İşinizde değişim nasıl başarılı bir şekilde yönetilir? Değişim, geçmişten günümüze insanların başarısında son derece etkili bir kavram olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki iş hayatınızda değişim nasıl başarılı bir şekilde yönetilir?

Ünlü yazar, eğitmen de iş geliştirme uzmanı Stephen Covey, hayattaki değişmez ilkeler için şunları söylemiştir; “Hayatta üç sabit vardır; değişim, seçim ve ilkeler.” Bir lider olarak, çalışanlarınızın işyerindeki değişiklikleri yönetmesine yardımcı olmak sizin sorumluluğunuzdadır.

Bunu yapmanın yollarından biri, değişim süreci boyunca birlikte çalışmak için etkili iletişim ilkelerini kullanmaktır. İşte değişim zamanlarında başkalarına başarılı bir şekilde liderlik etmenize yardımcı olacak üç fikir.

İşinizde Değişim Nasıl Başarılı Bir Şekilde Yönetilir?

Başarılı bir kariyer kovalıyorsanız, değişimin bir gereklilik olduğunun zaten farkındasınızdır. Bir lider olarak bunun farkında olsanız bile, organizasyonunuzdaki, takımınızdaki veya iş yerinizdeki insanlar bu sürecin yeterince farkında olmayabilirler. Peki bu durumda ne yapabilirsiniz? İşte size çözüm için mükemmel 3 rehber adım:

Kitap Önerileri – Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı >>

  1. İnsanlara değişimin gerekli ve de sürekli olacağını anlatın

Vizyonunuzdaki veya misyonunuzdaki değişiklikle ilgili bir şeyler olduğunda, takım arkadaşlarınızın da bunu bildiğinden emin olun.

Yeni iş arkadaşlarınızın, ilk görüşmeleri sırasında iş yerinde düzenli olarak değişiklik olacağını duyduklarından emin olun. Arada belirsiz bir şekilde olacak değişikliklerin olabileceğini veya farklı sorumluluklar üstlenmelerinin istenebileceğini belirtin.

Mevcut çalışanlarınıza ara sıra değişim mesajını da verebilirsiniz. Toplantılar sırasında gündeme getirin. Onlara yönetimin bazen değişiklikler yapması gerektiğini hatırlatarak, bunun, şirketin gelişen pazar ihtiyaçlarına esnek bir şekilde yanıt verebilmesi adına gerekli olduğunu anlatın.

Vizyonunuzdaki veya misyonunuzdaki değişiklikle ilgili bir şeyler olduğunda, takım arkadaşlarınızın da bunu bildiğinden emin olun. En önemlisi, çalışanınız için arada sırada yeni zorluklar belirleyin. Onlara yeni beceriler ve stratejiler konusunda sürekli eğitim verin. Hatta düzenli aralıklarla oturma düzenini değiştirmeyi bile düşünebilirsiniz.

Liderlikte Asla Söylenmeyecek 9 Şey >>

  1. Büyük değişikliklere karşı direncin üstesinden gelin

İşinizde değişim nasıl başarılı bir şekilde yönetilir? – Çalışanlar büyük bir değişime direnebilirler(işten çıkarmalar, yeni bir binaya taşınma, yeniden yapılanma, takım değiştirme, şirket içi değişim vb.). Bunun nedeni genellikle liderlerinin onlarla bu konuda çok iyi iletişim kuramamasıdır. Nasıl daha etkili bir diyalog yaratabilirsiniz?

Yapabildiğiniz kadar, erken ve büyük bir değişiklik olmadan önce, çalışanları aşağıdaki konularda bilgilendirerek potansiyel direncin üstesinden gelmeye başlayın:

Çalışanlarınızla iletişiminiz, bilinmeyene karşı duydukları korkuyu hafifletmeye yardımcı olabilir. Değişikliğin özelliklerini anladıklarında yine de mutsuz olabilirler, ancak aynı zamanda geliştirilecek yönlerle birlikte diğer endişeleri giderilmiş olur.

Çalışanlarınızı, takım arkadaşlarınızı veya organizasyonunuzdaki insanları dinlemek de aynı derecede önemlidir. Hem sözlerini hem de sözlerinin ardındaki korkuları ve diğer duyguları dinleyin. Bu bilgi onlar için yeni olup, bu yüzden endişelerini dile getirmelerine izin verin. Ek olarak, değişiklik uygulamasının mümkün olduğunda nasıl iyileştirilebileceğine ilişkin önerilerini de gözardı etmeyin.

Her şeyden önce, iş arkadaşlarınıza özen gösterin ve onlara saygılı davranın. İşyerinin ötesinde, kendi değerleri olan insanlar olduklarını kabul edin. Onlara, sadece emekleri veya itaatleri için değil, nihayetinde onlar için en iyisini istediğinizi gösterin.

Büyük değişiklik başladığında, grup toplantıları, e-postalar, bire bir tartışmalar ve diğer yollar aracılığıyla çalışanlarla diyaloğunuza devam edin. Onlara aşağıdakiler gibi dürüst sorular sorun:

Sorularını yanıtlamaya, endişelerini dinlemeye ve uygun olduğunda geri bildirimleriyle ilgili hızlı hareket etmeye devam edin.

Değişimin Bize Katkıları Nelerdir? >>

  1. Kurallarda değişiklikler olduğunda, çevrenize yol gösterin

Ayrıntıları onlara net bir şekilde iletin ve direnişlerini veya rahatsızlıklarını yönetin.

İşinizde değişim nasıl başarılı bir şekilde yönetilir? – Şirket politikalarında veya kurallarında yapılacak bir değişiklik, çalışanların günlük iş yaşamlarında ve düşünce kalıplarında bir kesinti anlamına gelebilir. Ayrıntıları onlara net bir şekilde iletin ve direnişlerini veya rahatsızlıklarını yönetin. Kurallar veya politikalar gerçekten değişmeden önce, tüm çalışanlara aşağıdakileri açıklayan bir plan gönderin:

Kariyerinizde İlerlemek İçin Bu Beceri Listesinde Ustalaşın >>

Bu değişiklikleri kendiniz tam olarak anladığınızdan ve bunlarla ilgili soruları açıklamaya ve yanıtlamaya hazır olduğunuzdan emin olun. Varsa, değişikliklerin şirketi neden iyileştireceğini ve neden hemen olması gerektiğini açıklamak için kanıtlar kullanın. Ayrıca, değişiklikler hayata geçtiğinde başarılarını destekleyecek gerekli tüm eğitimi çalışanlara verin.

Bu değişikliklerin hem öncesinde hem de sırasında, çalışanlarla açık bir iletişim sürecini koruyun. Endişelerini ve önerilerini dinleyin ve yanıt olarak onlara iyi geribildirim verin. Ayrıca, liderlerin ve çalışanların değişim planında belirtilen hedeflere ulaşmaktan sorumlu olduklarından emin olun.

Çalışanlarınızla arkadaş olun

İşyerindeki değişiklikler büyük veya küçük olabilir. Ancak değişim süreklidir. Takım arkadaşlarınızın değişimle daha iyi başa çıkmalarına yardımcı olmak için onları eğitin. Değişiklikler öncesinde ve sırasında onlarla açık ve net bir diyalog kurun. Her şeyden önce, onlara saygılı davranın ve güvenlerini kazanın.

İşinizde değişim konusu son derece önemlidir. Siz bu konuda neler düşünüyorsunuz? Değişim sürecinde iletişim nasıl olmalıdır? Düşüncelerinizi bizimle yorum kısmından paylaşabilirsiniz.

