Kişisel gelişim kitap önerileri arasında yer alan Milyoner Aklın Sırları bakış açınızı değiştirecek. T. Harv Eker’in yazmış olduğu eseri, şimdiye kadar doğru diye kabul ettiğiniz, kendinizi şartlandırdığınız metaların aslında ne kadar yanlış olduğu konusunda tamamen aydınlatacaktır. Networkokulu.net olarak, bu son derece önemli eseri sizler için inceledik

Hiç bazı insanların kolaylıkla zengin olurken diğerlerinin yaşam boyu ekonomik sıkıntıdan kurtulamamasının nedenini merak ettiniz mi? Acaba fark eğitimde, zekada, yetenekte, zamanlamada, çalışma alışkanlıklarında, sosyallikte, şansta mı; yoksa iş, meslek seçiminde ya da yapılan yatırımlarda mı? Yazara göre sorunun cevabı temelde, yukarıdakilerden HİÇBİRİ…

Harv Eker‘e göre bu sorunun cevabı geçmişteki şartlanmalarla bilinçaltımıza kazınan para haritalarımızdan geçiyor. Herkesin bilinçaltında kişisel bir para haritası vardır ve bu harita kişilerin parasal başarılarını belirlemede her faktörden daha önemlidir.

Kitap İncelemeleri – Milyoner Aklın Sırları

Kitap incelemeleri bölümümüzde bugün dünyanın en önemli kişisel gelişim uzmanları arasında yer alan Harv Eker, son derece çarpıcı bir kitap olan Milyoner Aklın Sırları ile başarılı insanların sırlarını tüm insanlığa sunuyor. 17 Parasal Başarı Dosyası başlığı altında topladığı tecrübelerini son derece basit ve de anlaşılır bir dil ile anlatmıştır. Dilerseniz şimdi onlara birlikte bakalım;

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 1

"Parasal başarıya ulaşmış insanların inanıcı: “Hayatımı ben yaratırım!”. Ekonomik sıkıntı yaşayan insanların inancı: “Hayat başıma gelenlerden ibarettir!”

“Parasal başarıya ulaşmış insanların inanıcı: “Hayatımı ben yaratırım!”. Ekonomik sıkıntı yaşayan insanların inancı: “Hayat başıma gelenlerden ibarettir!”

Eğer parasal başarıyı yakalamak, zengin olmak istiyorsanız, hayatınızın. Özellikle de finansal hayatınızın direksiyonunda olduğunuza inanmanız ön koşuldur. Eğer buna inanmazsanız içinizin derinliklerinde kendi yaşamınız üzerinde kontrolünüz olmadığı için parasal hayatınızı da denetleyemeyeceğinize inanıyorsunuzdur.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 2

“Parasal başarıya ulaşmış kişiler para oyunu kazanmak için oynarlar. Ekonomik sıkıntı çeken kişiler ise para oyununu kaybetmemek için oynarlar.”

Size bir soru soracağım:  Herhangi bir spor dalında sadece defans yapsaydınız, maçı kazanma şansınız ne kadar olurdu? Bu soruya insanları çoğu “çok az” ya da “hiç” diye cevap verecektir.

İşte çoğu insan para oyununu bu şekilde oynar. Bu tip kişilerin en büyük kaygısı, bolluk ve zenginlik yaratmak yerine, hayatta kalmak ve güvencede olmaktır. Bu açıdan bakıldığında, amacınız nedir? Hedefiniz nedir? Gerçek niyetiniz nedir?

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 3

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar bu yola baş koyarlar. Ekonomik sıkıntı çeken insanlar zengin olmayı sadece isterler.”

Çoğu insan zengin olmak isteyip istemediğini sorun, size bakıp delirmiş olduğunuzu düşünecektir. “tabi ki olmak isterim” diyecektir. Gerçekte ise insanların çoğu zengin olmak istemez. Neden? Çünkü, bilinçaltlarındaki dosya, zengin olmanın iyi bir şey olmadığı hakkında anlatılan, öğretilen bir sürü olumsuzluklarla doludur.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 4

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar büyük oynarlar. Ekonomik sıkıntı çeken insanlar küçük oynarlar.”

Bir ara seminerlerimizden birinde ders veren bir hocamız vardı. Toplam servetini üç yıl içerisinde üçe katlamıştı. Sırrı sorulduğunda: “Her şey ben büyük düşünmeye ve büyük oynamaya başladığım an da değişti.” Dedi. Size, “Pazara sunduğunuz değerle orantılı para kazanırsınız.” diyen Gelir Yasası’nı hatırlatmak isterim.

Kitap İncelemeleri – Liderlik Nitelikleri >>

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 5

“Kendini parasal başarıya adayanlar fırsatlara odaklanır. Kendini parasal başarıya adamayanlar engellere odaklanır.”

Kendini parasal başarıya adayanlar fırsatları görürler. Diğerleriyse engelleri! Kendini parasal başarıya adayanlar potansiyel büyümeyi görürler. Diğerleriyse potansiyel kayıpları! Kendini parasal başarıya adayanlar ödüllere odaklanırlar. Diğerleriyse risklere.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 6

“Parasal başarıya odaklı insanlar zengin kişilere hayrandırlar. Ekonomik sıkıntı çeken insanlar ise zengin kişilerden nefret ederler.”

Parasal başarıya ulaşmış insanlar, parasal alanda başarı kazanmak için gerekenleri –ki bu gereklilikleri kitabımızın en başından buraya kadar fazlasıyla aktardım- yapmadıkları halde bu alanda- gereken her şeyi yaptığı için- başarı kazanmış kişilere, kıskançlıkla bakarlar: “Amma da şanslılar” diyerek kestirip atarlar. Hatta bunu bilinç altlarında daha da ileriye götürüp “zengin manyaklar işte!” diye fısıldayarak bu duygularını nefret boyutuna taşıyanlar dahi olur.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 7

"Kendini parasal başarıya adayanlar fırsatlara odaklanır. Kendini parasal başarıya adamayanlar engellere odaklanır."

Parasal başarıya odaklı insanlar, başarılı ve olumlu insanlarla takılırlar. Parasal başarıyı hedeflemeyen insanlar başarısız ve olumsuz insanlarla takılırlar.”

Artık biliyorsunuz ki, gerçekte başarıya ulaşmak istemeyenler kaybedenlerle takılır. Neden? Teselli bulmak için. Sadece parasal anlamda değil, yaşamın diğer alanında da başarısız olan insanların çoğu çok başarılı kişilerin yanında rahatsız olurlar. Ya reddedilmekten ya da oraya ait olmamaktan korkarlar. Sonra da insanın egosu, kendini korumak için, eleştirmeye ve yargılamaya yönelir.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 8

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar kendilerinin ve değerlerinin tanıtımını yapmaya gönüllüdürler. Parasal başarıyı yakalayamamış insanlar satış, tanıtım ve reklam konularında olumsuz düşünürler.”

Başarının önündeki en büyük engellerden biri de, tanıtım, satış ve reklamdan nefret etmektir. Aslında durum gayet açık: Kendinizi, sunduklarınızı takdir etmezseniz, değerlerinizin tanıtımını yapmazsanız, verdiğiniz hizmeti insanlara tanıtmazsanız, kendi işinizde ya da temsil ettiğiniz işte diğer insanlar sizi nasıl tanıyacak ve nasıl büyük paralar kazanacaksınız?

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 9

“Parasal başarıya ulaşmış zengin insanlar kendilerini sorundan daha büyük görürler. Ekonomik sıkıntı çeken insanlar kendilerini sorundan daha küçük görürler.”

Parasal başarıya ulaşmak parkta bolca yürüyüş yapmaktan geçmez. Ama parkta yürüyüş yapmaya çok benzer. Kıvrımlar, dönüşler, kavşaklar ve engellerle dolu bir yolculuktur. Parasal anlamda başarıya giden yol, tuzaklar ve kuyularla bezenmiştir ve birçok kişi bu yüzden bu yola çıkamaz. Söz konusu kişiler, çalkantıları, baş ağrılarını ve sorumlulukları istemezler. Kısaca, sorun istemezler. Problemi gördükleri anda kaçarlar, kaçmak için hemen her şeyi yaparlar. Çelişki şuradadır; sorunlarının olmamasını hedefleyerek aslında en büyük sorunu yaratırlar: Mutsuz ve parasız kalırlar.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 10

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar, “Her verici için bir alıcı ve her alıcı için bir vericinin bulunması gerekir.” diye düşünürler. Ekonomik sıkıntı çekenler “Vermek almaktan daha iyidir” diye düşünürler.”

Çoğu insanın parasal potansiyeline tam erişememesinin birinci nedeni nedir biliyor musunuz? Kötü “alıcı” olmalarıdır. Bu kişiler vericilikte iyi de kötü de olabilirler, ama alıcılıkta kesinlikle kötüdürler.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 11

 

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar, kendi yarattıkları sonuçlara göre para kazanmayı tercih ederler. Ekonomik sıkıntı yaşayan insanlar, çalıştıkları saate göre para kazanmayı tercih ederler.”

“Okula git, iyi notlar al, iyi bir iş bul, düzenli bir maaşın olsun, dakik ol, sıkı çalış; emekliliğini al, ondan sonra ömür boyu mutlu yaşarsın.” Öğüdünü hiç duydunuz mu? Sizi bilmem ama ben yukarıdaki sözün yazılı garantisini görmeyi çok isterim doğrusu. Ne yazık ki, bu akılcı öneri, Peri masalları, Birinci Ciltte diş perisi hikayesinden sonra geliyor.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 12

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar “her ikisi de” diye düşünürler. Ekonomik sıkıntı yaşayan insanlar “ya o, ya bu” diye düşünürler.”

Zengin insanlar kısıtlamaların dünyasında yaşamazlar; zengin olmayan insanların kısıtlamaların dünyasında yaşarlar. Elbette her ikisi de aynı fiziki dünyadadır ama farklı bakış açılarına sahiptir.  Yoksul ve orta halli insanların çoğunun, geçmişinde yoksulluk vardır. Bu kişiler, “Etrafta o kadar çok şey var ve üstelik gittikçe artıyor, elbette hepsine sahip olamayız.” Gibi düsturlara uyarak yaşarlar.

Peynirimi Kim Kaptı –  Değişim Üzerine Alınması Gereken Notlar >>

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 13

"Parasal başarıya ulaşmış insanlar, toplam servetleri üzerine odaklanırlar. Ekonomik sıkıntı yaşayan insanlar, aylık gelirleri üzerine odaklanırlar."

