Başarıya giden yolda kişisel direnç ne kadar önemli biliyor musunuz? Zorluklar karşısında kişisel gelişiminiz, zihniniz, bilinçaltınız sizi daha güçlü kılıyor mu? Tüm bunların ortak bir noktası var; kişisel direnç. Peki nedir bu direnç?

Başarıya Ulaşmanın Önündeki En Büyük Engel; Direnç

Başarıya giden yolda önümüze çıkan en büyük engeller dışarıdan değil bizzat kendi içimizden gelir. Bir başka deyişle hiçbir dış faktör bizi içimizde var ettiklerimiz kadar derinden etkilemez, etkileyemez.

Hatalarımız Ve Başarılarımız >>

İstediğimiz Şeylere Ulaşabiliriz

Başarıya giden yolda önümüze çıkan en büyük engeller dışarıdan değil bizzat kendi içimizden gelir.

Üzerine hayaller kurduğumuz farklı fikirlerimiz gezinir durur zihnimizde. İçlerinden birine tutunur ve yürümeye başlarız. Ancak süreç ilerledikçe yolun başındaki duygularda arkamızda kalmaya başlar. Çeşitli sorunlar ortaya çıkar, vermemiz gereken emek artar. Mevcut yaşantımızı istediğimiz yaşantıya dönüştürmenin çok da kolay olmadığı gerçeğiyle burun buruna geliriz. İşte tam da bu noktada sizlere yazar ve senarist Pressfield’ın sözlerini aktarmak istiyorum.

Pressfield satırlarında şöyle diyor; “İnsan için iki yaşam vardır. Bunlardan ilki yaşadığı; ikincisi ise yaşamak istediği hayattır. Direnç ise tam bu ikisinin çatışmasından doğar.” Sonra direnci tanımlar. Sandığımızdan daha güçlü olduğunu ifade eder. Bizim için mutluluğun önündeki en sağlam engeldir direnç. Yapmamız gerekenle aramızda durur. Ve der ki; “Eğer bir sabah ansızın sihirli değnek değmişçesine rüyalarımızı gerçekleştirmek için gerekli ilk adımı atacak güçle güne başlasaydık, dünya olduğundan çok daha farklı bir yere dönüşürdü.”

Ulaşabileceği boyutları belki de en çarpıcı örnekle anlatır. Ve Hitler’den bahseder:

Hayallerinizi Gerçekleştirmek İçin 15 Fikir >>

Kendimiz İçin Durum Nasıl İşliyor?

Peki kişisel direnç hakkında konuyu yeniden kendimize getirecek olursak… Belki de yazılmamış yazıların yazarı, çizilmemiş resimlerin ressamı, üretilmemiş projelerin tasarımcısı olarak tek yapabildiğimiz; direncin içimizde çıkardığı savaşı günden güne kızıştırmak mı? Boş bir yazı sayfasına, boş bir tuvale ya da nota kağıdına bakmak “kendimizle savaşmaktan” daha zor geliyor.

İç dünyamızın Hitler’i olmayı bırakabilecek miyiz? Zira savaşırsak kaybedenin biz olacağını bile bile kılıç sallamış oluruz. Böyle bir gafleti hak edecek ne yapmış olabiliriz ki?  İlla savaşta olacaksak “kendimizle” değil “direncimizle” savaşmalıyız. Velhasıl ortada bir savaş var. Tarafımızı iyi seçmemiz gerekiyor.

Kendinizi Sevmenin Önemi >>

Network marketingde hedef nasıl belirlenir? SMART hedefler nasıl oluşturulur? Network marketingde başarılı olmanın yolları konusunda ilk sırada gelir. İşin püf noktasını öğrenmek istiyorsanız hayal, hedef konusundan başlamalısınız. Peki nasıl?

İnsanlar hayallerine ve hedeflerine ulaşabilmeleri, ileride hangi noktaya geleceklerine karar vermeleri için hayal kurarlar. Bu hayalleri hedef olarak belirlemelidirler. Bizler çocukken çok fazla hayal kurarız. Bunları ilerleyen zamanlarda unutmaya ve azaltmaya başlarız. Çünkü yaşımız büyüdükçe çevremizden, yaşantımızdan, olduğumuz bölgeden, bulunduğumuz konumdan ve ailemizden gelen okuma ya da çalışma baskısından dolayı hayallerimizi bastırmaya, azaltmaya, hatta hayal kurmamaya başlarız.

