Network marketing takımınıza yeni tanıştığınız birini almak için neler yapmalısınız? Eric Worre tarafından da şiddetle tavsiye edilen bu yöntemi işinizde mutlaka kullanmaya özen göstermelisiniz. Peki nedir bu 3 önemli aşama?

Network marketingde insanlar, sadece sıcak liste ile çalışılacağını düşünüyor. Daha sağlam bir network kurmanın yolu buradan geçiyor.Ama takımınızı büyütmek ve daha fazla kazanmak istiyorsanız sürekli listenizi genişletmek zorundasınız. Bu sanıldığı kadar zor bir uygulama değil. Aslında eğlenceli bir süreçtir.

Yeni Tanıştığınız Birini İşe Almak İçin 3 Önemli Kural

Doğrudan satışta soğuk liste ile çalışmayı öğrenmek son derece önemlidir. Çünkü sıcak listeden daha fazla soğuk listeniz olacaktır. İnsanlarla doğru ilişkiler kurmak, kuracağınız takım için mutlaka gereklidir.

Ancak insanlar genelde av-avcı mantığı ile hareket ettikleri için potansiyel müşteri adaylarını gerek kendilerine gerekse işlerine karşı soğutmaktadırlar. Peki doğru bir süreç nasıl işlemelidir? İşte yeni tanıştığınız biri ile daha iyi bağlantı kurmak için kullanabileceğiniz 3 kural:

1. “Uzun Zamandır Kayıp Arkadaşınızmış” Gibi Davranın!

Yeni tanıştığınız birini almak için neler yapmalısınız?

Yeni tanıştığınız birini almak için neler yapmalısınız? – Çoğu insan tanımadığı insanlarla iyi anlaşamıyor. Çünkü yanlış zihinsel yaklaşımla başlıyorlar. Kişiyi, sunmaları gereken şeylerle ilgisi olmayan, korkutucu bir yabancı olarak görüyorlar. Bu tarz bir yaklaşıma sahipseniz, başarısız olursunuz ve bağlantı kuramazsınız. Bu sizi gerginleştirir ve bu yüzden iletişiminiz tuhaflaşır.

Yeni tanıştığınız kişileri veya yabancıları “uzun zamandır kayıp arkadaş” olarak hayal ettiğinizde onlarla ilgili yeni şeyleri öğrenmeyi dört gözle bekleyeceksiniz. Bu da sizi daha da rahatlatacaktır.

2. Daha Fazla Dinleyin ve Daha Az Konuşun!

Yeni tanıştığınız birini almak için neler yapmalısınız? – Eğer insanların sizi sevmesini istiyorsanız, konuşmalarına izin vermelisiniz. Herkes kendileri hakkında konuşmayı çok sever. Böylece siz konuşmalarına ne kadar izin verirseniz, sizden daha çok hoşlanacaklardır.

Çünkü bu süreç onları hemen işe dahil etmek için değildir. Siz bir bağ kuruyorsunuz. Avcı ile av arasındaki ilişki gibi düşünmemelisiniz. Onlar av değil. Daha büyük düşünün. Onlar geleceğin büyük liderleri olabilirler. Bir diğer yandan, ne kadar çok konuşursanız, o kadar çok onları sıkarsınız ve sizi bu yüzden sizi sevmeyeceklerdir.

3. Ortak Noktaları Bulun!

Yeni tanıştığınız birini almak için neler yapmalısınız? – Doğal olarak, ortak olan şeylere sahip olduğumuz insanları severiz. Sizinle aynı liseye giden birine rastladığınız zamana geri dönün. Anında ona daha yakın hissedecek ve daha güçlü bir bağ geliştireceksiniz. Farklı yıllarda okula gitmiş olsanız bile, hala bir bağlantı hissederdiniz.

Aynı memlekette yaşayan ve özellikle aynı futbol takımlarını seven insanlar için de aynı bağlantı hissedilir. Bu noktalara dikkat ederseniz, takımınız için çalışmalar yaparken insanlarla hemen güçlü bir bağlantı kurabilirsiniz.

Tanımadığınız biriyle bir daha ki buluşmanızda, bu etkili 3 kuralı takip etmeyi unutmayın:

Bu üç kuralı uygularsanız, hiçbir zaman konuşacak konularınız bitmez. İnsanlarla olan iletişiminizin çok kısa sürede çok etkili biçimde gelişmesine tanık olacaksınız. Güçlü iletişim, sizi güçlü bir iş insanına dönüştürecektir.

Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Soğuk listenizde bulunan bir kişiyi kayıt etmek için hangi aşamaları takip ediyorsunuz? Binlerce Network Okulu takipçisi ile düşüncelerinizi ve tecrübelerinizi aşağıda bulunan yorum kısmından paylaşabilirsiniz.

Satış Yeteneği Nasıl Geliştirebilir? >>

Pazarlama ağı gerçekten bir ilişki işi midir? Bu, şu an neredeyse hepimizin milyonlarca kez neye benzediğini sorduğumuz bir soru.

Bu konu hakkında çarpıcı bir bakış açısı için, network marketing içerisinde yıllarca büyük organizasyonlar kurmuş bir liderin, yapmış olduğu açıklama şu şekildedir;

“Bu soruya cevap hem evet, hem de hayırdır. Gerçekten inandığım şey endüstrimizin, birisine sponsor olduğunuz pazarlama ve tanıtım işi olduğudur. Bundan sonra ilişki, iş haline gelir.

Bu sektördeki kişisel deneyimlerden bulduğum şey, endüstrimizde gerçekten iyi sonuç veren iki tür insan olduğudur.

İlk kişi türü, zaten tonlarca güçlü ilişkileri olan kişidir. Bu benim “bağlayıcı” veya “nüfuz sahibi” olarak adlandırdığım bir kişidir. Etki alanlarındaki insanlar tarafından beğeniliyor, güveniliyor ve saygı duyuluyor. Konuşurken insanlar dinler. Güvenilirlikleri var.

Bir dakika izin verin ve bunu perspektife koyalım.

Diyelim ki bir doktor network yapmak için bir pazarlama ağı şirketine katılmış olsun. Bir grup arkadaşını ve aile üyesini, ekstra para kazanma, sağlıklı olma ve kendi işlerini kurma konusunda açılış partisine davet ediyor.

Bunu yaptığında ne olacağını düşünüyorsun?

İnsanlar ortaya çıkar! İnsanlar partisine gelir, çünkü doktora güvenir, saygı duyar, hoşlanır ve onu çok düşünür. Basitçe söylemek gerekirse, güvenilirliği var. Bu güvenilirlik ve kurulu ağ, hızlı bir şekilde ticarete başlamasına ve onu büyük bir lider yapmasına izin vermektedir.

Öte yandan, bir kişinin kırıldığını ve işsiz olduğunu varsayalım. Aynı ağ pazarlama şirketine katılırlar ve kendi açılış partisine ev sahipliği yapmaya karar verirler. Bir grup insanı ve aileyi bir işe başlama, sağlıklı olma ve fazladan para kazanma konusunda bilgi almaya davet ediyorlar.

