında da denge olması gerekir. Ne yazık ki genel olarak kalpten gelen davranışlarda bulunmak daha fazladır ve bizi çok geride bırakmaktadır. Kendimizi yönetmeniz lazım. Yani kendimizi akıl hakemimizden geçirip ona göre yargılarda bulunup davranış sergilemeliyiz. 

Komik Ve Anlamlı Karikatürler: İçimizdeki Yükseklik İsteği >>

Duygularımızının içinde aynı zamanda bizim arzularımız da vardır. Ne demiş atalarımız; bu arzular bizi rezil de eder vezir de eder. Neyi arzuladığımız çok önemlidir. Başarıyı, sağlığı, huzuru, ekonomik özgürlüğü mü arzu ediyoruz yoksa boş eğlenceleri, saçma sapan boş işleri mi arzu ediyoruz? Birinci saydıklarımızı arzu edersek hayat bizim için bambaşka ve yaşanılabilir bir hayat olur. Hayatımızın sonuna kadar mutlu ve huzurlu oluruz. İkinci saydıklarımızı arzu edersek boşa yaşamış oluruz ve hayatımızın sonuna kadar zorluklar yaşar ve mutsuz oluruz. 

Sonuç olarak vicdanımızı akıl yönetsin ve dengeli şekilde kararlar verilsin.  Aynı zamanda aklın ve ellerin ara bulucusu kalptir. Akıl ve kalp bizim kararlarımızda çok önemli yer tutar. Güzel kararlar güzel sonuçlar getirir. 

“Aklını, gönlünün değerleriyle yöneten insan yaşamının efendisidir.”-  Doğan Cüceloğlu

Komik Ve Anlamlı Karikatürler: İtaat Et Özgür Ol >>

İnsanlığın doğasında her zaman ve  her yerde ben en iyisi olayım düşüncesi yer almaktadır. Bu düşünce bizim peşimizi bırakmaz; fakat bunu insanlar bazen iyi yönde bazen de kötü yönde kullanırlar. Kötü yönde kullanan insanların kalbini; kin, nefret, hırs vb. duygular bürümüştür. Fakat iyi yönde kullananların kalbini ise güzellik, sevgi, yardım etmek vb. bürümüştür. 

“İnsan ağaca benzer. Ne denli yükseğe çıkmak isterse o kadar kök salar. ” – F. Nietzsche

Aslında insanın, bu içinde barındırdığı duyguların hepsi yükseğe çıkmak ve en iyisi olmak için gösterilen çabalardır. Yukarıda yazan Nietzsche’nin sözünü, bu bağlamda yorumlayalım.

İçimizdeki Yükseklik İsteği

Biz aslında gerçekten bir ağaca benzeriz. Güneşi görmek için hayatımızın daha anlamlı ve daha kaliteli olması için yüksek yerlerde olmak isteriz. Yüksek yerden kastımız; iyi bir insan, ekonomik özgürlüğü olan mutlu ve sağlıklı bireyler olabilmektir. Bunlara sahip olmak için de başarılı olmalıyız ve başarılı olabilmek için de bir şeyler yapmalıyız. 

Şimdi düşünelim ne yapmalıyız?

Nietzsche’e göre çok fazla kök salmalıyız. Kök salmaktan kasıt ise, kendimizi bilgilendirmek olarak yorumlanabilir. Eğer biz çok bilgili bir insan olursak kendimizi geliştirmiş oluruz. Kendimizi geliştirirsek de çok güzel yerlere gelebiliriz. Peki  kendimizi geliştirmek için ne yapmalıyız?

Bunların en başında gelen şey, çok fazla kitap okuyan bir birey olmaktır. Gezip görmek, bilmediğimiz konular hakkında araştırmalar yapmak da olabilir. Mesela kendimize yol göstermesi için bir lider seçmek ve o liderin hayatını araştırmak, başarıya nasıl ulaştığını öğrenmek de olabilir. Örneğin; Hz. Muhammed, küçücük bir yerde başlayan İslamiyeti, tüm dünyaya nasıl yaymış olabilir? Başka bir örnek; Mustafa Kemal Atatürk, nasıl oldu da dünyaya kafa tutup Türklerin gücünü insanlara gösterdi?