Dolayısı ile network marketinde hedef belirlemek konusunu hiç önemsemeyiz. Tüm bunların nedeni okul, dersler, çalıştığımız iş ve izlediğimiz televizyon dizileridir. Ailemiz ve yakın çevremizin baskısı sürekli oku adam ol yönündedir bu yüzden biz kendi becerilerimizi geliştiremeyiz, sevdiğimiz işi hayalini kurduğumuz işi yapamayız.

Çocukluğumuzdan beridir çevremizden ve televizyon dizilerinden aklımızda hep şunlar kalır. Zenginler kötüdür, zenginler çalar, zenginler haram yer, zenginler insanların üzerine basarak yükselir vs. Bunlar bizi hayallerimizden, hedeflerimizden ve gitmek istediğimiz noktadan uzaklaştıran gereksiz şeylerdir.

Network marketingde önce kazanıp, sonra mı hayal kurmalıyız? Yoksa tam tersi mi?

İnsan doğasında hayal kurmak, hedef belirlemek ve bunlar için çalışmak vardır.

İnsan doğasında hayal kurmak, hedef belirlemek ve bunlar için çalışmak vardır. Belli bir yaştan sonra işe başladığımızda Türkiye ortalamasında 10 saat çalışırız, işe gidip gelmek için 2 saatimizi harcarız, 8-9 saat uyuruz, 1 saat yemek yeriz, 2-3 saatte TV izleriz. Böylece günlerimizi, haftalarımızı, aylarımızı hatta yıllarımızı geçiririz. Birde bakarız ki 65-70 yaşına gelmişiz.

Bütün o kurduğumuz hayaller, bütün o belirlediğimiz hedeflerden çok ama çok uzaktayız. Bu yüzden network marketing yapmaya başladığımızda hayal ve hedeflerimizi çok net bir şekilde belirlemeliyiz. Çünkü bizi hayallerimize ve hedeflerimize götürebilecek en basit yol network marketing‘dir. Bu neden network marktingde hedef belirlemek özemlidir.

Yaptıklarından değil yapmadıklarından pişman olursun.

Genelde toplumda hayallerden konuşurken insanlar kendilerini çokta rahat hissetmezler. Bu konuyu anlamadığımız sürece bize hiç kimse yardımcı olamaz. Bütün insanların unuttuğu şeydir hayalleri. Çünkü ömür boyu işe eve işe eve gidip gelmekten ibaret bir hayatımız var. Düşünmeye vakit ayıramadığımız için hayallerimizi düşünmüyoruz bile.

Network Marketingin Temel Aktivitesi: Tanıtım Nasıl Yapılır? >>

Biraz çocukluğumuza geri dönelim, çünkü hayalleri olmayan bir çocuk yoktur. Çocukluğumuzda ben şöyle olacağım, ben büyüdüğümde buraya gideceğim ben böyle bir araba alacağım diyorduk. TV de gördüğümüz her şeyi istiyorduk buda o zamanlarda henüz aklımızın saf olduğundan dolayıydı. Henüz realiteler yerleşmiş değildi. Her şeyi yapabilirim hatta uçabilirim bile diyorduk.

Kırk yıl çalıştıktan sonra bırakın uçmayı bir uçak bileti bile alamıyoruz. Peki bize ne olmaktadır, realite alanına giriyoruz her ay geçinme düşüncesinin sahip olduğu bir yere ve dolayısı ile tüm sahip olduğumuz hayallerimizi unutuyoruz. En üzücü şey hayal kurma kabiliyetini, hayal kurma yetisini kaybetmiş olmamızdır.

Network Marketing’de hayallerinizi sınıflandırın.

Problem olan da bu zaten, biz inanmayı bıraktık.

Network marketingde ve yaşamımızda neden hayallere daha çok önem vermeliyiz? Çünkü tek itekleyici sebebimiz ve o kadar çok ulaşmak istediğimiz her şeyimizi vereceğimiz 24 saat düşündüğümüz bir şeydir. Bu bir Ferrari, özel bir Jet ya da bir malikane olmaya bilir. Kendi evimizin olması ya da ailemizle güzel bir tatil gibi basit şeyler olabilir.  Problem hayallere sahip olmamamız değil hayallerimiz var problem bu hayallere ulaşamayacağımıza inanmamamızdır. Problem olan da bu zaten, biz inanmayı bıraktık. Network marketingde hedef belirlemeyi de bırakmış olduk.