Ne olacağını düşünüyorsun? Çoğu insan ortaya çıkmaz! Niye? Çünkü doktor ile aynı derecede güvenilirliğe sahip değil. İnsanlar işle ya da para kazanma konusunda ona saygı duymuyorlar.

Zaten bu güvenilirliğe sahip olan insanlar büyük bir yakın ilişkiler ağı kurdular ve güvenilen, saygı duyulan ve beğenilen insanlar, kendileri için böyle bir şeyi yapmayan birine karşı büyük bir avantaja sahipler. Bu mantıklı mı, değil mi?

Ve bir dakika için bu şekilde düşünün. Gerçekten sevdiğiniz, hayran ve güvendiğiniz biri sizi fazladan para kazanmanın bir yolunu aramaya davet ettiğinde, SİZ dinler misiniz? Hiçbir başarısı olmayan bir arkadaşınız olan Samet, onlardan birinin içinde olsaydı, seni de aynı şeyi yapmaya davet ettiğinde, onu dinler misiniz yoksa fırçalar mısınız? Bu, güvenilirliğin önemini kanıtlamaktadır.

Bu iş modelinde gerçekten başarılı olan ikinci kişi, büyük satış, pazarlama ve tanıtım becerilerine sahip bir kişidir.

Nasıl müşteri adayları yaratacağını, yabancıları beklemesini, satmasını, insanları kapatmasını vb. bilen kişi, çok hızlı bir şekilde büyük bir ağ kurabilir. Bu becerilere ve kişilik özelliklerine sahip olmayan bir başkasına karşı büyük bir avantaja sahiptirler.

Hayır, ağ pazarlaması, insanları satın almaya ya da katılmaya ikna ettiğiniz geleneksel satışlar gibi değildir. Ancak, insanları araştırmak, ipuçlarını bulmak, planı göstermek ve imzalamak için yaratıcı yollar bulmalısınız. Aşırı utangaçsanız, güven duymuyorsanız veya bunu yapmakta kendinizi rahat hissetmiyorsanız, başarılı olmanız zor olacaktır.

Evet, bu becerileri öğrenebilir ve geliştirebilirsiniz, ancak en azından birkaç yıl sürecek çoğu insan için, özellikle daha önce hiç yapmadılarsa! Bu becerilere zaten sahipseniz, pazarlama ağı işinizde hızlı bir başlangıç ​​yapabilir ve potansiyel olarak büyük bir gelişim elde edebilirsiniz.

Şimdi, sürdürülebilir, uzun vadeli bir ağ pazarlama işi kurmak söz konusu olduğunda, ilişkilerin hayati önem taşıdığına inanıyorum. Bu ilişkiler, organizasyonun sağlam ve birlikte olmasını sağlayan yapıştırıcıdır. Sektörümüzde 20 yıl veya daha uzun bir süredir büyük bir grup kuran ve sürdüren başarılı distribütörlere bakın ve tonlarca sağlam ilişkiler içeren bir ağ göreceksiniz.

Öncelikle, ekibinizde işe alabileceğiniz, güvenilirliği, etkisi ve etki alanı olan insanları arayın. İkincisi, ekibinizde işe almak için iyi satış ve pazarlama becerisine sahip insanları arayın. Her iki tür insan da büyük olasılıklar içermektedir.

Son olarak, ekibinizdeki kilit kişilerle ilişkiler kurmaya odaklanın. Onlara gerçek bir insan olduğunuzu ve onları umursadığınızı gösterin. Çok büyük bir fark yaratacaktır.”

Son düşünceler

Burada bahsedilen konu, “sadece bu kişileri organizasyonunuza alın” demek değildir. İlişki üzerine, sağlam bir organizasyon kurma üzerine bakış açınızı değiştirmeniz gerektiğidir. Eğer networkten önceki hayatınızda, hiçbir işi tam yapmayan, tembel, kendini geliştirmeyen, kitap okumayan veya saygısız biriyseniz, öncelikle bu özelliklerinizi değiştirmeye başlayın.

Kendinizi geliştirmeye, çevrenize örnek birisi olmaya başlayın. İnsanlar aptal değil, sizdeki değişimi görmeye başlayacaklardır. Tabi beklentileri de doğru ayarlamakta fayda var, herkes de gelip size katılmayacak. Belki birileri sizdeki değişimi görüp, size katılacaktır.

Network marketingde, takımınızdaki insanlarla olan ilişkilerinizin nasıl olması gerektiği üzerine hiç düşündünüz mü?

Bu ticaret içerisinde network yani ilişkiler önce gelir. Marketing kısmı yani pazarlama kısmı sonrasında gelir. Peki takımımızdaki insanların büyüyüp gelişmesi için, büyük bir lider olmak anlamında, ilişkilerimizde, onlara karşı davranışlarımızda nelere dikkat etmeliyiz?

Networkte takımınızla aranızdaki ilişkiler nasıl olmalı?

Alt sıranıza bebek bakıcılığı yapar gibi davranmak, birçok acemi ve deneyimli networkerin yaptığı büyük bir hatadır.

Tükenmeye, hayal kırıklığına, kırgınlığa, azalmış üretkenliğe ve hatta öfkeye yol açar. Bir lider olarak, insanlar böyle davranmasalar bile, herkesin yetişkin olduğunun farkında olmalısınız.

Bir network marketing uzmanı olarak göreviniz, onlara bakıcılık yapmak yerine, organizasyonunuza rehberlik etmek ve ilham vermektir.

Birçok network marketing distribütörü, ekip üyeleri için her şeyi yapma peşindedir. Tüm odaklarını, vakitlerini onlara ayırmak istiyor. Onların bir şeyleri kendi başlarına yapabileceklerinden emin değiller.

Aslında burası yanlış anlaşılıyor.

Hizmetçi lideri olmanız tabiki iyi bir şeydir. Takımınıza destek olmanın ve yardım etmenin hiç bir kötü tarafı yok.. Ancak, bir kişinin sponsoru, lideri ve hatta arkadaşı olsanız bile, onların bakıcısı DEĞİLSİNİZ.

Yapmaları gereken şeyi yaptıklarından emin olmak sizin işiniz değil. Kendileri için yapmaya istekli olduklarından daha fazlasını yapmak sizin işiniz değil.

Onlara öğrettiğiniz şeyi asla uygulamazlarsa, onlara öğretmeye devam etmek senin işin değil.  Öğrettiğiniz şeyi dikkate almıyorlarsa insanlara sponsorluk etmek sizin işiniz değil. Onları motive etmek senin işin değil. (Gerçekten öğrettiğinizden eminseniz.) Telefonda yapıcı olmayan bir takım üyesini dinlemek onun şikayetleri için saatlerinizi harcamak sizin işiniz değil.