Değişim gerekli midir? Zorunlu mudur? Sorusu belki yüzyıllardır cevaplanmaya çalışılmaktadır. Ancak bu yazımızda 2020’nin insanlara katmış olduğu pozitif değişimlerden bahsedeceğiz. 

2020 Yılı Ve Zorunlu Değişim

Herkes 2020 yılına maalesef lanet ediyor. Çünkü insanlar sadece negatif durumlara odaklanılıyor. Aslında bulunduğumuz durumlardan pozitif çok şey çıkarabiliriz. Bir çok insan bu yıl panik içinde geçirmektedir. Nedeni ise her gün alışmış oldukları hayat bir anda dışarıdan gelen etki ile değişti. Beklenmedik bir çok olaylarla karşılaşıldı.

Deprem, sel, virüs vb. İnsanlar rahat alanlarından ayrıldı ve ne yapacağını bilemez bir şekilde afalladılar. Bu durumun nesi pozitif diyebilirsiniz. Ama en büyük pozitif buradan çıkacak.

Değişim Neden Zorunlu Bir Konudur? >>

Değişmezsek Neler Olacak?

İnsanlar bir şeyleri değiştirmezlerse aç kalacaklarının farkına varıp değişime ve harekete odaklandılar.

Herkes düşünmeye başladı. İnsanlar bir şeyleri değiştirmezlerse aç kalacaklarının farkına varıp değişime ve harekete odaklandılar. Yenilikler geldi. Daha önce önemi olmayan şeyler önemli olmaya ve değerli olmaya başladı. Daha önce dalga geçilen şeylerin içinde kendilerini buldu insanlar. Örnek olarak;

Ama hala eski kafada düşünenler ise mutsuz aynı zamanda karnını bile doyuramıyor olabilir. Yani insanlar hayatta kalmak için değişmek zorundadır.

Dünyanın En Zengin İnternet Girişimcileri >>

Değişirsek Neler Olacak?

Değişirsek hayat bizler için daha kolay olacaktır. O hayatın kolaylığının tadını alan herkes bu durumu sevecek ve eski haline dönmek bile istemeyecektir. Düşünsenize öğretmensiniz rahat kıyafetlerinizle odanızda elinizde kahveniz veya çayınızla ders anlatıyorsunuz veya aynı şekilde ders dinliyorsunuz.

Başka bir şey daha düşünelim, hava soğuk ve siz dışarı çıkıp otobüse binmeden evde ayağınızı uzatıp faturalarınızı ödüyorsunuz. Bankadan yapacağınız bir çok işi internetten hallediyorsunuz. Mağazaya gidip zaman harcayıp kıyafet bakacağınıza eve sipariş veriyorsunuz.

Bu söylediklerimiz bir kaç bazı basit işlerimiz gibi görünebilir. Ama bizi zamandan, paradan tasarruf ettirir. Özellikle zamanımız çok önemlidir. Zamanımızı boş yere harcayana kadar evde kendimizi geliştirmeye harcamak çok daha güzel bir şeydir.

O yüzden değişim zorunlu olmalıdır. Ancak değişimle hayatlar anlam bulabilir. Yüzlerce yıl öncesinden bir düşünür, değişim hakkında şunları dile getirmiştir;

“Değişmeyen tek şey değişimin ta kendisidir.” – Herakleitos

Yeni Yılda Yapılacaklar Listesi – 15 Muhteşem Öneri >>

Her insan, değişim yolunda kendi yolunu çizmek ister. Kendi yolunu arar. Peki kendi yolunu nasıl bulacak? Hiç kimsenin gitmediği bir yoldan giderek. Gelişmek de değişim zihniyetinin getirdiği bir üst noktadır. Ancak bu süreçte düşünce yapımız nasıl olmalı? Gelin biraz bunun hakkında konuşalım.

Değişim Yolunda Kendi Yolunuzu Çizmek

Her birimiz diğerinden farklı bir yol yürüyoruz. Hiç birimizin serüveni birbirinin aynı değil. Daha en baştan içine düştüğümüz rahimle şekil almaya başlayan bu süreci neler etkilemiyor ki. En çok da yabancısı olduğumuz bu gezegeni anne babamızın gözleriyle tanıyor ve anlamlandırıyor olmamız gelişimimize yön veriyor. Hiçbir şey bilmezken onların hislerini sünger misali çeken bir alt bilinçle dünyaya geliyoruz.

Stres, kaygı, öfke, değersizlik hisleriyle bezeli bir dünya düştüyse payınıza geçmiş olsun. Zihninizin kıvrımlarına zehirli bir sıvının yayılışını hayal edin, tam da öyle. Uyku problemleri, beslenme bozuklukları, depresif ruh halleri ve daha niceleri kapınızda. Bu etkiden yıllar sonra ciddi bir bilinç, farkındalık ve odaklanma ile kurtulmanız neyse ki mümkün.

Düşünce Gücünüz Ne Kadar Kuvvetli Biliyor Musunuz? >>

Değişim Yolunda Şanslı Olanlar

Kendi yolunu çizmelisin

Gerçekten şanslı olanlarsa tam tersine olumlu duygular eksenine ailesiyle doğuştan sahip olanlar. Ama sizi yanıltmasın. Onlarda hayatla mücadele içindeler. Farklı olarak bundan da keyif alabilecekleri bir bilinçaltı algılayışa sahipler.

Hangi taraftasınız bilmiyorsanız, kendi hikayenize odaklanın. Kendi yolunu çizmek demek, kendi hikayenize odaklanmak demektir. Sizin koşullarınız biricik ve sizin için olması gerektiği gibi. Geldiğiniz yeri ve varacağınız yeri inşa eden malzemelerin tamamını içeriyor. Ne eksik ne fazla… Öylesine yaşamaya son verip bu malzemelerle elinizden gelenin en iyisini ortaya koyun. Malzemenin uygun olduğu inşaatta hiçbir şey ziyan olmayacak ve her tuğla ait olduğu yeri bulacaktır.

Ve en önemlisi de; bu arayış bizim kendimize borçlu olduğumuz bir arayış. Aramaya geciktikçe omzumuza binen yük bu yüzden artıyor. Daha karamsar, daha depresif bir insana dönüşüyoruz. Yaptığımız işin tatil günlerini iple çekip, pazartesileri nefretle karşılıyoruz. Neden? Borçluyuz bir kere, kendimize borçluyuz. Bu senaryonun bir adım sonrasında ne var peki? Bakalım size tanıdık gelecek mi?

Değişim Zorunlu Mudur? >>

Bekleyişin Bize Getirisi

Tabii ki bekleyiş var. Sonuçsuz bir noktaya geliyoruz. Beklemeye başlıyoruz. Sorumluluğu üstlenmeyi başkasından bekliyoruz. Yani;

Cümlelerini kastediyoruz. Bu döngüyü kırmak istiyorsanız, şefkatli bir sesle eğilin kulağınıza ve şöyle deyin: “Seni fark etmeyecekler, anlamayacaklar ve o fırsat durup dururken önüne sunulmayacak. Neden biliyor musun? Koskoca evrende sen kendini aramaya üşeniyorken bunu başkaları neden senin için yapsın ki?” Dileriz ki bu an, kendimiz için ilk adımı attığımız o an olur. Çok sevgiler…

Değişim yolunda kendi yolunu çizmek konusundaki yazımızı okudunuz. Siz değişim ve arayış konusunda neler düşünüyorsunuz? Değişim zaman alır mı? Düşüncelerinizi bizimle paylaşmak için aşağıya bir yorum bırakın. 