Network Marketingde Sahip Olduğunuz En Önemli Şey Nedir? >>

  1. Ticaretinizle ilgili hayalleriniz.
  2. Yaşam tarzınız ile ilgili hayalleriniz.
  3. Kim olmak istediğinizle ilgili hayalleriniz.

Nereye gittiğimizi bilmeden bir şeye başlayamayız. Farz edelim ki biri bize bir Ferrari verdi. Bizim nereye gideceğimiz ile ilgili hiçbir fikrimiz yok. Bizim yapacağımız tek şey o Ferrari’nin içinde oturup radyo dinlemektir, başka bir şey yapamayız. Bu sektör de gerçekten bir Ferrari’dir. Ama hayalleriniz yoksa sadece başlamanız hiçbir işe yaramayacaktır. Bizim ticaretle ilgili hedeflerimiz apaçık olmalıdır.

Network Marketingde Akıllı Çalışmak Nedir? >>

Network marketingde hedef belirlemek yetmez, onları ciddiye almalısınız. Hayallerinizi ve hedeflerinizi gelir planınıza göre yazın, hatta evimizin her yerine yazmalısınız ve gün içerisinde görebileceğimiz her yere asın. Hayallerinizi sadece konuşmayın, aynı zamanda onları yazmalısınız çünkü insan doğasıdır konuştuklarımızı unuturuz ama yazdıklarımızı hiçbir zaman unutmayız. Eğer bizim hayallerimizin ve hedeflerimizin yazılı olduğu çok kıymetli bir eşyamız gibi koruduğumuz bir listemiz yoksa hayallerimiz hakkında ciddi değiliz demektir.

Biraz düşünün, gerçekten düşünün. Eğer uplinemız ile oturup hayal ve hedeflerimizi konuşup yazacak kadar efor harcamıyorsak bu ticaret konusunda nasıl, nasıl ciddi olabiliriz ki. Hayallerimiz neyse, oturup birkaç saat üzerine düşünüp ve bunları yazmalıyız. Geçmişte de hayallerimiz vardı ama ciddiye alıp hiçbir zaman oturup düşünüp yazmadık. Çünkü ciddiye almıyorduk.

Bu Ticaretin %95’i Demektir >>

Bunlar hayatımızda ki en güzel şeylerdir. Hayaller hedefler gibidirler ve biz onları hiçbir yere yazmadık. Ve ileride o listemize baktığımızda birçoğuna ulaştığımızı göreceğiz ve şöyle diyeceğiz; “Vay be birçoğuna ulaşmışım.”

Biraz gerilere dönelim 16-17 yaşımıza o zamanlar neler istiyorduk bunları bir düşünelim belki o zamanlarda alamadık ama şuan onları alabiliriz. Her sabah kalkıp hayallerimizi düşünmeliyiz. Bu liste gerçekten elde etmek istediğimiz şeyleri fark etmemize görmemize yarayacak.

Bizi makinelerden ayıran tek şey hayal kurabilme kabiliyetimiz ve gücümüzdür. Bazılarımız bu ticareti 5-6 yıldır yapmaktayız ve bu süreçte hayal kurmayı unutmuşuzdur. Sunum ve eğitim yapmakla o kadar meşgul oluruz ki hayallerimizin ve ulaşmak istediğimiz şeylerin ne olduğunu unutmuşuzdur. Bu ticarette bizi itekleyen bir dış etmen yoktur, patronumuz yoktur. Upline’miz bizi desteklemek için var iteklemek için değil, zorla bir şey yaptıramaz.

Davet Nasıl Yapılır? Hemen Öğrenin >>

Klasik ticaret ve network marketing arasında çok fark var.