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar, toplam servetleri üzerine odaklanırlar. Ekonomik sıkıntı yaşayan insanlar, aylık gelirleri üzerine odaklanırlar.”

Para konusunda toplumuzda insanlar hep tipik olarak “ne kadar kazanıyorsun?” sorusunu sorarlar. “Toplam net servetin nedir?” sorusunu çok sık duymazsınız.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 14

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar, paralarını iyi yönetirler. Ekonomik sıkıntı yaşayan insanlar, paralarını kötü yönetirler.”

Thomas stanley, “The Millionaire Next Door” adlı çok satan kitabında, Kuzey Amerika’nın milyonerlerini araştırdıktan sonra, bu kişilerin kim olduklarını ve nasıl zengin olduklarını anlatıyor. Çıkardığı sonuçlar kısa bir cümlede özetlenebilir: “Zengin insanlar, paralarını yönetmekte başarılıdırlar.”

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 15

 

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar, kendi enerjileri kadar paranın da enerjisini doğru kullanırlar. Ekonomik sıkıntı yaşayan insanlar, sadece kendi enerjilerini kullanırlar.”

Belki siz de insanların çoğu gibi, “Para kazanmak için çok ama çok çalışmalısın.” Sözüyle programlanarak büyüdünüz. Büyük bir olasılıkla, “Para kazanmak için akıllıca çok çalış ama daha çok paranın senin adına çalışmasını sağla.” Yönünde başka bir programlamanız da olmadı.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 16

“Parasal başarıya ulaşmış insanlar, korkmaların rağmen harekete geçerler. Parasal başarıya odaklanmayan insanlar korkunun kendilerini durdurmasına izin verirler.”

Bu kitapta daha önce Oluşum Sürecinden söz etmiştik. Şimdi formülümüzü gözden geçirelim: düşünceler duygulara, duygular davranışlara, davranışlar da sonuçlara yol açar.

Milyonlarca insan parasal bolluk içinde olmayı sadece düşünür. Binlerce insan hayal eder, çok az insan da bunu biraz ileriye götürür; bu hayalini geliştirmek için yemin eder ve bu konuda meditasyon yapar. Ama daha bugüne kadar hayalini kurduğu şeye ulaşmak için sadece yemin eden ve meditasyon yapan bir kişinin kafasına gökten bir çuval dolusu para düştüğünü hiç görmedim.

Milyoner Aklın Sırları Parasal Başarı Dosyası 17

“Parasal başarıya ulaşmayı hedefleyen ve ulaşanlar, sürekli öğrenerek kendilerini geliştirirler. Parasal başarıyı hedeflemeyenler ve yakalamayanlar, her şeyi zaten bildiklerini zannederler.”

Çoğu zaman, “en tehlikeli üç sözcük” dediğim sözcükleri katılımcılara anlatırım. Bu güçlü, “Ben onu biliyorum.” kelimeleridir. Peki bir şeyi bildiğiniz nereden biliyorsunuz? Çok basit. Eğer bir şeyi yaşamışsanız onu bilirsiniz. Bunun dışında, onu duymuşsunuzdur, ama onu gerçekten bilmiyorsunuzdur. Kaba bir tabirler, eğer gerçekten paralı ve mutlu değilseniz, para, başarı ve yaşam hakkında hala öğreneceğiniz bir şeyler var demektir.

Kişisel gelişim ile ilgilenen insanlar için son derece önemli bir kitap olan Milyoner Aklın Sırları, sizleri sıradan insanların yanlış düşüncelerinden kopartacaktır. Peki siz bu kitabı okudunuz mu? En çok hangi bölümünü sevdiniz? Networkokulu.net takipçilerine başka hangi kişisel gelişim kitabını tavsiye edersiniz? Düşüncelerinizi bizimle yorum kısmından paylaşabilirsiniz. 

Dünyanın en çok satan kişisel gelişim kitapları arasında (The Secret Of Letting Go) olan Vazgeçebilmek, Guy Finley’in kaleme aldığı bir kişisel gelişim kitabıdır. Bu kitap, değişime hazır olanlar için bir cevap niteliğindedir. Peki bu kitaptan öğrenebileceklerimiz nelerdir? Gelin birlikte inceleyelim.

Yazar Guy Finley Hakkında

Ünlü yazar Guy Finley, dünyada listelerde çok satan olarak haftalarca kalmış olan kişisel gelişim kitaplarının yazarıdır. Finley, aynı zamanda uluslararası tanınmış ruhani bir eğitimci olarak da bilinmektedir. Gerek okurlarından gerekse otoritelerden oldukça fazla övgü almış, etkileyici bir kitap olan Vazgeçebilmek dahil, 45’ten fazla kitap ve ses/video programının da yazarı konumundadır.

Çağımızın, mistik ve deneyimli filozofları arasında kabul edilen Guy Finley eserlerinde, günümüz hayatının, otoriter kişisel ve sosyal konularının (ilişkiler, başarı, bağımlılık, stres, huzur, mutluluk, özgürlük) tam odak noktasına dokunmakta ve insanı daha üst seviye bir hayata götürmektedir. Kitapları, kişisel gelişim kitap önerileri arasında her zaman ilk sıralardaki yerini almaktadır.

Yirmi beşten fazla dile çevrilmiş olan eserleri doktorlar, uzmanlar ve hemen her mezhepteki dini liderler tarafından da övgü görmüştür.

Kitap Önerileri – Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı >>

Vazgeçebilmek Kitabından Ufkunuzu Açacak Alıntılar

Guy Finley - Mutluluk, nasıl soluduğumuz havayı bulmak için aramamız gerekmiyorsa, aynı şekilde mutluluğu da aramamız gerekmediğini anlayan kişilere gelir.

Bu yazımızda da sizler için Vazgeçebilmek kitabından derlediğimiz, ufuk açıcı maddelere yer verdik. İyi okumalar..

  1. En büyük gücümüz, ilerîdeki daha parlak günleri hayal edebilmemiz değil, mutluluğumuzu azaltan tüm başıboş karanlık düşünce ve duyguları –her an için- kolaylıkla kovabilme gücüyle donanmış olmamızdır.
  2. Geride bırakmak, neler olabilirdi diye düşünerek hüsran dolu hayallerle yaşamak değildir.
  3. Kızgınlığımız bizi dış dünyadan korumaz. Bu kızgınlık duyarsızlığın ta kendisidir.
  4. Neyin doğru olduğunun keşfedilmesi için her zaman önce neyin yanlış olduğunun ortaya konması gereklidir.
  5. Yalnızca kendiniz hakkında dürüst olmaya istekliliğiniz ölçüsünde, özgür olabilirsiniz.
  6. Kendinizi kendinize açabilirseniz, bu dünyada hiçbir şey sizden saklanamaz.
  7. Fark edilen bir güçsüzlük, reddedilen bir güçsüzlüktür.
  8. Onsuz yaşamaktan korktuğunuz bir şeyi geride bıraktığınızda kaybettiğiniz tek şey korkunun kendisidir.
  9. Korkuyla savaşmak, ürkütücü bir gölgeyi nakavt edecek bir yumruk atmaya çalışmaya benziyor. Tüm yaptığınız kendinizi yıpratmak. Korkularınızı kesin olarak yere yıkmak için, egemenlik kurma düşüncesini unutmak ve aydınlanmayı düşünmeye başlamak zorundasınız.
  10. İşinize karşı olan kızgınlık duygularınızı geride bırakabilirsiniz. Çünkü sıkıcı ve tekdüze olan yaptığınız iş değil, sizin onu düşünme şekliniz.

Kısa Hikayeler – 100 Yaşındaki Bir Dedenin Nasihatleri >>

  1. Başka insanları değiştirmeye çabalamayı geride bırakabilirsiniz. Onlarla ilgili olarak canınızı sıkan şey kendinizsiniz.
  2. Öngörülemeyen değişikliklerden ya da güçlüklerden korkmayı geride bırakabilirsiniz, çünkü her bir güçlük anında, gerçekten hep yüzleşmeniz gereken tek şey, kendinizsiniz.
  3. Sorumlusu olduğunuz tek dünya, kendi iç dünyanızdır: Düşüncelerinizin, duygularınızın, dürtülerinizin ve isteklerinizin dünyası.
  4. Gerçek mutluluk çaba gerektirmez.
  5. Mutluluk, nasıl soluduğumuz havayı bulmak için aramamız gerekmiyorsa, aynı şekilde mutluluğu da aramamız gerekmediğini anlayan kişilere gelir.
  6. Mutluluk, karabulutlar kaybolduğunda, gün ışığının doğal olarak dünyayı ısıtması gibi, stressiz bir yaşamın doğal ifadesidir.
  7. İç yaşamı olmayan bir insan bir barometrenin havanın sadık hizmetlisi olması gibi, çevrenin kölesidir.
  8. Bizi kazanmaya yönlendiren hiçbir şey, bizi gerçek zafere asla götürmez. Çünkü herhangi bir şey yapmaya yönlendiren birisi, kendi dışındaki güçler tarafından kamçılanmaktadır. Bu bir kölenin tanımıdır, bir fatihin değil.
  9. Eğer başarının ölçüsü kişisel mutluluksa, o zaman bir kişinin acı çekmesine yol açan hiçbir şey o başarının bir parçası olamaz.
  10. Şimdi acı çekin ki gelecekte mutlu olabilesiniz demek, ancak kendinizi denize atın ki, sonrasında kurtulmanın nasıl rahatlattığını hissedebilesiniz demek kadar anlamlıdır.