İyimserliğin İnanılmaz 44 Faydası >>

Kişiliği değiştirmek gerçekten mümkün mü? Yoksa temel kişilik kalıplarımız yaşam boyunca sabit mi? Kişisel gelişim kitapları ve web siteleri, alışkanlıklarınızı ve davranışlarınızı değiştirmek için takip edebileceğiniz planları ortaya çıkarır. Bu arada altta yatan kişiliklerimizin değişmeye karşı dayanıklı olduğuna dair güçlü  bir inanç vardır.

Avusturyalı psikanalist Sigmund Freud, kişiliğin büyük ölçüde taşa yerleştirildiğini ileri sürmüştür. Birçok modern psikolog bile genel kişiliğin yaşam boyunca nispeten sabit ve istikrarlı olduğunu ileri sürmektedir. Ama ya kişiliğinizi değiştirmek isterseniz? Doğru yaklaşım ve sıkı çalışma gerçek kişilik değiştirmek konusunda bize yardımcı olabilir mi? Yoksa hedeflerimize ulaşmamızı engelleyen istenmeyen özelliklerle mi sıkıştık?

Kişiliğinizi Değiştirebilir Misiniz?

Kişiliğinizi değiştirmek için öncelikle, bazı kavramlar üzerinde durmamız gerekir. Mesela kişilik kalıcı mıdır? Kişiliğimizi şekillendiren faktörleri bilirsek, kişiliğimizi daha etkili şekilde değiştirebiliriz. Öncelik kişiliğimizi tanımak ve onu etkileyen faktörleri bulmaktır.

Kişilik Kalıcı Mıdır?

Kişiliği değiştirme arzusu nadir değildir. Utangaç insanlar daha konuşkan olmayı dileyebilirler. Sıcak huylu bireyler, duygusal olarak yüklü durumlarda soğukkanlılığını koruyabilmeyi isteyebilirler. Hayatınızın birçok noktasında kişiliğinizin değişmesini istediğiniz bazı yönleri olduğunu görebilirsiniz. Hatta hedefler belirleyebilir ve potansiyel olarak sorunlu olan bu özellikleri ele almak, geliştirmek için çalışabilirsiniz.

Genel olarak, birçok uzman geniş özelliklerde gerçek ve kalıcı değişiklikler yapmanın aşırı zor olabileceği konusunda hemfikirdir. Kişiliğinizin belirli yönlerinden memnun değilseniz, değiştirmek için yapabileceğiniz gerçekten bir şey var mı? Psikolog Carol Dweck de dahil olmak üzere bazı uzmanlar, davranış modellerinin, alışkanlıkların ve inançların değiştirilmesinin, geniş özelliklerin (örneğin içe kapanıklık , uyumluluk) yüzeyinin altında yatan yalanın, kişilik değişikliğinin gerçek anahtarı olduğuna inanmaktadır.

Anlamlı Karikatürler – Değişim Gerekli Bir Konu Mudur? >>

Kişiliği Etkileyen Faktörler

Kişiliğinizi nasıl değiştirirsiniz? Sorusuna geçmeden önce, kişiliğinizi etkileyen faktörlere bir göz atalım.

Kişiliğinizi nasıl değiştirirsiniz? Sorusuna geçmeden önce, kişiliğinizi etkileyen faktörlere bir göz atalım. Kişiliğin değiştirilip değiştirilemeyeceğini anlamak için öncelikle kişiliğe tam olarak neyin sebep olduğunu anlamalıyız. Asırlık doğa ve yetiştirme tartışmaları bir kez daha devreye giriyor. Kişilik genetik (doğa) veya yetiştirme, deneyimlerimiz ve çevremiz (yetiştirme) tarafından şekillendirilmiş mi? Geçmişte, teorisyenler ve filozoflar çoğu zaman bir diğerine karşı bir yaklaşım benimsemişler ve ya doğanın ya da beslenmenin önemini savunmuşlardı. Ancak bugün çoğu düşünür, bunun sonuçta kişiliklerimizi şekillendiren iki gücün bir karışımı olduğu konusunda hemfikirdir.

Sadece bu değil, genetik ve çevre arasındaki sürekli etkileşim kişiliğin nasıl ifade edildiğini şekillendirmeye yardımcı olabilir. Örneğin, genetik olarak arkadaş canlısı ve rahat olmaya yatkın olabilirsiniz. Ancak yüksek stresli bir ortamda çalışmak sizi farklı bir ortamda olabileceğinizden daha kötü  huylu ve gergin hale getirebilir.

Dweck, doğumdan sonra ayrılan ve özdeş ikiz erkeklerin hikayesini anlatır. Bu hikayede yetişkin iki erkek aynı isme sahip kadınlarla evlendirildi. Benzer hobileri paylaştı ve kişilik değerlendirmelerinde ölçülen benzer özelliklere sahipti. Her ne kadar aynı özellikteki ortamlarda yetişmiş olsalar da kişiliklerinin oluşmasında çevre faktörü inanılmaz düzeydeydi. Çevremiz ve benzersiz deneyimlerimizle şekillenmek yerine, bu ikiz çalışmalar genetik etkilerin gücüne işaret ediyor.

Genetik kesinlikle önemlidir. Ancak diğer çalışmalar da yetiştirilmemizin ve hatta kültürümüzün, kim olduğumuzu şekillendirmek için genetik planlarımızla etkileşime girdiğini göstermektedir.

Ancak Dweck, kişilik değişikliğinin hala mümkün olduğunu ileri sürmektedir. Geniş özellikler yaşam boyunca istikrarlı olabilir. Ancak Dweck, bizim kim olduğumuz konusunda, en önemli geniş özelliklerin yüzeyinin altında yatan “aradaki” niteliklerimiz olduğuna inanır. Değiştirilebileceğine inandığı şey, aradaki niteliklerdir.

Peki, bu “aradaki” kişilik parçaları tam olarak nedir?

Kişiliği değiştirmek, hayatından ve alışkanlıklarından memnun olmayan insanların üzerinde durduğu önemli konulardandır. İnançlar ve inanç sistemleri, Dweck’in önerdiği gibi, kişilik özelliklerini, geniş özelliklerin altında şekillendirmede hayati bir rol oynamaktadır. Kişiliğinizin belirli yönlerini değiştirmek zor olabilir. Ancak kişiliğinizin nasıl ifade edildiğini şekillendirmeye ve kontrol etmeye yardımcı olan temel inançların bazılarını değiştirerek bu durumla gerçekçi bir şekilde mücadele edebilirsiniz.

Diğer teorisyenler, hedefler ve baş etme stratejileri gibi faktörlerin, kişiliğin belirlenmesinde birincil rol oynadığını öne sürmüşlerdir. Örneğin, daha çok Tip A kişiliğiniz olsa da, daha rahat bir insan olmanıza yardımcı olacak yeni baş etme becerileri ve stres yönetimi tekniklerini öğrenebilirsiniz.

İnsanların inançları kendiliğin, ilişkilerinin ve dünyalarının doğası ve işleyişine dair zihinsel temsillerini içerir. Bebeklik döneminden itibaren insanlar bu inançları ve temsilleri geliştirirler. Ve farklı önde gelen kişilik teorisyenleri, kişiliğin gelişmesinde bunların temel bir parça olduklarını kabul ederler.

Hayatınızda Şuan Yapabileceğiniz 15 Kolay Ve Olumlu Değişiklik >>

Neden İnançlara Odaklanmalıyız?

Kişiliği değiştirmek için inançlara odaklanmak bunun için önemlidir.

