Başarılı iletişim, sizin gelişiminize katkı sağlayacaktır. Otantik iletişimciler, açık fikirlilik, anlayış ve güven yansıtan kişilerdir. Değerli fikirler yaratarak, kendi ilkelerine sadık kalarak ve başkalarını motive ederek kişisel ve mesleki hedeflerine ulaşırlar.

Özgün iletişimciler kendilerini anlar ve başkalarını neyin motive ettiğini anlarlar. Temel iletişim tarzlarını dikkate alırlar ve hedeflerine ulaşmak için tarzlarıyla esnek olmaya ve başkalarının hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olmaya isteklidirler.

Çevreniz İle İletişimde Özgün Olun

En başarılı iletişimciler, başkalarını taklit etmeye çalışarak değil, kendi potansiyellerini geliştirerek başarılı olurlar.

En başarılı iletişimciler, başkalarını taklit etmeye çalışarak değil, kendi potansiyellerini geliştirerek başarılı olurlar. Özgün olmak, en iyi, en gerçek benliğiniz olmayı içerir – sıcak, açık ve insan. Özgünlük bir güven ortamı yaratır. Çünkü başkalarına koruyucu duvarlar inşa etmeye gerek kalmadan hareket etme özgürlüğü vaat eder. Bu olumlu atmosfer uyum kurar, ilişkileri güçlendirir ve iletişimi geliştirir. Özgün iletişimcilerin eylemleri sözleriyle uyum içindedir ve “Yaptığımı değil, söylediğimi yap” demelerine gerek yoktur.

Kendi yeteneklerinin gerçekçi bir şekilde kavranması ve sınırlarının tanınması, gerçek iletişimciler için ortak olan bir başka özelliktir. Genel olarak kişiliğinizin ve özel iletişim becerilerinizin doğru öz değerlendirmesi paha biçilmezdir.

Sosyal Becerileri Geliştirmenin 10 Yolu >>

Güçlü yönlerinizi bildiğiniz zaman, onlardan nasıl yararlanacağınızı bilirsiniz; zayıflıklarınızı kabul ettiğinizde, onlar üzerinde çalışabilirsiniz. Zayıflıkları gizlemeye yönelik alakasız ve dikkat dağıtıcı girişimlerle iletişiminizi bulanıklaştırma tuzağından kaçınırsınız. Çünkü onları zaten kabul ediyorsunuz ve üstesinden gelmek için harekete geçiyorsunuz.

Bu kendini anlama ve kabul etme, gerçek iletişimcinin spontane ve kendinden emin olmasına izin verir. Bilgi aktarırken ve dinlerken, otantik iletişimci sadece dürüstçe paylaşmakla kalmaz, aynı zamanda durumları ve diğer insanları – savunmacı ya da paranoya duvarları olmadan – güvenle görüntüleyip yorumlamakta özgürdür.

Başarılı İletişimcilerin Diğer Özellikleri

Başarılı iletişim kuran insanlar, kendilerine birçok yeni özellik katarlar. Kendinden emin bir imaja sahip olmanın yanı sıra, otantik iletişimciler, başkalarına olumlu saygı duyarlar. Başkalarının büyük bir potansiyele sahip olduğuna ve başkalarının işbirliği yapmak istediğine inanırlar. Başkalarına “şüphenin faydasını” verirler.

İnsanları kendi imajlarına göre şekillendirmekten kaçınırlar. Bunun yerine, başkalarının en iyi sonuçlar için iletişim kurmak için benzersiz güçlerini ve tarzlarını kullanmalarına izin verir. Özgün iletişimciler, gizli yeteneklerini ve tam potansiyellerini geliştirmelerine yardımcı olarak insanları büyümeye teşvik eder.

İnsanlar üretkenliğin kaynağıdır. İnsanlarla dürüstlük ve özgünlük içinde çalışmak hem insan hem de iş açısından iyidir. Başarılı iletişim için, otantik bir iletişimci olmaya bugün başlayın!

Sosyalleşmek İçin 7 İpucu >>

Sevgi ile yaşamak mümkün mü? Sevgi neydi? diye soruyordu, ünlü Yeşilçam filmimizde Asya… Sevgi kimine göre emek, belki para, kimine göre dürüstlük, belki de kimine göre hepsiydi. Kim olursanız olun, nereli olduğunuz veya geçmişiniz ne olursa olsun, sevmek ve sevilmek istemeniz kadar normal bir şey yoktur. Çünkü mutlu olmayı ister insanoğlu.

Hayatınıza dönüp baktığınız zaman eğer “iyi ki” ile başlayan cümleleriniz, “keşke” ile başlayan cümlelerinizden fazla ise mutlu ve huzurlu bir yaşam geçirmişsiniz demektir. Tabi tam da burada sormak gerek, mutluluk kovalanarak yakalanabilecek bir şey midir?

Sevgi Değil Midir Bizi Mutlu Eden?

Sevgi ile yaşamak, hayatın olağan akışında zor gibi görünse de aslında çok kolaydır. Çünkü insanoğlu hep bir şeyleri kovalar. En basitinden sürekli mutluluğu kovalar. Mutluluğu kovalamak, hemen hemen her bireyin kalbinde meydana gelen kişisel bir görev gibidir.

Sorun şu ki, bazı insanlar mutlu olmayı nasıl başaracaklarını tam olarak bilmiyor ya da onları vazgeçirecek düşünce modellerinde “sıkışıp kalıyorlar”. “Sevgi diye bir şey yok”Kim mutlu olmuş ki biz olalım?” gibi sözler size de tanıdık geliyorsa, bahsettiğimiz düşünce modellerini anlamışsınız demektir. Kendileri için hiçbir şekilde çalışmayacak monoton uygulamalar ile mutlu olmaya çalışıyorlar.

Sevgi ve mutluluk ayrı şeyler değildir. Birbirinin bütünleyici parçalarıdır bu iki kavram. Zihninizi yukarıdaki gibi cümlelerden temizleyin. Bir düşünün, mutlu olmanın yolu, hayatı mutlu yaşamanın yolu, gerçekten istediğiniz şeyleri yapmanızdan geçmez mi?

Sevdiğiniz Kişiyi Bulmalısınız

Sevgi İle Yaşamak Mümkün Mü?

İkili ilişkilerde gerçekten de herkesin hayalini kurduğu şeydir, sevmek ve sevilmek. Hep içinizi kıpır kıpır eder o kişiyi düşünmek. Onun için meraklanır, onun için üzülür, onun için sevinirsiniz. Ancak tüm bu duygusal karmaşanın asıl kaynağı aslında onu sevmenizdir.

Sevdiğiniz İşi Yapmalısınız

Sevgi ile yaşamak için, sevdiğiniz işi yapmalısınız. “Sevdiği işi yapanlar, hayatlarında bir gün bile çalışmış sayılmaz.” demiştir, ünlü düşünür Konfüçyüs.Sokağa çıktığınız zaman etrafınıza bir bakın, kim mutlu kim mutsuz anında farkedeceksiniz. Sabah koşarak yetişmeye çalıştığınız işiniz için metroya binince insanları mutlaka analiz etmişsinizdir. Neredeyse herkesin yüzü asıktır ancak kıpır kıpır yerinde duramayan nadir insanlar da vardır.

Ya da aynı mesleği yapıp, hem yaratıcı hem coşkulu hem de başarılı insanları görürsünüz. Neden aynı mesleği yapıp da mutlu veya mutsuz insanlar var? Cevap çok basit, siz de anlamışsınızdır; çünkü yaptıkları işi sevmiyorlar. Ya sevdiğiniz işi yapın, ya da geç olduğunu düşünüyorsanız işinizi sevmek için yollar arayabilirsiniz.

Sizce Çalıştığınız İş Size Ne Kadar Uygun? Kendinizi Hemen Test Etmek İçin>>

Sevdiğiniz Şeyleri Yapmalısınız

İnsani sevdiği şeyleri yapınca, daha mutlu, daha huzurlu, daha coşkulu daha verimli, daha çalışkan biri oluyor.

