Düşünce gücü ile iletişim denilince akla ilk gelen kavram telepati olmaktadır. Ancak bilinçaltınız o kadar güçlüdür ki, olumlu veya olumsuz her türlü durumu kendinize çekebilirsiniz. Düşüncelerinizi kontrol etmeyi öğrenmelisiniz. Çünkü hayatınızı şekillendiren, sizin bakış açınızı oluşturan nokta burasıdır.

Düşünce Gücü İle İletişim – Telepati

İçinize doğan yorumlayamadığınız hisler, çok sevdiğiniz insanların başına gelen olayları önceden hissetmeniz, aklınıza gelen bir düşüncenin veya fikrin karşı tarafın söylemesi veya karşınızdakinden önce sizin söylemeniz, aklınıza gelen bir arkadaşınızın şak diye telefon etmesi veya mesaj atması sevdiğiniz insanlarla ilgili bir anda beliren hisler… gibi durumlarla birçok kez karşılaşmışsınızdır. İşte bu durumlar telepati yoluyla oluşuyor. Peki nedir telepati? Nasıl kullanılır?

Telepati, bilimsel olarak, beyinde meydana gelen her aktivite ile oluşan kimyasal reaksiyonlar çevreye çeşitli enerji dalgaları yayıyor. Her canlının bir frekansı vardır. Kişiler fiziksel olarak bir arada olmasa da beyin dalgaları yoluyla iletişim kurmaktadır. Kişiler arasındaki sevgi ve saygı ne kadar yüksekse telepatik iletişim kurma daha kolay olur.

Bazı insanların telepatik yeteneği gelişmiş olmakla beraber, bu yeteneği çalışarak da güçlendirebilecekleri uzmanlar tarafından belirtilmiştir. Uyurken veya uyanıkken, yemek yerken, oyun oynarken sürekli telepatik mesajlar veriyoruz. Gönderdiğimiz frekansların, insanlara verdiğimiz enerjilerin sınırı yok. Dünyanın en uç noktasındaki insana bile bir frekans yollayabilirsiniz. Bu da düşünce gücüdür.

Birinin Yalan Söyleyip Söylemediğini Nasıl Anlarsınız? >>

Olumlu veya Olumsuz Olması Önemli Değildir

Düşünce gücü her yere ulaşabilir.

Beynin yaydığı dalgaların bir sınırı yoktur. Düşünce gücü her yere ulaşabilir. Birini düşünürsünüz şak diye sizi arar. “ Aaa, ben de seni düşünüyordum.” dersiniz. Çünkü siz karşı tarafa frekans yolladınız. Yolladığınız frekans pozitif olacağı gibi negatif de olabilir. Yani burada düşüncenizin pozitif ve negatif olması da önemlidir.

Olmasını isteyerek, hayal ederek bu frekansı gönderebilirsiniz. Einstein’ın söylediği gibi, zekanın en büyük kullanımı hayal gücüdür. Çünkü bir şeyin olma ihtimalini çok yükseltirsiniz. Bir şeyden korkarak, endişe ederek, olmamasını isteyerek, aman karşılaşmayayım diyerek gönderdiğiniz frekansı olumsuz olarak yine çağırıyorsunuz. Bir şeyin olmamasını sürekli düşündüğünüzde bunların başınıza gelme, karşınıza çıkma olasılığı yüksektir. Yani düşünceniz pozitif de olsa negatif de olsa olayı çekiyorsunuz.

Sürekli kötü şeylere, başarısızlığa odaklanırsanız, başaramam, yapamam derseniz bilinçaltınıza negatif sinyaller göndermiş olursunuz ve bedeniniz de o işi yapmak istemeyecektir. Siz de düşündüğünüz şeye kavuşmuş olursunuz. Tam tersi durumda, siz olacağına tam inanırsanız bilinçaltınız bunun gerçekleşmesi için çalışacaktır. Örneğin; Parasal sıkıntılar yaşayan bir insanın, bilinçaltında paranın kolay kazanılmadığı düşüncesi hâkimdir.