İnançları değiştirmek kolay olmayabilir. Ancak iyi bir başlangıç ​​noktası sunar. İnançlarımız, kendimizi ve başkalarını nasıl gördüğümüz, günlük hayatta nasıl çalıştığımız, yaşamın zorluklarıyla nasıl başa çıktığımız ve diğer insanlarla nasıl bağlantı kurduğumuza kadar hayatlarımızın çoğunu şekillendirir. Kişiliği değiştirmek için inançlara odaklanmak bunun için önemlidir. İnançlarımızda gerçek bir değişim yaratabilirsek, davranışlarımız üzerinde ve muhtemelen kişiliğimizin belirli yönleri üzerinde derin bir etkisi olabilecek bir şeydir.

Örneğin, kişisel niteliklerin ve özelliklerin sabit ya da şekillendirilebilir olup olmadığı dahil benlik hakkındaki inançları ele alalım. Zekanızın sabit bir seviye olduğuna inanıyorsanız, düşüncelerinizi derinleştirmek için adımlar atmanız olası değildir. Bununla birlikte, bu özellikleri değiştirilebilir olarak görürseniz, muhtemelen kendinize meydan okumak ve zihninizi genişletmek için daha fazla çaba göstereceksiniz.

Açıkçası, benlik inançları insanların işleyişinde kritik bir rol oynamaktadır. Ancak araştırmacılar insanların kendi özniteliklerine daha yumuşak bir yaklaşım benimsemek için inançlarını değiştirebileceklerini bulmuşlardır. Bir deneyde, öğrencilerin beynin yeni bilgilere yanıt olarak yeni bağlantılar kurmaya devam ettiğini keşfettikten sonra, akademisyenler bu öğrencilerin daha yüksek not ortalaması ve okuldan daha fazla keyif aldıklarını da ortaya koydu.

Dweck’in kendi araştırması, çocukların nasıl övüldüklerinin kendi inançları üzerinde de önemli bir etkisi olabileceğini göstermiştir. Zekâları için övülenler, kendi kişisel nitelikleri hakkında sabit teori inançlarına sahip olma eğilimindedir. Bu çocuklar zekalarını değişmez bir özellik olarak görürler; ya sizde vardır ya da yoktur. Öte yandan çabalarından ötürü övülen çocuklar genellikle zekalarını dövülebilir olarak görürler. Dweck’in bulduğu bu çocuklar, zorluk karşısında devam etme eğilimindedirler ve öğrenmeye daha istekli olurlar. Sonuçta kişiliği değiştirmek için övgünün de belirli kalıplar içerisinde yapılması gerekir.

Hayatınızı Daha İyiye Doğru Nasıl Değiştirirsiniz? >>

Peki Kişiliğinizi Değiştirmek İçin Gerçekten Ne Yapabilirsiniz?

İçine kapanıklıktan dışa dönük bir duruma geçmek son derece zor (hatta imkansız) olabilir. Ancak uzmanların kişiliğinizin yönlerinde gerçek ve kalıcı değişiklikler yapmak için, yani kişiliği değiştirmek için yapabileceğinize inandığı şeyler vardır.

Son Düşünceler

Kişiliği değiştirmek kolay olmayabilir ve bazı geniş özelliklerin değiştirilmesi asla tam olarak mümkün olmayabilir. Ancak araştırmacılar, kişiliğinizin belirli kısımlarını, bu geniş özelliklerin seviyesinin altında var olan yönleri değiştirmek için yapabileceğiniz şeylerin olduğuna inanıyorlar; günlük yaşam.

Gandhi’nin Hayata Bakış Açınızı Değiştirecek 16 Sözü >>

Değişimin önemi, kişisel gelişim içinde başlıca konulardandır. Değişim gerekli değil, zorunlu bir şeydir. Peki nasıl değişebiliriz? Daha başarılı bir kişi olmak mümkün mü? Biz genellikle değişime karşı dirençliyizdir. Değişimin kendisinin sabit olduğunu anlayamayız. Siz direnseniz veya kaçınsanız bile, hayatınıza sürekli girecektir. Değişimi kendiniz başlattığınızda, buna adapte olmak kolaydır. İlk başlarda bu biraz zor ve sinir bozucu gelebilir ama ayak uydurmak zor olmasa gerek.

“Eğer değişiklik yaratmazsanız, değişiklik sizi yaratacak.”

Kariyer değişimlerinin her biri bilgi ve yeni deneyimler getirir. Sonuç olarak, mesleki deneyimler dışında, zor meslektaşlarla olan çatışmaları nasıl çözeceğinizi ve dayanılmaz patronlarla nasıl çalışabileceğinizi öğrenmiş olursunuz.

Kariyerle ilgili değişiklikler özgüveni de beraberinde getirir.  Genel olarak, geriye dönüp baktığınızda, hayatınızdaki tüm güzel şeylerin geçmişte meydana gelen değişimlerin sonuçları olduğunun farkındaysanız siz de değişim yaratmışsınızdır.

20/80 Kuralı Nedir? | Videolu İçerik >>

Değişimin Bize Katkıları Nelerdir?

İnsanlar genellikle değişikliklerden kaçınırlar ve kendi rahat bölgelerinde kalmayı tercih ederler. Ama bilmezler ki bir kez cesaret edip değişmek için ilk adımı attıklarında hayatları daha iyi olacaktır. Aşağıda değişimin bazı faydalarını sıraladık. Göz atmanızda fayda olacağını düşünüyoruz.

Kişisel gelişiminize katkı sağlar.

Kişisel gelişiminize her zaman katkı sağlar. Çünkü her şey değiştiğinde büyürsünüz ve yeni şeyler öğrenirsiniz. Hayatınızın farklı yönleriyle ilgili yeni görüşler keşfedersiniz. Sizi olmak istediğiniz yere götürmeyen değişikliklerden bile dersler çıkarırsınız.

Esnekliğiniz artar.

Değişimin önemi için en olumlu noktalardan biri de esnekliğin artmasıdır. Sık yapılan değişiklikler, yeni durumlara, yeni ortamlara ve yeni insanlara kolayca uyum sağlamanızı sağlar. Sonuç olarak, beklenmedik bir şekilde bir şey değiştiğinde afallamazsınız. Anında adapte olabilirsiniz. Esnek olmanız sizin, küçük şeylere takılıp kalmanızı engeller. Kendinizi daha çabuk değiştirebilirsiniz. Kariyerinizi ilerletebilirsiniz.

Ulaşmak İstediğiniz Hedefleri Etkin Bir Şekilde Belirleyin >>

İyileştirmeler hepimize iyi gelen şeylerdir.

Hepimizin hayatında iyileştirmek istediğimiz şeyler var – finans, iş, ortak, ev, vb. Hepimiz hiçbir şeyin kendiliğinden gelişmeyeceğini biliyoruz. Bunu yapabilmek için farklı şeyler yapmamız gerekiyor. Yeni alışkanlıklar geliştirmek beynimizi daha verimli kullanmamızı da sağlayacaktır. Değişim olmadan, iyileştirmelerin olmasını beklemek çok anlamsız.

Yaşam değerlerini güçlendirir.

Zaman zaman değişiklikler, hayatınızı yeniden değerlendirmenizi ve belirli şeylere farklı açıdan bakmanızı sağlar. Değişimin ne olduğuna bağlı olarak, yaşam değerlerinizi de güçlendirebilirsiniz. Kendinize ve çevrenize de yeni değerler katabilirsiniz.

Nasıl Etkili Kararlar Verilir? >>

Kartopu etkisiyle, büyük değişikliğe doğru yönelirsiniz.