Çocuklarda İyi Kitap Okuma Alışkanlığı İçin Altın Değerinde Tavsiyeler >>

  1. Zorlayıcı bir istek, asla gerçek bir zevkin kaynağı olamaz. Çünkü istemeye zorlandığınız her şey, sizi o dürtünün hizmetlisi yapar. Yaşamda itekleniyor olmanın pek de bir keyfi yoktur.
  2. Acı çekmenizin gerektiği konusunda sizi şüpheye düşüren duygularınızı dinlemeyi öğrenin.
  3. Gerçek kendinden eminlik, kendiniz hakkında yanlış şüphelerinizin olmamasıdır.
  4. Gerçek kimliklerini bilmeyenler, kim olduklarını bilmediklerini bilmezler.
  5. Bizim hatamız, nasıl sonlandıracağımızı öğrenmek varken onun yerine sıkıntılarımızla nasıl başa çıkacağımızı –elimizden geleni yapmaya- bulmaya çalışmaktır.
  6. İyi olsun ya da kötü olsun, duygularınız yaşantınızın efendisi değildir; yalnızca yaşantınızın içindeki anlardır.
  7. Bize karanlık düşünce ve duygular içinde yuvarlanmamızda sorun olmadığını söyleyen taraflarımıza daha fazla ışık tuttukça, acıyı gerekçe göstererek bizi kandırma becerileri azalacaktır.
  8. Başkaları ya da olaylar sizi yükselttiği için kendinizi özel hissetmek, sizin için su kenarında inşa edilmiş kumdan kalede yaşamaya benzer.
  9. Aynı dağdan inen bir derenin hep ileri doğru dans etmesi gibi, yaşamın gerçek doğasında da sürekli değişim vardır.
  10. Fırtınanın sonunun, gökyüzünün de sonu anlamına geldiğini düşünmeye benzer. Gökyüzü ebedidir, gerçek doğanız da öyle.

Kişisel gelişim kitapları arasında yer alan, ünlü yazar Guy Finley’in Vazgeçebilmek adlı eserinden sizler için seçtiğimiz alıntıları okudunuz. Sizin favoriniz olan kişisel gelişim kitapları neler? Kütüphanemizin zenginleşmesi için siz de çok sevdiğiniz bir kişisel gelişim kitabını, yorum kısmından bizimle paylaşabilirsiniz. 

*Kaynak; D&R

Kişisel gelişim için okumamız gereken kitaplar nelerdir? Ne okusam? Beden dili, öncelik planlama, duygusal zeka vb kitap önerilerimizde bu kez kişisel gelişim kitapları yer almaktadır. Biliyoruz ki kitaplar olmasa hayat çekilmez bir yer olabilirdi.

Kişisel gelişiminizi önemsiyorsanız, kitap okumanın öneminin de farkındasınızdır demektir. Sadece kendini geliştirmiş insanları dinlemek, videolarını izlemek, filmleri izlemek, size tam olarak istediğinizi veremeyebilir. Gerek kelime dağarcığınızı geliştirmek olsun, gerek güzel ve etkili konuşmak olsun… Bunların ve daha birçok yeteneğinizi geliştirmek için kitaplar sizin kurtarıcılarınız olacaktır. Peki kendimizi geliştirmek için okumamız gereken kitaplar nelerdir? Dilerseniz gelin ilk kişisel gelişim listemize birlikte bakalım.

Kişisel Gelişim İçin Okumanız Gereken Kitaplar

Kişisel gelişim için okumanız gereken kitaplar için bu listemizde 10 kitap önerisi bulacaksınız. Sadece bunları mı okumalısınız? Hayır. Bu liste herhangi bir öncelik taşımamaktadır.. Ancak okumanız gereken kitaplardan oluşmaktadır. Genel olarak kendinizi nasıl geliştireceğiniz, hangi özelliklerinizi geliştirebilirsiniz üzerine kitap önerilerinden oluşmaktadır.


Bilinçaltının Gücü – Joseph Murphy

Kitap Önerileri - Joseph Murphy kimdir? Joseph Murphy, 1898 senesinde İrlanda'da doğumlu bir yazardır.

Bilinçaltının Gücü kitabının arka kapağından bir kesit: Neden bir insan üzgünken diğeri mutludur? Neden bir insan korkak ve endişeliyken diğeri inanç ve güven doludur? Neden bir insan, amansız olduğu söylenen bir hastalıktan kurtulurken diğeri iyileşemez? Neden bir insanın güzel, lüks bir evi varken diğeri derme çatma bir yerde yaşamak zorundadır?  Neden bir insan mutlu bir evlilik sürerken diğeri evliliğinde mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşıyor? Bu soruların yanıtı, bilinç ve bilinçaltınızın işleyişinde gizli olabilir mi? Kesinlikle evet.

Joseph Murphy kimdir? Joseph Murphy, 1898 senesinde İrlanda’da doğumlu bir yazardır. Yirmili yaşlarının başında Amerika’ya göç ederek oraya yerleşmiştir. Daha sonra psikoloji diplomasını almasıyla birlikte yazarlığa adım atmıştır. Düzenlemiş olduğu programlar sayesinde dünyanın her yerinde geniş bir kitleye ulaşmıştır. Ölümüne kadar otuzdan fazla kitap yazan yazarın, Bilinçaltının Gücü adlı eseri, hala tüm dünyada insanlar tarafından ilgi ile okunmaktadır.

Hayatınızda bir şeylerin değişmesini mi bekliyorsunuz? Cevabınız “Evet” veya “Hayır” olabilir. Değiştirmeniz gereken şeyin zihniyetiniz olduğunu anladığınız zaman, durakta ya da evde bekliyor olmanız bir anlam ifade etmeyecek. Yazarın da belirttiği gibi hayatımız aslında düşüncelerimizden ibaret.

Film Önerileri – Kariyerinde İlerlemek İsteyenler Bu Filmleri İzlemeli >>


Dost Kazanma Ve İnsanları Etkileme Sanatı / Dale Carnegie

Dost Kazanma Ve İnsanları Etkileme Sanatı - Dale Carnegie kimdir? Amerika Birleşik Devletleri'nde 24 Kasım 1888 senesinde dünyaya gelen yazar, 1 Kasım 1955 senesinde vefat etmiştir.

Dost Kazanma Ve İnsanları Etkileme Sanatı kitabının arka kapağından bir kesit: Bu kitapta yer alan, geçerliliği zaman içinde kanıtlanmış öğütler, elli yıldır milyonlarca insan tarafından okundu, on binlerce ünlü insanı hem iş hem de özel yaşamlarında başarı merdiveninin zirvesine taşıdı.

Dale Carnegie kimdir? Amerika Birleşik Devletleri’nde 24 Kasım 1888 senesinde dünyaya gelen yazar, 1 Kasım 1955 senesinde vefat etmiştir. Missouri eyaletinde, dar gelirli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ünlü yazar, satış elemanlığı yöneticilik gibi pek çok iş yapmıştır. Aynı zamanda hatip, kişisel gelişim uzmanı ve bireyler arası iletişim uzmanı olan yazarın kitabı daha ilk yıllarında 30 milyondan fazla satmıştır. Dost Kazanma Ve İnsanları Etkileme Sanatı adlı ünlü eseri, hala günümüzde en çok rağbet gören kişisel gelişim kitapları arasında yer almaktadır.

Kişisel olarak kendinizi geliştirmek istiyorsanız kesinlikle Dost Kazanma Ve İnsanları Etkileme Sanatı kitabını okumalısınız. İletişiminiz kötü olduğu sürece, hayatınızda başarıyı yakalamanız kolay olmayacaktır. Başarı yolunda çevrenizle, arkadaşlarınızla, iş ortaklarınızla iletişiminizi düzenlemeniz sizin olmazsa olmazınızdır.

Kitap Okumanın İnanılmaz 20 Faydası >>


Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı / Mark Manson

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı - Mark Manson kimdir? Ününü biraz da kendi blog sitesindeki yazdığı yazılarla alan Mark Manson, 1984 Teksas, Amerika doğumludur.

Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı kitabının arka kapağından bir kesit: Büyük güç, büyük sorumluluklar getirir. Doğru. Ama bu sözün daha iyi bir akış açısı var, ve gerçekten derin bir bakış açısı. Tek yapmanız gereken, sözlerin yerlerini değiştirmek: “Büyük sorumluluklar, büyük güç getirir.”

Mark Manson kimdir? Ününü biraz da kendi blog sitesindeki yazdığı yazılarla alan Mark Manson, 1984 Teksas, Amerika doğumludur. Aynı zamanda intenet girişimcisi ve de yazardır. 2008 yılında mesleğini bıraktıktan sonra kendini tamamen yazı yazmaya, dersler vermeye ve dünyayı gezmeye adamıştır. Aynı zamanda yaşam koçluğu yapan ünlü yazarın Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama Sanatı adlı eseri dünyaca ilgi görmüş, hala aranmakta olan kitaplar arasındadır.

Sıradan bir kişisel gelişim kitabı gibi göründüğü açık ancak kitaba başlayınca hiç de öyle olmadığını fark edeceksiniz. Eğer gerçekten önemli olan şeyleri kafaya takarsanız, hayatınızın daha yaşanabilir olacağını fark edeceksiniz. Peki doğru olanları nasıl seçeceğiz? Kitap da tam olarak bunun cevabını bulacaksınız. Kişisel gelişim kitap önerileri arasında atlamamanız gereken bir eser.

Film Önerileri – Gerçek Hayat Hikayelerine Dayalı Filmler >>


Duygusal Zeka: Neden IQ’dan Daha Önemlidir? / Daniel Goleman

Duygusal Zeka - Daniel Goleman kimdir? 1946 senesinde Kaliforniya'da dünyaya gelmiş olan yazar, aynı zamanda ünlü bir psikologtur.

Duygusal Zeka: Nedden IQ’dan Daha Önemlidir? kitabının arka kapağından bir kesit: Araştırma bulgularına göre, duygusal zeka yoksunluğu, kişinin aile yaşantısından mesleki başarısına, toplumsal ilişkilerinden sağlık durumuna kadar birçok alanda kötü sonuçlar doğurabiliyor.  Ancak Daniel Goleman’a göre duygusal zeka doğuştan gelen bir özellik değildir. İnsan beyninin yapısı dolayısıyla, çocuklukta alınan duygusal dersler, yaşam boyunca davranış tarzlarını belirliyor. 

Daniel Goleman kimdir? 1946 senesinde Kaliforniya’da dünyaya gelmiş olan yazar, aynı zamanda ünlü bir psikologtur. The New York Times’da davranış bilimleri ve beyin bilimleri bölümünden sorumlu olan ünlü yazar, özellikle duygusal zeka üzerine yazmış olduğu yazıları ve makaleleri ile tanınmaktadır. Yazmış olduğu Duygusal Zeka: Neden IQ’dan Daha Önemlidir? adlı eseri tüm dünyada hala ilgi ile okunmaktadır.