İnsani sevdiği şeyleri yapınca, daha mutlu, daha huzurlu, daha coşkulu daha verimli, daha çalışkan biri oluyor. Bu bir gerçek. Eğer daha da mutlu olmak istiyorsanız, sevdiğiniz şeyleri yapmaya devam edin.

Peki mutluluğunuzu arttırmak için bu yöntemleri hiç denediniz mi? Herkes mutluluğa ulaşmak için farklı yollara sahip olsa da, araştırmalar bu 4 basit adımı uygulamanın genel mutluluk duygularını artırabileceğini sürüyor.

1. Mutluluğunuza Zaman Sınırı Koymamalısınız

Zaman sınırı koymak, sevgi ile yaşamak isteyip de sürekli morali bozulan insanların yaptığı ufak yanlışlardan biridir. Psikolojide, “varış yanılsaması” diye adlandırılan bir kavram vardır. Varış yanılsaması belli bir varış noktasına vardığımızda mutlu olacağımız inancı anlamına gelir. Ancak bir yere varmak ya da bir hedefe ulaşmak nadiren beklediğiniz kadar mutlu hissetmenizi sağlar. Ve çoğu zaman tekrar çalışmak için daha zorlu bir hedef ortaya çıkarır.

Mutlu olmak için  belli bir zaman zaman dilimini kovalamak yerine, mutlu bir şekilde bir şeyleri kovalamayı seçin. Artık akıntıya karşı yüzüyormuş gibi hissetmeyeceksiniz. Ancak bunun yerine dikkatsizce ve özgürce yüzdüğünüzde mutluluğa giden yolun tadını çıkaracaksınız.

2. Kendinizle Arkadaş Olmalısınız

Kafanızın içinde gerçekleştirdiğiniz ve kendi kendinize yaptığınız konuşmaları düşünün. O kişiyle arkadaş olur musunuz? Kendinizi mümkün olan her türlü korumaya, destek ve sevgiye ihtiyacı olan küçük bir çocuk olarak hayal edin. Böylece enerjinizin yetersiz kaldığı yerlere odaklamak yerine başarılarınızı kutlayın ve kendinizi ödüllendirin çünkü her anlamda kendinize karşı bu tür bir sevgiyi hak ediyorsunuz.

3. Nazik Olmalısınız

Dalai Lama der ki: “Mümkün olduğunca nazik olun.”. Bizler sürdürülebilir ilişkiler kurmak ve oluşturmak arzusunda olan sosyal varlıklarız. Günlük nezaketimizin içine biraz da çaba koyarak, bu ilişkileri açığa çıkarmak için sağlıklı adımlar atıyoruz. Verme eylemi genellikle almaktan daha da faydalı olabilir. Bu yüzden birine bir gülümseme vermeyi misyon edinin ve bu armağanın bir parçası olmanın nasıl bir his olduğunu not edin.

4. Sessizliği Kucaklayın ve Meditasyon Yapın

Wisconsin Üniversitesi‘nden MRG çalışmaları, mutlu olma derecesi  yüksek olan insanların, beyinlerinin “ön lob” olarak adlandırılan kısmında daha fazla etkinliğe sahip olduklarını göstermiştir. Meditasyonun iyi bilinen bir faydası, ön lobun aktifleştirilmesi ve o bölgenin genel kan akışını artırmasıdır. Sessizliği kucaklayıp, günlük olarak küçük dozlarda meditasyon uygulayarak beyninizi bu “mutlu yere” alıştırmaya çalışabilirsiniz.

Bu mutlu yeri daha iyi bir şekilde kullanmak için bu ücretsiz meditasyonu günlük rutininize dahil etmeyi deneyin. Sonrasında ise, dışarı çıkın, gülüşünüzü paylaşın ve mutlu bir günün tadını çıkarın. Sevgisizlik kadar insanı yıpratan çok az şey vardır. Bu yüzden sevgi ile yaşamak için meditasyon yapmayı ihmal etmeyin.

Tüm bunları konuştuktan sonra düşünün; sevdiğiniz kişilere hediye vermek, onu sevdiğinizi söylemek için illaki özel günleri beklemeyin. Özel günler de gelip geçicidir, her şeyde olduğu gibi. Esas olan sevginizi çevrenize her zaman gösterebilmenizdir.

Mutluluğu yakalamayı düşünmek size zaman kaybettirir. Sevdiğiniz kişilerle yaşayın, sevdiğiniz işi yapın, sevdiğiniz yerlere gidin, sevdiğiniz işte kariyer olanaklarını değerlendirin. Tüm bunları yaparken aslında ne kadar mutlu olduğunuzu göreceksiniz.

Bir bireyin iş görüşmesine hazırlanması ve yapmış ol­duğu iş başvurusu iş hayatı için atılacak en büyük adım­lardan biridir. Ancak unutulmaması gereken nokta da doğru işin çok para kazanılan iş değil, kişinin bilgi ve yeteneklerini en iyi şekilde kullanabileceği ve yapmak­tan mutluluk duyacağı iş olduğudur. İnsanın hayatında en önemli kararlarından biri belki de en önemlisi, nasıl bir işte ve nasıl bir şirkette iş hayatına başlayacağıdır. Çünkü hayatımızın 20–25 yı­lını ve günümüzün 3/2’sini geçirdiğimiz yer ve bu yer­de yaptığımız iş, özel hayatımızdan psikolojimize kadar hem davranışlarımızı ve hem de aldığımız tüm kararları etkilemektedir. Bu sebeple iş hayatımıza “doğru işi” se­çerek başlamamızda fayda var.

Olumlu bir iş görüşmesi sonrasında iş ile ilgili kesin kararımızı verirken işin ve şirketin kendimiz için “doğ­ru” iş veya şirket olduğundan emin olmalıyız. Yanlış bir işte başlamak, iş hayatımızın ilk zamanlarını boşa geçir­memize ve belirli bir süreden sonra da iş değiştirmenin zor olmasından dolayı, günümüzün büyük bir kısmının tatminsiz ve mutsuz bir şekilde geçirmemize neden olur.

Şirketler açısından ise işe alma süreci yaptığı işin kalitesini gösteren önemli bir süreçtir. Bu nedenle, işe alınacak elemanların seçilmesinden iş teklifinin yapıldı­ğı süreye kadar geçen zaman içerisinde şirketin atacağı adımlar ve vereceği kararlarla kurum kültürüne uygun ve motivasyonlu elemanlar seçerek maddi olduğu ka­dar manevi olarak da kâr sağlar.

İş görüşmeleri grup ve bireysel mülâkatlar olarak iki ana şekilde yapılabilir. Hem grup hem de bireysel mülâ­katlarda çok çeşitli teknikler kullanılır.

İş görüşmesi denince akla ilk olarak iki kişi arasında geçen ve soru cevap şeklinde ilerleyen görüşmeler gelir. Bu tarz görüşmelere bireysel mülâkatlar denir. Ancak birden fazla görüşmecinin veya adayın bulunduğu top­lu mülakatlarda yapılmaktadır. Her iki görüşme çeşi­dindeki davranış ve tutumlar farklıdır ve biri için doğru olan diğeri için yanlış olabilmektedir.

Ancak unutulmaması gereken: Şirketlerin, adayların güçsüz veya eksik yönlerini tespit etmek üzere değil, kendileri için uygun bir çalışan seçmek üzere görüşme yaptıklarıdır.

Bireysel mülâkatlarda, şirketler bir aday ile iki-üç veya en fazla dört görüşme yapmaktadır. Alınacak kişi­nin, işin niteliğine ve pozisyona bağlı olarak bu görüş­me sayısı artabilmektedir.

İlk görüşme; adayın genel olarak tanınması, istekle­rinin ve yapısının aranan niteliklere uyup uymadığının anlaşılmaya çalışıldığı görüşmedir. Bu görüşmelerde, görüşme yapan kişi ya da kişiler adayı kendi hakkın­da konuşturmaya çalışır. Bunun yanında ilk görüşmede adaya firma ve iş hakkında kısa bilgi de verilir. Bu gö­rüşmeleri insan kaynakları tek başına yapabildiği gibi il­gili pozisyonun ilk amiri veya müdürü de katılabilir. Bu görüşmeler on beş-yirmi dakikalık kısa görüşmelerdir.