Bunları araştırıp okuyarak öğrenebiliriz. Öğrendikten sonra da hayatımıza yansıtıp uygulayarak gelişebilir ve başarılı bireyler olabiliriz. Yani olabildiği kadar kök salarız.  Kök saldıkça gelişiriz. Bu gelişme sanki sadece bize fayda gösterecek gibi görülebilir; ama öyle değildir. Eğer biz bir ağaç isek meyve de vermeye başlarız. Dolayısıyla etrafımıza da fayda sağlarız. Gölge oluruz. Aç olan varlıkları doyurabiliriz. Sonuç olarak; faydalı bir birey olabilmek bizim elimizdedir.

Sanatın insanlar üzerindeki etkisi nedir? Anlamlı karikatürler bölümümüzde bu defa işleyeceğimiz konu, sanat üzerine olacaktır. Sanat eserlerinin her zaman için bizim üzerimizde etkileri vardır. Sanatın etkisi ile hayatımız değişebilir. 

Bu konuda tarihten bazı filozofların sanat ile ilgili görüşlerine bakalım. İlk olarak Platon, sanatın eğitimde kullanılmasını öne sürmüştür. İnsan hem bedenini eğitir hem de ruhunu eğitir. Bedeni spor ile eğitirsiniz ruhu ise sanat ile eğitirsin.

Sanatın İnsanlar Üzerindeki Etkisi

Anlamlı karikatürler, sanat beğenisi alanında da bizi geliştirir. Çünkü insan sadece, yemek, barınmak gibi fizyolojik istekler üzerine yaşamamaktadır. Örneğin dinlediğiniz bir müzikle veya okuduğunuz bir şiirle de olabilir. Yani müzik dinlediğinizde içiniz huzur dolabilir bir anda ruh haliniz değişebilir. Müzik dinlediğimizde hepimizde farklı etkiler olabilir mesela hüzünlü bir müzik dinlersin o anda sizde hüzünlenirsiniz veya neşeli bir müzik dinlersiniz o anda kendinizi mutlu hissedersiniz.

Bir kitap okurken klasik müzik dinlediğinizi düşünün o anda kitaba daha güzel odaklanırsınız ya da plan yaptığınızı düşünün arkadan yine klasik müzik sizin daha derinlere dalmanızı sağlar ve daha güzel düşünmenize sebep olur. Dolayısıyla ne dinlediğimize çok dikkat etmeliyiz burada önemli olan bizim enerjimizi artıracak ve iyi hissettirecek müzikleri dinlemektir. 

Anlamlı Karikatürler – Zenginlik Ve Fakirlik Üzerine >>

Düşünürler Bu Konuda Ne Diyorlar?

Aristoteles’e göre sanat ahlaki ve psikolojik değer taşımaktadır. Yani bir tiyatro izlediğiniz de kendinizi orada ki karakterde bulabilirsiniz. Kendiniz de farkına varamadığınız bir yanlış davranışını görüp farkındalık oluşturabilirsiniz ve siz kendi hayatınızda daha dikkatli olabilirsiniz. Burada bir ahlaki etki görülmektedir. Psikolojik etki ile siz kendinizi o sanat eserinin içinde bulursunuz ve arınma yaşarsınız. 

Antik çağda bir çok hastalık müzik sesleri ile tedavi edilmiştir.  Bazı hastaneler de müzik ile iyileştirme söz konusudur. Görüldüğü gibi sanat eserleri hayatımıza büyük etki sağlamaktadır ve bizim daha ahlaklı daha farkındalık sahibi bir insan olmamızı sağlar aynı zaman da psikolojik bir arınma söz konusu olmaktadır. 

Sonuç olarak kendinizi sanat eserlerine maruz bırakmanız size olumlu sonuçlar getirecektir. 

Anlamlı Karikatürler – Akıl, Kalp Ve Kararlarımız >>

Sosyal medya çılgınlığı bizi nasıl etkilemektedir? Nereden nereye? 21. yy teknoloji ve iletişim çağıdır. Bir tuşla dünyanın öbür ucuna ulaşabildiğimiz iletişebildiğimiz çağ. Büyük devrim, güç, hepsi bu 21.yy’da gerçekleşmiştir. Özellikle sosyal medyanın ortaya çıkmasıyla birlikte yeni iş alanları, kolay iletişim, pazarlama yöntemleri vs bir çok noktanın ekseni kaymış durumdadır.