Genellikle vazgeçeriz, çünkü büyük ve acil bir değişiklik yapmanın zor görevini üstlenemeyiz. O zaman küçük değişiklikler son derece değerli hale gelir. Küçük küçük değişiklikler sonunda sizi istenen büyük değişikliğe yönlendirir. Değişimin önemi için kartopu etkisini görmezden gelmemeliyiz.

Gücünüze güç katar.

Tüm değişiklikler sizi hayatın güzel dönemlerine götürmez. Maalesef masallarda yaşamıyoruz ve üzücü şeyler de oluyor. Zor dönemleri aşmak sizi daha da güçlendirecektir. Çünkü zor zamanlar, sizin dirayetinizi ortaya koyar. Çabuk pes edip etmeyeceğinizi, savaşçı bir kişiliğe sahi olmadığınızı test etmenize olanak sağlar. Belki yeni bir yeteneğinizi keşfedersiniz. Belki de kendinize yeni bir beceri katarsınız.

İlerleme sağlar.

Değişiklikler ilerlemeyi tetikler. Her şey ileri doğru ilerler ve onlar yüzünden gelişir. Doğaya bir bakın. Hiç gerileyen bir şey var mı? Her şey doğar, büyür, gelişir ve de ölür. Bu süreç her zaman ileriye doğrudur. Tohum fidana, fidan ağaca dönüşür. Eğer bir fidan büyümüyorsa, gelişmiyorsa, ölüyor demektir. Yani geriler.

İnsanlarla Etkili Bir İletişim Kurmanın Yolları >>

Fırsatlar doğurur.

Bir kişi her değişikliğin ne getirebileceğini asla bilemez. Her zamanki yolundan döndüğünde, seni bekleyen çok sayıda farklı fırsat olacaktır. Değişiklikler mutluluk ve yeni seçenekler getirecektir. Eğer yerinizi beğenmiyorsanız, yerinizi değiştirin. İşinizi beğenmiyorsanız, değiştirin. Ağaç değilsiniz. Bizi nerede neyin beklediği konusunda hiçbir fikrimiz yok.

Yeni başlangıçlar sizleri bekliyor.

Değişimin önemi konusunu anlamanız için yeni başlangıçları anlamalısınız. Her değişiklik yeni bir sayfa demektir. Bir bölümün kapatılması ve bir bölümün açılması ile ilgilidir. Değişiklikler, yeni başlangıçlardır. Hayatımız altüst oldu diye yakınıyoruz. Nereden biliyoruz ki hayatımızın altının, üstünden daha iyi olmadığını. Önyargı yapmamak gerekir. Yaşayarak öğreneceğiz.

Hayata Bakış Açınızı Değiştirecek 21 Muhteşem Film adlı film listemiz için >>

Rutinden çıkmanızı sağlar.

Fiction’dan daha garip olan bir film hatırladınız mı? Ana karakter Harold Crick, yıllarca aynı şeyi aynı anda yapıyor. Tamamen sıkıcı, öngörülebilir bir yaşam sürüyor. Hayatımız değişmese aynı böyle olacaktı.

Bu yüzden bir daha ki sefere değişiklikten kaçınma veya ona karşı koyma eğilimine girdiğinizde, sizi istediğiniz yere yönlendirecek olanlardan başlamayı hedefleyin.

Kişiliğinizi Değiştirebilir Misiniz? >>

Çocukları için en iyisini isteyen bir anne, terfisini bekleyen çalışkan bir baba ya da iş kaybı, boşanma ya da sevilen birisini kaybetme gibi kişisel bir trajedi ile baş başa kalan bir kişi karamsarlığa kapılması elbette olasıdır. Ancak umut, yalnızca kafamızdan çıkıp aşırı rasyonelleştirmeyi bıraktığımızda bize ulaşılabilir. Bizim için daha iyi şeylerin olduğu konusunda gerçekten ikna olmamız gerekiyor. Her şey yolunda gitmiyor gibi görünse bile, henüz göremediğimiz daha büyük bir plan olduğuna inanmamız gerekir.

Bu 10 adım size ilham ve gelecekle ilgili umutsuz hissettiğinizde devam etmeniz için gereken umutları verecektir;

►Network Marketing İle İlgili Tüm Konu,Soru ve Cevaplar YouTube Kanalımızda

  1. Yeniden gruplandırmak ve duygularınızı onurlandırmak için geri adım atın

Duygularınız tarafından boğulmuşsanız ve güvensizlik duyguları zihninizi rahatsız ediyorsa, geri adım atmanız ve ciddi bir öz bakımla ilgilenmeniz gerektiğinin bir işaretidir. Yürüyüşe çıkın, bir arkadaşınızla konuşun, küçük bir tatile çıkın, müzik dinleyin, meditasyon yapın veya dergi okuyun. Merkeze ve dengeye dönmenize yardımcı olacak herhangi bir şeyle ilgilenin. Ne kadar küçük olursa olsun, ulaştığınız her dönüm noktası için kendinizi onaylayın ve ödüllendirin. Attığınız her adım önemlidir ve sizi hayallerinize yaklaştırır. Bilinçli, derin nefesler alarak ve şu anınızdaki her şeyi takdir ederek şimdi odaklanın.

  1. Vizyonunuzu ve hedeflerinizi yeniden ziyaret edin

Bir duvara çarptıysanız, hedeflerinizi ve vizyonunuzu tekrar gözden geçirmeniz yararlı olacaktır. Belirlediğiniz hedefleri not alın ve ilk başta onları yaratmanız için size neyin ilham verdiğini kendinize hatırlatın. Örneğin, 10 kilo vermek istiyorsanız, doktorunuzun önerdiği veya daha sağlıklı olmak istediğiniz için miydi?

Anahtar, hakkında endişelendiğiniz ve taahhüt etmeye istekli olduğunuz hedefler belirlemektir. Hedeflerinizin, herhangi bir engelin üstesinden gelmeniz için sizi iyi edecek genel bir vizyona bağlı olması gerekir. Bir vizyon tahtası oluşturun veya neye ulaşmak istediğinizi açıklayıcı ve canlı bir şekilde yazın.

  1. Beklentilerinizi yönetin

Motivasyonunuzu kaybetmenizin bir diğer olası nedeni, beklentilerinizin çok yüksek olmasıdır. Genellikle en büyük hayal kırıklıklarımız gerçekçi olmayan beklentilerden kaynaklanmaktadır. ‘Gerçekçi değil’ her zaman hedeflerinize ulaşamayacağınız anlamına gelmez, ancak bunu gerçekleştirmek için daha fazla zamana veya kaynağa ihtiyacınız olabilir. Örneğin, yeni bir mağaza açarken, 100K yapmayı ümit etmek yerine, çalışma sisteminizi mükemmelleştirmeye odaklanın. Özellikle başlangıç aşamalarında yönetilebilir hissettiren hedefler belirleyin. Ulaşılması kolay olan sağlıklı beklentiler belirlemek sizi devam etmeye teşvik edecektir.

  1. Acil durum planına sahip olun (B Planı)

Her zaman planlarınızın umduğunuz gibi işe yaramayacağına dair bir şans vardır. Başarısızlığı, özellikle sizin için önemliyse, kırılmadan bir olasılık olarak kabul etmenin zor olduğunu biliyoruz. Ama her zaman alternatif bir planın olmasının perspektifte başarısızlığı sürdürdüğünü daha iyi biliyoruz. B Planı oluştururken, önceki planınızda neyin yanlış gittiğini değerlendirmek çok önemlidir. Başka ne yapabilirdin? Bir dahaki sefere doğru olanı elde etmek için sizi bilgi ile donatabilecek olan deneyimin dersleri nelerdir? Kendi iç görülerinizi desteklemek için arkadaşlardan, danışmanlardan ve koçlardan samimi geri bildirim isteyin.