İlk görüşmede başarılı olan adayları daha detaylı tanımak için ikinci görüşmeler yapılır. Burada; adayın kendini tanıtması yanında firmanın, pozisyonun ve ya­pılacak işin niteliği ile ilgili konular üzerinde daha de­taylı konuşulur. Bunlar kırk beş dakika ile bir buçuk saat arasında sürebilen uzun mülâkatlardır.

Mülâkatlar sırasında hem şirketler için hem de aday­lar için adı konulmamış, yazılı olmayan bazı kurallar vardır. Her iki tarafında bunları bilmesi ve uygulaması ile görüşmedeki başarı şansı artar.

Yaklaşım Tarzınız

Kendine güvenen bir duruş ve yine güven telkin eden bir tokalaşmanın olumlu etkisini sakın unutmayın. Kendine güvenen, yaptığı işi bilen ve kaliteli bir aday olduğunuzu sözleriniz kadar duruşunuz ve konuşma­nızla da ifade etmelisiniz.

Ses tonunuz kolay duyulabilir ancak çok yüksek ol­mayan bir ses tonu olmalıdır. Ne yavaş ne de karşı ta­rafın sizi izlemesini zorlaştıracak kadar hızlı konuşun.

Konuşurken vücudunuzun ve yüzünüzün görüşme­ye katılanlara dönük olması ve göz temasının sağlanması siz konuşurken karşı tarafın dikkatinin size toplanması­na ve hem sizin hem de karşı tarafın konsantrasyonu­nun bozulmasına engel olur.

Rahat ve dik bir şekilde oturun. Aşırı mimik veya el kol hareketlerinden kaçının.

Konuya göre yüz ifadenizi ayarlayın. Yeri gelince gülümseyin ve çok ciddi bir şey konuşuluyorsa da ciddi bir şekilde karşı tarafa odaklandığınızı belli edin.

Görüşme sırasında sizin olduğu kadar karşı tarafın­da benden diline dikkat edin. Buna göre sorularınızı ve cevaplarınızı ayarlayın. Ancak görüşmeyi yapanın her hareketinden bir anlam çıkartarak tedirgin olmak da yanlıştır. Sadece süreklilik gösteren hareketlerine dikkat edilmelidir.

Soruları Cevaplarken

Görüşme sırasında sorulan sorulara açık ve dürüst cevap vermeniz, belki de gelecekte işvereniniz olabile­cek kişilerle şimdiden güvene dayalı bir iletişim kurma­nıza yardımcı olacaktır.

Çok uzun ve sonu gelmeyen, karmaşık cümleler kur­mayın kısa, soruya tam karşılık gelen bir cevap verin, gerektirmedikçe; “Evet-Hayır” şeklinde kestirme cevap­lardan ve “eeee”, “aaa” şeklinde boşluk doldurma söz­cüklerinden mümkün olduğunca kaçının.

Sorulara cevap vermek için acele etmeyin. Eğer ka­fanızda cevabı tasarlamak istiyorsanız suyunuzdan bir yudum alıp cevap verin. Cevap vermeden önce kısa bir duraklama yapmanız sizin açınızdan olumsuz olmaz. Ancak duraksamanın uzamamasına dikkat edin.

Cevabını bilmediğiniz sorularda bunu dürüstlükle itiraf edin ama bu tarz durumların mümkün olduğunca az olmasına da dikkat edin. Hiç beklemediğiniz sorular­la karşılaştığınızda da mümkün olduğunca rahat şekil­de cevaplamaya çalışın.

İş görüşmesi sonunda görüşme sizce iyi geçmemişse bile görüşme yerinden güler yüzlü ve soğukkanlı olarak ayrılın.

İş hayatında konuşma yeteneğine ve güvenine sahip olmak çeşitli nedenlerden dolayı kritik öneme sahiptir. Kişisel düzeyde önemlidir, çünkü kariyerinizi olumlu ya da olumsuz bir şekilde doğrudan etkileyebilir. Doğru yapıldığında, kariyeriniz ve iş yerinizin mutluluğu üzerinde çok canlandırıcı bir etkisi olabilir. Uygunsuz bir şekilde yapılması, kariyeriniz üzerinde inanılmaz derecede olumsuz etkilere neden olabilir ve etrafınızdakilere de yayılabilir.

İşte konuşma yeteneği son derece üretken olabilir ve organizasyon için harika şeyler yaratabilir. Ağzınızı yanlış zamanda veya yanlış yerde açarsanız, tüm yapmanız gereken iş arkadaşlarınız arasında ayrılıklar oluşturmakta ve yapılan işi olumsuz yönde etkilemektir.

Genel bir kural, durum sizi içeriyorsa, konuşmanız iyi bir fikirdir. Öte yandan, eğer sizi kapsamıyorsa, fikirlerinizi paylaşma konusunda endişelenmemeniz iyi bir göstergedir.

Konuşup konuşmamaya karar vermenin en iyi yolu kendinize sormak – görüşümü sunmaya karar verirsem olumlu ya da iyi bir şey olur mu? Cevap evetse, elbette, konuşun. Ağzınızı açtığınızda olumlu bir şeyin nasıl olduğunu bulmakta zorlanıyorsanız, bir şey söylemeniz gerektiğinden ve gerçekten düşündüğünüzden emin olun.

Başka bir durum düşünelim. Bir iş arkadaşımın bana başka bir iş arkadaşı hakkında dedikodu yapmaya başladığını varsayalım. Öncelikle, iş arkadaşının bana başka biri hakkında dedikodu yapması için iyi bir neden yoktur. Kesinlikle içeriye girmeye başlamam için de iyi bir sebep değil. Bu durumda konuşarak benden iyi ya da olumlu hiçbir şey çıkmayacak.

Konuşma şekliniz de bir fark yaratacaktır. Fikrinizi net ve olumlu bir şekilde paylaşırsanız, genellikle iyi şeyler olur. Bu, çoğu durumda, patronunuzla veya astınızla bire bir görüşmeden, geniş bir insan grubuna hitap etmek için geçerlidir. Hazır olduğunuzdan ve açıkça iletişim kurduğunuzdan emin olun.

Öte yandan, eğer çok fazla mırıldanırsanız veya net bir şekilde iletişim kuramıyorsanız, kendinize iyilik yapmıyorsunuzdur. Seni dinlemeye çalışan insanlar ya seni çok iyi duyamaz ya da seni anlayamaz. Bu sadece kariyerinize zarar verecek ve durumu iş yerinde daha karışık hale getirecektir.

 İş Hayatında Nasıl Bir İletişim Dili Kullanmalıyız?

Temiz bir ses tonuyla, net olun.

Bu, rahatsız olmadan konuşmanın anahtarıdır. Fikrinizi bilinmesini sağlayın veya ne istediğinizi açık ve net bir şekilde diğer kişiye indirgemeden isteyin.

Sesini daha yumuşak yapmayın veya ses seviyenizi yükseltmeyin, normal konuşma sesinizde tutun. Diğer kişiyi duygusal olarak manipüle etmeye çalışmayın, sadece amacınızı açık ve öz bir şekilde belirtin.

Sakin ve Toplanmış Kalın

Bazen düşüncelerimizi belirttiğimizde, sohbet ısınmaya başlayabilir. Farklı görüşler ve bir şeyler yapmanın yolları sürtünmeye neden olabilir. Bir şeyin belirli bir şekilde yapılması gerektiğini ve başka birinin sizinle aynı fikirde olmadığını düşünüyorsunuz.

Konuyla ilgili tutkuluysanız, konuşma daha hareketli bir tartışmaya dönüşmeye başlayabilir. Bu olduğunda, derin bir nefes alın ve duraklayın. En azından biraz sakinleş. Tartışmaya tartışmaya devam etmek genellikle yalnızca pişman olacağınız şeyleri söylemeye yol açacaktır.

Hazırlanın

Hazır olduğumuzda hepimiz kendimizi daha güvende hissetmeye meyilliyiz. Bu aynı zamanda işte de doğrudur.

