İyimserliğin faydaları nelerdir? İnsanlar pozitif bir tutum ile mutluluk rolüne mi bürünüyorlar? Ruh ve beden sağlığı, odaklanma, üretkenlik gibi daha nice durum için iyimserlik son derece önemlidir. Ancak nasıl?

Yukarıdaki resme daha yakından bakın; bardağın yarısı dolu mu yoksa boş mu? BBC internet sitesinde iyimser kadınların daha uzun yaşadığına dair bir rapor yayınladı. Bu rapor kötümser kadınların daha yüksek tansiyon ve kolesterole sahip olduğunu, iyimser kadınların %9 daha az kalp krizi geçirme riskinin ve takibindeki 8 yılda %14 daha az ölüm riskinin olduğunu ortaya çıkarmak için çalışma yapan Amerikalı bir grup bilim adamı tarafından yürütülen bir araştırmaya dayalıydı.

İyimserliğin 44 Faydası

İyimserliğin faydaları hakkında konuşmadan önce belirtmek gerekir ki bu gönderinin içeriği sadece kadınları hedef almıyor; iyimserlik konusunun, her gün hayatla mücadele yaşayan her bireyi etkilediğine inanıyoruz. İyimserlikle ilgili çeşitli çalışmalar yapıldı ve aşırı iyimserlik üzerine birkaç çekincemiz olsa da, iyimserliğin kişisel gelişiminizi geliştirmedeki rolünü inkar edemiyoruz.

Başarı İçin İlk Adım Budur! >>

İyimserlik Nedir?

İyimserliğin Faydaları - Winston Churchill, ''Bir kötümser, her fırsatta zorluğu görür; bir iyimser ise her zorlukta fırsatları görür.''

İyimserlik, olayların daha olumlu taraflarına bakmak ve her durumda mümkün olan en iyi sonucu beklemektir. Winston Churchill, ”Bir kötümser, her fırsatta zorluğu görür; bir iyimser ise her zorlukta fırsatları görür.” demiştir. Peki siz ne görüyorsunuz? İyimserlikte, umut unsurlarını ifade etmenin önemli olduğunu da not almak önemlidir. Rick Synder şöyle ifade eder:

“Umut, birinin hedefe giden yolları bulabileceği ve algılanan yeteneklere ve düşünmeye dayalı motivasyona sahip olduğuna dair inancını yansıtan, bir hedefe yönelik düşünce sürecidir.”.

Pozitif insanlar, pozitif oldukları için iyimser değillerdir. Aslında iyimser bir ruh modunu kendilerinde geliştirdikleri için pozitiftir diyebiliriz. Özel bir sıraya koymadan, işte iyimserliğin 44 faydası:

  1. Size yaşamak için bir sebep verir.
  2. Yaşadığınız stresin seviyesini azaltmanızı sağlar.
  3. Araştırmalar ömrü arttırdığını gösteriyor.
  4. Duygularınızı kontrol altına almanızı sağlar.
  5. Mutluluğunuza katkıda bulunur.
  6. Öz saygı ve dürüstlüğü teşvik eder.
  7. Hayatın boğuşmalarıyla mücadele etmek için geliştirilmiş çeşitli baş etme yöntemlerini arttırır.
  8. Başarıya ulaşmak için gerekli temel bir özellik olan ısrarı pekiştirir.
  9. Bir tatmin ve mutluluk duygusu yaratır.
  10. Sağlıklı yaşamı destekler.
  11. Geleceğe dair olumlu beklenti yaratır.
  12. Verimliliğinizi arttırır.
  13. Yapıcı şekilde başarısızlıkla başa çıkmanızı sağlar.
  14. Sabır niteliğinizi geliştirmenize izin verir.
  15. Sizi proaktif yapar.
  16. Fizyolojik ve psikolojik olarak sizi geliştirerek daha iyi hale gelmenizi sağlar.
  17. Yayılan daimi olumsuz düşüncelerle baş ederek hayata karşı daha dengeli bir yaklaşım içinde olmanızı sağlar.
  18. Etkili problem çözme olasılığınızı arttırır.
  19. Size huzur verir.
  20. Deneyimlenen çeşitli zorluklar için daha umut verici bir alternatif üretmenize olanak sağlar.
  21. Hayallerinize inanmanızı garantiler.
  22. Tolerans seviyenizi yükseltir, çünkü küçük şeyler için artık pek tahrik olmazsınız.
  23. Minnettar olma alışkanlığınızı geliştirmenizi sağlar.
  24. Olumlu bir tutum yaratır.
  25. Motivasyon seviyenizi artırır.
  26. Üretkenliği destekleyerek başarılı kariyerler inşa eder.
  27. Kahkahaya teşvik eder.
  28. Kendinizi reddetmenize mahal vermez.
  29. Yapıcı her değişikliği hoş karşılar.
  30. Olumlu beklentiler yaratır.
  31. Pozitif ilişkileri destekler.
  32. Güçlükler karşısında direnç sağlar.
  33. Özgüveni destekler ve özsaygıyı artırır.
  34. Odaklanmış olduğunuzdan emin olur.
  35. Bireyler arasında bağ kurmaya teşvik eder.
  36. Hayal kırıklıklarının ve endişelerin seviyesini azaltır.
  37. Bağışlayıcı olmaya teşvik eder.
  38. Etkili iletişimi geliştirir.
  39. Ruhsal gelişiminizi ve uyanışınızı arttırır.
  40. Sizi yeteneklerinizi kullanmaktan alıkoyan sınırlayıcı inanışlarınızla başa çıkar.
  41. Kendinizi ifade etmenizde yarar sağlar.
  42. Zihinsel esnekliğinizi artırır.
  43. İyileştirici etkisi vardır.
  44. Sosyal hayatınızı geliştirir.

İyimserliğin faydaları hakkında konuştuk. Yukarıda da belirtildiği üzere, gündelik hayattan iş hayatında başarıya kadar her alanda yararları bulunmaktadır. Kötümser bir ruh halini yaşamanız kaçınılmaz olsa da, onu sürekli olarak aklınızda ve de kalbinizde tutmanız size hiçbir şey kazandırmayacaktır. Şimdi de bu bakış açısını nasıl geliştirebiliriz, gelin birlikte bunu inceleyelim.

Değişim Yolunda Kendi Yolunuzu Nasıl Çizebilirsiniz? >>

İyimserliğinizi Nasıl Geliştirebilirsiniz?