  1. Pozitif güçlendirme kaynaklarını bulun

Umut, sürekli pozitif güçlendirme olmadan yanabilecek bir mum alevi gibidir. Bizi gelecekle ilgili umutla teşvik etmek için hatırlatıcılara ihtiyacımız var. Neyse ki, yol boyunca küçük başarılarımızı kabul etmek ve engellerin üstesinden gelebildiğimiz zamanları hatırlamak gibi ilham verici birçok yol var.

“Gelecek Kaygısı Olanlar El Kaldırsın – Prof. Dr. Özgür Demirtaş” adlı TEDx konuşması için>>

  1. Güçlü bir destek çemberine sahip olun

Sosyal varlıklar olarak, bizim için önemli olan bir insan topluluğundan destek almaktan büyük ölçüde faydalanırız. Arkadaşlar ve aile üyeleri çoğumuz için temel yaşam çizgisidir ancak ağımızı, hikayemizi duymaya açık olan ve sahip olduğumuz vizyona inanan güvenilir bir mentor, antrenör, danışman veya destek grubu içerecek şekilde genişletebiliriz. Ne zaman aşağıdaysak, bunlar rahatlık kaynağı olabilecek ve oyuna geri dönmemize yardımcı olabilecek insanlardır.

  1. Vizyonunuzla iletişimde kalın

Geleceğimiz için güçlü bir vizyon tarafından yönlendirildiğimizde umutlu hissetmek daha kolaydır. Bu yüzden vizyonunuzu netleştirmek çok önemlidir. Hedef belirleme, vizyon panoları ve görselleştirme, hayallerimize şekil verebilecek birkaç tekniktir. Bu uygulamaları taahhüt ederek vizyonumuz daha somut ve elimizde olacak. Hedeflerimize dayanmak, kendilerini gerçek hissettirecek ve bize tüm enerjimizi yönlendirebileceğimiz bir odak noktası verecektir.

“Olaylara Karşı Tutumumuz, Fırsatlara Bakış Açımızı Belirler” adlı başarı öyküsünü okumak için>>

  1. İyi bilgilendirilmiş olun ve proaktif olun

“Bilgi ve eylem olmadan, umut sadece psikolojik bir iştir.”

Umut, neyi arzu ettiğimiz hakkında daha fazla bilgi aramaya ve bunu gerçekleştirmeye yönelik doğru adımlar atmaya teşvik etmelidir. Bilgi, söylendiği gibi güçtür ve bize daha dikkatli seçimler yapma kapasitesi verir. Sonuçları etkilemek ve bilinçli olarak ilerlemek için gerekenlere sahip olduğumuza olan inancımızı güçlendirir.

  1. Şimdiki anınıza odaklanın

Umut gelecek yönelimlidir ve bu nedenle düşüncelerimizi şimdiki zamandan uzağa yönlendirebilir. Gelecek için çok fazla zaman harcamak esastır. İşlerin daha iyi hale gelmesini istememize rağmen, şu andaki yaşamımızda bulunduğumuz yerle barış yapmak zorundayız. Bu sessiz kabul iç huzurumuzu sağlayacak ve gelecekteki sonuçlara aşırı bağlı olmamızı önleyecektir. Gerçek şu ki, şu anın sahip olacağı her şeydir ve içinden geçerken güzelliğini ve özünü yakalamak için her türlü çabayı sarf etmeliyiz.

  1. Uygulama şükran duymak

Şükran, sıcaklık ve bolluk hissi yaratır. Cazibe Yasası’na göre, sahip olduğunuz her şey için ne kadar değerli olursanız olun, maddi veya başka türlü, size yönelme olasılığınız o kadar artar. Gelecek hakkında bir daha hissedeceğiniz zaman, derin bir nefes alın ve etrafınızdaki harika şeyleri ve insanları düşünün. Hayatınızda kaç tane minnettar olabileceğinizi gördüğünüzde hayatınızı nasıl gördüğünüzde anında bir değişim hissedeceksiniz.

Gurur iki ucu keskin bir kılıçtır. Yeterince gurur duymadığın zaman, başarılı hissetmekte zorlanıyorsun. Eğer çok gurur duyuyorsan, insanlar seni narsist sanıyorlar. Gururun iyi bir şey olduğu zamanlar oldu mu? Bugün, farklı türden gururlara ve kendini nasıl gösterdiğine bakacağız. Gurur, göründüğünden daha fazlasıdır ve gururun bizim için yararlı olduğu bazı yollar keşfedebilirsiniz.

Gurur yanlış gittiğinde

Aşırı hiçbir şey asla iyi bir şey değildir – gurur duyusu bile. Gurur genellikle olumsuzdur çünkü grup pahasına egoya ve öze vurgu yapar. Çok fazla övgü, bir kişinin egosunu şişirebilir ve dış doğrulama için bir sürücü yaratabilir. Motivasyon için yalnızca dışsal övgülere güveniyorsanız, öz motivasyon ile zor zamanlar geçirirsiniz. Hak edilmemiş övgünün tadını çıkarmak, sizi övgüyü açığa çıkarmak için övünmek için kötü alışkanlık haline getirebilir.

Çok fazla gururu olan insanlar, diğerlerine göre üstünlük duygusu geliştirir. Bir birey çok gurur duyduğunda, yardımlarını istemekte isteksiz olabilir, bu da hayatlarını perişan edebilir. Bu nedenlerden dolayı, genellikle fazla gururlu insanların yanında olmaktan hoşlanmıyoruz. Gurur, yine de kötü olmak zorunda değildir.

Kazanıldığında övgü almak sağlıklıdır. Birisi iyi bir şey yaptığında takdir önermek önemlidir ve takdir edilmesi de aynı derecede önemlidir. İnsanlar, gurur ve alçakgönüllülük dengesiyle övgüyü kabul ettikleri sürece, iyi bir iş çıkardığının tanınmasında yanlış bir şey yoktur.

Gururun olumlu tarafının tadını çıkarmak için 4 neden

  1. Yüksek standartlara sahip olacaksınız

İşleriyle gurur duyan bireylerin daha kaliteli çıktılara sahip olma olasılığı daha yüksektir.

  1. Olumsuzluğa karşı geri itebilirsiniz

Bir şey istediğin gibi sonuçlanmadığında, devam etmekten gurur duymalısın. Gurur seni esnek yapar.

  1. Gurur liderliği teşvik ediyor

Gerçekten bir şeyi önemsiyorsan, bunun için savaşmaya hazırsın. Bir proje, organizasyon veya yer tehlikeye girerse, gururlu bir kişi onu korumak için lider haline gelecektir.

“Güçlü Liderlerin Kendileri İçin Belirlediği 10 Liderlik Hedefi” adlı liderlik içeriğimiz için>>

  1. Gururlu insanlar aileleriyle mutludurlar.

Ailenle gurur duyduğun zaman, onlar için çabalarsın. Onlara hayattaki en iyi şeyleri vermeye çalışıyorsun ve kötü koşullarda acı çekmelerine izin vermiyorsun.

Gurur nasıl avantaja çevrilir

Gururun olumlu yönlerini beslediğiniz ve egonuzu kontrol altında tuttuğunuz sürece, gurur gerçek bir varlık olabilir. Unutmayın, gurur, yüksek standartlar koymak, bunlarla yaşamak ve narsisizmden kaçınmaktır.