Zam istemek istersen, hazırlıklı gelip, meydan okuduğunda muhtemelen savunmacı veya agresif olmazsın. Hazırlanırsan, patronuna zammı hak etme nedenlerini gösterebilirsin. Belki şirketi kurtardığın parayı, hatta getirdiğin yeni işi daha iyi işaret edebilirsin.

Hazırlanın ve işteyken kırgın olmadan konuşmaya hazır olun.

İyi Bir Beden Dili Kullanın

İddialı olma ve işte istediğinizi belirtme zamanı geldiğinde, olumlu vücut dilini kullandığınızdan emin olun. Duruşunuzu düz tutun ve açık vücut dilini kullanın. İnsanların gözlerine bakın ve çenenizi sıkmayın veya yüz kaslarınızı sıkmayın. Zaman zaman gülümse. Bu, iddialı ve net olmanıza yardımcı olacaktır.

Kollarınızı çaprazlamak, kaşlarını çatmak, yüksek sesle ve güçlü bir şekilde konuşmak, çok fazla eğilmek veya parmakları işaret etmek gibi zayıf bir beden dili kullanırken, saldırgan  olarak karşılanırsınız.

Hayır diyerek rahat ol

Hayır diyebilme yeteneğine sahip olmak iş yerinde rahatsız olmadan konuşmanıza yardımcı olacaktır. Bazen, gördüğünüz şey, bir sebepten ötürü, bir başkasına izin verdiği için birilerine ek iş vermekten hoşlanan bir patron veya yöneticidir. Tahmin edebileceğiniz gibi, bu, kızgınlığa, öfkeye ve nihayetinde istifaya ve yeni bir işe girmeye yol açabilir. İşler meşgul olduğunda hepimiz bazen fazladan iş buluruz. Sürekli olarak payınızdan daha fazlasını alıyorsanız, hayır diyerek rahat olun.

Yapıcı Eleştirilerde Bulunun.

Birinin daha iyi olmasına yardım etmek istiyorsan ve buna alıcı olduklarını hissediyorsan, elbette , yapıcı eleştiri sunun . Eleştirinizin yapıcı olduğundan emin olun.

Yapıcı bileşen olmadan eleştiri yapmayı seven insanlardan birisiyseniz, şansınızı yanlış yerde kullanıyorsunuz.

Başkalarının Konuşmasına İzin Verin

Hatırlanması gereken son bir bileşen, diğer insanların da konuşmasına izin vermektir. Konuşmaya ve görüşlerinizi paylaşmaya hakkınız vardır. İstediğiniz ve ihtiyaç duyduğunuz şeyi almak için iddialı olmanız ve iş yerinizde sesini duymanız önemlidir.

Bu söyleniyor, hakaret etmemek için, diğer kişilerin konuşmasına izin verdiğinizden emin olun. Evet, fikriniz önemlidir. Diğer insanlara işte konuşma fırsatını vermek de önemlidir. Unutmayın, etkili iletişimin yarısı dinlemedir.

“Bu topraklarda, bu coğrafyada umutsuz olma şansımız yok.”

Ünlü analist Selçuk Şirin, ekonomiden iş güvenliğine, istihdamdan eğitime kadar binlerce veriyi analiz etmiştir.

Dünyanın en büyük Eğitim Araştırmacıları Derneği olan AERA’dan, Araştırma Büyük Ödülü almıştır. ODTÜ’den lisans, SUNNY’den yüksek lisans ve Boston College’den doktora derecesi almıştır.

100’e yayın bilimsel makaleye imza atan Selçuk Şirin, hala bir gazetede verilere dayalı yazılar yazmaktadır. Aynı zamanda 2015 senesinde yayınlanmış olan “Yol Ayrımındaki Türkiye; Ya Özgürlük Ya Sefalet” adlı son kitabı 6 ayda 10 baskıya ulaşmıştır.

Ünlü veri uzmanı ve analist Selçuk R. Şirin’in TEDx konuşmasını birlikte izleyelim;

Çocukları için en iyisini isteyen bir anne, terfisini bekleyen çalışkan bir baba ya da iş kaybı, boşanma ya da sevilen birisini kaybetme gibi kişisel bir trajedi ile baş başa kalan bir kişi karamsarlığa kapılması elbette olasıdır. Ancak umut, yalnızca kafamızdan çıkıp aşırı rasyonelleştirmeyi bıraktığımızda bize ulaşılabilir. Bizim için daha iyi şeylerin olduğu konusunda gerçekten ikna olmamız gerekiyor. Her şey yolunda gitmiyor gibi görünse bile, henüz göremediğimiz daha büyük bir plan olduğuna inanmamız gerekir.

Bu 10 adım size ilham ve gelecekle ilgili umutsuz hissettiğinizde devam etmeniz için gereken umutları verecektir;

►Network Marketing İle İlgili Tüm Konu,Soru ve Cevaplar YouTube Kanalımızda

  1. Yeniden gruplandırmak ve duygularınızı onurlandırmak için geri adım atın

Duygularınız tarafından boğulmuşsanız ve güvensizlik duyguları zihninizi rahatsız ediyorsa, geri adım atmanız ve ciddi bir öz bakımla ilgilenmeniz gerektiğinin bir işaretidir. Yürüyüşe çıkın, bir arkadaşınızla konuşun, küçük bir tatile çıkın, müzik dinleyin, meditasyon yapın veya dergi okuyun. Merkeze ve dengeye dönmenize yardımcı olacak herhangi bir şeyle ilgilenin. Ne kadar küçük olursa olsun, ulaştığınız her dönüm noktası için kendinizi onaylayın ve ödüllendirin. Attığınız her adım önemlidir ve sizi hayallerinize yaklaştırır. Bilinçli, derin nefesler alarak ve şu anınızdaki her şeyi takdir ederek şimdi odaklanın.

  1. Vizyonunuzu ve hedeflerinizi yeniden ziyaret edin

Bir duvara çarptıysanız, hedeflerinizi ve vizyonunuzu tekrar gözden geçirmeniz yararlı olacaktır. Belirlediğiniz hedefleri not alın ve ilk başta onları yaratmanız için size neyin ilham verdiğini kendinize hatırlatın. Örneğin, 10 kilo vermek istiyorsanız, doktorunuzun önerdiği veya daha sağlıklı olmak istediğiniz için miydi?

Anahtar, hakkında endişelendiğiniz ve taahhüt etmeye istekli olduğunuz hedefler belirlemektir. Hedeflerinizin, herhangi bir engelin üstesinden gelmeniz için sizi iyi edecek genel bir vizyona bağlı olması gerekir. Bir vizyon tahtası oluşturun veya neye ulaşmak istediğinizi açıklayıcı ve canlı bir şekilde yazın.

  1. Beklentilerinizi yönetin

Motivasyonunuzu kaybetmenizin bir diğer olası nedeni, beklentilerinizin çok yüksek olmasıdır. Genellikle en büyük hayal kırıklıklarımız gerçekçi olmayan beklentilerden kaynaklanmaktadır. ‘Gerçekçi değil’ her zaman hedeflerinize ulaşamayacağınız anlamına gelmez, ancak bunu gerçekleştirmek için daha fazla zamana veya kaynağa ihtiyacınız olabilir. Örneğin, yeni bir mağaza açarken, 100K yapmayı ümit etmek yerine, çalışma sisteminizi mükemmelleştirmeye odaklanın. Özellikle başlangıç aşamalarında yönetilebilir hissettiren hedefler belirleyin. Ulaşılması kolay olan sağlıklı beklentiler belirlemek sizi devam etmeye teşvik edecektir.

  1. Acil durum planına sahip olun (B Planı)

Her zaman planlarınızın umduğunuz gibi işe yaramayacağına dair bir şans vardır. Başarısızlığı, özellikle sizin için önemliyse, kırılmadan bir olasılık olarak kabul etmenin zor olduğunu biliyoruz. Ama her zaman alternatif bir planın olmasının perspektifte başarısızlığı sürdürdüğünü daha iyi biliyoruz. B Planı oluştururken, önceki planınızda neyin yanlış gittiğini değerlendirmek çok önemlidir. Başka ne yapabilirdin? Bir dahaki sefere doğru olanı elde etmek için sizi bilgi ile donatabilecek olan deneyimin dersleri nelerdir? Kendi iç görülerinizi desteklemek için arkadaşlardan, danışmanlardan ve koçlardan samimi geri bildirim isteyin.