Günümüzde IQ ile ölçülen zeka bize ne kadar doğru bir araştırma sağlamaktadır? Acaba başarıda bu kriter geçerli ise neden zeki insanlar, ortalama zeka seviyesine sahip insanlara göre daha başarısız oluyorlar? Duygusal zekanın, IQ ile karşılaştırılması ve duygusal zekanın başarınızda ne kadar önemli olduğunu merak ediyorsanız bu kitabı tavsiye ederiz. Kişisel gelişim için okunması gereken kitaplardan biridir Daniel Goleman’ın yazmış olduğu Duygusal Zeka kitabı.

Kitap Önerileri – Her Networkerin Okuması Gereken Kitaplar – 2 >>


Olumlu Düşünmenin Gücü / Norman Vincent Peale

Olumlu DÜşünmenin Gücü - Norman Vincent Peale kimdir? 31 Mayıs 1898 senesinde Amerika'da dünyaya gelmiş olan Norman Vincent Peale, aynı zamanda bakanlık görevinde de bulunmuştur.

Olumlu Düşünmenin Gücü adlı kitabın arka kapağından bir kesit: Kalbinizdeki inanç başınıza iyi olayların gelmesini sağlar. Kişisel gelişim ve başarıya dair bu klasik kitap endişelerinizden kurtulmayı, başkalarının sizi sevmesini, günlük sıkıntılarınızdan kurtulmayı, hedeflerinize ulaşmak için içinizdeki gücü keşfetmeyi sağlayan olağan üstü bir eserdir. 

Norman Vincent Peale kimdir? 31 Mayıs 1898 senesinde Amerika’da dünyaya gelmiş olan Norman Vincent Peale, aynı zamanda bakanlık görevinde de bulunmuştur. Ve yine Amerika’da, 50 sene boyunca papazlık da yapan Vincent, zamanında New York’un en ünlü hatipleri arasında gösterilmiştir. Olumlu Düşünmenin Gücü adlı eseri günümüzde önemini hala korumakta olup tüm  dünyada insanlar tarafından talep edilmektedir.

Düşüncelerinizle hayatınızı değiştirebilirsiniz. Eğer ona hükmedebilirseniz… Kişisel gelişim için okunması gereken kitaplar arasında yer alan Olumlu Düşünmenin Gücü adlı eser, size düşüncelerinizi kontrol edebilmeniz için mükemmel bir fırsat sunmaktadır.

Film Önerileri – Girişimciyiz Diyebilmeniz İçin İzlemeniz Gereken Film Listesi >>


Önemli İşlere Öncelik / Stephen Covey

Önemli İşlere Öncelik - Stephen Covey kimdir? Ünlü kişisel gelişim uzmanı Stephen Covey, 24 Ekim 1932 senesinde Amerika'nın Utah eyaletinde dünyaya gelmiştir.

Önemli İşlere Öncelik kitabının arka kapağından bir kesit: Sık sık şu sözlere tanık oluruz: Çok işim var, zamanım yetmiyor. Ailem ile işim arasında denge kurmayı bir türlü beceremiyorum. Birine öncelik verirsem, öteki zarar görüyor. Kendimi parçalanmış hissediyorum. Bunlar size bir şey ifade ediyor mu? Ediyorsa Önemli İşlere Öncelik yaşantınızı değiştirmek için size yardımcı olabilir. 

Stephen Covey kimdir? Ünlü kişisel gelişim uzmanı Stephen Covey, 24 Ekim 1932 senesinde Amerika’nın Utah eyaletinde dünyaya gelmiştir. Aile uzmanıdır. Uluslararası liderlik otoritesi olup yine dünya çapında büyük firmalara danışmanlık yapmaktadır. Dünya çapında 15 milyondan fazla satan Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı adlı eseri tüm dünyada 35’ten fazla dile çevrilmiştir. Önemli İşlere Öncelik adlı eseri kişisel gelişim için okunması gereken kitap önerileri arasındaki yerine almıştır.

Zaman planlaması yapamıyor musunuz? Ya da günlük yapılacaklar listenizi yetiştiremiyor musunuz? Bunun nedenini hiç araştırma gereği duydunuz mu? Eğer bu sorularınıza cevap bulmak istiyorsanız, kişisel gelişim için okunması gereken kitaplar arasında yer alan Önemli İşlere Öncelik adlı eseri okumanızı tavsiye ederiz.

Film Önerileri – Satış Pazarlama Yeteneklerinizi Geliştirici Filmlerin Listesi >>


Etkili İnsan Olmak / John C. Maxwell

Etkili İnsan Olmak - John C. Maxwell kimdir? 20 Şubat 1947 senesinde Amerika'da dünyaya gelen John C. Maxwell, yazar, eğitmen, yaşam koçu ve aynı zamanda bir papazdır.

Etkili İnsan Olmak kitabının arka kapağından bir kesit: John C. Maxwell ile Jim Dornan’ın bu kitabı size etkili bir insan olmanın, başka insanların hayatlarına değer katmanın yollarını gösterecektir. Maxwell ve Dornan’a göre etkili bir insan olmak demek; İlişkide olduğunuz herkese dürüstlük örneği olmak, hayatınızdaki insanları, kendilerini değerli hissetmeleri için beslemek, başkalarına inanıp onların da kendilerine inanmalarını sağlamak, etkinizin büyüyerek başkalarına yayılması için yeni liderler üretmektir. 

John C. Maxwell kimdir? 20 Şubat 1947 senesinde Amerika’da dünyaya gelen John C. Maxwell, yazar, eğitmen, yaşam koçu ve aynı zamanda bir papazdır. Kişisel gelişim ve liderlik üzerine yazdığı kitaplar, verdiği seminerler ile dünya çapında bir okur kitlesine ulaşmıştır. Diğer kitaplar arasında, Reddedilemez Liderlik Nitelikleri ve Reddedilemez Liderlik Yasaları adlı kitapları bulunmaktadır.

Kişisel gelişim kitap önerileri arasında yer alan Etkili İnsan Olmak, liderlik vasıflarını öğrenmek isteyen insanlar için bir başucu kitabı niteliğindedir. Eğer çevrenizdeki insanlerı etkilemek, başarılı bir insan olmak istiyorsanız, John C. Maxwell kitapları ile başlayabilirsiniz.

Kitap Önerileri – Düşün Ve Zengin Ol / Napoleon Hill >>


4 Saatlik Hafta – Az Çalış, Çok Kazan Ve İyi Yaşa / Timothy Ferriss

4 Saatlik Hafta - Timothy Ferriss kimdir? 20 Temmuz 1977 senesinde Amerika'da dünyaya gelen ünlü yazar genç yaşına inanılamayacak derecede birçok başarı sığdırmıştır.

4 Saatlik Hafta – Az Çalış, Çok Kazan Ve İyi Yaşa adlı kitabın arka kapağından bir kesit: Eski tarz emeklilik kavramını ve ertelenmiş yaşam planlarını unutun. Beklemeye hiç gerek yok, beklememek içinse her türlü sebep çok. Hayaliniz, yaşam mücadelesinden kaçmak, dünya seyahatine çıkmak, sıfır yönetim ile yüksek bir gelire sahip olmak ya da sadece daha çok yaşayıp, daha az çalışmak ise bu kitap tam size göre. 

Timothy Ferriss kimdir? 20 Temmuz 1977 senesinde Amerika’da dünyaya gelen ünlü yazar genç yaşına inanılamayacak derecede birçok başarı sığdırmıştır. Sağlık gurusu, topluluk konuşmacısı, eğitmen, podcaster, yatırımcı gibi bir çok unvana sahip olan ünlü yazar aynı zamanda da başarılı bir girişimcidir. Yazmış olduğu 4 Saatlik Hafta & Az Çalış, Çok Kazan Ve İyi Yaşa adlı eseri tüm dünyada satış rekorları kırmıştır.

Nasıl oluyor da çok az insan, hayatta birçok alanda aynı anda başarıyı sağlayabiliyor? Neden büyük çoğunluktaki insanlar tek bir işte bile kayda değer bir başarı sergileyemiyorlar? İstediğiniz alanda istediğiniz başarıyı yakalamak için, kişisel gelişim için okumanız gereken kitap önerileri arasında yer alan Timothy Ferriss‘in bu eserini okumanızı tavsiye ederiz.

Kitap Önerileri – Her Networkerin Okuması Gereken Kitaplar – 1 >>


Şimdi’nin Gücü / Eckhart Tolle

Şimdi'nin Gücü - Eckhart Tolle kimdir? 16 Şubat 1948 senesinde Almanya'da dünyaya gelmiş olup ilk ismi, Ulrich Tolle'dur.

Şimdi’nin Gücü adlı kitabın arka kapağından bir kesit: Üstad Eckhart Tolle, kısa sürede bir bestseller haline gelen bilgelik dolu bu eserinde bilincimizde ve yaşamımızda mucizevi bir değişim yaratabilecek evrensel bir öğreti sunuyor. Tolle, tüm ıstırap endişe ve korkularımızın dolayısıyla mutsuzluğumuzun gerçek kaynağını çarpıcı bir biçimde gösterip onu şimdi ve burada nasıl aşabileceğimizi, huzur ve mutluluğa hemen şimdi nasıl kavuşabileceğimizi, bilincimizi hemen şimdi dönüşüme uğratıp, nasıl aydınlanabileceğimizi, gerçek VAR’lığımızla hemen şimdi nasıl birleşebileceğimizi anlatıyor. 

Eckhart Tolle kimdir? 16 Şubat 1948 senesinde Almanya’da dünyaya gelmiş olup ilk ismi, Ulrich Tolle’dur. Şuanki dönemin ruhani öğretmenlerinden ve yazarlarındandır olan Tolle, özellikle farkındalık ve spiritüel konularda yazmış olduğu eserleri ile tanınmaktadır.

Hayatımızda stresin, mutsuzluğun ve endişelerimizin temelinde neler yatmaktadır? Tüm bu olumsuz duyguları, kafanızdan atmak ve aradığınız mutlu, huzurlu yaşama adım atmak için kitap biçilmez kaftan niteliğindedir. Şimdi’nin Gücü adlı eser, kişisel gelişim için okunması gereken kitap önerileri arasında yer almaktadır.

Evde Yapabileceğiniz 25 Aktivite >>


Babil’in En Zengin Adamı / George S. Clason

Babil'in EN Zengin Adamı - George S. Clason kimdir? 7 Kasım 1874 senesinde dünyaya gelen George S. Clason, Amerika'lı ünlü bir yazardır.