İyimserlik, daha birçok özellik gibi, doğuştan gelmez. İnsanlar farkındalıklarını geliştirerek, iyimser bir bakış açısı da geliştirebilirler. İyimserliğin geliştirilebileceği çeşitli yollar vardır. Bunlar;

Bir kez daha, bu yazının amacı size iyimserliğin faydaları hakkında hatırlatmada bulunmaktır. Hayatınızı şekillendirirken, depresif, stresli ve de öfke içerikli bir bakış açısı size oldukça zarar verebilir. Bunun yerine iyimserliğinizi artırmak için çaba göstermeniz, çevrenizin de size olan bakış açısını değiştirecektir. Etkili ve de başarılı bir insan olacağınızdan şüpheniz olmasın.

***

İyimser olmanın faydalarını yukarıda gördüğünüz gibi saya saya bitiremedik. Sizler de bu faydaları yaşamınızda görmek istiyorsanız günlük yaşamınızda iyimser olmaya dikkat edin. Bu konuyla ilgili yorumlarınızı da mutlaka bekliyoruz.

İdeal Uyku Süresi Nedir? Kaliteli Uyku Hakkında Her Şey >>

Sevgi ile yaşamak mümkün mü? Sevgi neydi? diye soruyordu, ünlü Yeşilçam filmimizde Asya… Sevgi kimine göre emek, belki para, kimine göre dürüstlük, belki de kimine göre hepsiydi. Kim olursanız olun, nereli olduğunuz veya geçmişiniz ne olursa olsun, sevmek ve sevilmek istemeniz kadar normal bir şey yoktur. Çünkü mutlu olmayı ister insanoğlu.

Hayatınıza dönüp baktığınız zaman eğer “iyi ki” ile başlayan cümleleriniz, “keşke” ile başlayan cümlelerinizden fazla ise mutlu ve huzurlu bir yaşam geçirmişsiniz demektir. Tabi tam da burada sormak gerek, mutluluk kovalanarak yakalanabilecek bir şey midir?

Sevgi Değil Midir Bizi Mutlu Eden?

Sevgi ile yaşamak, hayatın olağan akışında zor gibi görünse de aslında çok kolaydır. Çünkü insanoğlu hep bir şeyleri kovalar. En basitinden sürekli mutluluğu kovalar. Mutluluğu kovalamak, hemen hemen her bireyin kalbinde meydana gelen kişisel bir görev gibidir.

Sorun şu ki, bazı insanlar mutlu olmayı nasıl başaracaklarını tam olarak bilmiyor ya da onları vazgeçirecek düşünce modellerinde “sıkışıp kalıyorlar”. “Sevgi diye bir şey yok”Kim mutlu olmuş ki biz olalım?” gibi sözler size de tanıdık geliyorsa, bahsettiğimiz düşünce modellerini anlamışsınız demektir. Kendileri için hiçbir şekilde çalışmayacak monoton uygulamalar ile mutlu olmaya çalışıyorlar.

Sevgi ve mutluluk ayrı şeyler değildir. Birbirinin bütünleyici parçalarıdır bu iki kavram. Zihninizi yukarıdaki gibi cümlelerden temizleyin. Bir düşünün, mutlu olmanın yolu, hayatı mutlu yaşamanın yolu, gerçekten istediğiniz şeyleri yapmanızdan geçmez mi?

Sevdiğiniz Kişiyi Bulmalısınız

Sevgi İle Yaşamak Mümkün Mü?

İkili ilişkilerde gerçekten de herkesin hayalini kurduğu şeydir, sevmek ve sevilmek. Hep içinizi kıpır kıpır eder o kişiyi düşünmek. Onun için meraklanır, onun için üzülür, onun için sevinirsiniz. Ancak tüm bu duygusal karmaşanın asıl kaynağı aslında onu sevmenizdir.

Sevdiğiniz İşi Yapmalısınız

Sevgi ile yaşamak için, sevdiğiniz işi yapmalısınız. “Sevdiği işi yapanlar, hayatlarında bir gün bile çalışmış sayılmaz.” demiştir, ünlü düşünür Konfüçyüs.Sokağa çıktığınız zaman etrafınıza bir bakın, kim mutlu kim mutsuz anında farkedeceksiniz. Sabah koşarak yetişmeye çalıştığınız işiniz için metroya binince insanları mutlaka analiz etmişsinizdir. Neredeyse herkesin yüzü asıktır ancak kıpır kıpır yerinde duramayan nadir insanlar da vardır.

Ya da aynı mesleği yapıp, hem yaratıcı hem coşkulu hem de başarılı insanları görürsünüz. Neden aynı mesleği yapıp da mutlu veya mutsuz insanlar var? Cevap çok basit, siz de anlamışsınızdır; çünkü yaptıkları işi sevmiyorlar. Ya sevdiğiniz işi yapın, ya da geç olduğunu düşünüyorsanız işinizi sevmek için yollar arayabilirsiniz.

Sizce Çalıştığınız İş Size Ne Kadar Uygun? Kendinizi Hemen Test Etmek İçin>>

Sevdiğiniz Şeyleri Yapmalısınız

İnsani sevdiği şeyleri yapınca, daha mutlu, daha huzurlu, daha coşkulu daha verimli, daha çalışkan biri oluyor.

İnsani sevdiği şeyleri yapınca, daha mutlu, daha huzurlu, daha coşkulu daha verimli, daha çalışkan biri oluyor. Bu bir gerçek. Eğer daha da mutlu olmak istiyorsanız, sevdiğiniz şeyleri yapmaya devam edin.

Peki mutluluğunuzu arttırmak için bu yöntemleri hiç denediniz mi? Herkes mutluluğa ulaşmak için farklı yollara sahip olsa da, araştırmalar bu 4 basit adımı uygulamanın genel mutluluk duygularını artırabileceğini sürüyor.

1. Mutluluğunuza Zaman Sınırı Koymamalısınız

Zaman sınırı koymak, sevgi ile yaşamak isteyip de sürekli morali bozulan insanların yaptığı ufak yanlışlardan biridir. Psikolojide, “varış yanılsaması” diye adlandırılan bir kavram vardır. Varış yanılsaması belli bir varış noktasına vardığımızda mutlu olacağımız inancı anlamına gelir. Ancak bir yere varmak ya da bir hedefe ulaşmak nadiren beklediğiniz kadar mutlu hissetmenizi sağlar. Ve çoğu zaman tekrar çalışmak için daha zorlu bir hedef ortaya çıkarır.