  1. Pozitif güçlendirme kaynaklarını bulun

Umut, sürekli pozitif güçlendirme olmadan yanabilecek bir mum alevi gibidir. Bizi gelecekle ilgili umutla teşvik etmek için hatırlatıcılara ihtiyacımız var. Neyse ki, yol boyunca küçük başarılarımızı kabul etmek ve engellerin üstesinden gelebildiğimiz zamanları hatırlamak gibi ilham verici birçok yol var.

“Gelecek Kaygısı Olanlar El Kaldırsın – Prof. Dr. Özgür Demirtaş” adlı TEDx konuşması için>>

  1. Güçlü bir destek çemberine sahip olun

Sosyal varlıklar olarak, bizim için önemli olan bir insan topluluğundan destek almaktan büyük ölçüde faydalanırız. Arkadaşlar ve aile üyeleri çoğumuz için temel yaşam çizgisidir ancak ağımızı, hikayemizi duymaya açık olan ve sahip olduğumuz vizyona inanan güvenilir bir mentor, antrenör, danışman veya destek grubu içerecek şekilde genişletebiliriz. Ne zaman aşağıdaysak, bunlar rahatlık kaynağı olabilecek ve oyuna geri dönmemize yardımcı olabilecek insanlardır.

  1. Vizyonunuzla iletişimde kalın

Geleceğimiz için güçlü bir vizyon tarafından yönlendirildiğimizde umutlu hissetmek daha kolaydır. Bu yüzden vizyonunuzu netleştirmek çok önemlidir. Hedef belirleme, vizyon panoları ve görselleştirme, hayallerimize şekil verebilecek birkaç tekniktir. Bu uygulamaları taahhüt ederek vizyonumuz daha somut ve elimizde olacak. Hedeflerimize dayanmak, kendilerini gerçek hissettirecek ve bize tüm enerjimizi yönlendirebileceğimiz bir odak noktası verecektir.

“Olaylara Karşı Tutumumuz, Fırsatlara Bakış Açımızı Belirler” adlı başarı öyküsünü okumak için>>

  1. İyi bilgilendirilmiş olun ve proaktif olun

“Bilgi ve eylem olmadan, umut sadece psikolojik bir iştir.”

Umut, neyi arzu ettiğimiz hakkında daha fazla bilgi aramaya ve bunu gerçekleştirmeye yönelik doğru adımlar atmaya teşvik etmelidir. Bilgi, söylendiği gibi güçtür ve bize daha dikkatli seçimler yapma kapasitesi verir. Sonuçları etkilemek ve bilinçli olarak ilerlemek için gerekenlere sahip olduğumuza olan inancımızı güçlendirir.

  1. Şimdiki anınıza odaklanın

Umut gelecek yönelimlidir ve bu nedenle düşüncelerimizi şimdiki zamandan uzağa yönlendirebilir. Gelecek için çok fazla zaman harcamak esastır. İşlerin daha iyi hale gelmesini istememize rağmen, şu andaki yaşamımızda bulunduğumuz yerle barış yapmak zorundayız. Bu sessiz kabul iç huzurumuzu sağlayacak ve gelecekteki sonuçlara aşırı bağlı olmamızı önleyecektir. Gerçek şu ki, şu anın sahip olacağı her şeydir ve içinden geçerken güzelliğini ve özünü yakalamak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.

  1. Uygulama şükran duymak

Şükran, sıcaklık ve bolluk hissi yaratır. Cazibe Yasası’na göre, sahip olduğunuz her şey için ne kadar değerli olursanız olun, maddi veya başka türlü, size yönelme olasılığınız o kadar artar. Gelecek hakkında bir daha hissedeceğiniz zaman, derin bir nefes alın ve etrafınızdaki harika şeyleri ve insanları düşünün. Hayatınızda kaç tane minnettar olabileceğinizi gördüğünüzde hayatınızı nasıl gördüğünüzde anında bir değişim hissedeceksiniz.

Gurur iki ucu keskin bir kılıçtır. Yeterince gurur duymadığın zaman, başarılı hissetmekte zorlanıyorsun. Eğer çok gurur duyuyorsan, insanlar seni narsist sanıyorlar. Gururun iyi bir şey olduğu zamanlar oldu mu? Bugün, farklı türden gururlara ve kendini nasıl gösterdiğine bakacağız. Gurur, göründüğünden daha fazlasıdır ve gururun bizim için yararlı olduğu bazı yollar keşfedebilirsiniz.

Gurur yanlış gittiğinde

Aşırı hiçbir şey asla iyi bir şey değildir – gurur duyusu bile. Gurur genellikle olumsuzdur çünkü grup pahasına egoya ve öze vurgu yapar. Çok fazla övgü, bir kişinin egosunu şişirebilir ve dış doğrulama için bir sürücü yaratabilir. Motivasyon için yalnızca dışsal övgülere güveniyorsanız, öz motivasyon ile zor zamanlar geçirirsiniz. Hak edilmemiş övgünün tadını çıkarmak, sizi övgüyü açığa çıkarmak için övünmek için kötü alışkanlık haline getirebilir.

Çok fazla gururu olan insanlar, diğerlerine göre üstünlük duygusu geliştirir. Bir birey çok gurur duyduğunda, yardımlarını istemekte isteksiz olabilir, bu da hayatlarını perişan edebilir. Bu nedenlerden dolayı, genellikle fazla gururlu insanların yanında olmaktan hoşlanmıyoruz. Gurur, yine de kötü olmak zorunda değildir.

Kazanıldığında övgü almak sağlıklıdır. Birisi iyi bir şey yaptığında takdir önermek önemlidir ve takdir edilmesi de aynı derecede önemlidir. İnsanlar, gurur ve alçakgönüllülük dengesiyle övgüyü kabul ettikleri sürece, iyi bir iş çıkardığının tanınmasında yanlış bir şey yoktur.

Gururun olumlu tarafının tadını çıkarmak için 4 neden

  1. Yüksek standartlara sahip olacaksınız

İşleriyle gurur duyan bireylerin daha kaliteli çıktılara sahip olma olasılığı daha yüksektir.

  1. Olumsuzluğa karşı geri itebilirsiniz

Bir şey istediğin gibi sonuçlanmadığında, devam etmekten gurur duymalısın. Gurur seni esnek yapar.

  1. Gurur liderliği teşvik ediyor

Gerçekten bir şeyi önemsiyorsan, bunun için savaşmaya hazırsın. Bir proje, organizasyon veya yer tehlikeye girerse, gururlu bir kişi onu korumak için lider haline gelecektir.

“Güçlü Liderlerin Kendileri İçin Belirlediği 10 Liderlik Hedefi” adlı liderlik içeriğimiz için>>

  1. Gururlu insanlar aileleriyle mutludurlar.

Ailenle gurur duyduğun zaman, onlar için çabalarsın. Onlara hayattaki en iyi şeyleri vermeye çalışıyorsun ve kötü koşullarda acı çekmelerine izin vermiyorsun.

Gurur nasıl avantaja çevrilir

Gururun olumlu yönlerini beslediğiniz ve egonuzu kontrol altında tuttuğunuz sürece, gurur gerçek bir varlık olabilir. Unutmayın, gurur, yüksek standartlar koymak, bunlarla yaşamak ve narsisizmden kaçınmaktır.

Doğru kalabalığa takıl

Gururu beslemenin ve bencillikten kaçınmanın birçok yolu vardır. Kendinizi doğru insanlarla kuşatmak, sizi doğru yola sokmak için uzun bir yol kat edebilir. Ne de olsa en çok vakit geçirdiğiniz beş kişinin toplamı olduğunuz söyleniyor.