Sen bir akıl hocasısın, terapist değil. Siz onların ebeveynleri, patronları veya eşleri de değilsiniz. Her zaman kendilerini iyi hissetmelerini sağlamak veya depresyonlarını ve eylemsizliklerini çözmek sizin işiniz değil.

Bir pazarlama ağı lideri olarak işiniz, eylemlerinizle insanları etkilemektir. Grubunuzun hızını ayarlamak sizin işiniz.

Birine koçluk ve yardım etmek sizin işiniz. Bir şeyi dondurmaya çevirmek senin işin değil. İnsanların sorunlarını sürekli dinlemek sizin işiniz değil.

“Networkte Başarılı Bir İlişki Nasıl Kurulur?” adlı makalemiz için>>

Evet, bu bir insan işi. Ve evet, ne yapmanız ve ne yapmamanız gerektiğine dair ince bir çizgi var. Tecrübelerinizle göreceksiniz ki, zamanınızı en çok kullanan kişilerin işlerini kurmak için genellikle en az şey yapanlar olacaktır.

Bu insanların çoğu, onlara vermek için her zaman en son teknolojiye dayalı “gizli ipucu” veya “ekstra motivasyon” arayışındadır, ancak günün sonunda bu aynı kişiler nadiren dışarı çıkar ve sizden öğrendiklerini uygularlar. Motive edici olabilir ve bilgi isteyebilir, ancak bunlar genellikle üretici değildir. Her zaman hazırlanmak için hazırlanıyorlardır.

Evet, ekibinizdeki herkesi desteklemek (bir dereceye kadar) sizin işinizdir. Ancak, sınır ve sınırlamalara sahip olmalısınız. Herkesin doğru şekilde başlamalarına yardımcı olmak ve onlara ilk ya da iki ay boyunca network hakkında temel temel bilgileri vermek sizin işinizdir, ancak insanlara sürekli bakıcılık yapmak ve başarılı olduklarından emin olmak sizin işiniz değildir.

Sonuçta, zaman en değerli varlığınızdır.

Destekleyecek bir ekibin, sürdürecek bir işin ve seveceğin ve geçireceğin bir ailenin var. Vaktinizi doğru insanlarla geçirdiğinizden emin olun. İnsanların ne zaman gitmesine izin vereceğini de biliyor olacaksınız.

Çoğu durumda, en iyi liderleriniz yine kendi kendine başlayanlar olacaktır. Zaman zaman rehberliğe ihtiyaçları olabilir, ancak çoğu zaman işleri kendi başlarına çözecekler! Bu yüzden lider ve üretici olacaklar.

Bunu unutma;

Ekibinizde yalnızca birkaç kişi varken ekibinizdeki herkesle çok fazla zaman geçirmek kolaydır. Peki ekibiniz 500, 1000 hatta 5000 kişiye çıktığında ne olur? Gün içinde o kadar çok insanla çalışmak için yeterli zaman olmayacaktır.

İstediğiniz en son şey herkesin size bağlı olması olacaktır. Her gün 500 ekip üyenizin kendi sorunlarını çözmelerine yardımcı olmak için sizi araması durumunda, bu işin ne kadar can sıkıcı olacağını düşünün. Muhtemelen işi bırakacaksın emin ol.

Gerçekten yapmak istediğiniz şey, bilgilerinizi olabildiğince hızlı bir şekilde aktarmak; böylece insanlar mümkün olduğunca çabuk BAĞIMSIZ olacaklardır. Birkaç liderinize mentorluk yapmak, onların da kendi takımlarına mentorluk yapmak, onları da kendi takımlarına mentorluk yaptırmak vb. Bu, endüstrinin sunduklarının gerçek güzelliği budur. Siz birilerini eğitirsiniz, onlar gider diğer insanları eğitir, onlar da diğerlerini…

***

Takımınızla ilişkilerinizin nasıl olacağı konusundaki yazımız hakkında sizin düşünceleriniz neler? Bebek bakıcılığı hakkında ne düşünüyorsunuz? Ne düşündüğünüzü bize bildirmek için aşağıya bir yorum bırakın. Cevabınızı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Söylemesi yapmaktan daha kolay gelebilir, ancak doğrudan satış işiniz bir sonraki “evet”i duymanıza bağlı olsa bile “hayır” kelimesini sevmeyi gerçekten öğrenmelisiniz. Gerçek şu ki, her “hayır”, sizi “evet” e bir adım daha yaklaştırıyor. “Hayır”, çıkamayacağınız bir çıkmaz değil, gelecek için becerilerinizi geliştirmenize yardımcı olan bir yoldur. İşin püf noktası, “hayır” kelimesini kişisel olarak algılamamakta yatmaktadır.

Aslında, bu beş ipucu ile itirazları kolaylıkla çözebilirsiniz;

1- Sağlam ilişkiler kurun.

Başkalarıyla ilişki kurmanın önemi göz ardı edilemez – sonuçta doğrudan satış, ağ oluşturma ve ilişki kurma ile ilgilidir. Bunu doğru yapın, daha az itirazla başa çıkacaksınız. Sert satışa girmeyin, ancak potansiyel iş arkadaşlarınızı veya müşterilerinizi iki yönlü bir konuşmaya dahil edin. Doğru soruları dinlediğiniz ve sorduğunuzdan emin olun – bu sadece ilgilendiğinizi göstermez, güven oluşturur ve diğer kişiyi ve itirazları daha iyi anlamanıza yardımcı olur.

Bu aynı zamanda cevaplarınızı daha alakalı hale getirmenizi sağlar. İlginçtir ki, araştırmalar, yüz yüze ya da sosyal medya aracılığıyla birisinin kendileri hakkında konuşmaya teşvik edilmesinin, beyinde yiyecek ya da para ile aynı haz hissini uyandırdığını göstermiştir. Bu yüzden birilerini kendileri hakkında yüz yüze konuşmaya teşvik etmek, güçlü bir ilişki kurmak için harika bir yoldur.

2- Bumerang yöntemini uygulayın.

Tabii ki, itirazlara başarıyla yanıt vermenin yollarını bilmek zor olabilir. Bununla birlikte, yararlı bulduğum bir yöntem, bir bumerang gibi kendi başına bir endişeyi tersine çevirmektir. Örneğin, pek çok karşılaşmanın ortak bir itirazı şudur: “Vaktim yok.” Buna yanıt verebilirsiniz: “İşte bu yüzden bu fırsatı sizinle paylaşmak istiyorum. İstediğiniz şeyleri tekrar yapmak için zaman kazanırken, başarılı bir iş kurmayı size gösterebilirsem, bunu duymak ister misiniz? Muhtemelen, cevap “evet” olur, ya da en azından merak ederler daha fazla bir şeyler duymak için.

Aynı şekilde, “Param yok” itirazı da şöyle sayılabilir: “Aynen ben de aynısını hissettim, ancak eğer paranız yoksa istediğiniz şeyleri yapmanız gerekir. Bu konuda kendinize borçlusunuz, iş fırsatı hakkında daha fazla şey duymak için. ”

“İstediğiniz şeyleri yapmanız gereken paraya sahip değilseniz, bir fırsatı duymak için kendinize borçlusunuz.”