Network marketingde hedef belirlemek çok önemlidir, çünkü klasik ticaretten farkları vardır. Geleneksel ticaret gibi değildir, burada bir karşılaştırma söz konusu. Geleneksel ticarette negatif motivasyon denen bir şey vardır, biliyorum bu iki kelime çelişiyor. Açıklamama müsaade edin. Geleneksel ticarette diyelim ki bir lokanta açmak istiyorsunuz, dünyanın herhangi bir yerinde lokanta açmak için 400-500 bin TL paraya ihtiyacınız vardır. Lokanta açmak istiyorsanız muhtemelen paranız yoktur paranız olsa lokanta açmazsınız. Ve gidip bir bankadan kredi çekeceksiniz kredi çektiğinizde her ay ödeme yapmanız gerekecek.

Lokantayı açtınız, 400 bin TL Kredi aldınız lokantanızın işi saat kaçta başlar büyük ihtimalle 24 saat açık olacak ya da bazı ülkeler sabah 6 da açılır. Diyelim ki işiniz bitti ve kepenkleri çekiyorsunuz bu sırada lokantanıza doğru gelen 50 kişilik bir grup gördünüz ne yapacaksınız derhal kepenkleri geri açacaksınız ve onlarda size

Neden? Sizi motive eden şey nedir? Büyük bir ihtimalle bankaya olan borcunuzdur. Buna negatif motivasyon diyoruz.

Ayrıntılı Network Marketing Nedir? Yazımızı Okuyabilirsiniz.

Network Marketing ticaretinde size gerekli olan para miktarı, şirketlere göre değişiklik göstermektedir. 100 TL ile başlanan da var 3000 TL ile başlanan da. Bunun için bankadan kredi çekmenize gerek yoktur. Bu ücreti ödedikten sonra unutuyorsunuz. Ticarete girdikten sonra bizi motive eden şey nedir?

  1. Negatif motivasyon? Hayır.
  2. Banka borcu? Hayır.
  3. Patron? Hayır.
  4. 9-5 kontrat? Hayır.

Bu ticareti, bizi yapmaya itekleyen şey sadece kendi hayallerimizdir. Ve onsuz eğer yolculuğumuz zorlu olursa, sürpriz yaşamamalıyız, şaşırmamalıyız.

Merak etmeyin, hayalleriniz zamanla değişecek ve gelişecek.

Hayallerimiz ticarette büyüdüğümüz zaman gelişir.

Network marketingde hedef belirlemek önceliklidir. Çünkü hayallerimiz ticarette büyüdüğümüz zaman gelişir. Hayallerimiz maddiden, kişisele dönüşür. Hayallerimiz küçük olup büyüyebilir ya da inanılmaz büyük olarak başlayabilir. Hayaller herhangi bir şey herhangi bir hayal olabilir, biz onu istediğimiz sürece onun için her zaman hayallerimizi düşünmeliyiz. Hayal yoksa bu ticareti yapmamızın bir anlamı yoktur. Eğer hayal yoksa bizi iteklemek için zorlayıcı bir sebebimiz yok demektir.

Yeni Başlayanlara Network Marketing Başlangıç Rehberi – 1 >>

Bu yazıyı okuduktan sonra lütfen oturun bir parça kağıt alalım hayallerimizin olduğu günlere geri dönelim ve hayatımızda ulaşmak istediğimiz her şeyi yazalım. Eğer sarı renkli pembe noktalı bir jet ise onu da yazalım ama ona inandığımız müddetçe. Bu konuyu bir söz ile noktalayalım;

‘’Hayalleriniz yeteri kadar büyükse, gerçekler anlamını yitirmektedir.’’

Bu cümleyi anlamamız gerekiyor. Eğer hayallerimiz büyükse gerçekten büyükse gerçekler zorluklar anlamını yitirmektedir. Gerçekler zorluklar nelerdir? 20 hayır duymak gerçektir, yorulduğunuz gerçektir, yeterince zamanımızın olmaması da bir gerçektir. Takımımızda ki arkadaşımız tembeldir bu da olabilir. Pazarımız doygundur ki bu koca bir yalandır, pazar doygunluğu diye bir şey yoktur. Bu söz neyi ifade etmektedir?

Eğer hayallerimiz yeterince büyükse tüm gerçekler zorluklar yok olur. 35 kere “hayır” duyduk ve biz hala gülümsüyorsak daha çok sunum yapıyorsak hayalimiz yeterince büyük demektir. Onun için tekrar bir vurgu yapmak istiyorum. Bu ticarete yeni başlayan arkadaşınızla oturun veya yeni başlamış biriyseniz upline’nizla oturun ve bu hayal konusunu sonuna kadar irdeleyin.