Doğru insanlar, destek ve teşvik sağlayacak olanlardır, ancak size karşı dürüst olacaklardır. Hak edilmediği zaman övgüde bulunanlar egonuzu aşırı şişirebilir. İyi bir şey yaptığınız zaman takdir sunan bireylerle zaman geçirirseniz, sağlıklı bir benlik duygusu oluşturmanıza yardımcı olabilirler.

Mütevazi ol

Gurur hissedebilir ve yine de alçakgönüllülük gösterebilirsin. Sırf iyi bir şey yaptığın için övünmek ya da övgü aramak için yolundan çekilmen gerektiği anlamına gelmez. Dış kaynaklardan onay almak zorunda kalmadan en iyi çalışmayı yaptığınızı bilmekle rahat olun.

“Hayata Bakış Açınızı Değiştirecek 21 Muhteşem Film” adlı mutlaka izlemeniz gereken filmler için>>

Yeni şeyler denemek

Yeni bir şey denediğinizde, bir şeyde en iyi olmamak için kendinize izin verirsiniz. Yeni bir yaratıcı girişimde bulunmak ya da yeni bir beceri seti geliştirmek için sizi rahatlık alanınızın dışına iten bir şey seçin. Bu size acemi olmanın nasıl bir şey olduğunu hatırlatacak ve bu beceriyi ustalaştığınızda, yeni bir şey başarmanın gururunu hissedeceksiniz.

Neyi seviyorsan onu yap

İnsanlar çalışmalarından memnun olmadıklarında daha fazla dış doğrulamaya ihtiyaç duyarlar. Örneğin, işinizi küçümsüyorsanız, kendinizi olumsuz duygulardan korumak için şişirilmiş bir ego geliştirebilirsiniz. Çalışmak her zaman eğlenceli olmak zorunda değildir, ancak her zaman övünmek ve ödüller almak zorunda kalmadan ondan biraz memnuniyet duymalısınız.

Kendini yansıtma için zaman ayırın

Kim olduğunuzu, neye değer verdiğinizi ve yaşam hakkında nasıl hissettiğinizi düşünmek durmadan devam etmeli. Nasıl hissettiğinizi düşünmek için zaman içinde inşa edin. Gurur seviyesinin bencil olduğunu gösteren eğilimleri fark ediyor musunuz?

Duygularınızı izleyerek, aşırı gururun yaşamınıza zarar vermesinden önce ayarlayabilirsiniz. Sağlıksız bir ego geliştirdiğinizi hissettiğiniz zaman için bir eylem planı oluşturun. Bunları tanıma konusunda sorun yaşıyorsanız, sizi doğru yöne yönlendirmek için güvenilir bir arkadaşınıza veya sevdiğiniz birisine bakın. En yakın ilişkiniz olan insanlar, kendinizle doluysa size söylemekte zorlanmayacaklardır.

Kendi dışında bir şey yap

Başkalarına yardım etmek için yeteneklerinizi kullanın. Bu, kanatlarınızın altına yeni bir iş arkadaşı almak veya ihtiyaç duyanların hizmetinde zamanınızı gönüllü yapmak anlamına gelebilir. Başkalarına hizmet etmek sizi topraklanmış tutar ve hayatınıza anlam kazandırır. Çok fazla zamanınız olmasa bile, dünyayı küçük yollarla daha iyi bir yer haline getirebilirsiniz.

“Yeteneğinize inanmakta ve iyi bir şeyler yaptığınızda iyi hissetmekte yanlış bir şey yoktur.”

İletişim, günlük yaşamımızda temel bir rol oynar. Ancak etkili bir şekilde iletişim kuramazsanız, hayalinizdeki işi güvence altına alma, hayatınızı değiştiren bir anlaşma yapma veya kariyerinizde ilerleme şansını kaçırmanızla sonuçlanabilir. Bazıları için, iyi iletişim doğal olarak gerçekleşir, ancak diğerleri için konuşmadaki düşüncelerini ve duygularını ifade etmek zor olabilir, bu da çoğu zaman çatışmaya ve temel hatalara yol açar. Dolayısıyla, etkili bir iletişimci olsanız da olmasanız da, iyi iletişimin önemini ve çalışma dünyasında ilerlemenize nasıl yardımcı olabileceğini anlamak önemlidir.

Etkili İşyeri İletişimi Nedir?

İşyerinde etkili iletişim, bir işletmenin başarısının ayrılmaz bir parçasıdır; şirket içindeki ve müşterileriyle olan ilişkilerini geliştirir ve çalışanların katılımını ve ekibin genel etkinliğini arttırır. Öte yandan, ekipler etkili iletişim kuramadığında, sonuçlar işletmeye zarar verir. Aslında, ABD firması Gartner tarafından yapılan araştırmalar, iş hatalarının% 70’inin zayıf iletişimden kaynaklandığını gösteriyor. Bu istatistik iş iletişiminde iletişimin ne kadar kritik olduğunu ve işyerinde hataların oluşmasını önlemek için neden net talimatlar ve konuşmalar yapılmasına daha fazla önem verilmesi gerektiğini kanıtlamaktadır.

İşyerinde İyi İletişim Neden Önemli?

İşinizde iyi iletişimin ne kadar önemli olduğunu göstermek için, mesleki yaşamınızdaki faydalarından bazılarını listeledik.

  1. Takım Oluşturmayı Geliştirir

Dürüst ve etkili iletişim, güçlü bir ekip oluşturabilir. Personel birbiriyle görüşüp, diğer fikirleri göz önünde bulundurup ilerlemelerini tartışırken, işbirliği yapmaya daha istekli olacaktır . Sonuç olarak, yarattıkları güçlü ünite işyerini daha keyifli hale getirir ve takım arkadaşlarının hayal kırıklığına uğramaması için iyi performans göstermeye istekli olurlar. Gerçekten de, iletişim, tüm ekip üyelerini işyerinde faydalı hissetmelerini sağlayarak, tüm ekipleri döngü halinde tutarak çalışanların moral sorunlarını çözmenize yardımcı olur. Bu gizlilik eksikliği sadece takım ruhunu artırmakla kalmaz aynı zamanda personel tutumlarını da olumlu yönde etkiler.

  1. Büyümeyi Artırır

Mükemmel iletişim, kariyerinizle el ele giden işletmenin büyümesine katkıda bulunur. Belirsizlikleri ortadan kaldırır ve projelerin sorunsuz bir şekilde teslim edilmesini sağlamak için politikaların sürecini hızlandırır.

  1. İnovasyonu Artırır

Çalışanlar, reddedilme korkusuyla ilgili düşüncelerini ve fikirlerini iletmekten korkarlarsa, kariyerlerinde durağan olmaları ve sadece asgari seviyeye katkıda bulunmaları muhtemeldir. Ancak, denetçiler ve personel arasında açık bir iletişim hattı varsa, işyerinde daha yaratıcı ve yenilikçi olmaları teşvik edilir ve muhtemelen yeni ve yaratıcı fikirler ortaya koymaları kaçınılmazdır.

  1. Verimliliği Artırır

İşyerinde etkili bir şekilde iletişim kurabilmek genel verimliliği arttırmaya yardımcı olabilir. Yöneticiler, çalışanlarının yeteneklerini ve becerilerini anlayabilir ve daha sonra iş için en uygun kişilere net talimatlar verecek ve böylece herhangi bir projenin genel geri dönüş süresini artıracaktır.

  1. İş Kalitesini Artırır

Kötü iletişim, verimin yanı sıra toplam iş kalitesini de tehlikeye atar. Talimatlar açıkça belirtilmediğinde, hataların olması zorunludur. Öte yandan, açık talimatlar, sorunları netleştirme ve düzeltme ihtiyacını ortadan kaldırır. Bir meslektaşınızla iyi iletişim kurmadığınız bir zaman dilimini düşünün. Muhtemelen boşa harcanan zaman, çaba ve kaynaklarla sonuçlanmıştır.

  1. Sadakati Artırır

Yönetim ile iyi bir iletişim hattınız olduğunda, doğal olarak organizasyona daha sadık olacaksınız. Herhangi bir mesleki veya kişisel konuyu tartışırken kendinizi rahat hissedeceksiniz ve şirkete daha fazla önem vereceksiniz. Bu ücretsiz iletişim hattı aynı zamanda bir yönetici ile çalışan arasında güvene dayalı bir ilişki kurar.