Mutlu olmak için  belli bir zaman zaman dilimini kovalamak yerine, mutlu bir şekilde bir şeyleri kovalamayı seçin. Artık akıntıya karşı yüzüyormuş gibi hissetmeyeceksiniz. Ancak bunun yerine dikkatsizce ve özgürce yüzdüğünüzde mutluluğa giden yolun tadını çıkaracaksınız.

2. Kendinizle Arkadaş Olmalısınız

Kafanızın içinde gerçekleştirdiğiniz ve kendi kendinize yaptığınız konuşmaları düşünün. O kişiyle arkadaş olur musunuz? Kendinizi mümkün olan her türlü korumaya, destek ve sevgiye ihtiyacı olan küçük bir çocuk olarak hayal edin. Böylece enerjinizin yetersiz kaldığı yerlere odaklamak yerine başarılarınızı kutlayın ve kendinizi ödüllendirin çünkü her anlamda kendinize karşı bu tür bir sevgiyi hak ediyorsunuz.

3. Nazik Olmalısınız

Dalai Lama der ki: “Mümkün olduğunca nazik olun.”. Bizler sürdürülebilir ilişkiler kurmak ve oluşturmak arzusunda olan sosyal varlıklarız. Günlük nezaketimizin içine biraz da çaba koyarak, bu ilişkileri açığa çıkarmak için sağlıklı adımlar atıyoruz. Verme eylemi genellikle almaktan daha da faydalı olabilir. Bu yüzden birine bir gülümseme vermeyi misyon edinin ve bu armağanın bir parçası olmanın nasıl bir his olduğunu not edin.

4. Sessizliği Kucaklayın ve Meditasyon Yapın

Wisconsin Üniversitesi‘nden MRG çalışmaları, mutlu olma derecesi  yüksek olan insanların, beyinlerinin “ön lob” olarak adlandırılan kısmında daha fazla etkinliğe sahip olduklarını göstermiştir. Meditasyonun iyi bilinen bir faydası, ön lobun aktifleştirilmesi ve o bölgenin genel kan akışını artırmasıdır. Sessizliği kucaklayıp, günlük olarak küçük dozlarda meditasyon uygulayarak beyninizi bu “mutlu yere” alıştırmaya çalışabilirsiniz.

Bu mutlu yeri daha iyi bir şekilde kullanmak için bu ücretsiz meditasyonu günlük rutininize dahil etmeyi deneyin. Sonrasında ise, dışarı çıkın, gülüşünüzü paylaşın ve mutlu bir günün tadını çıkarın. Sevgisizlik kadar insanı yıpratan çok az şey vardır. Bu yüzden sevgi ile yaşamak için meditasyon yapmayı ihmal etmeyin.

Tüm bunları konuştuktan sonra düşünün; sevdiğiniz kişilere hediye vermek, onu sevdiğinizi söylemek için illaki özel günleri beklemeyin. Özel günler de gelip geçicidir, her şeyde olduğu gibi. Esas olan sevginizi çevrenize her zaman gösterebilmenizdir.

Mutluluğu yakalamayı düşünmek size zaman kaybettirir. Sevdiğiniz kişilerle yaşayın, sevdiğiniz işi yapın, sevdiğiniz yerlere gidin, sevdiğiniz işte kariyer olanaklarını değerlendirin. Tüm bunları yaparken aslında ne kadar mutlu olduğunuzu göreceksiniz.

Çocukken sizi korkutan şeyin ne olduğunu bir düşünün. İlk defa havuzun derinliklerine atlamak mı? Eğitim tekerlekleri olmadan bisikletinizi sürmek mi? Bu korkuları nasıl geçtiniz? Her ne kadar hayatımızda çeşitli şeyler hakkında korku duymak normal olsa da, bu korkuların üstesinden gelip başarılı olmak için stratejiler geliştirmek önemlidir. Aşağıdaki liste başlamanıza yardımcı olacaktır:

Bir yedekleme planı oluşturun.

Eğer bir “B Planı” varsa, doğrudan bir satış işi yürütmenin belirsizliğini gidermek çok daha kolaydır. İşinize en zarar verecek durumları tahmin etmeye çalışın. Bu koşullar ortaya çıkarsa geri çekilecek bir yedekleme planı oluşturun. Örneğin, şirketiniz en çok satan ve satış sunumunuzun odak noktası olan ürün biterse ne olur?

Para Yönetimi Yapamıyorsanız Bu Yazı Tam Size Göre >>

Değiştirilen ürünü vurgulamak için adımınızı nasıl yenileyeceksiniz? Alanın dışına taşınmanız ve tüm sadık müşterilerinizi bırakmanız gerekirse ne olur? Kendinizi başka bir yerde nasıl yeniden kuracaksınız? Bunlar düşünülmesi gereken korkutucu şeylerdir, ancak hazırlıklı olmak işinizde ciddi aksaklıklar yaşamak yerine onları geçmenize izin verecektir.

Olay veya faaliyetin içinden geçerek görselleştirin ve pratik yapın.

Birçok Olimpiyat sporcusu, profesyonel sanatçı, gerçek bir girişimde bulunmadan önce, bu bitiş çizgisini geçtiğini veya bu performansı tekrar tekrar çivilemek için görselleştirdiklerini itiraf ediyorlar. Olumlu düşünmenin gücü hafife alınmamalıdır. Başarılı olduğunuzu görselleştirmek, kendinize, gerçekten yapabileceğinize inanmanıza yardımcı olabilir.

Sadece görselleştirme üzerinde çalışmak yarışları veya Akademi Ödülleri’ni kazandırmaz. Ancak mümkün olduğunca pratik yaptığınızdan emin olun. İster satış sunumunuz olsun, ister bir müşteri adayıyla görüşün, ister başkalarının önünde, aynanın içine bakarken veya kendinizi kaydederken kendinizi gözlemleyin. Görselleştirme ve uygulama eylemleri de başarısızlık korkunuzun üstünden gelmenizi kolaylaştıracak.

Sesinizi Daha Güçlü Kullanın >>

Ders çalışın ve kendinizi daha iyi hazırlayın.