3- Mizah yardımcı olur.

Mizah yardımcı olabilir, ancak bu, tüm şarkı, dans ve çatlak şakaların olması gerektiği anlamına gelmez! Bununla birlikte, sağlıklı bir mizah duygusunu elde etmek, gergin bir durumu yumuşatabilir, uyum ve güven inşa etmeyi kolaylaştırabilir. Bu aynı zamanda herhangi bir itirazda bulunmadığınızı göstermenize yardımcı olur. Nazikçe kendinizle ya da durumla alay etmek bir gülümsemeye neden olabilir ve satışı mühürleyebilir.

Ancak bunu nasıl kullanacağınıza dikkat edin – onu zarif ve uygun tutun. Dikkatli bir şekilde yürümek zorunda olsanız da, kanıtlar, satış koşullarında nazik mizahın onu faydalı kıldığını gösteriyor.

4- Uygulama, uygulama ve daha fazla uygulama yapın.

Asırlık atasözü “ Pratik, seni mükemmelleştirir.” sözü hiçbir zaman buradaki kadar gerçek olmamıştır. İşiniz hakkında rahatça konuşmanız çok önemlidir. Bu doğal bir hal aldığında, herhangi bir itirazın üstesinden gelme güvenine sahip olacaksınız.

Karşılaştığınız ilk 10 itirazın ve başarılı yanıtlarınızın bir listesini yapın. Bunu elinizde tutun, sık sık okuyun ve güncelleyin. Cevaplarınızı uygulamak, gelecek için becerilerinizi geliştirebilir. “Hayır” olması asla çıkmaz olmayacağı anlamına gelmez, sadece yoldan sapmayın yeter

5- Takip et – pes etme!

Biriyle ilk temasınız “hayır” veya “belki” ile bitiyorsa, orada bırakmayın çünkü takip şimdi başlıyor. Bir sonraki sohbeti planlayarak her karşılaşmayı sonlandırın. Telefon, e-posta, sosyal medya veya toplantı ile takip edebilirsiniz – bugünlerde sınır, gökyüzü!

Ancak, asla pes etmeyin, çünkü “hayır” sadece “şimdi değil” anlamına gelir. İşlerin değişme alışkanlığı vardır. Pek çok istatistik, 5 ve 12 takip ile potansiyel müşterilerle temas halinde olmanın, satışların büyük çoğunluğunun yapılmasına imkan tanıdığını göstermiştir.

Rakam ne olursa olsun, sebat edin. Elbette, herhangi bir gün potansiyel bir müşteriyle iletişim kurmak için iyi bir gündür. Ancak ilginç  istatistikler , e-postayla yanıt alabilmek için en iyi şansın sabah veya akşamları ve hafta sonları alındığı zaman olduğunu gösterir.

Daha fazla araştırma ayrıca Salı ve Cumartesi günleri ağ kurma için en iyisi olabilir. Ancak başkalarıyla iyi bir ilişki kurarsanız, herhangi bir gün sizden haber almak için iyi bir gün olacaktır. Bu yüzden, dikkatli bir hazırlık ve kanıtlanmış birkaç ipucu ile, kullandığınız itirazları en aza indirebilirsiniz, ısrarlı ve anlayışlı stratejilerle satışlarınızı yükseltin!

Doğrudan Satış ticareti içerisinde büyük ve sağlam kurmak herkesin istediği bir şeydir. Bu takımı oluşturmak aslında sanıldığı kadar karmaşık değil ve püf noktaları bulunmaktadır. Bu püf noktalar networkerlere aynı tecrübeleri tekrar etmemelerini sağlamaktadır.

Bu püf noktalardan biri de “güven geçidi” yöntemidir. Peki bu yöntem nedir ve nasıl kurulur?

Etkili iletişim ve mesajınızı iletmek için diğer kişiye ulaşma ve bu direnci insanların kilitlediği kapıyı geçme yeteneği hayatı çok kolaylaştırıyor. Bu sizi daha etkili bir upline, lider yapıyor. Seni en iyi şekilde kurtarabilmenin önemini gücünü ve ihtiyacını gerçekten anlarsan bu konu seni gerçekten farklı kılacaktır.

Biz bunu çantada keklik sanıyoruz.

Pozisyonlarımız nedeniyle tanıtımcı, süpervizör veya max-out olsak da; güven geçidinin otomatik olduğunu varsayıyoruz. Oysa güven geçidi, bir güç biçimidir. Unvanınız ya da otoriteniz ile bir anne ya da bir baba olarak bile sahip olabilirsiniz. Fakat bunun doğru olmadığını çok hızlı öğreneceksiniz. Anne ve baba olsanız bile çocuklarınız sizi dinlemeyi bırakacaklar. Downlinelarınız, yani alt kolaylarınız sizi dinlemeye zorlandıklarını düşündükleri için size direnmeye başlayacak; güç olarak, otorite olarak, bir upline, üst kol veya mentor olarak bu hiç bir şey ifade etmez.

Güven geçidinin anahtarı, o kişiye söyleyeceğiniz her şeyi o kişinin iyiliği için ikna edebilmenizdir.

Pozisyonu ne olursa olsun iş ortaklarınızla izinsiz girişi oluşturabilmek için zaman ayırmalısınız. Bir ders verebilmek, bir mesaj iletebilmek için. İşte bu büyük bir upline’ın gücüdür. ‘Max-out kralıyım, sus ve beni dinle!’’ gibi ifadeler kullanmanız size güç katmayacak, tam tersine sizin etkinizi düşürecektir.

Güven geçidi, eski bir öğretidir.

Güven geçidi, birisine yardım etmeye yeterince önem verdiğinize, sabırlı olduğunuza dair temel kuralınıza geri döner. Güven geçidi, ilgi ve alakadan oluşan güveni kazanmaktır. Ve agresif olabilirsin, tutkulu olabilirsin, ama diğer insanın hala nihayetinde söylemeye çalıştığınız şeyi kabul etmesini ve anlamasını istiyorsunuz. Ve bu ancak etkili bir güven geçidi ile gerçekleşebilir.

Herkes bu sürecin, hızlı olduğunu düşünüyor. Evliliğin bile her gününde güven geçidi kurmanız gerekir. Her seferinde yeniden kurulması gerekir. Ve bu networkerlerin yaptığı en büyük hatadır. Yeniden kurma çabası asla yoktur.

Bu davranışı kopyalamanız elzem bir konudur. Hayalleriniz için max-outa çıkarken herkesle güven geçidi oluşturmalısınız. Şöyle diyerek başlayabilirsiniz; ‘’Bunu seni dikkate aldığım için söylüyorum, senin en iyi networker olabilmen için söylüyorum.’’.

Her ilişkimizin bir anlamı olmadığını fark etmelisiniz.