Sosyal Medya Çılgınlığı

Sosyal medya çılgınlığı hakkında konuşmadan önce, insanlık tarihi üzerine kısaca bir gözatalım. Geçmişten günümüze 3 büyük devrim vardır. Bu üç büyük devrim insanların hayatını büyük derece etkilemiştir. Bu devrimlerden kısaca bahsedelim

Anlamlı Karikatürler – Zenginlik Ve Fakirlik Üzerine >>

Mavi Rengin Anlamı Ve Psikolojik Etkileri >>

İletişim Çağı İle İlgisi

Tüm bu konulardan sonra varacağımız nokta her şey görüldüğü gibi değişmektedir. Değişim güzeldir pozitif olduğu sürece sorun yok. Fakat negatif değişimlerde olmuyor değil. Dikkat etmemiz gerekiyor.

Her dönemin kendine özgü kötü yönleri vardır. İletişim çağının geldiği noktada ise bazı kötü durumlar vardır.

İletişim çağının etkisiyle insanlar çılgınlar gibi sosyal medya bağımlısı olmaktadır. Örneğin yapılan her davranışın sosyal medyada paylaşılması, çok fazla boş zaman geçirilmesi, aşırı derece kullanım ile bağımlı olunması vb. Bu durumlar hayatımızı kötü etkilemektedir. Önlem almakta fayda vardır. En önemlisi de kendimizi kontrol altına alabilmek yani kendimize yön verebilmek herhangi bir şeyin kölesi olmamak gerekiyor.

Anlamlı Karikatürler – Standartlarımızın Ölçüsü Nedir? >>

Huzuru sağlamanın en iyi yollarından birinin yoksulluğa son vermek olduğuna inanıyoruz. Aynı zamanda yoksulluğa son vermenin en iyi yolunun mali yardım yapmaktan çok, mali eğitim vermek olduğunu düşünüyoruz. Yani, bir fakire para verirsen, onun fakirliğini uzatmış olursun. O gider parası bitince tekrar yanınıza gelir.

Zenginlik Ve Fakirlik Üzerine

Bu konuyu bir örnekle açalım ağrı kesicinin etkisi ile ilgili bağ kuralım. Ağrı kesici bizi tedavi etmez sadece o anlık ağrılarınızı giderir ama bizi tedavi etmez, ilacın etkisi geçince de ağrılar yeniden başlar ve bizi rahatsız eder. İşte birine yapılan maddi yardım da aynen öyledir. Onların o anki ihtiyacını giderir ancak uzun süreli bir çözüm değildir. Eğer ona nasıl para kazanacağını öğretirsen ömür boyu para ile ilgili sıkıntı yaşamaz.

Kişisel Gelişim İçin Okumanız Gereken Kitap Önerileri >>

Toplumumuzda bu bir gelenek haline gelmemiştir.

Nerede bir fakir, ihtiyaç sahibi görsek gider para yardımı yaparız. Ama ona yol göstermeyiz. Bu böyle devam ettikçe daha çok insan elini diğerlerine açıp bir şeyler isteyecek, daha çok insan hastanelerde parası olmadığı için tedavi olamayacak, daha çok insan aç kalacak. vb. gibi bir çok sorunlar…

Bu değişimi gerçekleştirmek bizim elimizde önce kendimiz öğrenmeliyiz, kendimizi değiştirmeliyiz ve sonra etrafımızdakilere öğretmeliyiz ve onları etkilemeliyiz. Bizlere büyük görev düşmektedir. Yani kökten çözüm tedavi olmak tedavi etmektir.

Ünlü eğitimci yazar Robert Kiyosaki bir kitabında bu konuya değinmektedir;

“Geleneksel şirketlerin çoğu halkın zengin ve harcayacak parası olduğu ülkelerde ayakta kalabilir. Dünya çapındaki bütün insanların ömürlerinin sonuna dek canlarını dişlerine takıp çalışarak zenginleri daha da zengin yapmaları yerine zengin ve müreffeh bir yaşamın tadını çıkarmak üzere fırsat eşitliğine sahip olmalarının artık zamanı gelmiş de geçmiştir. Eğer zenginlerle fakirler arasındaki uçurum derinleşirse, huzurlu bir ortamın sağlanması zorlaşacaktır.Zihnimizi açık tutup ona göre hareket etmeliyiz.”

Anlamlı Karikatürler – İçimizdeki Yükseklik İsteği >>