Babil’in En Zengin Adamı adlı kitabın arka kapağından bir kesit: Bir zamanlar Babil’de dünyanın en zengin adamı yaşardı. Adı Arkad. Zenginliğinin ünü bütün dünyaya yayılmıştı. Aynı zamanda eli açıklığıyla da ünlüydü. Yardımlarında cömertti. Ailesine karşı cömertti. Kendi harcamalarında cömertti. Gene de serveti her geçen yıl harcadığından daha hızlı bir biçimde artardı. 

George S. Clason kimdir? 7 Kasım 1874 senesinde dünyaya gelen George S. Clason, Amerika’lı ünlü bir yazardır. Amerika’da Nebraska Üniversitesi’ni bitiren ünlü yazar, yine İspanya – Amerika Savaşı sırasında, Amerikan Ordusu’nda görev yapmıştır. 1926 senesinde kaleme almış olduğu Babil’in En Zengin Adamı adlı ünlü eseri tüm dünyada hala okuyucuların ilgisini çekmeye devam  etmektedir.

Sizi, şuan hayatınızda bulunduğunuz konuma, geçmişte verdiğiniz kararlar taşıdı. Şuan zengin ve başarılı değilseniz, bu sizin geçmişte yaptıklarınıza bağlıdır. 5 sene sonra hayatınızda istediğiniz noktaya gelmek istiyorsanız şimdiden yapacaklarınız var. Kişisel gelişim için okunması gereken kitap önerilerinin son önerisi Babil’in En Zengin Adamı adlı ünlü eserdir.

Kitap Önerileri – Milyoner Aklın Sırları >>

Sevgi ile yaşamak mümkün mü? Sevgi neydi? diye soruyordu, ünlü Yeşilçam filmimizde Asya… Sevgi kimine göre emek, belki para, kimine göre dürüstlük, belki de kimine göre hepsiydi. Kim olursanız olun, nereli olduğunuz veya geçmişiniz ne olursa olsun, sevmek ve sevilmek istemeniz kadar normal bir şey yoktur. Çünkü mutlu olmayı ister insanoğlu.

Hayatınıza dönüp baktığınız zaman eğer “iyi ki” ile başlayan cümleleriniz, “keşke” ile başlayan cümlelerinizden fazla ise mutlu ve huzurlu bir yaşam geçirmişsiniz demektir. Tabi tam da burada sormak gerek, mutluluk kovalanarak yakalanabilecek bir şey midir?

Sevgi Değil Midir Bizi Mutlu Eden?

Sevgi ile yaşamak, hayatın olağan akışında zor gibi görünse de aslında çok kolaydır. Çünkü insanoğlu hep bir şeyleri kovalar. En basitinden sürekli mutluluğu kovalar. Mutluluğu kovalamak, hemen hemen her bireyin kalbinde meydana gelen kişisel bir görev gibidir.

Sorun şu ki, bazı insanlar mutlu olmayı nasıl başaracaklarını tam olarak bilmiyor ya da onları vazgeçirecek düşünce modellerinde “sıkışıp kalıyorlar”. “Sevgi diye bir şey yok”Kim mutlu olmuş ki biz olalım?” gibi sözler size de tanıdık geliyorsa, bahsettiğimiz düşünce modellerini anlamışsınız demektir. Kendileri için hiçbir şekilde çalışmayacak monoton uygulamalar ile mutlu olmaya çalışıyorlar.

Sevgi ve mutluluk ayrı şeyler değildir. Birbirinin bütünleyici parçalarıdır bu iki kavram. Zihninizi yukarıdaki gibi cümlelerden temizleyin. Bir düşünün, mutlu olmanın yolu, hayatı mutlu yaşamanın yolu, gerçekten istediğiniz şeyleri yapmanızdan geçmez mi?

Sevdiğiniz Kişiyi Bulmalısınız

Sevgi İle Yaşamak Mümkün Mü?

İkili ilişkilerde gerçekten de herkesin hayalini kurduğu şeydir, sevmek ve sevilmek. Hep içinizi kıpır kıpır eder o kişiyi düşünmek. Onun için meraklanır, onun için üzülür, onun için sevinirsiniz. Ancak tüm bu duygusal karmaşanın asıl kaynağı aslında onu sevmenizdir.

Sevdiğiniz İşi Yapmalısınız

Sevgi ile yaşamak için, sevdiğiniz işi yapmalısınız. “Sevdiği işi yapanlar, hayatlarında bir gün bile çalışmış sayılmaz.” demiştir, ünlü düşünür Konfüçyüs.Sokağa çıktığınız zaman etrafınıza bir bakın, kim mutlu kim mutsuz anında farkedeceksiniz. Sabah koşarak yetişmeye çalıştığınız işiniz için metroya binince insanları mutlaka analiz etmişsinizdir. Neredeyse herkesin yüzü asıktır ancak kıpır kıpır yerinde duramayan nadir insanlar da vardır.

Ya da aynı mesleği yapıp, hem yaratıcı hem coşkulu hem de başarılı insanları görürsünüz. Neden aynı mesleği yapıp da mutlu veya mutsuz insanlar var? Cevap çok basit, siz de anlamışsınızdır; çünkü yaptıkları işi sevmiyorlar. Ya sevdiğiniz işi yapın, ya da geç olduğunu düşünüyorsanız işinizi sevmek için yollar arayabilirsiniz.

Sizce Çalıştığınız İş Size Ne Kadar Uygun? Kendinizi Hemen Test Etmek İçin>>

Sevdiğiniz Şeyleri Yapmalısınız

İnsani sevdiği şeyleri yapınca, daha mutlu, daha huzurlu, daha coşkulu daha verimli, daha çalışkan biri oluyor.

İnsani sevdiği şeyleri yapınca, daha mutlu, daha huzurlu, daha coşkulu daha verimli, daha çalışkan biri oluyor. Bu bir gerçek. Eğer daha da mutlu olmak istiyorsanız, sevdiğiniz şeyleri yapmaya devam edin.

Peki mutluluğunuzu arttırmak için bu yöntemleri hiç denediniz mi? Herkes mutluluğa ulaşmak için farklı yollara sahip olsa da, araştırmalar bu 4 basit adımı uygulamanın genel mutluluk duygularını artırabileceğini sürüyor.

1. Mutluluğunuza Zaman Sınırı Koymamalısınız

Zaman sınırı koymak, sevgi ile yaşamak isteyip de sürekli morali bozulan insanların yaptığı ufak yanlışlardan biridir. Psikolojide, “varış yanılsaması” diye adlandırılan bir kavram vardır. Varış yanılsaması belli bir varış noktasına vardığımızda mutlu olacağımız inancı anlamına gelir. Ancak bir yere varmak ya da bir hedefe ulaşmak nadiren beklediğiniz kadar mutlu hissetmenizi sağlar. Ve çoğu zaman tekrar çalışmak için daha zorlu bir hedef ortaya çıkarır.

Mutlu olmak için  belli bir zaman zaman dilimini kovalamak yerine, mutlu bir şekilde bir şeyleri kovalamayı seçin. Artık akıntıya karşı yüzüyormuş gibi hissetmeyeceksiniz. Ancak bunun yerine dikkatsizce ve özgürce yüzdüğünüzde mutluluğa giden yolun tadını çıkaracaksınız.

2. Kendinizle Arkadaş Olmalısınız

Kafanızın içinde gerçekleştirdiğiniz ve kendi kendinize yaptığınız konuşmaları düşünün. O kişiyle arkadaş olur musunuz? Kendinizi mümkün olan her türlü korumaya, destek ve sevgiye ihtiyacı olan küçük bir çocuk olarak hayal edin. Böylece enerjinizin yetersiz kaldığı yerlere odaklamak yerine başarılarınızı kutlayın ve kendinizi ödüllendirin çünkü her anlamda kendinize karşı bu tür bir sevgiyi hak ediyorsunuz.

3. Nazik Olmalısınız

Dalai Lama der ki: “Mümkün olduğunca nazik olun.”. Bizler sürdürülebilir ilişkiler kurmak ve oluşturmak arzusunda olan sosyal varlıklarız. Günlük nezaketimizin içine biraz da çaba koyarak, bu ilişkileri açığa çıkarmak için sağlıklı adımlar atıyoruz. Verme eylemi genellikle almaktan daha da faydalı olabilir. Bu yüzden birine bir gülümseme vermeyi misyon edinin ve bu armağanın bir parçası olmanın nasıl bir his olduğunu not edin.

4. Sessizliği Kucaklayın ve Meditasyon Yapın

Wisconsin Üniversitesi‘nden MRG çalışmaları, mutlu olma derecesi  yüksek olan insanların, beyinlerinin “ön lob” olarak adlandırılan kısmında daha fazla etkinliğe sahip olduklarını göstermiştir. Meditasyonun iyi bilinen bir faydası, ön lobun aktifleştirilmesi ve o bölgenin genel kan akışını artırmasıdır. Sessizliği kucaklayıp, günlük olarak küçük dozlarda meditasyon uygulayarak beyninizi bu “mutlu yere” alıştırmaya çalışabilirsiniz.

Bu mutlu yeri daha iyi bir şekilde kullanmak için bu ücretsiz meditasyonu günlük rutininize dahil etmeyi deneyin. Sonrasında ise, dışarı çıkın, gülüşünüzü paylaşın ve mutlu bir günün tadını çıkarın. Sevgisizlik kadar insanı yıpratan çok az şey vardır. Bu yüzden sevgi ile yaşamak için meditasyon yapmayı ihmal etmeyin.

Tüm bunları konuştuktan sonra düşünün; sevdiğiniz kişilere hediye vermek, onu sevdiğinizi söylemek için illaki özel günleri beklemeyin. Özel günler de gelip geçicidir, her şeyde olduğu gibi. Esas olan sevginizi çevrenize her zaman gösterebilmenizdir.

Mutluluğu yakalamayı düşünmek size zaman kaybettirir. Sevdiğiniz kişilerle yaşayın, sevdiğiniz işi yapın, sevdiğiniz yerlere gidin, sevdiğiniz işte kariyer olanaklarını değerlendirin. Tüm bunları yaparken aslında ne kadar mutlu olduğunuzu göreceksiniz.

Hayatın en büyük trajedisi gerçekten deneyip başarısız olan insanlardan oluşmaktadır! Trajedi başarılı olan birkaç taneyle kıyaslanınca son derece fazla olan başarısız olan insan çoğunluğunun altında yatmaktadır. % 98’i başarısız olarak sınıflanan binlerce erkek ve kadını inceleme ayrıcalığına sahip oldum. Araştırmam gösterdi ki, başarısızlık için otuz önemli neden varken insanların servet sahibi olmalarını sağlayan on üç prensip bulunmaktadır.