Networkte Takım Ruhunu Anlatan Ve Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler” adlı çok tavsiye edilen içeriğimiz için>>

  1. Çatışmayı Azaltır

İşyerinde iki kişi iyi iletişim kurduğunu hissedebilir, ancak her ikisinin de farklı iletişim yöntemleri olduğu için birbirlerini yanlış anlayabilirler. Bu nedenle, farklı kişilikler ile çalışmak, işyerinde herhangi bir çatışma sınırlamak için mükemmel iletişim becerileri gerektirir. Eğer işte çatışma yaşıyorsanız, eldeki sorunun ötesine bakmak ve diğer kişinin düşünce sürecini tanımlamak önemlidir. Ne söylemeye çalıştıklarını daha iyi anlamak için alıcının iletişim modelini göz önünde bulundurmanız gerekir.

  1. Çalışan Katılımı Artırır

İyi iletişim konuşmanın çok ötesine geçer; başkalarıyla bağlantı kurmak ve onlarla bağlantı kurmak hakkında daha fazla. Ne zaman ekipleri başlattık, daha şirketin hedeflerine uygun ve genellikle belirledikleri hedeflere yönelik çalışmak için daha fazla motive olurlar edilir. Ayrıca yöneticiler için çalışanlar için dengeli bir çalışma hayatı elde etmek için çalışmalarına izin vererek olumlu ve tatmin edici bir çalışma ortamı yaratan şeyleri tanımlamaları daha kolaydır .

Takım Yönetimi Becerilerini Geliştirmenin Ve Performansı Artırmanın 9 Yolu” adlı çok okunan içeriğimiz için>>

  1. Sorunları Çözer

Herhangi bir çalışma ortamında farklı olan karakter ve çarpışma karakterleri olmak zorundadır. Ve bu sorunları çözmenin en iyi yolu nedir? Açık iletişim! Etkili iletişim kimin doğru ve yanlış olduğu ile ilgili değildir; herkesin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak için açık, dürüst ve olumlu görüşmeler yapmakla ilgilidir!

  1. Becerileri Geliştirir

Yöneticiler, çalışanları ile açıkça iletişim kurduklarında gizli yetenekleri tanımlayabilirler. Bunu yaparak, bu becerilerden yararlanabilirler ve işletmenin genel başarısına katkıda bulunacakları becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilirler.

İşinizin her alanında, bir şekilde iletişim kurmanız istenecektir. Etkili iletişimin ne kadar değerli olduğunu ve iş dünyasındaki ilişkileriniz ve ilerlemeniz üzerinde ne gibi etkileri olabileceğini bilmek önemlidir.

Bir ebeveynin bir çocuk için yapabileceği en güzel şeylerden biri, kendi işlerini çevrimiçi olarak kurmaya teşvik ederek onlara işletme ile ilgili temel bilgileri öğretmektir. Bir işletme kurmak, hatta küçük ölçekli bir işletme olmak, mükemmel bir öğrenme aracı ve daha büyük ve daha iyi şeyler için harika bir başlangıç olabilir. Girişimci bir eğitim alan çocukların kendine güvenen liderler olmaları ve yaşlandıkça başarılı bir yaşam sürmeleri muhtemeldir.

Ne yazık ki, girişimcilik çoğu okulda yaygın olarak öğretilen bir şey değildir. Bu yüzden çocuklar ya kendi başlarına grev yapmak zorundadırlar ya da şanslılarsa, bu ekstra adıma geçip onlara yardım etmek isteyen ebeveynleri vardır.

Çocukların kendi işlerini çevrimiçi (veya çevrimdışı) kurmalarına yardım etmek isteyen ebeveynler, yıllar boyunca çok büyük avantajlar elde edeceklerdir. Ve en iyi yanı, tüm süreç sadece eğlenceli değil, aynı zamanda ebeveyn-çocuk bağlarını güçlendirmenin harika bir yolu olabilir.

Temel bilgilerden başlayın

İşletme türüne karar vermek, genellikle süreçteki ilk adımdır. Bazı durumlarda, çocuğun işin ne olması gerektiği hakkında çok özel fikirleri olacaktır, ancak diğerlerinde, o kadar emin olmayabilir. Önemli olan, çocuğa ilgi duyan bir şeyle ve büyüme potansiyeli olan bir şeyle gitmektir.

Çevrimiçi bir işletme kurmak, bir WordPress blogu oluşturmak ve birkaç bağlı kuruluş bağlantısı eklemek kadar basit olabilir veya satılacak ürünleri oluşturmak kadar etkili olabilir. Tabii ki, başka birçok seçenek de mevcut. İşletmeler, bireyin yapmak istediği kadar kişiselleştirilebilir.

Kazanılan faydalar

Çocukları kendi işlerini çevrimiçi olarak başlatmaya teşvik etmenin asıl yararı, deneyimin kendisinin güven duygusunu aşılamasına yardımcı olmasıdır. Kendine güven genellikle liderlik becerileri için bir numaralı gereklilik olarak kabul edilir. Buna ek olarak, belirli iş görevleri ve yönleriyle ilgili diğer avantajlar aşağıda tartışılmaktadır.

İş için hedef belirleme

İş, ister bağlı kuruluş satışlarına,  ister ürün yaratmaya dayanıyor olsun, hedefler koymak çocuğunuzun başarısının önemli bir parçasıdır. İş hedeflerine sahip olmak, çocukların hedefler belirlemek, onları başarmak için çalışmak ve nihai başarı arasında ilişki kurmasına yardımcı olur.

Satış ve diğer fırsatlar

Bir işletmeyi yürütmek, çoğu satışa dayanan büyüme fırsatları sağlar. Bu tür fırsatları tanımayı öğrenmek, yaşam boyu bir varlık olacaktır. Ürün ve hizmetlerin nasıl satılacağını ve finansal işlemlerin nasıl yapılacağını öğrenmek, herkesin ihtiyaç duyduğu bir yaşam becerisidir. Çocuklara nasıl gelir elde edileceğini ve nasıl tasarruf edileceğini öğrenmede yardımcı olabilir.

“Daha Önce Hiç Duymadığınız Ek Gelir Getirecek 29 İş Fırsatı” adlı çok okunan içeriğimiz için>>

Pazarlama

Her girişimci pazarlama stratejilerinin yaratıcılık gerektirdiğini bilir. Çocukların kesinlikle yaratıcı oldukları biliniyor – bu konuda doğallar. Yaratıcı tekerleklerinin dönüp ne olduğunu görmelerine izin verin.

Hata yok

Her iş büyük başarı elde etmese de, gerçek bir çaba gösterildiğinde, hiçbir başarısızlığın olmadığı belirtilmelidir. Bir iş sahibi olmak beraberinde birçok zorluk getirir ve bununla birlikte işlerin planlandığı gibi gitmediği zamanları da vardır. Bu beklenen bir şey. Ebeveynler çocuklarına bu durumlardan ders almayı ve yeni bilgilerle ilerlemelerini öğretmelidir.

İletişim teknikleri

Çevrimiçi bir işletmeye sahip olmak, etkili iletişim tekniklerini uygulamak için mükemmel bir fırsat verir. Ebeveynler, gerektiğinde telefonla, yüz yüze ya da posta yoluyla iletişim kurmanın yanı sıra çevrimiçi içeriğe uygun yöntemler üzerinde çocuklarla çalışabilirler.

“Gençlere Networking Başarısı İçin 5 Strateji” adlı içeriğimiz için>>

Başkalarına yardım etmek

Çoğu çevrimiçi işletme, başkalarına bir şekilde yardımcı olmak amacıyla tasarlanmıştır. Bu amaç, çocukların mütevazı olmanın ve bir işletme veya şirketin daha büyük nedenini görmenin önemli olduğunu görmesine yardımcı olabilir. Başka bir deyişle, bir işletmenin amacı sadece mal sahibine para kazanmak değildir; aynı zamanda diğer insanlara yardımcı olmaktır.