Doğru kalabalığa takıl

Gururu beslemenin ve bencillikten kaçınmanın birçok yolu vardır. Kendinizi doğru insanlarla kuşatmak, sizi doğru yola sokmak için uzun bir yol kat edebilir. Ne de olsa en çok vakit geçirdiğiniz beş kişinin toplamı olduğunuz söyleniyor.

Doğru insanlar, destek ve teşvik sağlayacak olanlardır, ancak size karşı dürüst olacaklardır. Hak edilmediği zaman övgüde bulunanlar egonuzu aşırı şişirebilir. İyi bir şey yaptığınız zaman takdir sunan bireylerle zaman geçirirseniz, sağlıklı bir benlik duygusu oluşturmanıza yardımcı olabilirler.

Mütevazi ol

Gurur hissedebilir ve yine de alçakgönüllülük gösterebilirsin. Sırf iyi bir şey yaptığın için övünmek ya da övgü aramak için yolundan çekilmen gerektiği anlamına gelmez. Dış kaynaklardan onay almak zorunda kalmadan en iyi çalışmayı yaptığınızı bilmekle rahat olun.

“Hayata Bakış Açınızı Değiştirecek 21 Muhteşem Film” adlı mutlaka izlemeniz gereken filmler için>>

Yeni şeyler denemek

Yeni bir şey denediğinizde, bir şeyde en iyi olmamak için kendinize izin verirsiniz. Yeni bir yaratıcı girişimde bulunmak ya da yeni bir beceri seti geliştirmek için sizi rahatlık alanınızın dışına iten bir şey seçin. Bu size acemi olmanın nasıl bir şey olduğunu hatırlatacak ve bu beceriyi ustalaştığınızda, yeni bir şey başarmanın gururunu hissedeceksiniz.

Neyi seviyorsan onu yap

İnsanlar çalışmalarından memnun olmadıklarında daha fazla dış doğrulamaya ihtiyaç duyarlar. Örneğin, işinizi küçümsüyorsanız, kendinizi olumsuz duygulardan korumak için şişirilmiş bir ego geliştirebilirsiniz. Çalışmak her zaman eğlenceli olmak zorunda değildir, ancak her zaman övünmek ve ödüller almak zorunda kalmadan ondan biraz memnuniyet duymalısınız.

Kendini yansıtma için zaman ayırın

Kim olduğunuzu, neye değer verdiğinizi ve yaşam hakkında nasıl hissettiğinizi düşünmek durmadan devam etmeli. Nasıl hissettiğinizi düşünmek için zaman içinde inşa edin. Gurur seviyesinin bencil olduğunu gösteren eğilimleri fark ediyor musunuz?

Duygularınızı izleyerek, aşırı gururun yaşamınıza zarar vermesinden önce ayarlayabilirsiniz. Sağlıksız bir ego geliştirdiğinizi hissettiğiniz zaman için bir eylem planı oluşturun. Bunları tanıma konusunda sorun yaşıyorsanız, sizi doğru yöne yönlendirmek için güvenilir bir arkadaşınıza veya sevdiğiniz birisine bakın. En yakın ilişkiniz olan insanlar, kendinizle doluysa size söylemekte zorlanmayacaklardır.

Kendi dışında bir şey yap

Başkalarına yardım etmek için yeteneklerinizi kullanın. Bu, kanatlarınızın altına yeni bir iş arkadaşı almak veya ihtiyaç duyanların hizmetinde zamanınızı gönüllü yapmak anlamına gelebilir. Başkalarına hizmet etmek sizi topraklanmış tutar ve hayatınıza anlam kazandırır. Çok fazla zamanınız olmasa bile, dünyayı küçük yollarla daha iyi bir yer haline getirebilirsiniz.

“Yeteneğinize inanmakta ve iyi bir şeyler yaptığınızda iyi hissetmekte yanlış bir şey yoktur.”

Neden, amaç ve tutkunun eş anlamlı olduğunu ve işinizde başarının ortak paydası olduğunu hatırlamak önemlidir. Hepsi coşku fırınında aynı alanı kaplar. Ayrıca hatırlamak önemlidir ki, o fırını ıslak bir odunla ateşleyemezsiniz veya kendinize yaptıklarınız için zorlayıcı ve takıntılı bir tutku oluşturmadan motive olamazsınız. Motive olamazsanız da fırsatınızı başkalarıyla paylaşmaktan korkarsınız.

Birçok distribütör, insanlarla işleri hakkında konuşma düşüncesine endişe ve korku ile yaklaşmaktadır.  İnsanlara heyecanla ve coşkuyla yaklaşmak, bunun üstesinden gelmeye yardımcı olacaktır, çünkü bu erdemler tutumunuza, beden diline ve özellikle gülümsemenize yansıyacaktır. Bir kez bu tutku, coşku ve o gülümsemenin içinden ateşlenir, endişe, şüphe ve korku;  güven, inanç ve yüksek beklentilerle yer değiştirir.

Erteleme, rahatlama, şüphe ve korku ölümcül olabilecek bir zehiri temsil eder. Bunun çaresi tutku ve coşku ile taşan bir tutum oluşturmanızla ilgilidir. Tüm ürünlerinizi kullanarak, satış planınızı, organizasyon şemanızı her gün gözden geçirerek kendinizi yeniden ateşleyin. Onlara ve yapabileceklerine inan, şirketine inan ve daha çok ve daha akıllıca çalışmayı taahhüt et. Bunları yapar yapmaz işinize bakış açınız anında değişecektir.

“Erteleme, rahatlama, şüphe ve korku ölümcül olabilecek bir zehiri temsil eder.”

Network sektöründe uzun yıllar geçirmişseniz, en rahat gözlemleyebileceğiniz şey, başarılı distribütörlerin gerçekten hevesli ve tutkulu olduklarından şüphe duymamaları, korkmamaları veya hedeflerini ertelememeleridir. İnsanlar sizin tutku ve coşkuyla yandığınızı gördüklerinde, huşu içinde olacaklar ve yangını söndürmek için hiçbir şey yapamayacaklar.

Kendinizi bir dahaki sefere, insanlarla konuşmaktan korktuğunuz bir durumda bulduğunuzda, bu korkuyu ürünlerinize duyduğunuz heyecanla ve şirketinize olan güveninizle karşılaştırın.

“Network Marketing’de İnanç Her Zaman Sonuçlardan Önce Gelir” adlı çok okunan içeriğimiz için>>

Bu ticareti neden yaptığınızı hatırlayın;

Korkuya veya endişeye kapıldığınız zaman bu soruları kendinize sorun, cevaplarını yeniden verin. Emin olun kendinizi deşarj etmiş olacaksınız. Çünkü hepimiz insanız, herhangi bir şeyden negatif olabiliriz, canımız sıkılabilir. Önemli olan şey bu durum için günlerinizi boşa harcamayın.

Bol kazançlar…

İletişim, günlük yaşamımızda temel bir rol oynar. Ancak etkili bir şekilde iletişim kuramazsanız, hayalinizdeki işi güvence altına alma, hayatınızı değiştiren bir anlaşma yapma veya kariyerinizde ilerleme şansını kaçırmanızla sonuçlanabilir. Bazıları için, iyi iletişim doğal olarak gerçekleşir, ancak diğerleri için konuşmadaki düşüncelerini ve duygularını ifade etmek zor olabilir, bu da çoğu zaman çatışmaya ve temel hatalara yol açar. Dolayısıyla, etkili bir iletişimci olsanız da olmasanız da, iyi iletişimin önemini ve çalışma dünyasında ilerlemenize nasıl yardımcı olabileceğini anlamak önemlidir.