Bu bölümde, başarısızlığın otuz nedeni verilmektedir. Listeyi okurken bu nedenlerden kaçının sizinle başarı arasında durduğunu kontrol edin;

1- Kötü Kalıtımsal Geçmiş:

Beyin hasarıyla doğan bir insan için yapılabilecek çok az şey vardır. Bu felsefe, bu zayıflığı örtecek tek bir yöntem önermektedir: “Beyin gücü” grubu. Ancak bunun otuz neden içinde herhangi bir insan tarafından kolayca düzeltilemeyecek tek neden olduğuna dikkat edin.

2- Hayatta İyi Belirlenmiş Bir Amaç Eksikliği:

Hedefledikleri kesin bir amacı olmayan kişiler için başarı ümidi yoktur. İncelediğim her yüz kişinin doksan sekizinde böyle bir hedef yoktu. Belki başarısızlıklarının ana nedeni buydu.

3- Sıradanlığı Aşacak Kadar Hırslı Olamamak:

Hayata karşı ilerlemeyi istemeyecek kadar ilgisiz olan ve bedelini ödemek istemeyen bir kişi için önerebileceğimiz bir şey yok.

4- Yetersiz Eğitim:

Bu nispeten daha kolay üstesinden gelinebilecek olan bir engeldir. Deneyimler göstermiştir ki, en eğitimli kişiler genellikle kendini eğiten kişilerdir. Bir insanı eğitimli yapmak için üniversite derecesinden daha fazlası gerekmektedir. Eğitim gören herhangi biri başkalarının hakkını ihlal etmediği sürece istediği her şeyi almasını öğrenen kişidir. Eğitim çok fazla bilgiden değil, etkin ve kararlı bir şekilde uygulanan bilgiden oluşmaktadır. İnsanlar sadece bildiklerini öğrenmek için değil, bildikleriyle ne yapacaklarını öğrenmek için para öderler.

5- Disiplin Yetersizliği:

Disiplin kendi kendini kontrolle gelir. Bu da demektir ki insan bütün olumsuz özelliklerini kontrol etmelidir. Şartları kontrol etmeden önce kendinizi kontrol etmelisiniz. Kendinize hâkim olmak şimdiye kadar uğraştığınız en zor iş olacak. Eğer kendinizi tutamazsanız nefsiniz sizi ele geçirir. Aynanın karşısına geçerek en iyi arkadaşınızı ve en kötü düşmanınızı aynı anda görebilirsiniz.

6- Sağlığın Kötü Olması:

Hiç kimse sağlığı iyi olmaksızın önemli bir başarının tadını çıkaramaz. Kötü sağlığın nedenlerinden çoğu hâkimiyet ve kontrole bağlıdır. Bunların bazıları şunlardır.

7- Çocukluk Sırasındaki Elverişsiz Çevre Etkenleri:

“Ağaç yaşken eğilir.” Suç eğilimi olan insanların çoğu, bu eğilimi çocukluk sırasındaki kötü çevre ve arkadaşların sonucu olarak kazanmıştır.

8- Erteleme:

Bu en yaygın başarısızlık nedenlerinden biridir. Erteleme isteği bütün insanların gölgesinde durup kişinin başarı şansını bozmak için beklemektedir. Çoğumuz hayata başarısız bir şekilde devam ederiz, çünkü önemli bir şey yapmaya başlamak için “doğru zamanı” bekleriz. Beklemeyin; zaman hiçbir zaman “doğru” olmayacaktır. Bulunduğunuz yerden başlayın ve elinizin altında hangi araç varsa onunla çalışın, yol boyunca daha iyi araçlar bulursunuz.

9- Israr Etmeme:

Çoğumuz başladığımız her şeyde iyi “başlayıcılar” ama kötü “tamamlayıcılarız” . İnsanlar en küçük bir yenilgi işaretinde vazgeçmeye hazırdırlar. Kararlığın yerine konacak başka bir şey yoktur. Kararlılığı parolası haline getiren bir insan “eski dost başarısızlığın” sonunda yorulup uzaklaştığını görür. Başarısızlık kararlılıkla başa çıkamaz.

10- Olumsuz Kişilik:

Olumsuz kişiliğiyle diğerlerinin nefretini kazanan kişi için hiçbir başarı umudu yoktur. Başarı gücün uygulanmasıyla gelir ve güç diğer insanların işbirlikçi çabalarıyla elde edilir. Olumsuz kişilik işbirliği sağlayamaz.

11- Cinsel İsteğin Kontrol Edilememesi:

Cinsel enerji insanları harekete sürükleyen en güçlü uyarandır. Heyecanların en güçlüsü olduğu için dönüştürme yoluyla kontrol edilmeli ve başka kanallara yöneltilmelidir.

12- Hiçbir Bedel Ödemeden Bir Şey İçin Kontrolsüz Arzu:

Kumar eğilimi milyonlarca insanı başarısızlığa sürükler. Bunun kanıtı milyonlarca insanın borsada oynayarak para kazanmaya çalıştığı 29 Wall Street’teki düşüşte (Ekonomik kriz) bulunabilir.

13- İyi Belirlenmiş Karar Gücü Eksikliği:

Başarıya ulaşan insanlar bir an önce karar verir ve kararlarını değiştirirlerse, bunu çok yavaş yaparlar. Başarısız insanlar, eğer varabilirlerse, bir karara çok yavaş varır, çok sık ve çabuk bir şekilde değiştirirler. Kararsızlık ve erteleme ikiz kardeştir. Birinin bulunduğu yerde genellikle diğeri de bulunur. Sizi tamamen aciz hale düşürmeden bu çifti öldürün.

14- Altı Temel Korkudan Biri Ya Da Daha Fazlası:

Bu korkular daha sonraki bölümlerde irdelenmiştir. Hizmetinizi etkin bir şekilde pazarlamadan önce bunlar iyice öğrenilmelidir

“Peynirimi Kim Kaptı” Kitabından Değişim Üzerine Çıkartılması Gerekenler” adlı makalemiz için>>

15-Evlilikte Yanlış Eş Seçimi:

Bu başarısızlığın en büyük nedenlerinden biridir. Evlilik ilişkisi insanları yakın ilişkiye sokar. Bu ilişki uyumlu değilse başarısızlığın gelmesi olasıdır. Üstelik bu başarısızlık bütün hırs izlerini de silen perişanlık ve mutsuzlukla belirginleşecektir.

16- Aşırı Tedbirli Olmak:

Riske girmeyen insanlar genellikle diğerlerinin seçiminden arta kalanla yetinmek zorundadırlar. Aşırı tedbir de tedbirsizlik kadar kötüdür. Her ikisi de uzak durulması gereken aşırılıklardır. Hayatın kendisi şans öğeleriyle doludur.

17- İş Hayatında Yanlış Ortak Seçimi:

İşteki başarısızlıkların en yaygın nedenlerinden biri budur. Kişisel hizmetin pazarlanmasında işverenin ilham verici, zeki ve başarılı olmasına dikkat edilmelidir. En çok yakın bağlantılar kurduğumuz kişileri taklit ederiz. Bu nedenle taklit etmeye değecek bir işveren seçin.

18- Batıl İnanç Ve Önyargı:

Batıl inanç bir tür korkudur. Ayrıca cahillik işaretidir. Başarılı insanlar açık fikirlidir ve hiçbir şeyden korkmazlar.

19- Yanlış İş Seçimi:

Hiç kimse sevmediği bir işte başarılı olamaz. Kişisel hizmetin pazarlamasından en önemli adım canla başla çalışacağınız bir işin seçimidir.

20- Çaba Yoğunluğu Eksikliği:

Çeşitli işlere aynı anda girişen kişi bu işlerden birinde ender olarak başları gösterir. Bütün çabalarınızı tek bir kesin hedefe yoğunlaştırın.

21- Rastgele Harcama Alışkanlığı:

Savurganlar başarılı olamazlar, çünkü daima yoksulluk korkusuyla yaşarlar. Gelirinizin belirli bir yüzdesini bir kenara ayırarak sistemli bir biçimde tasarruf alışkanlığı edinin. Kişisel hizmet pazarlamasında, bankadaki para insana cesaret verir. Para olmaksızın, kişi karşısındakinin teklif ettiğini kabul etmek zorunda kalır ve onu elde ettiğine de memnun olur.

22- İstek Eksikliği:

İstek olmaksızın kişi ikna edici olamaz. Üstelik istek bulaşıcıdır ve buna sahip kişi herhangi bir gruba genellikle kolayca kabul edilir.

23- Hoşgörüsüzlük:

Herhangi bir konuda dar görüşlü bir kişi ender olarak ilerler. Hoşgörüsüzlük insanın artık bilgi almayı bıraktığını gösterir. En zararlı hoşgörüsüzlük şekilleri, dinsel, ırksal ve siyasal fikir farklılıklarına karşı gösterilendir.

24- Ölçülü Olmama:

En yıkıcı aşırıya kaçma şekilleri yeme, içme ve cinsel faaliyetlerle ilgili olandır. Bunların herhangi birinde ölçüsüzlük başarı için öldürücüdür.

25- Diğerleriyle İşbirliği Yapma Yetersizliği:

Birçok insan diğer hataların birleşiminden daha çok bu hata yüzünden işlerini kaybeder ve hayatta karşılarına çıkan büyük fırsatları kaçırırlar. Hiçbir bilgi sahibi işadamının veya liderin katlanacağı bir hata değildir bu.

26- Çaba Gösterilmeden Elde Edilmiş Güce Sahip Olma:

(Kazanmadıkları parayı miras olarak alan zengin çocukları ve diğerleri.) Zaman içinde hak ederek kazanılmamış güç çoğu zaman başarı için ölümcüldür. Ani zenginlik yoksulluktan daha tehlikelidir.

27- Kasıtlı Sahtekârlık:

Dürüstlüğün yerini tutacak bir şey yoktur. Kişi kontrol edemediği şartların etkisiyle geçici olarak sahtekârlık durumuna düşebilir. Ama isteyerek sahtekârlığı seçen kişi için hiç umut yoktur, er ya da geç yaptığı işler ayağına dolanacak ve şöhretini, hatta belki de özgürlüğünü kaybedecektir.