Bir ilişkinin etkinliğini ölçmek, birbirinizi ne kadar sevdiğinizi ölçmek değildir. Kareena Kapoor, Angelina Jolie, Antonio Banderas eski sevgililerin, hepsini seviyor olabilirsin ama bir anlamı yok. İlişkinizin ne kadar güçlü olduğunun gerçek ölçüsü, o kişiye kapıyı kapatmadan, kilitlemeden ve kaçmadan o kişiye gerçeği söylemekte ne kadar etkili olduğunuzdur. Bu kişinin yararına, kendi bencil kazancınız için değil. Güven geçidi işte budur.

Biriyle konuşmanın temeli, o kişiyi geliştirmek, o kişinin hayatını değiştirmek, o kişinin yükselmesine yardım etmek, o kişinin değişmesine yardım etmek, o kişiyi fethetmek olmalıdır. O kişi söylediğiniz şeyin gerçek olduğuna inandığında ilginizin gerçek olduğuna inandığında, o zaman inanılmaz güçlü bir güven geçidi olur.

Güven geçidi olmadan, inekler eve gelene kadar konuşabilirsin.

Ve size süt, tereyağı verene kadar, farketmez. Mesajınız asla onlara ulaşmayacak. Güven geçidi olmadan söylediğin her şey sadece gürültüdür. Bu yöntem ile daha az şey söyleyebilirsin ve bu birinin hayatını değiştirebilir. Kim olursan ol ve dünyanın neresinde olursan ol…

Şimdi kalk, uyan, kahveni kokla;  neden bu yolculuğa başladığını hatırla. Bir korkak olmayı bırak ve bir savaşçı ol. Kimsenin sizi yere düşürmesine izin vermeyin. Yükselin, ayağa kalkın ve kendinize inanın. Sonuçta bu senin hayatın, yolculuğun. Finansal özgürlük senin kaderin. Güven geçidi, etkili iletişimde ve ilişkideki en önemli şeydir. Gerekirse her gün yeniden kurulmalıdır.

Bugün nasıl başarılı şekilde topluluk kuracağınız hakkında konuşacağız. Her zaman topluluk hakkında konuşuyoruz. Çünkü bizim işimiz refaha erişmektir. Sadece insanlarla konuşmak değildir.

Randy Gage kopyalamak kelimesini “geniş bir toplulukla birlikte aynı basit eylemleri yapmak” olarak tanımlıyor. Uzun müddet boyunca aynı basit eylemleri geniş bir topluluk ile tekrar ederek taklit edersiniz.

Nasıl geniş bir kitleye sahip olursunuz?

İnsanlar aksini iddaa ederken, ve sizi zor bir anınızda, deneyiminizde yalnız bıraksa bile bunu nasıl başarabilirsiniz?

Gallup organizasyonu tarafından yapılan bir anket sonucu bu konu hakkında bir makale yayınlandı; ‘’İş hayatındaki insanlarla güçlü ilişkiler kuran insanlar, işlerine bunu başaramayanlara oranla işlerine 7 kat daha bağımlı oluyorlar.’’ Bu yüzden bilmelisiniz ki bizim işimiz, network, pek çok insanı işe dahil etmek değil, o insanları ekipte tutabilmektir.

Onları nasıl bir arada tutabiliriz? Nasıl mümkün olduğunca onları aktif tutabiliriz?

Ve bu araştırma, ilişkilerin ne kadar önemli olduğunu açıkça gösteriyor. Gerçekte, ilişki kurmak için ve gerçekten bir topluluk kurmak için zaman ayırırsanız, takımımıza olan bağlılığı 7 kat arttırırız.

Bu harika! Bu yüzden bir topluluk kurmak için bilmemiz gereken 2 şeyden bahsedeceğiz.

Birincisi bizim karakterimiz.

John Maxwell bunun bizim yeteneğimiz değil, tavrımız olduğunu söylüyor. Bu bizim seviyemizi belirler. Dolayısıyla bizimle başlar. Kim olduğumuzla, karakterimizle ve işleri nasıl yaptığımızla ilgilidir. Bir topluluk kurmaktaki ilk ve en önemli şey, insanların iyi yanlarını görmektir. Hiçbir şey mükemmel değildir, çünkü hepimiz mükemmel biçimde bundan uzağız.

Peki mükemmel olmayan insanlardan nasıl bir topluluk kuracağız?

Tabiiki insanların iyi yanlarına odaklanarak. Eğer bir kimsenin 10 şeyinden sadece biri bile doğruysa, o tek iyi bir şeye odaklanın ve taktir edecek bir şey bulun. İnsanların takdir edilince, farkına varılınca ve desteklenince büyük şeyler başardığını görmek çok harika. Takımınızla bir kültür oluşturun, insanlardaki iyiliği takdir edin, insanları iyilik için cesaretlendirin ve onların farkına varın.

Fakat bizim için bu karakter gerektirir. Bunu yalanmışçasına yapamayız. Ancak insanlardaki iyiliğe inanırsanız yapabilirsiniz. Böyle bir upline olduğunuzu hayal edin. Böyle bir lider olduğunuzu hayal edin. İyiliği gören ve iyi olan ve insanlara iyilik veren birisi olmak karakter gerektirir. Dolayısıyla bir topluluk kurmak için karakter önemlidir. Karakteriniz oturana kadar, sanki varmış gibi yapmayın. Kendiniz olun. Yani sizde kendinizdeki iyi şeylere odaklanın.

Dünyadaki en karizmatik insan olmayabilirsiniz, en arkadaş canlısı insanda olmayabilirsiniz. Fakat işimiz insanlarla konuşmayı gerektiriyor.

Bunu nasıl yapabilirsiniz?

İnsanlarda sevdiğiniz şeyleri aramalısınız.

Onların sorunları çözmekten mutlu oluyorsanız bu harika. Bu nedenle buna odaklanın. Davranışlarınızı gerçekten insanlarla bir topluluk kurabilecek ve farklılıklardan fark yaratacak kadar geliştirin.

İkincisi ise sizin kapasitenizdir.

Hiç kimse ilişki kurmak ya da geliştirmek bağlamında eş kapasite ile doğmaz. Aslında şu bir gerçek ki hepimiz geçmiş ilişkilerimizden ya da büyürken ki ilişkilerimizin bazı yanlarından ötürü yaralanmışızdır. Belki geçmiş ilişkilerimiz belki de şimdiki ilişkilerimizden ötürü yaralıyız. Ama yaralı olmak bir mazaret olamaz. “Başkalarını inciten insanlar incinir”derler. Bu yüzden kendinizde düzeltebileceğiniz şeylere odaklanın. Daha iyi bir arkadaş, daha iyi bir eş ya da daha iyi bir insan olun.

Hepimiz ilişkilerimizle şekilleniriz ve bu büyük bir plandır. Hepimiz iletişime muhtacız. Hepimiz etkileşime ve ilişki kurmaya muhtacız. İnsanlar için en iyisini isteyen, diğer insanları rahatlatan kibar birisi olabilir misiniz?