Normalde eğitim almayı okulda olmakla ilişkilendiririz, ancak eğitim okumak doğrudan satış işiniz için de geçerli olabilir. Kataloğunuzu, fiyatları, ürün özelliklerini, üretim esaslarını, güncel promosyonları vb. inceliyor olmalısınız. Asla beklenmedik bir şekilde yakalanmak istemezsiniz veya işletmeniz veya temsil ettiğiniz şirket hakkında bilgisiz görünemezsiniz. Verimli çalışma ve geniş hazırlık, harcadığınız zamanın para olarak karşılığını vermesine ve bilinmeyen korkunuzun üstesinden gelmenize yardımcı olabilir.

Olumlu yönlere odaklanın ve olumsuz yönleri düzeltin.

Muhtemelen zor olacak, ancak ilerlemenizi engelleyen olumsuzlukları gidermeye odaklanın. Bu, olumsuz kendi kendine konuşma ve yaşamınızdaki yeteneklerinizi sorgulayan veya başarı şansınızla ilgili şüphelerini dile getiren insanları içerir. Bunun yerine kendinizi, üst sıranız, destekleyici arkadaşlarınız ve aileniz ve tabiiki kendiniz gibi yerlerde bulduğunuz pozitifliği ayarlayın. Kendinizin en iyi amigo kızınız olun.

Korkularınızın üstesinden gelmek, sizin durumunuzla ve kendinize olan güveninizle çok ilgili. Başarıya giden yolu temizlemek için yukarıdaki stratejileri kullanın. İşinizle ilgili bazı korkularınız nelerdir ve bu stratejiler onları aşmanıza nasıl yardımcı oldu? Yorumlarınızı ve deneyimlerinizi lütfen bizimle paylaşmayı unutmayın!

Para Tasarrufu Yapmanın Sırları >>

Dünyanın EN MUTLU İnsanı

Sorular çılgınca dönüp dururken hayal dünyamda, kendimi bulmak için çıkmıştım bir kere “Beni Bulma” yolculuğuna. İşte tam da o anda hayatımda hiç görmediğim, tanımadığım bir insanla karşılaştım. O kişiyi merak ediyorsanız söyleyeyim, o kişi bendim. Sürekli bir yerlere ait olmaya çalışmak beni benden uzaklaştırmış ve bana ait olmayan bir insana otuz beş yıl katlanmama sebep olmuştu. Bu yüzden otuz beş yıl sonra karşılaştığım insan beni ilk başta korkutmuş ama sonra heyecanlandırmış ve daha sonrada Dünyanın EN MUTLU İnsanı yapmak için cesaret, aynı zamanda güç vermeye başlamıştı. Gerilla savaşçısı gibi satış ve pazarlama sektöründe hep “Şöhret” olmaya çalışmıştım. Kendimi ifade etmem gerekiyordu çünkü, yıllarca aileden okula kadar süren eğitim sürecinde bu öğretildi. Peki ben, ne zaman ben olmayı öğrenecektim. Cevap verebilmek için öncelikle “Şöhret” ne demekti onu bilmek gerekiyordu. Şöhret “Kişinin benlik arazisinin başkaları tarafından işgali” demek olduğunu öğrendiğimde, avazım çıktığı kadar yüksek bir sesle dedimki; “Eğer yaşamın işgal altındaysa Devrim yapmaya hazır ol”.

Olmak istediğim roller beni bana yabancılaştırdığını kolay değil ama tam otuz beş yıl sonra öğrenmiş olmak ürkütücüydü. O zaman beni benden uzaklaştıran işgalci benden kurtulma zamanı gelmişti. Ve Rabbimden içtenlikle, inançla, kesin bir dille gerçek kimliğimi istediğimde “Dünyanın EN MUTLU İnsanı” ile tanıştım.

Artık yarım kalan hayallerimin peşinden büyük bir heyecanla yola çıkmıştım… Nereye mi? Tâbi ki gidebileceğim en iyi yere. Artık yola çıkmıştım bir kere… Hep benim için planlanan yolculuklardan kurtulup, kendime yolculuk yapmaya. Kiminle mi? Tâbi ki gidebileceğim en iyi kişiyle. Dedim ya artık yola çıkmıştım… Ne zaman mı? Tâbi ki gidebileceğim en iyi zamanda. Kendime… kendimle… şu AN’’a… Öz’e YOLCULUĞA… Yani zannettiğim kendimden, gerçeğim olan kendime yolculuk.
(Yeni kitabımdan…)

Değişim konusunda kendinizden emin ve heyecanlı hissediyorsunuz ve aynı zamanda bu hayalleri gerçekleştirmek için inanılmaz bir yeteneğiniz var. Yalnız onları gözünüzün önüne getirmek bile yüzünüze gururlu bir gülümseme yayıyor. Bu yıl inanılmaz olacak!

Peki nerede yanlış yapıyoruz? Böyle büyük planlar yapmak için aptal mıyız? Tabii ki değiliz. Egolarımız arka koltukta boy gösterdiği zaman, bize tam bir rahatlama verecek olan şey, en derinimizdeki seslerden gelen ve bu yüzden de en çok takip etmemiz gereken fikirlerdir.

Sorun şu ki, bazen her şeyi aynı anda gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu ise bunalmış hissetmemize veya hemen ilk engelde vazgeçmemize neden oluyor. Tabii ki bu rüya iş imparatorluğu 9’dan 5’e bir işiniz varsa ve ailenin sorumluluklarını üstleniyorsanız mevcut görevlerinize uymayacaktır. Ancak bazı temel işleri yapmak mümkündür. Yeni bağlantılar kurmak veya gerçekçi bir iş planı oluşturmak gibi.

Veya daha olumlu ve mutlu olmaya odaklanmak istediğinize karar verdiyseniz ve günlük meditasyonun, tasdik etmelerin, egzersizlerin, yogaların, vejeteryan olmaya karar vermenin  ve alkolden kaçınmanın önemini vurgulayan çok sayıda kitap okuduysanız… Bu eksiksiz yaşam revizyonunun neden bir hafta içinde eşzamanlı olarak gerçekleştirilemediği tamamen anlaşılabilir bir durumdur (bir Ashram’da* kalmadığınız müddetçe!)

Ancak pes etmeyin. Sadece kendinize bir mola verin. Koşmadan önce yürüyün.