Etkili İşyeri İletişimi Nedir?

İşyerinde etkili iletişim, bir işletmenin başarısının ayrılmaz bir parçasıdır; şirket içindeki ve müşterileriyle olan ilişkilerini geliştirir ve çalışanların katılımını ve ekibin genel etkinliğini arttırır. Öte yandan, ekipler etkili iletişim kuramadığında, sonuçlar işletmeye zarar verir. Aslında, ABD firması Gartner tarafından yapılan araştırmalar, iş hatalarının% 70’inin zayıf iletişimden kaynaklandığını gösteriyor. Bu istatistik iş iletişiminde iletişimin ne kadar kritik olduğunu ve işyerinde hataların oluşmasını önlemek için neden net talimatlar ve konuşmalar yapılmasına daha fazla önem verilmesi gerektiğini kanıtlamaktadır.

İşyerinde İyi İletişim Neden Önemli?

İşinizde iyi iletişimin ne kadar önemli olduğunu göstermek için, mesleki yaşamınızdaki faydalarından bazılarını listeledik.

  1. Takım Oluşturmayı Geliştirir

Dürüst ve etkili iletişim, güçlü bir ekip oluşturabilir. Personel birbiriyle görüşüp, diğer fikirleri göz önünde bulundurup ilerlemelerini tartışırken, işbirliği yapmaya daha istekli olacaktır . Sonuç olarak, yarattıkları güçlü ünite işyerini daha keyifli hale getirir ve takım arkadaşlarının hayal kırıklığına uğramaması için iyi performans göstermeye istekli olurlar. Gerçekten de, iletişim, tüm ekip üyelerini işyerinde faydalı hissetmelerini sağlayarak, tüm ekipleri döngü halinde tutarak çalışanların moral sorunlarını çözmenize yardımcı olur. Bu gizlilik eksikliği sadece takım ruhunu artırmakla kalmaz aynı zamanda personel tutumlarını da olumlu yönde etkiler.

  1. Büyümeyi Artırır

Mükemmel iletişim, kariyerinizle el ele giden işletmenin büyümesine katkıda bulunur. Belirsizlikleri ortadan kaldırır ve projelerin sorunsuz bir şekilde teslim edilmesini sağlamak için politikaların sürecini hızlandırır.

  1. İnovasyonu Artırır

Çalışanlar, reddedilme korkusuyla ilgili düşüncelerini ve fikirlerini iletmekten korkarlarsa, kariyerlerinde durağan olmaları ve sadece asgari seviyeye katkıda bulunmaları muhtemeldir. Ancak, denetçiler ve personel arasında açık bir iletişim hattı varsa, işyerinde daha yaratıcı ve yenilikçi olmaları teşvik edilir ve muhtemelen yeni ve yaratıcı fikirler ortaya koymaları kaçınılmazdır.

  1. Verimliliği Artırır

İşyerinde etkili bir şekilde iletişim kurabilmek genel verimliliği arttırmaya yardımcı olabilir. Yöneticiler, çalışanlarının yeteneklerini ve becerilerini anlayabilir ve daha sonra iş için en uygun kişilere net talimatlar verecek ve böylece herhangi bir projenin genel geri dönüş süresini artıracaktır.

  1. İş Kalitesini Artırır

Kötü iletişim, verimin yanı sıra toplam iş kalitesini de tehlikeye atar. Talimatlar açıkça belirtilmediğinde, hataların olması zorunludur. Öte yandan, açık talimatlar, sorunları netleştirme ve düzeltme ihtiyacını ortadan kaldırır. Bir meslektaşınızla iyi iletişim kurmadığınız bir zaman dilimini düşünün. Muhtemelen boşa harcanan zaman, çaba ve kaynaklarla sonuçlanmıştır.

  1. Sadakati Artırır

Yönetim ile iyi bir iletişim hattınız olduğunda, doğal olarak organizasyona daha sadık olacaksınız. Herhangi bir mesleki veya kişisel konuyu tartışırken kendinizi rahat hissedeceksiniz ve şirkete daha fazla önem vereceksiniz. Bu ücretsiz iletişim hattı aynı zamanda bir yönetici ile çalışan arasında güvene dayalı bir ilişki kurar.

Networkte Takım Ruhunu Anlatan Ve Mutlaka İzlenmesi Gereken Filmler” adlı çok tavsiye edilen içeriğimiz için>>

  1. Çatışmayı Azaltır

İşyerinde iki kişi iyi iletişim kurduğunu hissedebilir, ancak her ikisinin de farklı iletişim yöntemleri olduğu için birbirlerini yanlış anlayabilirler. Bu nedenle, farklı kişilikler ile çalışmak, işyerinde herhangi bir çatışma sınırlamak için mükemmel iletişim becerileri gerektirir. Eğer işte çatışma yaşıyorsanız, eldeki sorunun ötesine bakmak ve diğer kişinin düşünce sürecini tanımlamak önemlidir. Ne söylemeye çalıştıklarını daha iyi anlamak için alıcının iletişim modelini göz önünde bulundurmanız gerekir.

  1. Çalışan Katılımı Artırır

İyi iletişim konuşmanın çok ötesine geçer; başkalarıyla bağlantı kurmak ve onlarla bağlantı kurmak hakkında daha fazla. Ne zaman ekipleri başlattık, daha şirketin hedeflerine uygun ve genellikle belirledikleri hedeflere yönelik çalışmak için daha fazla motive olurlar edilir. Ayrıca yöneticiler için çalışanlar için dengeli bir çalışma hayatı elde etmek için çalışmalarına izin vererek olumlu ve tatmin edici bir çalışma ortamı yaratan şeyleri tanımlamaları daha kolaydır .

Takım Yönetimi Becerilerini Geliştirmenin Ve Performansı Artırmanın 9 Yolu” adlı çok okunan içeriğimiz için>>

  1. Sorunları Çözer

Herhangi bir çalışma ortamında farklı olan karakter ve çarpışma karakterleri olmak zorundadır. Ve bu sorunları çözmenin en iyi yolu nedir? Açık iletişim! Etkili iletişim kimin doğru ve yanlış olduğu ile ilgili değildir; herkesin ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlamak için açık, dürüst ve olumlu görüşmeler yapmakla ilgilidir!

  1. Becerileri Geliştirir

Yöneticiler, çalışanları ile açıkça iletişim kurduklarında gizli yetenekleri tanımlayabilirler. Bunu yaparak, bu becerilerden yararlanabilirler ve işletmenin genel başarısına katkıda bulunacakları becerilerini geliştirmelerine yardımcı olabilirler.

İşinizin her alanında, bir şekilde iletişim kurmanız istenecektir. Etkili iletişimin ne kadar değerli olduğunu ve iş dünyasındaki ilişkileriniz ve ilerlemeniz üzerinde ne gibi etkileri olabileceğini bilmek önemlidir.

“…. güzel bir şeye başla. Ama hep güzel olsun. Çünkü her insan ölecek yaşta. Geç kalmayasın…” – Şemsi Tebrizi

Emre Başkan, Marka, Marka İletişimi ve Kurumsal Gelişim alanlarında çözümler üreten Azor Brand &People Solutions adlı danışmanlık firmasını 2014 senesinde kurmuştur.

Emre Başkan (Comfort Zone Master) kendisini; kendini ve firmaları harekete geçirmeye adamış bir danışman, bir denizci, eş ve baba olarak tanıtmaktadır.

Aynı zamanda Boğaziçi Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi’ndeki girişimcilik programlarında dersler vermektedir.

Ünlü girişimcinin TEDx konuşmasını gelin birlikte izleyelim;