Network yaparken takımınızda her ne türlü farklılık olsa da orada güveni temin edecek bir insan olabilir misiniz?

Bir barış elçisi, sorunları çözen türden birisi olabilir misiniz? İşimizdeki bu yolculuk boyunca siz yükseldikçe, takımınız da genişleyecek. Çoğunluğun zorlulklarını ya da sorunlarını fark edeceksiniz. Takımınıza ilişki kurmak suretiyle birarada tutacaksınız. Bu yüzden kapasitenizi arttırın, anlama yeteneğinizi geliştirin. Kendi insanlarınızın yeteneklerini geliştirin. İnsanlarla iletişiminizi geliştirerek sizi anladıklarından emin olun.

Bir çok networker, insanların onları anlamadığından yakınıp durur.

Ancak; ‘İnsanların seni anladığından emin olmak senin sorumluluğunda’’ cümlesini unutmamalıyız. ‘’Ben bu şekilde söylüyorum, anlamıyorlarsa onların sorunu ‘’ diyemezsiniz.  Bu şekilde olmaz.

Eğer ilişkilere değer veriyorsanız kendinize dönüp ‘’ Bunu nasıl daha iyi bir şekilde yapabilirim?’’ Neden yanlış anladım? “Neyi başka türlü yapmalıydım” demelisiniz. İletişim becerinizi dinleyerek arttırınız. Zamanınızın çoğunu konuşarak değil dinleyerek geçirmeliyiz. Upline’lar olarak bizde uzman olmanın tehlikesi altındayız.

Topluluğunu nasıl canlandırıyor ve kurduğumuz bu topluluğun kendini güvende hissetmesini nasıl sağlıyoruz?

Onları dinleyerek oluyor. Onların nereden geldiğini gerçekten anlamak için onlara zaman vererek yapıyoruz. Kalplerinde ne var ? İhtiyaçları neler? İnsanların yeteneklerini oldukça önemle, yani karakterimizi inşa edersek sahip olduklarımıza odaklanırsak, olmadığımız birisi gibi davranmazsak karakterimiz ve ilişki kurmak ve sürdürmek için, yaratıcı kapasitemiz artar; ve çatışmaları çözeriz ve insanları teşvik ederiz.

Sonra topluluk kurmaya muktedir oluruz. Birtakım insan, büyük bir topluluk, uzun müddet boyunca aynı eylemleri yapmayı sürdürürler ve daha fazla size bağlı ve motive insanlar oldukça ekibinizdeki ilişkilerin gücü sayesinde, organizasyonunuzun, işinizin ve de kazandığınız paranın arttığını görmeye başlayacaksınız.

Hayatımızda farklı tür ilişkiler vardır. Kendinizi şuna ikna etmelisiniz; “Bankacımla benim aramda da bir ilişki var, değil mi? Dişçimle bir ilişkim var. Komşumla bir ilişkim var. Doğru mu? Eşim ve çocuklarımla bir ilişkim var. Peki bu ilişkilerin hepsi aynı mı? Hayır, hepsi farklı seviyelerde. Farklı güven seviyeleri, farklı mahrem alanları var. Farklı seviyelerden kasıt, bu ilişkiye ne kadar yatırım yaptığımla alakalıdır.”

İşimizdeki ilişkiler hakkında konuştuğumuzda, normal ilişkilerden bahsediyoruz aslında. İkisi de aynıdır. İlişkilerimizdeki denklik, evimizdeki en yakın ilişkidedir. İlişki, onun için zaman ayırdığımız ve güvenin olduğu ve de mahremiyetin olduğu şeydir.

Peki bunu nasıl yapacağız?

İnsanların sizi tanımasını nasıl sağlarsınız?

İlk başta sadece tanıdıklarınızla işi konuşabilirsiniz ve eğer geniş bir liste yapmamışsanız tedirgin olursunuz ve insanlara korkarak gidersiniz. Bunu insanlar hisseder ve muhtemelen size katılmazlar.

Ancak Network Marketing, sizin gelişiminiz konusunda ucu bucağı olmayan bir deniz gibidir. Çünkü bu iş insanlarla konuşma, insanları kendi vizyonunuza ortak etme ticaretidir. Ne kadar utangaç olursanız olun, ne kadar güvensiz hissetseniz de, insanların sizden hoşlanmayacağından, size “hayır” diyeceklerinden korksanız da insanlarla konuşmak zorundasınız. İnsanların sizi tanımasını sağlamalısınız.

Evet, insanların sizi tanıması iyi bir şey ama insanların sizden hoşlanmasını da sağlamalısınız. Daha önceki hayatta nasıl bir kişi olduğunuzun hiçbir önemi yok. Hiç arkadaşınız olmayabilir. Utangaç ve küstah da olabilirsiniz, agresif de. Önemli değil. Elinizde yapabileceğiniz ne olduğuna odaklanın. Samimi değilseniz samimi olmayı öğrenin, kendinizi geliştirin. Ve insanlara yardım etmeyi sevin. İnsanlara yardım etmek, onların bir sorununa yardımcı olmak, samimi bir yardım, insanlarla güçlü ilişkiler kurmanızda çok önemlidir.

Ayrıca bu insanların güvenini kazanmak var.

İnsanların güvenini nasıl kazanırsınız?

İnanılır olarak, sahici olarak, dosdoğru olarak ve de olmadığınız biri gibi davranmayarak. İşimizle ilgili abartılı beyanlarda bulunmayarak; iddialı söylemlerde bulunmayarak olur. İş hakkında her şeyi bilen biri gibi davranmayarak, bir uzmanmış gibi davranmayarak; kendiniz gibi davranarak olur. Kendiniz olmanız, dürüst olmanın temelidir. Kendiniz olduğunuzda güvenilir olursunuz. Şimdi tabi ki bir ilişki ancak insanların sizi tanıyıp, sevip, güvenmesiyle olur.

Peki bunlarla bitiyor mu?

Bir ilişkiyi nasıl kurarsınız?

Bir ilişkiyi ancak kendinizi tanıtmak için çalıştığınızda, sevilmek için çabaladığınızda ve bunların seviyesini artırdığınızda geliştirirsiniz. Bu bazı tehlikelere açık olmak ve belki de hiç hoşlanmadığınız şeylere maruz kalmak demektir. Aynı zamanda, ilişkinin 2 yolu vardır.

  1. Aynı şeyi yapar ve takımınızdaki insanların tanıması için zaman harcarsınız ve
  2. takımınızdaki kişilerin sizden hoşlanmasını sağlarsınız.

Peki siz ekibinizdeki herkesi seviyor musunuz?

Hayır. Gerçek bu. Takımınızdaki her insanın her şeyini sevecek misiniz? Hayır. Yine de bir ilişki mükemmelliği aramak değildir çünkü mükemmel diye bir şey yoktur.  Bir ilişki kurmak, gerçekten de iyi ile kötüyü ayırabilmekle ilgilidir. Çünkü kelimenin tam anlamıyla mükemmellikten uzağız. Kendimiz mükemmel değilken başka insanlardan mükemmel olmalarını bekleyemeyiz.