28- Kendini Beğenme Ve Kibir:

Bu özellikler diğerlerini uzakta tutmaya yarayan kırmızı ışık görevi görür. Başarıyı öldürürler.

29- Düşünmek Yerine Tahmin Etmek:

Çoğu insan doğru bir şekilde düşünmek için gerekli olan bilgiyi elde edemeyecek kadar tembel ya da ilgisizdir. Tahminler ya da çabuk hükümlerin yarattığı “görüşlere” göre hareket etmeyi tercih ederler.

30- Sermaye Yetersizliği:

Bu, işe yeni başlarken hatalarını örtüp iyi bir şöhret kazanana dek kendilerini taşıyacak yeterli sermayeye sahip olmayanlar için yaygın başarısızlık nedenidir.

***

Napoleon Hill, tarihin gördüğü en önemli araştırmacı yazarlardan biridir. Yazmış olduğu “Düşün Ve Zengin Ol” adlı eseri tüm dünyada 15 milyondan fazla satmış, bestseller olmuştur. Kitaba övgülerden birinde; “Çekim Yasası’nı tüm insanlığa yayan, The Secret’taki Bob Proctor’un hayatını değiştiren ve 40 yıldır yanından ayırmadığı kitap!” olarak bahsedilmektedir.

Napoleon Hill, bu eserini 1937 senesinde, Henry Ford, Thomas Edison gibi tanınmış bir çok ismin de bulunduğu, başarılı 500 insan üzerinde yaptığı 25 yıllık bir araştırmanın sonucunda yazmıştır.

Bazıları “Yarın yapabileceğim işi bugün yapmaya ne gerek var.” diye düşünür; bazıları da “Bugünün işini yarına bırakma.” diye. Siz hangi guruba aitsiniz? Siz “erteleyenlerden” mi yoksa “hemen şimdicilerden” misiniz?

Ertelemek, aslında kendini sabote etmektir. Ertelemeyi alışkanlık edinen insanlar, tipik olarak hayatın her alanında bir şeyleri ertelerler. “Kronik erteleme”, sanıldığından daha karmaşık ve önemli bir sorundur. Bu sorun her zaman sizi geride bırakır.

Ertelemek yaşamı kaçırmaktır.

Hayatta insanlar en çok erteleme yüzünden kaybederler. Bir şeyleri erteleyerek hayatı ıskalarız. Mesela: en basitinden sağlıklı beslenmeyi ertelerseniz obez olursunuz, ağrın vardır doktora gitmen gerekir ertelersiniz tedaviniz gecikir ve iyileşmeniz  zorlaşır, annemizle babamızla ilgilenmeyi erteleriz ve onları kaybettiğimizde artık çok geç olmuş olur.

Ertelediğimiz her şeyde artık çok geç kalmışızdır ve pişman oluruz. Pişman olmamak için ertelememeliyiz ve bir şeyler iyi olana kadar vazgeçmeden ısrarla yapmalıyız. Bir çok bilim adamı ve düşünür de öyle yapmıştır. Herhangi bir icadı ve düşünceyi bulana kadar pes etmeden yeniden denemişlerdir.

Bilim adamları denemeleri sonucunda sürekli olarak eksiklerini ve hatalarını gördüler. Daha sonra bu hatalarını giderip yeniden denemelerde bulundular. Bu sürekli devam eden bir döngü gibiydi. Bir buluşun gerçekleşmesi için birçok denemenin yapıldığı söylenebilir.

Çünkü buluş yapmak için tecrübeye gerek vardır. Bu da ancak çalışarak ve denemeler ile mümkün olur. Aksi halde tecrübe kazanamayız ve hiçbir şekilde ilerleyemeyiz. Denemelerinde doğrularını ve yanlışlarını gören bilim adamları bu sayede kendilerine yeni yöntemler çizerler. Böylece doğru hedefe doğru ilerlerler.

İş dünyasındaki bir anlayışa göre; iş yapan hata yapacaktır. Bir kişi hata yapmıyorsa iş yaptığından şüphe edebilirsiniz. Bu konuda çok güzel bakış açısına sahip olacağınız bir kitap önerelim; “Ye O Kurbağayı” kitabı özellikle 15. bölüm➡ Kendinizi Gayrete Getirin. Bu kitap size zaman yönetimi konusunda çok önemli tüyolar verecektir.

Bilim adamlarından pes etmeden sonuca ulaşanlardan örnek verecek olursak;

Thomas Edison’a, 999 denemeden sonra yaptığı bininci deneyde ampulü bulmasıyla ilgili olarak şöyle bir soru yöneltmişler:

– 999 kez hata yapmanıza rağmen, bininci deneyi yapacak gücü nereden buldunuz?

Edison şu yanıtı vermiş:

– “Ampulün icadı bin aşamalı bir süreçti. Hata gibi görünen ilk 999 aşama, bininci ve son aşamaya götüren öğrenmelerle doluydu.” diyerek tarihe imzasını atmıştır.

Değişim konusunda kendinizden emin ve heyecanlı hissediyorsunuz ve aynı zamanda bu hayalleri gerçekleştirmek için inanılmaz bir yeteneğiniz var. Yalnız onları gözünüzün önüne getirmek bile yüzünüze gururlu bir gülümseme yayıyor. Bu yıl inanılmaz olacak!

Peki nerede yanlış yapıyoruz? Böyle büyük planlar yapmak için aptal mıyız? Tabii ki değiliz. Egolarımız arka koltukta boy gösterdiği zaman, bize tam bir rahatlama verecek olan şey, en derinimizdeki seslerden gelen ve bu yüzden de en çok takip etmemiz gereken fikirlerdir.

Sorun şu ki, bazen her şeyi aynı anda gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu ise bunalmış hissetmemize veya hemen ilk engelde vazgeçmemize neden oluyor. Tabii ki bu rüya iş imparatorluğu 9’dan 5’e bir işiniz varsa ve ailenin sorumluluklarını üstleniyorsanız mevcut görevlerinize uymayacaktır. Ancak bazı temel işleri yapmak mümkündür. Yeni bağlantılar kurmak veya gerçekçi bir iş planı oluşturmak gibi.

Veya daha olumlu ve mutlu olmaya odaklanmak istediğinize karar verdiyseniz ve günlük meditasyonun, tasdik etmelerin, egzersizlerin, yogaların, vejeteryan olmaya karar vermenin  ve alkolden kaçınmanın önemini vurgulayan çok sayıda kitap okuduysanız… Bu eksiksiz yaşam revizyonunun neden bir hafta içinde eşzamanlı olarak gerçekleştirilemediği tamamen anlaşılabilir bir durumdur (bir Ashram’da* kalmadığınız müddetçe!)

Ancak pes etmeyin. Sadece kendinize bir mola verin. Koşmadan önce yürüyün.

İşte size sadece kişisel gelişiminize devam etmenizi değil, aynı zamanda bu önemli hayalleri hayata geçirmenizi sağlayacak üç ipucu:

1) Bir değişiklik seçin ve onu basitleştirin.

https://giphy.com/gifs/9JyZqh4PZhiOvgwNxf

Hayatınızın bir yönünü (hatta tüm hayatınızı bile) değiştirmek için ilham aldıysanız, işe ulaşılması çabuk olan tek bir değişiklik uygulayarak başlayın. Böylelikle, her şeyi tek bir seferde değiştiremediğinizde bunalmış hissetmez veya kendi kendinizi başarısızlığa uğratmazsınız. Örneğin; kilo vermek istiyorsanız, işe sağlıksız yiyecekleri keserek başlayın.

2) Bir alışkanlık edinin.

https://giphy.com/gifs/getshorty-epix-get-shorty-3ohhwzeYOVv3VxLNv2

PsychCentral tarafından yapılan araştırmaya göre, bir alışkanlık oluşturmak ortalama 66 gün sürüyor. Günlük yapılacaklar listenizi yazmayı hatırlamak gibi daha küçük alışkanlıklar iki hafta kadarlık bir sürede oluşturulabilir. Bu nedenledir ki, büyük bir yaşam tarzı değişikliği içeren bir alışkanlık edinmenin biraz zaman alacağı pek şaşırtıcı değil! Bununla birlikte, tek seferde bir alışkanlığa hakim olmak, daha büyük bir plan yapmayı çok daha kolay hale getirecektir.

3) Planınızı tekrar gözden geçirin.

https://gph.is/2GucLMz

Her ne olursa olsun, şansınız; her seferinde bir adım olmak üzere, diğer olumlu alışkanlıkları hâlihazırda oluşturduğunuzda, planınızın sonraki bölümlerini başarılı bir şekilde bir araya getirme konusundaki güveniniz olacaktır

Kişisel gelişim söz konusu olduğunda, anında sonuçları görmek ve olmak istediğiniz kişi olmayı ummak doğaldır. Ancak, ne kadar büyük veya küçük olursa olsun yaşam tarzınızdaki değişiklikler zaman alabilir. Bu yüzden, bir seferde tek bir göreve odaklanmak ve hedeflerinizi planlamak, hayallerinizi gerçeğe dönüştürme olasılığınızı arttıracaktır.

Hayaller kuruyorsun. Hedeflerin var. Sıkı çalışıyorsun. Ve doğal olarak emeğinin karşılığını bekliyorsun. Ancak, çoğu zaman bu beklentiler karşılanmıyor. Hedeflerine ulaşamıyorsun.

Umudunu yitiriyorsun.

Hayat, yapabileceğin her şeyi yaptığında ve hala istenen sonuçları alamadığında, haksız görünüyor.

Zaten hiçbir şeyin yolunda gitmediğini düşünüyorsun, öyleyse denemenin amacı ne? Hiçbir şey yapmak veya tekrar tekrar denemek içinden gelmiyor. Kolayca pes etmeye eğilimlisin.

Peki sıradaki ne?

Her şeyi bırakıp pes mi etmelisin?

Yoksa umut etmek için beklemeli misin?

Sırf çabalarınızda başarısız olmanız ve hiçbir şeyin sizin gözünüzde yolunda gitmemesi, denemeyi bırakmanız gerektiği anlamına gelmez. Öylece, her seferinde başarısız olacağınızı söyleyemezsiniz. Gerçekten geleceğinizi bu şekilde öngöremezsiniz. Göz açıp kapayıncaya kadar her şeyin her zaman yokuş aşağı gideceğine karar veremezsiniz. Bu durum, sadece bu şekilde yapmayı seçerseniz gerçekleşir.