Neleri istemediğinize değil, nelere sahip olmak istediğinize odaklanın. Unutmayın, yaptığınız seçimler hayatınızı şekillendirir. Shakespeare’in güzel bir sözü ile bitirmek istiyorum. “Hiçbir şey iyi veya kötü değildir. Bir şeyi iyi veya kötü yapan, düşüncedir.”

Rakiplerinizi Sevmek İçin 8 Neden >>

Eğer düşüncelerinizi değiştirebilirseniz, hayatınızı da değiştirebilirsiniz. Hayatınız, ne düşündüğünüze odaklanır. Hayatınızda odaklandığınız her şeyi çizersiniz. Düşünceleriniz bilinçaltınızı yönlendirir. Düşüncelerinizi kontrol etmeyi öğrenmelisiniz. Bakış açınızı değiştirdiğinizde, hayatınızda aradığınız şeyi de değiştirirsiniz.

Düşüncelerinizi bir tohum olarak düşünebilirsiniz. Her tohum bilinçaltında kök salmaktadır. Köklendikten sonra değiştirmek zordur. Silmek imkansız hale gelir. Bilinçaltınız düşüncelerinizi alır ve onları gerçek dünyanıza getirir. Bunu yapmak, bir ürünü tekrar tekrar reklamlar aracılığıyla önünüze getirmek gibidir. Amaç, bu ürünü bilinçaltında zaten var olan haline getirmektir.

Düşüncelerinizi Değiştirin; Hayatınız Değişsin

Bilincinize değil, bilinçaltınıza dikkat edin. Çünkü bilinçaltında hemen hemen her şeyi uyduruyorsunuz. Bunu fark etmemiş olabilirsiniz. Ancak erkeklerin büyük çoğunluğunun annelerine benzeyen kadınları aldıklarını biliyor muydunuz? Bu seçim bilinçli bir karar değildir. Ya da bilmesek bile televizyondaki rol modeline, sevdiğimiz bir ünlüye benzemeye çalışırız.

O anda bilmediğimiz bir markaya karar vermemizin veya bir markayı reddetmemizin nedeni, bilinçaltımızda bir yere yerleştirilmiş olması olabilir.

“Düşüncelerimizin en iyi aynası yaşamlarımızın akışıdır.” –  Michel de Montaigne

Düşünceleriniz enerjidir ve evrenin tüm akışı boyunca yüksek akışta dönerler. Olumsuz düşünme zihninizi ve bedeninizi yorar. Ayrıca bizi olumsuz bir enerji kaynağına götürür. Korku, nefret, stres, depresyon ve kaygı bu kaynaktan beslenir. Tam tersine olumlu düşünce ise sizi pozitif hale getirir.

Enerjinizi bir sevgi ve pozitif kaynağına dönüştürdüğünüzde, hayatınızdaki karanlık dağılacaktır. Nasıl değiştirileceğini mi soruyorsunuz? İşte size kısa ve etkili bir yol. Hayatınızda anında uygulamaya başlayın ve etkisini görün:

Plasebo Etkisi Nedir? >>

Gün içerisinde kendinizi pozitif bir şekilde telkin edin.

Kelime seçiminiz sizi huzurlu ve mutlu eder.

Kelime seçiminiz sizi huzurlu ve mutlu eder. Dahası, bilinçaltı düşünce kayıtlarınızı değiştirmenize yardımcı olur. Zaman alıcı bir süreç olsa bile başarılı olacağınız kesindir. Unutmayın, suyun gücü değildir, kayayı delen. Tekrarı işin sonucunu belirler.

Başarı İçin İlk Adım Nedir? >>

Olumsuz düşünceleriniz için ajanda tutun.

Ancak olumsuz düşüncelerden kurtulmak size büyük bir avantaj sağlayacaktır

Bu biraz zor olabilir. Ancak olumsuz düşüncelerden kurtulmak size büyük bir avantaj sağlayacaktır. Bunu yapmak için farkındalığınızı arttırmanız gerekir. Gün içinde aldığınız notlarda göreceksiniz, çok fazla olumsuz düşünce aklınızdan geçiyor. Bunu fark ettiğinizde, pozitif düşüncelerinizi artıracaksınız. Olumsuz düşünme söz konusu olduğunda, herhangi bir baskı olmadan olumlu düşünün. Bu notlar sizin için büyük yarar sağlayacaktır.