İşte size sadece kişisel gelişiminize devam etmenizi değil, aynı zamanda bu önemli hayalleri hayata geçirmenizi sağlayacak üç ipucu:

1) Bir değişiklik seçin ve onu basitleştirin.

https://giphy.com/gifs/9JyZqh4PZhiOvgwNxf

Hayatınızın bir yönünü (hatta tüm hayatınızı bile) değiştirmek için ilham aldıysanız, işe ulaşılması çabuk olan tek bir değişiklik uygulayarak başlayın. Böylelikle, her şeyi tek bir seferde değiştiremediğinizde bunalmış hissetmez veya kendi kendinizi başarısızlığa uğratmazsınız. Örneğin; kilo vermek istiyorsanız, işe sağlıksız yiyecekleri keserek başlayın.

2) Bir alışkanlık edinin.

https://giphy.com/gifs/getshorty-epix-get-shorty-3ohhwzeYOVv3VxLNv2

PsychCentral tarafından yapılan araştırmaya göre, bir alışkanlık oluşturmak ortalama 66 gün sürüyor. Günlük yapılacaklar listenizi yazmayı hatırlamak gibi daha küçük alışkanlıklar iki hafta kadarlık bir sürede oluşturulabilir. Bu nedenledir ki, büyük bir yaşam tarzı değişikliği içeren bir alışkanlık edinmenin biraz zaman alacağı pek şaşırtıcı değil! Bununla birlikte, tek seferde bir alışkanlığa hakim olmak, daha büyük bir plan yapmayı çok daha kolay hale getirecektir.

3) Planınızı tekrar gözden geçirin.

https://gph.is/2GucLMz

Her ne olursa olsun, şansınız; her seferinde bir adım olmak üzere, diğer olumlu alışkanlıkları hâlihazırda oluşturduğunuzda, planınızın sonraki bölümlerini başarılı bir şekilde bir araya getirme konusundaki güveniniz olacaktır

Kişisel gelişim söz konusu olduğunda, anında sonuçları görmek ve olmak istediğiniz kişi olmayı ummak doğaldır. Ancak, ne kadar büyük veya küçük olursa olsun yaşam tarzınızdaki değişiklikler zaman alabilir. Bu yüzden, bir seferde tek bir göreve odaklanmak ve hedeflerinizi planlamak, hayallerinizi gerçeğe dönüştürme olasılığınızı arttıracaktır.

Hayaller kuruyorsun. Hedeflerin var. Sıkı çalışıyorsun. Ve doğal olarak emeğinin karşılığını bekliyorsun. Ancak, çoğu zaman bu beklentiler karşılanmıyor. Hedeflerine ulaşamıyorsun.

Umudunu yitiriyorsun.

Hayat, yapabileceğin her şeyi yaptığında ve hala istenen sonuçları alamadığında, haksız görünüyor.

Zaten hiçbir şeyin yolunda gitmediğini düşünüyorsun, öyleyse denemenin amacı ne? Hiçbir şey yapmak veya tekrar tekrar denemek içinden gelmiyor. Kolayca pes etmeye eğilimlisin.

Peki sıradaki ne?

Her şeyi bırakıp pes mi etmelisin?

Yoksa umut etmek için beklemeli misin?

Sırf çabalarınızda başarısız olmanız ve hiçbir şeyin sizin gözünüzde yolunda gitmemesi, denemeyi bırakmanız gerektiği anlamına gelmez. Öylece, her seferinde başarısız olacağınızı söyleyemezsiniz. Gerçekten geleceğinizi bu şekilde öngöremezsiniz. Göz açıp kapayıncaya kadar her şeyin her zaman yokuş aşağı gideceğine karar veremezsiniz. Bu durum, sadece bu şekilde yapmayı seçerseniz gerçekleşir.

Umudunuz olduğunda ve hayallerinize için çalışmaya devam ettiğinizde, hayallerinize ulaşabilme şansını elde edersiniz. Kendinize inanmak ve en iyisini ummak, tavrınızda büyük bir fark yaratır ve bu tavrınız işinize yansıyarak pozitifliği çeker.

Tabii ki; üzgün, öfkeli veya mutsuz olduğunuz birçok zaman olacaktır. Bu ise tamamen doğal ve sağlıklıdır. Ancak, hiçbir şey için heyecan duymadığınız ve hayatınızdaki her şeye umutsuzca baktığınız noktaya geldiğinizde, bu nokta idareyi ele alıp kendi sorumluluğunuzu üstleneceğiniz ve umudun yardımıyla hayatınızı yeniden rayına oturtacağınız nokta olacaktır.

İşte size hayatınızdaki herhangi bir şey için ümitli olmadığınızda yapmanız gereken 5 şey:

1) Kendinize yatırım yapın.

Önceden var olan yeteneklerinizi geliştirin veya yeni beceriler edinin. Kendiniz ve yetenekleriniz hakkında iyi hissedin. Sizi meşgul ve motive eden üretken alışkanlıklarınız için zaman harcayın. Alışkanlıklar bir rutine sadık kalmanızı sağlar ve size azmetmeyi ve sebat etmeyi öğretir. Ve bu tür bir kararlılık, karşınıza çıkabilecek tüm engellere rağmen, yaşamınızda ilerlemenize yardımcı olur.

2) Her şeyi kontrol etmeye çalışmayın, bırakın olsun

Umutsuz hissetmemizin başlıca sebeplerinden biri, işlerin yolunda gitmediğini görmemizdir. Birçok dış faktör hayatınızı etkiler ve bu yüzden her şeyi kontrol edemezsiniz. Her durumu kontrol etme arzusu sizi sadece tüketecektir. Kontrol edemediğiniz şeyler hakkında endişelenmenin size hiçbir faydası yoktur. Bu sebeple, sadece neyi kontrol edebilecekseniz ve geliştirebilecekseniz, ona odaklanın ve gerisini umursamayın.

3) Erken sonuca varmaktan kaçının. İşler çoğu zaman o kadar kötü değildir.

Bizler bazen bir yargıya varmakta çok hızlı davranırız. Halbuki işler tamamen çözülmemiştir. Belirli bir durum hakkında bir fikir oluşturmadan önce bekleyin. Çünkü çoğu zaman, fazlaca düşünme ve gereksiz yere endişelenme eğiliminde oluruz. Her şey zihnimizde olduğu kadar kötü değildir. Bu umutsuz anlarda, bir an durup sakince düşünmeniz ve bunu fikirlerinize yansıtmanız yeterlidir.

