Egzersizin en önemli yararlarından biri kas ve güç kazandırmasıdır. Sağlıklı bir kas miktarına sahip olmak, egzersizde ve günlük yaşamda elinizden gelenin en iyisini yapmanıza olanak sağlar.

Maksimum kas kazancı için üç ana kriter karşılanmalıdır: yaktığınızdan daha fazla kalori yemek, parçaladığınızdan daha fazla protein tüketmek ve kaslarınızı zorlayıcı bir egzersiz programı.

Besin takviyesi almadan tüm bu kriterleri yerine getirmek mümkün olsa da, bazı durumlarda  bazı takviyeler kullanmak, hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olabilir.

1. Kreatin

Kreatin, vücudumuzda doğal olarak üretilen bir moleküldür. Kaslarımız ve diğer dokularımız için enerji sağlar. Bununla birlikte, bunu bir diyet takviyesi olarak almak, kas kreatin içeriğini normal seviyelerinin ötesinde % 40’a kadar artırır. Bu durum, kas hücrelerini ve egzersiz performansını etkiler, kas kazancını arttırır. Aslında, çok sayıda araştırma kreatinin kas gücünü artırdığını göstermektedir.

2. Protein Takviyeleri

Yeterli protein almak, kas kazanmak için çok önemlidir. Spesifik olarak kas kazanmak için, vücudunuzun doğal süreçlerde parçaladığından daha fazla protein tüketmeniz gerekir. İhtiyacınız olan tüm proteini, protein yönünden zengin yiyeceklerden elde etmek mümkün olsa da, bazı insanlar bunu yapmakta zorlanıyor. Bu size benziyorsa, bir protein takviyesi almayı düşünebilirsiniz .

Diyet takviyesi almadan tüm bu kriterleri yerine getirmek mümkün olsa da, bazı takviyeler hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olabilir.

3. Beta-Alanin

Beta-alanin , yorgunluğu azaltan ve egzersiz performansını artırabilen bir amino asittir. Ek olarak, bir egzersiz programı izliyorsanız beta alanin kas kütlesini artırmaya yardımcı olabilir.

4. BCAA

Dallanmış zincirli amino asitler (BCAA’lar) üç ayrı amino asitten oluşur: lösin, izolösin ve valin. Protein kaynaklarının çoğunda, özellikle et, kümes hayvanları, yumurta, süt ürünleri ve balık gibi hayvansal kaynaklı olanlarda bulunur. BCAA’lar kas gelişimi için kritik öneme sahiptir ve kaslarınızdaki amino asitlerin yaklaşık %14’ünü oluşturur.

Teff tohumu, aslında tıpkı buğday, yulaf, kinoa, karabuğday ve chia tohumu gibi bir tahıl tanesidir. Son zamanlarda çok fazla konuşuluyor, mucize bir besin gibi gösteriliyor. Tek başına hiçbir besin mucize değil,  illaki teff tüketmemiz de gerekmiyor. Ülkemizde yetişen ve buğdaydan üretilen bulgur da bizim vitamin ve mineral ihtiyacımızı karşılamaya yeterlidir. Teff, doğal olarak Afrika’da yetişen, gluten içermeyen ve protein içeriği oldukça yüksek bir tahıldır. Bu özelliği ile çölyak hastaları ve gluten hassasiyeti olan bireyler için buğday alternatifi bir besindir. Bu bireyler, buğdayın  ve buğday ununun kullanıldığı ekmek, çorba, pilav, kek ve kurabiye gibi besinlerin yapımında teffi kullanabilirler. Ayrıca teff tohumu protein, diyet lifi, kalsiyum ve demir oranı oldukça yüksek olan bir tahıldır.

Teff tohumu, aslında tıpkı buğday, yulaf, kinoa, karabuğday ve chia tohumu gibi bir tahıl tanesidir.

Başlıca faydaları;

*Yüksek lif içeriği ile kan şekeri dengesini sağlamada etkili bir besindir. Diyabet hastaları rahatlıkla tercih edebilirler.

*Çölyak hastalığı ve gluten hassasiyetinde tahıl olarak tüketilebilecek çok iyi bir alternatiftir.

*Yüksek oranda kalsiyum, demir ve protein içeriği ile vejeteryan bireyler için de iyi bir besin kaynağıdır.

*Ayrıca kilo problemi olan bireyler de metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olduğu için salatalarına, çorbalarına ekleyerek  kullanabilirler.

Ayrıca kilo problemi olan bireyler de metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olduğu için salatalarına, çorbalarına ekleyerek kullanabilirler.

*Bununla birlikte son zamanlarda popüler olan teff çayı mucize bir içecek değildir. Teff tahıl olarak kullanılan bir besin, bahsedilen teff çayında ise teffin haricinde bir çok ilave bulunmaktadır.

HAYDİ ARTIK BALIK ZAMANI !!!

Sonbaharın en gözde besinlerinden biri balık.Kimilerine göre öyle olmasa da faydalarına bakıldığında aramızı iyi tutmamız sağlığımız için daha iyi .Protein içeriği yüksek bir besin olmakla birlikte A , D, K ve B grubu vitaminleri ile fosfor, magnezyum ,selenyum , iyot , çinko gibi değerli minareller açısından zengin bir kaynaktır.Diğer et türlerinden farklı olarak doymuş yağ içermez.Balıklarda omega-3 yağ asitleri olan EPA ve DHA doymamış yağ asitleri bulunur.Bu yağ asitleri, vücudumuzun kendi kendine üretemediği ve beslenme yoluyla dışardan alınması zorunlu (esansiyel) yağ asitleridir. Bununla birlikte balıktaki proteinler vücudun gereksinim duyduğu bütün esansiyel amino asitleri içerir.

 

Peki sağlığımız üzerine ne gibi etkileri var balığın ?

Bu sağlık deposu besine, özellikle bu sonbahar aylarında soframızda daha çok yer vermemiz çok önemli.Bununla birlikte dikkat edilmesi gereken en önemli konu balığın pişirilme yöntemi.Saydığımız tüm bu faydalarını ancak sağlıklı bir pişirme yöntemiyle sağlayabiliriz.Yani ızgarada , fırında ya da buğulama şeklinde pişirmek çok önemli.Yanında bol limonlu salata veya sebze garnitürlerle sağlıklı bir öğün hazırlayabilirsiniz.Afiyet olsun .Sağlıkla…