Bu noktayı görmeye çalışın.

Eğer birisinin 10 davranışı varsa, bunların 4’ü kötü, 6’sı iyiyse, 6’sına odaklanın. Eğer sadece 1 tane iyi şey varsa o bir taneye odaklanın. Ve sadece onu görün. Bu insanı sadece iyi bir şey için nasıl takdir ettiğinizi görün, gösterin. Yani onları bilin. Doğum günlerini biliyor musunuz?

Liderlerinizin doğum günlerini, yıldönümlerini bilmiyorsanız nasıl sağlıklı bir ilişki kurabilirsiniz ki?  Aranızdaki ilişki sadece iş ilişkisi olur. Onlar hakkında çok şey öğrenin. Onlarla zaman geçirin, ve onların da sizi bilmesini sağlayın. Onlar hakkında bildikçe onları daha çok seveceksiniz. Sevecek bir şey bulacaksınız ve daha çok güveneceksiniz.

Network Marketing‘de iniş- çıkışlar vardır. Mükemmellik diye bir şey yoktur. Zorluklarla dolu bir iştir bu. Yine de ilişkiler, her şeyden önce gelir. Siz ilişkilerinizi sağlam temeller üzerine oturtursanız, siz ve ekibiniz tüm zorlukları aşmaya muktedir olacaktır. Sevmek ve güvenmek! Bunlara bağlı kalın. Olasılıklarınıza, yeni katılanlara ve takımına bağlı kalın. Bunu aynı şekilde takımınıza kopya edin. Ve ilişkileriniz nasıl güçlendiğini görün. İlişkiler iyi oldukça onlar da birlikte iyi olmaya başlayacaktır.

Martin Luther King;

‘’Sevginin gücünü keşfedeceğiz. Sevginin affedici gücünü keşfedeceğiz.’’

Çünkü bunu yaptığımız zaman eski dünyayı yeni dünya yapacağız. Sevgi tek yoldur! İşimizde nasıl başarılı oluruz? Nasıl birer kar kraliçesi ve kralı oluruz?  Her şeyi sevmenin gücünden yararlanarak. Sevginin gücü sayesinde işimiz yapıyoruz. İşiniz mücadele gerektirebilir, siz şu anda işinizle ilgili bir mücadelede olabilirsiniz.

İnsanların size katılması için uğraş veriyor olabilirsiniz. İnsanların size inanması için uğraşıyor ya da ekibinizi bir arada tutmak için çabalıyor olabilirsiniz. Tüm bu mücadelenin içinde olabilirsiniz ve hepimiz bir şekilde bir noktadan başka bir noktaya gitmek için çabalıyoruz.

Sevginin gücünü takımınızda uygulayabildiğinizi hayal edin.

Takımınıza aşk gözlüğüyle bakabildiğinizi,  takımınızdaki tüm farklılıklara ve zorluklara sevgi merceğinden baktığınızı düşünün. Neler olacağını görün. İşlerin nasıl değiştiğini, satışlardaki değişimi katılımdaki artışı, insanların yükselişini ve de kazancınızın nasıl arttığını görün. Bence sevginin yararlılığını işimize uygulayabilirsek, eski düzeni getirebiliriz ve statüler yer değiştirir.

Günümüzde, sizlerin de hoşlanmadığı bu düzen değişir. Böylece emin olun ki siz Yeni Dünyayı göreceksiniz. Sevginin işlevini de göreceksiniz. Yeni dünyada güven olacak, gelişme olacak, güç, toparlanma ve de lütuf olacak. Nihai olarak da başarının olduğu yerde birlikte olacağız çünkü sizler, kalıcı olanı inşaa etmenin yolunun birlikte olmaktan geçtiğini biliyorsunuz. Siz ve takımınız birlikte daha iyi olacaksınız.

Bol kazançlar…

İşiniz tam istediğiniz gibi mi gidiyor? Cevap “hayır” ise, endişelenmeyin- yalnız değilsiniz! Network Marketing zor bir iştir ve her şeyde olduğu gibi çok fazla sıkı çalışma ve sebat gerektirir.

İstediğiniz sonuçları alamazsanız, bir aynaya bakın. Kendinize şunları sorun: “İnsanlara nasıl yaklaşırım?”, “Ne yapıyorum ve/veya yapmıyorum?”, “Ben olsaydım, bu işe katılmak ister miydim?”. Cevaplar neler?

İşte potansiyelinizi yerine getirmenize yardımcı olacak 5 ipucu;

Sisteme Katılın ve Yardım Alın

Hangi şirketle birlikte olursanız olun veya hangi ürünü satıyor olun, bir şey evrensel olarak doğrudur – bir sisteminiz var. Kendinize şunu sorun: ona katılıyor musunuz?

Senaryoları nasıl;

Süreç nedir;

Nasıl işe alınır, müşteri bulunur ve yönetilir?

…Biliyor musunuz?

Bu soruların bazılarına cevap alamıyorsanız, yardım isteyin! Utanılacak bir şey yok. Üstleriniz, siz bilmelerine izin verene kadar mücadele ettiğinizi bilmez. Ve daha erken, daha iyi demektir! Bir şeyler yapın ve ne kadar hızlı bir şekilde dönebileceklerini görün!

Kendinizi Günlük Olarak Geliştirin

Doktor olmak isteseydiniz ne yapardınız? Bir tıp okuluna giderdiniz, yıllarca okurdunuz ve çıkınca da yoğun çalışırdınız, doğru mu? Network Marketing’de de aynı şey. Başarılı olmak istiyorsanız, kişisel gelişiminize yatırım yapmanız gerekir.

Bunun neye benzediğini bilmiyorsanız, şunları düşünün:

Network Marketing sizin için her şeydir ve eğrinin önüne geçmeniz gerekir! Her geçen gün daha iyi olun! Aksi takdirde, insanlar sizi takip etmeyecek veya söyleyeceklerinizi dinlemeyeceklerdir.

Uzun Vadeli İlişkiler Oluşturun

Evet! Uzun vadeli ilişkiler kurmak, Network Marketing’de başarının en hızlı yoludur. Uzun sürer ve fazla çaba gerektirir, ancak sonuçta buna değer! Unutmayın: Müşteriler bildikleri, güvendikleri kişilerden satın alır. Ve eğer birisi sizi tanımıyorsa, size nasıl güvenmelerini bekliyorsunuz?

Öyleyse arkadaşlarınızı arayın, yanlarına gidin ve sohbet edin, tekliflerinizi sunun ve kabul ettirin. Sonuçlar harika olacak!

Paylaşılabilirlik Özelliğiniz Üzerinde Çalışın

Dünyanın en başarılı insanlarının ne kadar sempatik olduğunu fark ettiniz mi? Bazılarını sevmeseniz bile, diğer birçok insanın sempatikliğini kabul etmez misiniz? Çünkü otantikler ve ideal avatarları bunu takdir ediyor. Peki neden aynı şeyi yapmıyorsunuz?