Çocuklar kendi işlerini geliştirirken, gurur ve öz değer duygusu hissederler; özgüvenleri artar. Bunlar, mutlu ve başarılı bağımsız, iyi ayarlanmış yetişkinler haline gelmek için büyüyen çocuklar halini alırlar.

Kendi işi olan çocuklar, bağımsız düşünürler. Cevaplar için başkalarına bakmazlar; çözüm bulmayı kendileri üstlenirler. Bu çocuklar yarının liderleridir.

Çocuklarınıza işler hakkında bir şey öğretiyor musunuz? Onları kendi işlerini kurmalarına teşvik eder misiniz? Buna katılmıyor musunuz ve çocuklara bu şekilde öğretmenin gerekli olduğunu düşünmüyor musunuz? Lütfen görüş ve düşüncelerinizi bize yorum yazarak bildirin!

Duygusal dengeyi kazanmak, fiziksel ya da zihinsel dengeyi bulmaktan çok farklı. Özellikle hüzün, acı, depresyon ve anksiyete gibi insan duyguları aniden ve davetsiz gelme eğilimindedir. Bazen, sizin lehinize karşı kazanılmış gibi görünebilir, bu da belirli bir döngüden geçmeyi veya tünelin sonunda ışığı görmeyi zorlaştırır.

Bu duygular – özellikle üzüntü – herkes tarafından farklı şekilde tartılır ve kişinin yaşamındaki belirli dönemlerde güçlendirilmiş hissedebilir. Bir ayrılık nedeniyle, bir arkadaşınızı ya da sevilen birisini kaybetmek, bir başarısızlık, hatta vatan hasreti olmak gibi bir şey olsa bile, bu konuda böyle hissetmenin tamamen doğal olduğunu anlayın.

Her şey yanlış gidiyor gibi hissettiğimiz zaman akılda tutulması gereken 3 şey;

►Network Marketing İle İlgili Tüm Konu,Soru ve Cevaplar YouTube Kanalımızda

  1. Her Şeyin Mevsimi Var

Doğanın mevsimleri gibi biz de yaşamın mevsimlerinden geçiyoruz. Bazı mevsimler, özellikle üzüntü, keder ve depresyon gibi duygularla uğraşırken diğerlerinden daha uzun görünebilir. Ama aynı doğa gibi, bir başlangıç var ve hayatımızın her anında bir yenilenme var.

Son beş yıl dair düşünmek için bir dakikanızı ayırın. Şansın yüksek ve alçaklarda oldu ve belki bir yıl diğerlerinden daha fazla göze çarpıyordu. Bu belirli an, olay, hatta yıl için, ondan çıkan ışığı ya da iyiliği görmek zor olabilirdi. Ayrıca, bu yenilenme dönemlerine sahip olmanız için zihinsel, fiziksel ve ruhsal olarak gelişiminiz için de geçerlidir.

  1. Domino Etkisini Kucaklayın

Diğer zamanlarda, hayat sizin için bazı dominolara sahip olacak ve hepsinin birbiri ardına yuvarlanacağı bir zaman olacak – ya da öyle görünebilir. Bazen, evren başka bir şeyi temizliyor ve asfaltlıyor, ama sinir bozucu kısmı o boşluğu doldurmak için neyin geleceğini bilememek.

  1. Mutluluğunu Bul

Tek fikirli mutluluk arayışından ayrılma ve sizin için çalışan ve değerlerinizle uyumlu olanı benimseme zamanı. Herkes hüzünle farklı bir şekilde başa çıkmaktadır – egzersiz yapmak, çizim yapmak, dans etmek, arkadaşlarla bağlantı kurmak veya aile ile zaman geçirmek.

Kendine şefkat göster ve seni neyin mutlu ettiğini bul. Tek cevap herkese uymuyor ve olması gerekmiyor. Bazı şeyleri zihinsel, fiziksel ve en önemlisi duygusal olarak dengelemek için kendinize bir iyilik yapın.

Nasıl İyi Hissedilir?

  1. 5 Dakikanı Yazmaya Ayır.

Bir yazar olsanız da olmasanız da 5 dakikalık bir dergiye başlamayı deneyin ve minnettar olduğunuz her şeyi yazın. Tabii, ilk başta sıkıcı gelebilir, ancak sosyal medyada taramayı veya televizyon izlerken duygularınızı değiştirmenize yardımcı olacak.

Başarılı girişimcilerin çoğu güne şükran ile başlarlar ve sadece günlük olarak değer verdiğiniz basit şeyleri listeleyerek, gün boyunca minnettar olacağınız diğer şeyleri fark etmeye başlarsınız. İşte başlamanız için birkaç ipucu:

Minnettar olacağınız küçük şeylere bakmaya başladığınızda, duygularınızı otomatik olarak değiştirmeye başlayan doğal bir alışkanlık haline gelir. Buna mutlu domino efekti diyoruz.

“Stresle Başa Çıkma Mekanizmaları” adlı stres yönetimi yazımız için>>

  1. Bağlanabileceğiniz Birine Ulaşın

Büyük bir destek sistemine sahip olmak bir nimettir, ancak her zaman daha derin ve kişisel bir düzeyde bağlantı kurabileceğiniz biri vardır. Ayrılıklar birçok farklı nedenden ötürü gerçekleşir, ancak bu kişiyi, ilişkiyi ve varlığı yasaklamaya benzer bir duygu hala vardır. Evde kalma, bir kişiye bağlı olarak farklı şekilde tanımlanabilir, ancak bu, bir yer ya da kişi için özlem hissidir. Hayat yalnız yaşamak için değil, başkalarının eşliğinde olmak içindir.

  1. Algınızı değiştirin

 “Harikalar diyarı ya da tüm cevaplarıyla büyülü bir yer yok. Tünel, düşüncelerinizle özgürce düşmekten vazgeçmediğiniz ve o tünelden çıkma arzunuzu bulamadığınız sürece asla bitmez.”

Bu algıları değiştirmek, zihinsel gücünüzü itmekle ilgilidir. İşte bu algıları daha olumlu düşünce ve düşüncelere kaydırmaya yardımcı olacak sorular;

Olumsuz ve üzgün olmanın tamamen farklı iki duygu olduğunu unutmayın. Üzülmek doğaldır ve bazen bu duyguları sürdürmek zorunda kalırsınız; ama negatif olmak bazen adressiz üzüntüden kaynaklanıyor.

  1. Önce Kendinizi Ortaya Koyun

Herkes farklıdır ve üzüntü ile uğraşırken temiz bir kesim ve basit bir çözüm yoktur. Yardım ederse, insanlarla dikkat dağıtıcı bir mekanizma veya titreşimlerinizi artıracak bir şey olup olmadığına bakın. Telefonunuzu günün yarısı için kapatıp bağlantısının kesilmesine yardımcı olursa, o zaman kendinize izin verin. Bastırılmış duyguları salıvermek, hatta tamamen sessizlik ve yalnızlık içinde kalmak için yalnız kalmak istiyorsanız, kendinize o anlara izin verin.

“Kendiniz için ortaya çıkıp ilk önce kendinizi koymaya başladığınızda, hayattaki diğer alanlarda tekrar ortaya çıkmaya başlarsınız.”

  1. Kazan ve Merhamet Et

“Şefkat her zaman verilen bir beceri değildir, bazen de öğrenilen bir beceridir.”

İnsanların diğer insanlara, hayvanlara ve doğaya karşı nazik, yumuşak ve gözlemci şekilde merhametleri var.

Yine de, kendimiz geçmediğimiz sürece yaşamda gerçekten ve tam olarak anlamayacağımız bazı alanlar var. Çoğu zaman, travmatik deneyimleri anlamak olabilir. Hüzün her şeyi içine alan bir duygu olabilir, ama yalnız değilsiniz. Diğer insanlara ve onların üzüntü dalgalarına karşı şefkatli olmaya biraz zaman ayırarak, o belirli bir olayı yaşamamış olsanız bile, o kişiye daha fazla bağlı hissedebilirsiniz. Buna karşılık, şefkat enerjik bir dalgadır ve verdiğiniz her zaman geri döner.

sm1 firlama tekrar 1