İnsan Sağlığına Zararlı 5 Psikolojik Durum >>

Olumsuz düşüncelerin % 87’si gerçekleşmez.

Evet, bir yıl içerisinde, düşüncelerinizin doğru olduğunu duyma şansınızın sadece % 13 olması, bir araştırmanın sonucudur. Kısacası, olumsuz düşünme size hiçbir şey getirmeyecek. Ve düşündükleriniz gerçek olamayacak kadar mantıklı da değil. Negatif bir düşünce aklınıza geldiğinde, bu %87’lik yanlışlık payını düşünün. Unutmayın, pozitif düşünce ile mutluluğa ulaşmanız mümkündür.

Falcılık yapmayı bırakın.

Geleceği bilmiyorsunuz.

Geleceği bilmiyorsunuz. Bu imkansız. Bu endişe dünyasından çıkın. Geleceği tahmin etmeye çalışmak, stresten başka bir şey değildir. Bu yüzden şimdiki zamana odaklanın ve bu anda kalmayı öğrenin.

Yeterli Olmadığınızı Düşündüğünüzde Bunları Yapın >>

Düşüncelerinizi, durdurmaya çalışmayı unutun.

Zihninizi durduramazsınız, çünkü bu bir kalp gibidir.

Bu mümkün değil. Zihninizi durduramazsınız, çünkü bu bir kalp gibidir. Her zaman çalışan bir organdır. Kalp kan pompaladığı gibi, beyinde de düşünceler üretir. Bunu anlamak çok önemli. Meditasyon yaptığınızda, düşünceyi başka bir yere odaklarsınız. Zihninizi temizlediğinizde odaklanacağınız yerleri daha iyi bulursunuz.

Bu odak nefes alabilir ya da müzik olabilir. Fakat düşünce akışını durdurmak gibi bir şey yoktur. Bunun yerine endişelenmemeyi öğrenin. Olumsuz düşünme yerine olumlu bir düşünce yöntemi seçin. Unutmayın, bir seçim yaptığınızda hayatınız değişecek. Bu seçimi pozitif veya negatif yöne sadece siz çekebilirsiniz.

Acaba Alışkanlıklarımız Doğru Mu? >>

Latin kökenli olan Plasebo, hoşnut etme anlamında kullanılıyor ayrıca ilaç olmayan şeylerin ilaç gibi etkili olması anlamına da geliyor. İlk seferde bu cümleyi anlamayabilirsiniz gayet normal. Dilerseniz daha da ayrıntısına inelim.

Yukarıdaki cümleyi daha iyi anlamak için örneklendirme yapalım. Bir hasta olsun ve bu hasta sürekli ilaç kullanmak zorunda kalsın. Eğer bu hasta iyileşeceğine inanmazsa ve ilaçları tüketmeye devam ederse pek bir faydasını göremez. Fakat ilaç olmayan bir şeyin kendisine iyi geleceğini düşündüğünde ve bu şey ile iyileşeceğini düşünüp gerçekten de o şey ile iyileşirse biz buna plasebo etkisi diyoruz.

Bahsettiğimiz bu örnek, bilimsel bir araştırmaya aittir. Bu etki, bilimsel araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Kesinlikle hurafe değildir.

Başarmanın Sırrı Plasebo Etkisi Olabilir.

Bir şeyi başarmadan önce inanmamız gerekmektedir. İnanmadan yapacağımız işlerde başarılı olamayabiliriz. Başarılı olmamız için plasebo, ihtiyacımız olan şey olabilir mi?

Bizce olabilir. Çünkü daha demin yukarıda bahsettiğimiz hasta örneğinde, plasebo etkisi hastayı iyileştirmişti. Belki hayatta bizde birer hastayızdır ve ihtiyacımız olan şey; pozitif olmaktır. İnanmak başarmanın yarısıdır derler. Bizlerde bu söz çerçevesinde hareket etmeliyiz. Başaracağımıza inanmalıyız.