4) İçinde bulunduğunuz durumu etraflıca düşünün.

Yolunuza gitmeyen belirli bir durumdan dolayı üzüldüğünüzde, bir kalem ve kağıt alın. Pozitifleri, negatifleri, kontrol edebileceğiniz ve kontrol edemeyeceğiniz şeyleri listeleyin. Düşüncelerinizi bir yere yazmak size net bir bakış açısı sunacak ve tekrar düşünmeniz ve daha ileriye gitmeniz için doğru bir karar vermenizi sağlayacaktır.

5) Kendinizi sonsuz olasılıklara açık hale getirin.

Umut, hayatınızı yükselten ve daha fazla pozitifliğe giden yolu belirleyen inanılmaz bir duygudur. Her şey umutla başlar. İyi şeylerin yoluna girdiğine inandığınız zaman, kendinizi buna hazırlar ve bu doğrultuda çalışırsınız. Ancak umutsuz olduğunuzda, yolunuza gelebilecek her türlü gelişmeye kapıları kapatırsınız.

Hayatınızı iyileştirmek için bir fırsat bulmaya çalışmaktan asla vazgeçmeyin. Her zaman bir seçenek vardır. Sadece umuda sahip olup kapılarınızı buna açmanız gerekir.

Her ne olursa olsun, hedefleriniz için çalışmanızı sağlayan şey sizi motive ve teşvik eder. Kendinize inanmanızı sağlar. Bu ise bir gün emeklerinizin karşılık bulacağı anlamına gelir.

Karar verme şekliniz çok önemlidir. Sonuçta, hayatınız bir bakıma sadece kararlarınızın sonucudur.

Peki, yaşamda doğru kararları nasıl veriyorsunuz

Hayatta ilerlemek için korku temelli kararlar yerine büyümeye yönelik kararlar vermelisiniz

Örneğin, sevmediğiniz bir işte olduğunuzu varsayalım. Başka bir iş bulamamaktan korkup sahip olduğunuz koltukta kalmaya karar verirseniz, bu korku temelli bir karar olur. Kısa vadede kendinizi güvende hissetmenize neden olabilir, ancak uzun vadede pişmanlığa yol açacaktır. Büyüme odaklı karar, risk almak ve potansiyelinize uyan başka bir iş bulmak demektir.

Doğru soruyu sorun.

https://giphy.com/gifs/book-library-literacy-l0HlRnAWXxn0MhKLK

Büyüme odaklı kararlar ve korku temelli kararların altında farklı sorular yatar.

Korku temelli kararların altında yatan soru şudur: ”Ya işe yaramazsa?’

Bu soru zihninizi olumsuz olasılıklarla doldurur ve korkmanıza sebep olur. Sonucunda ise bildiğiniz ve güvenli olduğunu düşündüğünüz yolu seçersiniz.

Büyüme odaklı kararların altında yatan soru ise şudur: ”Ya işe yararsa?”

Bu soru zihninizi olumlu olasılıklarla doldurur ve sizi iyimserliğe götürür. Tüm potansiyelinize ulaşmak için gerekli riski almanıza yol açar.

Pişmanlığı Azaltmayı Amaçlayın.

https://giphy.com/gifs/qfGkt9PccoB2M

Korku temelli kararlar pişmanlığa yol açacaktır. Bu nedenle, kendinizi büyüme odaklı kararlar almaya itmenin iyi bir yolu pişmanlık azaltma çerçevesini kullanmaktır.

Hayattaki pişmanlığınızı en aza indirmeyi ve kaçırılmış fırsatların olmamasını hedefleyin. Bundan yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda “Bunu yapabilirdim” demek istemezsiniz.

Ya başarısız olursanız? Adam Grant’in Originals’te buna iyi bir cevabı var:

“Başarısızlığın pişmanlığı, denememenin pişmanlığından daha az”.

Seçici Olun.

https://giphy.com/gifs/transparent-video-games-sprites-ZDVkQnb0bMnOo

Fırsatları kaçırmamalısınız ki, ancak doğru fırsatları değerlendirdiğinizden emin olasınız.

Görüyorsunuz ki, kapasiteniz sınırlı. Bu sınırlı kapasitenizi yanlış fırsatlar için kullanırsanız, doğru olanlara yetiremezsiniz. RickWarren;

“Harika fırsatlara evet diyebilmeniz için iyi fırsatlara hayır deyin.”

Bir tampon oluşturun.

https://giphy.com/gifs/automatic-buffer-attachment-fYgSHIzlqqGuA

Kör risk almak yerine hesaplanmış risk almalısınız. Bu, bir tampon oluşturmanızı gerektirir. Bu şekilde, güvenilmez olmadan da doğru riskler alabilirsiniz

Doğru soruyu sorun, pişmanlığı en aza indirmeyi, seçici olmayı ve bir tampon oluşturmayı hedefleyin. Bunlar, korku temelli kararlar yerine büyümeye yönelik kararlar almanıza yardımcı olacaktır

Bütün gün hiçbir şey yapmadan oturan erkekler gördüm ve insanların verimsiz olduğu bu durumdan nefret ettim. Bütün gün kanepede oturan bir adamı sevmiyorum. – Olga Kurylenko

Verimsiz olmak; insana, üretkenlik hakkında 3 şey öğretir. Bu kısa listeyi faydalı bulacaksınız.

Verimlilik tutkuyla başlar.

https://giphy.com/gifs/VQ2hceUPByko0

Yaptıklarınızla ilgileniyorsanız, üretken olmak daha kolaydır.

Tutku, yaptığınız şeyin itici gücü olduğunda, o iş artık günlük tatsız ve zevksiz bir iş olmaktan çıkar.

Yaptıklarınız konusunda tutkulu olduğunuzda, o şeyi yapma dürtünüz artar.

Tutku, yaptığınız şey için duyduğunuz yoğun bir istek ya da coşku olarak tanımlanır.

İçinde kaybolduğunuz ve geçen zamanı fark etmediğiniz bir şeyi yapmak daha kolaydır. Aksi halde işiniz küçümsediğiniz ve hor gördüğünüz bir şeye dönüşür.

Verimlilik için tutku gereklidir.