Umudunuz olduğunda ve hayallerinize için çalışmaya devam ettiğinizde, hayallerinize ulaşabilme şansını elde edersiniz. Kendinize inanmak ve en iyisini ummak, tavrınızda büyük bir fark yaratır ve bu tavrınız işinize yansıyarak pozitifliği çeker.

Tabii ki; üzgün, öfkeli veya mutsuz olduğunuz birçok zaman olacaktır. Bu ise tamamen doğal ve sağlıklıdır. Ancak, hiçbir şey için heyecan duymadığınız ve hayatınızdaki her şeye umutsuzca baktığınız noktaya geldiğinizde, bu nokta idareyi ele alıp kendi sorumluluğunuzu üstleneceğiniz ve umudun yardımıyla hayatınızı yeniden rayına oturtacağınız nokta olacaktır.

İşte size hayatınızdaki herhangi bir şey için ümitli olmadığınızda yapmanız gereken 5 şey:

1) Kendinize yatırım yapın.

Önceden var olan yeteneklerinizi geliştirin veya yeni beceriler edinin. Kendiniz ve yetenekleriniz hakkında iyi hissedin. Sizi meşgul ve motive eden üretken alışkanlıklarınız için zaman harcayın. Alışkanlıklar bir rutine sadık kalmanızı sağlar ve size azmetmeyi ve sebat etmeyi öğretir. Ve bu tür bir kararlılık, karşınıza çıkabilecek tüm engellere rağmen, yaşamınızda ilerlemenize yardımcı olur.

2) Her şeyi kontrol etmeye çalışmayın, bırakın olsun

Umutsuz hissetmemizin başlıca sebeplerinden biri, işlerin yolunda gitmediğini görmemizdir. Birçok dış faktör hayatınızı etkiler ve bu yüzden her şeyi kontrol edemezsiniz. Her durumu kontrol etme arzusu sizi sadece tüketecektir. Kontrol edemediğiniz şeyler hakkında endişelenmenin size hiçbir faydası yoktur. Bu sebeple, sadece neyi kontrol edebilecekseniz ve geliştirebilecekseniz, ona odaklanın ve gerisini umursamayın.

3) Erken sonuca varmaktan kaçının. İşler çoğu zaman o kadar kötü değildir.

Bizler bazen bir yargıya varmakta çok hızlı davranırız. Halbuki işler tamamen çözülmemiştir. Belirli bir durum hakkında bir fikir oluşturmadan önce bekleyin. Çünkü çoğu zaman, fazlaca düşünme ve gereksiz yere endişelenme eğiliminde oluruz. Her şey zihnimizde olduğu kadar kötü değildir. Bu umutsuz anlarda, bir an durup sakince düşünmeniz ve bunu fikirlerinize yansıtmanız yeterlidir.

4) İçinde bulunduğunuz durumu etraflıca düşünün.

Yolunuza gitmeyen belirli bir durumdan dolayı üzüldüğünüzde, bir kalem ve kağıt alın. Pozitifleri, negatifleri, kontrol edebileceğiniz ve kontrol edemeyeceğiniz şeyleri listeleyin. Düşüncelerinizi bir yere yazmak size net bir bakış açısı sunacak ve tekrar düşünmeniz ve daha ileriye gitmeniz için doğru bir karar vermenizi sağlayacaktır.

5) Kendinizi sonsuz olasılıklara açık hale getirin.

Umut, hayatınızı yükselten ve daha fazla pozitifliğe giden yolu belirleyen inanılmaz bir duygudur. Her şey umutla başlar. İyi şeylerin yoluna girdiğine inandığınız zaman, kendinizi buna hazırlar ve bu doğrultuda çalışırsınız. Ancak umutsuz olduğunuzda, yolunuza gelebilecek her türlü gelişmeye kapıları kapatırsınız.

Hayatınızı iyileştirmek için bir fırsat bulmaya çalışmaktan asla vazgeçmeyin. Her zaman bir seçenek vardır. Sadece umuda sahip olup kapılarınızı buna açmanız gerekir.

Her ne olursa olsun, hedefleriniz için çalışmanızı sağlayan şey sizi motive ve teşvik eder. Kendinize inanmanızı sağlar. Bu ise bir gün emeklerinizin karşılık bulacağı anlamına gelir.

Karar verme şekliniz çok önemlidir. Sonuçta, hayatınız bir bakıma sadece kararlarınızın sonucudur.

Peki, yaşamda doğru kararları nasıl veriyorsunuz

Hayatta ilerlemek için korku temelli kararlar yerine büyümeye yönelik kararlar vermelisiniz

Örneğin, sevmediğiniz bir işte olduğunuzu varsayalım. Başka bir iş bulamamaktan korkup sahip olduğunuz koltukta kalmaya karar verirseniz, bu korku temelli bir karar olur. Kısa vadede kendinizi güvende hissetmenize neden olabilir, ancak uzun vadede pişmanlığa yol açacaktır. Büyüme odaklı karar, risk almak ve potansiyelinize uyan başka bir iş bulmak demektir.

Doğru soruyu sorun.

https://giphy.com/gifs/book-library-literacy-l0HlRnAWXxn0MhKLK

Büyüme odaklı kararlar ve korku temelli kararların altında farklı sorular yatar.

Korku temelli kararların altında yatan soru şudur: ”Ya işe yaramazsa?’

Bu soru zihninizi olumsuz olasılıklarla doldurur ve korkmanıza sebep olur. Sonucunda ise bildiğiniz ve güvenli olduğunu düşündüğünüz yolu seçersiniz.

Büyüme odaklı kararların altında yatan soru ise şudur: ”Ya işe yararsa?”

Bu soru zihninizi olumlu olasılıklarla doldurur ve sizi iyimserliğe götürür. Tüm potansiyelinize ulaşmak için gerekli riski almanıza yol açar.

Pişmanlığı Azaltmayı Amaçlayın.

https://giphy.com/gifs/qfGkt9PccoB2M

Korku temelli kararlar pişmanlığa yol açacaktır. Bu nedenle, kendinizi büyüme odaklı kararlar almaya itmenin iyi bir yolu pişmanlık azaltma çerçevesini kullanmaktır.

Hayattaki pişmanlığınızı en aza indirmeyi ve kaçırılmış fırsatların olmamasını hedefleyin. Bundan yıllar sonra geriye dönüp baktığınızda “Bunu yapabilirdim” demek istemezsiniz.

Ya başarısız olursanız? Adam Grant’in Originals’te buna iyi bir cevabı var:

“Başarısızlığın pişmanlığı, denememenin pişmanlığından daha az”.

Seçici Olun.

https://giphy.com/gifs/transparent-video-games-sprites-ZDVkQnb0bMnOo

Fırsatları kaçırmamalısınız ki, ancak doğru fırsatları değerlendirdiğinizden emin olasınız.

Görüyorsunuz ki, kapasiteniz sınırlı. Bu sınırlı kapasitenizi yanlış fırsatlar için kullanırsanız, doğru olanlara yetiremezsiniz. RickWarren;

“Harika fırsatlara evet diyebilmeniz için iyi fırsatlara hayır deyin.”

Bir tampon oluşturun.

https://giphy.com/gifs/automatic-buffer-attachment-fYgSHIzlqqGuA

Kör risk almak yerine hesaplanmış risk almalısınız. Bu, bir tampon oluşturmanızı gerektirir. Bu şekilde, güvenilmez olmadan da doğru riskler alabilirsiniz

Doğru soruyu sorun, pişmanlığı en aza indirmeyi, seçici olmayı ve bir tampon oluşturmayı hedefleyin. Bunlar, korku temelli kararlar yerine büyümeye yönelik kararlar almanıza yardımcı olacaktır

Bütün gün hiçbir şey yapmadan oturan erkekler gördüm ve insanların verimsiz olduğu bu durumdan nefret ettim. Bütün gün kanepede oturan bir adamı sevmiyorum. – Olga Kurylenko

Verimsiz olmak; insana, üretkenlik hakkında 3 şey öğretir. Bu kısa listeyi faydalı bulacaksınız.

Verimlilik tutkuyla başlar.

https://giphy.com/gifs/VQ2hceUPByko0

Yaptıklarınızla ilgileniyorsanız, üretken olmak daha kolaydır.

Tutku, yaptığınız şeyin itici gücü olduğunda, o iş artık günlük tatsız ve zevksiz bir iş olmaktan çıkar.

Yaptıklarınız konusunda tutkulu olduğunuzda, o şeyi yapma dürtünüz artar.

Tutku, yaptığınız şey için duyduğunuz yoğun bir istek ya da coşku olarak tanımlanır.

İçinde kaybolduğunuz ve geçen zamanı fark etmediğiniz bir şeyi yapmak daha kolaydır. Aksi halde işiniz küçümsediğiniz ve hor gördüğünüz bir şeye dönüşür.

Verimlilik için tutku gereklidir.

Verimlilik disiplin ile başlar.

https://giphy.com/gifs/ByWoLAbhIoTHq

Hepimiz iki şeyin birinden dolayı acı çekeriz; disiplin acısı ya da pişmanlık veya hayal kırıklığı acısı. – JimRohn

Bu, tutku hakkında söylediklerim ile çelişkili görünecektir, işte bu yüzden sesime kulak verin.

Gerçek tutku verimliliğin bir parçası olsa da, yaptığınız her şey için tutkulu olamazsınız.

Dolayısıyla, öz disiplin, verimlilik söz konusu olduğunda  bir diğer gerekliliktir.

Bazen öncelikli olan görevler ve aktiviteler yapmaktan zevk aldığımız ve sevdiğimiz şeyler olmaz.

Verimlilik BÜYÜK hedeflerle başlar.

https://giphy.com/gifs/Fea5E3Ng3q2Um7NvXH

Küçük hedefleri düşünün ve küçük başarılar bekleyin. Büyük hedefleri düşünün ve büyük başarılar kazanın. – David Joseph Schwartz

Hiçbir hedefiniz olmadığında uğruna çalışacak  bir şeyiniz de olmaz.

Hiçbir hedefiniz olmadığında, heyecanlanacak veya sabırsızlanacak hiçbir şeyiniz kalmaz. Bu ise size verimsiz olmak için bahane verir.

Ancak, kendinize  gerçek ve bir amaca yönelik hedefler koyduğunuzda, verimliliğiniz artmaya başlar.

Çünkü:

Bu, sizi önemli şeyleri daha sık yapmaya iter ve zamanınızı daha akıllıca kullanmanız için bir neden sunar.