Konfor Alanından Çık

0

İnsan hep köşeyi döneceği günü bekler. Piyango bileti alır, şans oyunları oynar…İstediği olmayınca kaderi suçlar. Ama kişi, rahat olduğu alandan yani konfor alanından çıkmak istemez. Çalışmak, emek harcamak, uykusuz kalmak, fedakarlık yapmak  zor gelir. Bir şey vardır ki bizi bu alanda tutmak için elinden geleni yapar. Bu “ego” dur. Her şey yolundaymış gibi iyi gibi gösterir ama bu sadece geçici bir durumdur.

Bir örnekle pekiştirelim: Konfor alanında olduğunuzu düşünün. Sürekli bir şeyler yiyor, televizyon izliyor, hiç spor yapmıyor ve git gide kilo alıyorsunuz. Bu durum başta sizi rahatsız etmiyor. Egonuz da sürekli “sen sadece balık etlisin, bir tane daha yesen bir şey olmaz, spor yaparak zayıflayamazsın” diyerek sizi konfor alanında tutmaya çalışacaktır.

İlerleyen zamanlarda kilonuz sizi rahatsız etmeye başlayacak, sağlığınızı olumsuz etkilemeye başlayınca spor yapmaya, sağlıklı beslenmeye yani konfor alanının dışına çıkmaya karar veriyorsunuz. Artık  her gün spor yapılacak, diyete uygun beslenebilecek, eski alışkanlıklarınızı bırakacaksınız yani konfor alanı değişme, gelişme alanına dönüşmüştür.

Başarılı insanlara baktığımızda konfor alanının dışında sürekli bir değişim halindeler. Eskiye dair birtakım oluşumları yıkmışlardır. Konfor alanında kalmak sizi ve işinizi geriletir.

Agave kaktüsünü bilir misiniz?

Meksika’da çölde yetişen bir kaktüstür. Bu kaktüs tekilanın hammaddesi olduğu gibi yapraklarında da sisal denen ipeksi bir iplik var ve ipekten daha pahalı bir kumaşın yapımında kullanılır. Bir gün bir iş adamı bu kaktüslere yatırım yapmaya karar verir. Büyük bir fabrika kurar, büyükçe ve verimli bir tarlada kaktüsleri yetiştirmeye başlar. Kaktüsleri orada daha büyük ve daha bol yapraklı yetiştirmek için her türlü fedakarlığı yapar. Kaktüsleri bol vitaminler ve zenginleştirilmiş gübrelerle besler.

Çabaları sonuç verir. Daha iri ve yaprakları daha büyük bitkiler elde eder. Sıra yaprakların içindeki iplikleri toplamaya gelir. İlginç bir olayla karşılaşırlar; hemen hemen tüm kaktüslerde bu iplikler kaybolmuştur: yapraklar daha iri olmuş ama içlerindeki iplikler kaybolmuş. Bitki biyoloğu çöle gider, bu tür kaktüslerden birinin yanında çadır kurar ve bir iki ay kaktüsü gözlemler, inceler ve sonuçta bir rapor yazar.  Raporda şu ifade yer alır: “… bu ipliklerin ortaya çıkma sebebi çölün çetin ve zor koşullarıdır. Siz bu kaktüsü rahat bir ortama yerleştirmekle bu yeteneğinden etmişsiniz.”

İnsan da tıpkı bu kaktüs gibidir. Zorluklar insanı olgunlaştırır ve zorluklarla gelenin güzelliği de tıpkı kaktüsteki ipeksi iplik gibi güzeldir. Dikenli arazi de gül olmaya benzer. Engelleri aşarak elde edilen başarı da bir başka güzeldir. İnsana özgüven verir ve kişi kendini daha güçlü hisseder. Karşısına ne tür zorluklar çıkarsa çıksın hepsini aşacağına inanır. Kişi yaratıcılığını kullanarak çözüm yolları arar, bulur ve başarıya ulaşır.

“Çoğumuz için en büyük tehlike, hedefi yukarı çekip ulaşamamakta değil çok aşağılarda tutup ulaşmaktadır.” – Michelangelo

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here