Verimlilik disiplin ile başlar.

https://giphy.com/gifs/ByWoLAbhIoTHq

Hepimiz iki şeyin birinden dolayı acı çekeriz; disiplin acısı ya da pişmanlık veya hayal kırıklığı acısı. – JimRohn

Bu, tutku hakkında söylediklerim ile çelişkili görünecektir, işte bu yüzden sesime kulak verin.

Gerçek tutku verimliliğin bir parçası olsa da, yaptığınız her şey için tutkulu olamazsınız.

Dolayısıyla, öz disiplin, verimlilik söz konusu olduğunda  bir diğer gerekliliktir.

Bazen öncelikli olan görevler ve aktiviteler yapmaktan zevk aldığımız ve sevdiğimiz şeyler olmaz.

Verimlilik BÜYÜK hedeflerle başlar.

https://giphy.com/gifs/Fea5E3Ng3q2Um7NvXH

Küçük hedefleri düşünün ve küçük başarılar bekleyin. Büyük hedefleri düşünün ve büyük başarılar kazanın. – David Joseph Schwartz

Hiçbir hedefiniz olmadığında uğruna çalışacak  bir şeyiniz de olmaz.

Hiçbir hedefiniz olmadığında, heyecanlanacak veya sabırsızlanacak hiçbir şeyiniz kalmaz. Bu ise size verimsiz olmak için bahane verir.

Ancak, kendinize  gerçek ve bir amaca yönelik hedefler koyduğunuzda, verimliliğiniz artmaya başlar.

Çünkü:

Bu, sizi önemli şeyleri daha sık yapmaya iter ve zamanınızı daha akıllıca kullanmanız için bir neden sunar.

Girişimciler ve diğer iş sahipleri işlerine çok fazla zaman harcıyor. Aslında birçok girişimci her gün işlerine 12 saatten fazla zaman harcadığını söylüyor. Başarılı bir girişimci olmak çok fazla çalışmayı ve çok fazla öğrenmeyi gerektirir. Elbette böyle ağır iş yüküne ve pek çok sorumluluğa sahip olmak hızla bunaltıcı hale gelebilir. Peki, başarılı iş sahipleri nasıl idare ediyor?

Çok Fazla İşle Aynı Anda İlgilenmeyi Bırakmak

https://giphy.com/gifs/funny-television-tv-show-tm9zQyZ4WcabK

Çok fazla işiniz olduğunda projeler arasında ileri ve geri geçiş yapmak cazip gelebilir, böylece her birinde ilerleme kaydedebilirsiniz. Fakat aslında bu üretkenliğiniz adına yapabileceğiniz en kötü şeylerden biri. Araştırmalar tutarlı olarak gösterdi ki aynı anda çok görevle ilgilenmek, işinize tempo katmaktansa sizi yavaşlatır.

Gününüzü En Zor Görevlerle Başlatmak

https://giphy.com/gifs/care-paperwork-13bUdxDy4jJUR2

Başarılı girişimcilerin pek çoğu sabah ilk iş olarak en zor işlerine bakar. Öncelikle, çoğumuz iş gününe ilk başladığımızda daha çok enerjiye sahibizdir. Günün ilerleyen saatlerinde, aynı gayreti ve odağı sürdürmek zorlaşır ve bu da ertelemeyi kolaylaştırır. Günün erken saatlerinde zor bir işi halletmek, gelecek görevlerde güç sağlamak için ek enerji veren bir başarı hissi getirir.

Sınırlarını Bilmek

https://giphy.com/gifs/bastille-glory-xUPGcD2Q5iVJgOZyiA

HealthyLiving Network kurucu ortağı JasonBliss “Herkesin faklı sınırları vardır.” diye belirtiyor. “Bir seri girişimci olarak bunun, kendilerinin başarılı olmasına yardımcı olacağını düşünüp tükenme noktasına dek aşırı çalışan çok insan gördüm. Gerçekte; aşırı çalışma, sonuçları daha iyi değil daha kötü hale getirir. Tükenmişliğin uyarı işaretlerini öğrenmek, bana -kısa bir ara için bile olsa- ne zaman geri adım atmam gerektiğini anlamamda yardımcı oldu, böylece kendimi toparladığımda işime geri dönebiliyorum.

Gününü Planlamak

https://giphy.com/gifs/animal-cute-animals-dog-kudIERso2pFiE

Gününüzü daha kontrol edilebilir parçalara böldüğünüzde ve buna uygun gelen eylemleri planladığınızda iş yükünüz sizi o kadar bunalmış hissettirmeyecektir. Yapılması gereken her şeyi yaptığınızda, takip edilmesi gereken yolda kalmanız daha olasıdır. En iyi sonuçları almak için görevlerinizi aciliyet, teslim tarihi ve tamamlanmaları için gereken süreye göre organize edin.

Hepimiz beğendiğimiz ya da beğenmediğimiz kararlar veririz. Bugünün toplumu ve gerçekliği kesinlikle tüm insanların kolektif kararlarına dayanmaktadır. Var olanı bizler oluşturduk, çünkü bizi bugün bulunduğumuz yere yönlendiren kararlar aldık. Görüyorsunuz, bu dünyadaki her şey sebep-sonuç prensibinin büyüsü altında çalışıyor.

Her olayın oluşturduğu bir etkisi vardır. Bu kuraldan hiçbir şey kaçamaz. Ne zaman bir düşünceniz varsa (hayaliniz), bu düşünceyi fiziksel eylem düzleminde tezahür ettirmek için çok daha yüksek bir şans yaratıyorsunuz. Bu düşünceyi uyguladığınızda, oluşturacağı bir etki mevcuttur. Hem de her zaman.

Kötü bir karar vermenin bir sonucu olarak zihninizde bir çatışma olduğunda, bu kararın zaten kötü olduğunu kabul ettiğiniz açıktır. Bu nedenle, onunla başa çıkmak zorunda kalacaksınız.

Bununla birlikte, çoğu durumda insanlar kendi sorunlarını oluştururlar. Bazen problemler, kötü kararlar, kötü düşünceler yoktur – sadece düşünceler, kararlar ve zorluklar vardır (problem olan zorluklar değil). İşte bu yüzden kararınızı “kötü” veya “yanlış” gibi sıfatlarla ilişkilendirmeden önce farklı açılardan ve bakış açılarından yeniden değerlendirmeniz gerekiyor.