Kendiniz olun ve insanlar sizi ödüllendirecektir! Ve eğer birisi sizden nefret ediyorsa, ne olmuş? Bu sadece sizi seven başka insanlar da var demektir!

Harika Bir İletişimci Olun

Kitlenize hangi mesajı iletmek istersiniz? Nerede yayınlayacaksınız- Instagram, Facebook, YouTube? Ne olursa olsun ve kullanmaya karar verdiğiniz platform ne olursa olsun, konunuz olduğunuzdan emin olun. Ayrıca, kitlenizin sizden sıkılmasından endişe ediyorsanız, etmeyin. Sadece mesajınızı iletmenin yeni yollarını düşünmeye başlayın!

Pazarlamada her şey iletişim ile ilgili, o yüzden git ve mümkün olduğunca öğren. Network Marketing’de kaç kişinin, pazarlama hakkında hiçbir şey bilmediğine inanmazsınız.

Duruş ve konumlandırma özgüvenle ilişkilidir, ancak dışsal davranışların yansıması olduklarından farklıdırlar. Güven içsel olarak gerçekleşen bir şeydir, pozisyon ve duruş dışsaldır.Onları ayrı ayrı tartışmalıyız.

Network Marketing’de duruş nedir?

Duruş, kelimenin tam olarak ima ettiği şeydir. Bir şeyi belirli bir şekilde konumlandırdığınızda, insanların bu şeyi nasıl gördüğünü etkiler. Bu durumda, o şey siz ve şirketinizsiniz (fakat çoğunlukla sizsiniz).

Konumlandırmanın amacı, sizi ve şirketinizi, olası sorunlarınızın veya sorunlarınızın cevabını çerçevelemektir. Konumlandırma, güçlü yerine zayıfsa, insanlar mesajınızı duyabilir, ancak inanamamaktadır. Bu yüzden kendinizi güçlü bir şekilde konumlandırmanız son derece önemlidir.

Tamam ama duruş nedir?

Duruş, kendinizi nasıl taşıdığınız ve konuştuğunuz kişilere neler ilettiğinizdir. Konumlandırma gibi,duruş da dışsaldır. Aslında güveniniz yoksa, duruşunuz üzerinde çalışmak güveni vermenin en iyi yoludur.

Güven olmadan, bu kadar uzun süre sadece sahte olabilirsiniz. Duruş son derece önemlidir. Duruşunuz olduğunda, konuşmadaki gücü kontrol edersiniz. Bir sohbette iseniz ve biri negatif olmaya başlarsa, konuşmayı kesin, onlardan uzaklaşmaya istekli olun. Eğer “iyi, bu sizin için değil, sorun değil, iyi günler” gibi bir şey söylerseniz ve sohbetten çıkmaya başlarsanız (belki de fiziksel olarak uzaklaşırsanız), bu insanlara güven hissi verir.

İnsanlar, pazarlamacıların, güçlü bir duruşa sahip olduğunuzda neredeyse ne yapacağını bilemeyecek kadar zayıf bir duruş sergilemelerine alışmışlardır. Zayıf bir duruş, ürünlerinizin iyi olduğunu veya Network Marketing’in bir piramit planı olmadığını kanıtlamaya çalışıyor gibi görünür. Bu durumda oradan uzaklaşmak daha iyi. Ayrıca, eğer duruş sanatı üzerinde ustalaşırsanız, bu bazı insanları mevcut zihin durumlarından koparır, çünkü bu onların alıştıkları ve bekledikleri şey değildir.

Güven gibi, duruş ilgi yerine bağlılığı iletir. Bu, diğer insanda korkuyu tetikleyebilir, söylediklerini ve düşüncelerini derhal değiştirmedikçe bir şeyleri gözden kaçırma korkusu yaratabilir

Unutmayın, başarılı Networkerlar insanlara inançlarını değiştirmeye ikna etmeye çalışmadan, gitmeye hazır olanları arıyorlar. Bir kez ikna etmeye çalışmaya başladığınızda, insanları kaybetmeye başlarsınız ve size en yakın olanları ikna etmeye çalışıyorsanız, ilişkiye zarar verme riskiniz vardır.

İlk kez başladığınızda,Network Marketing fırsatınız hakkında görüşmek zor olabilir. Konuyu nasıl aktaracağınızı bilmiyor olabilirsiniz. Kişilerin nasıl tepki vereceklerinden endişe edebilirsiniz. Ve hala ne söyleyeceğinden emin değilsiniz.

Bu durumda asla unutmamalısın!

Doğru Zihniyeti Kazanın

Her şeyden önce, insanlarla neden konuştuğunuzu hatırlamanız gerekir. Onların neden fırsatınızı duymaya ihtiyaçları var? Neden fırsatınızı paylaşmak istiyorsunuz?

İnsanların sık sık yaptıkları bir yanlışlık, onların fırsatlarından hemen bahsetmeleri gerektiğini ve potansiyel iş ortaklarının buna kaydolmaya ihtiyaçları olduğunu düşünmeleridir. Bunu yapmayın! Aksi takdirde müşteriniz avlanmış ve sıkılmış hissedecek, kendini size kapatacaktır.

İnsanlar umutları ile ilişki geliştirirler. Umutlarını,beğenilerini, hoşlanmalarını, hayallerini, sorunlarını ve yaşamlarını öğren. Onlara fayda sağlayabileceğini düşündüğün bir şeyi arkadaş olarak sunmaya çalışıyorsun.  Onun arkadaşlığına odaklanın.

Networker olarak yaptığımız iş, sahip olduğumuz fırsat, ürün ve hizmetler hakkında muhtemel iş ortaklarımızı eğitmektir. Amacımız anlayıştır. Kişilerin ne yaptığımızı ve onlara ne sunduğumuzu anlamalarını istiyoruz.

Yani, insanlarla konuştuğunuzda, eğitimsel bir noktadan yaklaşmalısınız. Network Marketing’in içinde, sorunlarını çözmelerine ya da hayallerini gerçekleştirmelerine yardımcı olacağına inandığınız bu inanılmaz fırsatı anlatmaktan heyecan duymalısınız.

Network Marketing’de Uygun Davet Zihniyeti yazısı için >>

Araçları Kullanın

Potansiyelinizi göstermek için yanınızda getirebileceğiniz broşürler, videolar, örnekler ve referanslar var. Bir aramayı üst kolunuzdan biriyle planlayabilir veya potansiyel iş ortağınızı organize bir sunuma getirmeyi planlayabilirsiniz.

Bu araçlar, fırsatlarınızı, ürünlerinizi ve hizmetleriniz hakkında potansiyel iş ortaklarınızı eğitmenize yardımcı olacak.

Korkmanıza gerek yok. Onları eğitmek için gerekli araçlara sahipsiniz ve onlara yardım etmek için orada olan bir arkadaş olarak konuşuyorsunuz.

Bunun neresi korkutucu? Yani, sadece kapılarını çalın.