Zihninizi Temizlemenin 29 Yolu >>

Bilinç ve Plasebo Etkisi

Plasebo etkisi, bilim dünyasında bir çok kategori ile ilişkilendirilmeye başlanmıştır. Bunlardan birisi de ‘bilinç‘ tir. Bizler bu etki ile kendi gerçekliğimizi yaratırız aslında. Algımızın gücü ile gerçekliği yaratma özellikleri bir araya gelince ortaya çok büyük güç çıkıyor. Bu güç o kadar büyüktür ki ileride biyolojik unsurlarımızı değiştirecek güce erişebiliriz. Tabi bu varsayım, bir bilim adamına ait.

2002 yılında Amerika’da yapılan bir araştırmada 3 hasta grubuna antidepresan ilaçlar verilmiş. İlk iki hasta grubuna sadece ilaç verilmiş. Üçüncü gruba ise ilaç + plasebo  verilmiş. Burada bilim adamları ‘beyin aktiviteleri‘ ne dikkat etmişlerdir. Üçüncü grup, beyin aktivitelerini pozitif yönde kullandığı için ilacın etkisi daha büyük olmuştur. Çünkü, ilaca olumlu tepki vermişlerdir.

Dünya üzerinde yapılan birçok araştırmalarda da bu denli şok edici sonuçlar çıkmıştır. Hatta, plasebo etkisi ile iyileştirme teknikleri adı altında yeni alanlarda ortaya çıkmıştır. Eğer plasebo ile iyileşebilecek bir hastalığınız varsa durmayın! Araştırmalara başlayın.

İnanmak Üzerine Söylenmiş 21 Söz >>

Bilinçaltınızın sahip olduğu gücü tam olarak anlamak için, öncelikle bilinç ve bilinçaltınız arasındaki farkı anlamanız gerek.

Bilinciniz:

Etrafınızda olup biten şeylere, duygularınıza, düşüncelerinize, vücudunuzdaki fiziksel hislerinize -aç olup olmadığınız gibi- karşı olan farkındalığınızdır.

Bilinçaltınız:

Bilinçaltınızın örnekleri hatıralar, inançlar, korkular ve gerçekliğin kişisel bir haritasıdır. Bilinçaltınızla ilgili güzel olan şey ise çok güçlü olması ve siz farkında bile olmadan hayatınızda neler yaptığınızı belirleyebilmesidir.

Bilinçaltınızı Bu Formülle Yönetin

Düşüncelerimiz hayatımızda önemli bir güce sahiptir. Bu yüzden de düşüncelerinizi oluştururken bir maksadınızın olması iyi bir fikridir.

Daha kolay odaklanmak için sizinle hayatınızda çekim yasasını çalıştıracak bir formül paylaşmak istiyorum.

Sorun, İnanın, Alın

Tek tek her adımı konuşalım:

Sor

Anahtar nokta sormak ve ne isteyip ne istemediğini anlamak.

Anahtar nokta sormak ve ne isteyip ne istemediğini anlamak.

Yani bütün gün neler hakkında düşündüğünü bulup düşünürken bir maksadının olmasını sağlamak.

Zihninizde bilinçli olarak geleceğinizi hayal ederek başlayın ve evrenin onu nasıl işleyeceğini ona bırakın.

İnan

Her zaman istediğiniz şey olmak üzereymiş gibi davranın.

Sıradaki adım ne istiyorsanız ona ulaşacağınıza inanmak ve bunun için yola koyulmak.

Her zaman istediğiniz şey olmak üzereymiş gibi davranın.

Bu çok güçlü bir şekilde istediğiniz şeyin kesinlikle olacağına basitçe inanmaktır.

Ve yola koyulun!

Ve Al

Son adım ise istediğiniz şeyin titreşimsel bir eşi olarak ona ulaşmak.

Son adım ise istediğiniz şeyin titreşimsel bir eşi olarak ona ulaşmak.

Siz, ben –bu gezegendeki herkes– özel bir frekansa yayın yapan radyo istasyonları gibiyiz. Eğer jazz dinlemek istiyorsanız, frekansınızı jazz yayını yapan bir radyo istasyonununkiyle eşleştirmeniz gerek.

Hayatınızda daha çok refah ve bolluk istiyorsanız, frekansınızı, düşüncelerinizi ve duygularınızı bolluk ve refahla eşleştirmeniz gerekir.