Kararınızın gerçekten yanlış olduğu ve sonuçlarını tecrübe ettiğinizde, olumsuz etkisinden nasıl kurtulacağınızı bilmek günlük hayatınızı kurtarabilir. Alınan hasarı en aza indirmeliyiz ve kötü etkiler sinirlerimizi ve enerjimizi daha fazla kötü etkilemeden kendimizi iyileştirmeliyiz.

İşte kötü bir karar verdikten sonra etkilerinden kurtulmak için 4 yöntem:

Üzerinde Çok Fazla Durmamak

https://giphy.com/gifs/thestandingo-standing-o-thank-you-obama-l0Exegw7bHnNTi4wM

Bazen hayatımızın akmasına ve yaşananların geçmişte kalmasına izin veremeyiz. Buna izin vermek ilk başta imkansız gibi gözükebilir. Ve çoğu zaman bu düşünceler bizi oldukça tatsız hissettirecek ve bilinçli bir şekilde bittiğini düşününceye kadar devam edecek. İzin vermezseniz hayatınızın, olumsuz düşünme döngünüzde sıkışıp kalmaktan başka bir şey yapamayacağının farkına varın.

Bu konuda uzman Psikolog Mark Harmer şunları söylüyor:

Gitmesine izin vermelisiniz çünkü verdiğiniz kararlar geçmişe aittir. Bunu yaptığınızda, sizin için en iyisini yaptığınızı düşündünüz ve geçmiş zihniyetinize ve bilginize göre harekete geçtiniz. Bu, eylemleriniz için sorumluluk almamanız gerektiği anlamına gelmez. Kendinizi rahatlatmak ve hata yapabilecek bir insan olduğunuzu anlamanız gerekir.

Gelişmek İçin Bir Fırsat

https://giphy.com/gifs/opportunity-unGPk4bw5Vjqw

Kötü bir karar verdiğinizde, otomatik olarak aklınızdaki bir şeyle ilişkilendirirsiniz. Başımıza gelen şey her ne olursa olsun kendi algımıza göre etkileniriz. Bu nedenle, ne zaman kötü kararlar verirseniz, durumu başka bakış açılarıyla algılamaya çalışın. Örneğin, “kötü kararınızı” size yeni bir şey öğreten bir hata olarak algılarsanız, hayal kırıklığına uğramak yerine yaşadığınız olaylar sizi sevindirir.

Her Şey Geçicidir ve Her Şey, Şuan’da Olur

https://giphy.com/gifs/omg-bollywood-india-26n60EBOjX68nrzsk

Sadece şu anı deneyimleyebiliyoruz. Geçmişi veya geleceği düşündüğümüzde, kontrolü ele almak yolunda beynimizi beslemek için kullandığımız çok öznel bir yanılsama yaratırız. Ancak, gözlerinizi beş saniye boyunca kapatıp tekrar açtığınızda ve yalnızca şu anı yaşayabileceğinizi gözlemlediğinizde, aklınızdakilerin geçici olduğunu anlayacaksınız.

Duygular gelir ve gider. İşler yapılır ve sonra unutulurlar. İnsanlar doğar ve sonra ölürler. Görüyorsunuz, hiçbir şey yerinde kalmıyor. Yani yaptığınız her hata, yakında zamanla silinecek. Kendinizi teşvik etmek için yapabileceğiniz en önemli şey sadece ‘şimdi’ye odaklanmak.

Sorunu Ele Alın ve Çözümü Bulun

https://giphy.com/gifs/jar-solution-FCpP5PJvNCMHm

Sorunu yakalamak bir şeydir, çözümü bulmak başka bir şeydir. Genellikle, kötü kararlar verdikten sonra insanlar farklı sonuçlar ya da problemlerle karşı karşıya kalırlar. Bu sorunlara yine iyimserlikle bakılabilir ve yalnızca doğru çözümü bulmak için kullanılmaları gerekir.

Sorunu düşünmeye ve üzerinde durmaya devam ettiğimiz zaman, çözümlere odaklanmamız gerektiğini unutuyoruz. Çözümü bulduğunuzda, hasar en aza indirgenir ve kolayca devam edebilirsiniz.

Size Yakın Biriyle Konuşun

https://giphy.com/gifs/reactiongifs-mrw-show-13XAxoal3ho7jq

Kendinizi artık kontrol edemediğiniz bir çok güçlü duygular karşısında boğulmuş bulursanız, birileriyle temasa geçmelisiniz. Kesinlikle bir profesyonelden bahsetmiyorum; sadece arkadaşlarınızla, ailenizle veya sizinle bir duyguyu paylaşan insanlardan söz ediyorum.

Aklınızdakileri dile getirdiğinizde, bilinçaltınız çözüm aramaya başlayacaktır. Bu nedenle, farkında bile olmadan kendinizi çözümü konuşurken bulabilirsiniz. Ayrıca, sizi önemseyen diğer insanlarla iletişim kurduğunuzda, mevcut zorluklarınızda arasında size yardımcı olabilecek şaşırtıcı yanıtlar bulabilirsiniz.

Tamamen Minnettarlığa Teslim Olun

https://giphy.com/gifs/nfl-football-touchdown-drew-brees-LVs3HCtElHsyLgmEG3

Hiç güçlü bir minnettarlık hali yaşadınız mı? Bu çok etkileyici bir ruh hali değil mi. Açıkçası, bütün olumsuz durumları, ruh hallerini ve düşünceleri bu kadar hızlı ve verimli bir şekilde ortadan kaldırabilecek başka bir yol düşünülemez. Sürekli bir şeyler talep etmeyi bıraktığınız ve sahip olduklarınızın kıymetini bilmeye başladığınız zaman, sizin için yeni kapılar açılıyor. Minnettarlık, zihninize yük olan her şeyi bırakmanıza yardımcı olacaktır.

Çıkarımlar

Kötü sonuçlar doğuran kararlarınızı bırakmak imkanız değil. Önce nedenini ve etkisini anlamanız gerekir. Daha sonra, adım adım ilerleyebilir ve sorunu, acı, üzüntü veya hayal kırıklığı gibi olumsuz duygular olmadan çözebilirsiniz. Hepimiz geçmişin ötesine geçebilir ve şimdiki ana odaklanabiliriz. Şu an geleceğimize ve bugünüme etki edebilecek tek zamandır. Bu yüzden şimdi karar vermelisiniz.