Tamam, şimdi hayallerinizi hedeflerinize dönüştürme zamanı.

Network marketinge giren her kişi hata yapabilir, özellikle de hayal ve hedef konusunda. Hayallerimizin ve hedeflerimizin yazılı olduğu bir listemizin ve panomuzun olması gerekiyor. Bunları her yere asabiliriz. Odamıza kapımıza eve gidip gelirken kullandığımız sokaklarda ki direklere vs. bu bizi başarıya götürecektir. Network marketing 200 milyar dolarlık  büyük  bir sektör olması bizi başarılı yapmaz. Planlı çalışırsak başarılı olabiliriz. Plan demişken Network Marketing’de plan nasıl olmalıdır rast gele değil SMART olması gerekir.

Sadece Profesyonel Networkerlerin Geçebildiği Test! – Hemen Çöz >>

Network marketingde hedef belirlemek konusu herkesin dilinde dolaşmaktadır. Ancak nasıl SMART plan yapılacağını biliyor muyuz? Peki nedir bu SMART?

SMART hedef belirlemek

Bunları biraz daha açıklayacak olursak;

Specific – Belirli;

Measurable – Ölçülebilir;

Bir İşin En Büyük Katili Nedir? Hemen Öğrenin >>

Achiavable – Uygulanabilir, Başarılabilir;

Relevant – İlgili, Gerçekçi, Amaca hizmet eden:

Time-bound – Zamanlaması olan, Takvime bağlı;

Siz de network marketingde yaptığınız hayal listenizi, SMART bir plan ile bu şekilde hedefleriniz haline dönüştürebilirsiniz. Bu durumda dışarıdaki milyonlarca insandan farklı bir adım atmış oluyorsunuz. Hayallerinizi yazın, anlatın. Herkese anlatın. Alay edecekler diye korkmayın. Çünkü bu durumda kendinizi yükümlü hissedeceksiniz ve işinize daha sıkı  sarılacaksınız.

Network Marketingde Başarısız İnsanların Ortak Özelliği İşte Bu! >>

Bu yöntemi ünlü mucit Thomas Edison çok kullanmış. Thomas Edison, aklına yeni bir icat fikri geldiği zaman hemen basın toplantısı düzenleyip, bu fikrini herkese anlatırmış. Daha sonra da laboratuarına kapanıp onu icat edermiş.
Ünlü yazar ve eğitimci Robin Sharma’nın sözüyle yazımızı bitirelim;

“İnsanlar hayallerinize gülmüyorsa, hayalleriniz yeterince büyük değil demektir.” – Robin Sharma

“Bu topraklarda, bu coğrafyada umutsuz olma şansımız yok.”

Ünlü analist Selçuk Şirin, ekonomiden iş güvenliğine, istihdamdan eğitime kadar binlerce veriyi analiz etmiştir.

Dünyanın en büyük Eğitim Araştırmacıları Derneği olan AERA’dan, Araştırma Büyük Ödülü almıştır. ODTÜ’den lisans, SUNNY’den yüksek lisans ve Boston College’den doktora derecesi almıştır.

100’e yayın bilimsel makaleye imza atan Selçuk Şirin, hala bir gazetede verilere dayalı yazılar yazmaktadır. Aynı zamanda 2015 senesinde yayınlanmış olan “Yol Ayrımındaki Türkiye; Ya Özgürlük Ya Sefalet” adlı son kitabı 6 ayda 10 baskıya ulaşmıştır.

Ünlü veri uzmanı ve analist Selçuk R. Şirin’in TEDx konuşmasını birlikte izleyelim;

Küçüklüğümüzden bu yana çevremizden iyi bir okul kazanınca; daha sonra iyi bir üniversite kazanınca; daha sonra sigortalı bir  işe girince, evlenince, çocuğun olunca… her şeyin düzeleceğini duyar dururuz. Ancak gerçekte böyle mi oluyor? Gerçeği şu ki hayatımızda dertler ve sıkıntılar hiçbir zaman da bitmeyecektir. Değişen hayat şartları, beraberinde başka sorunları da yanında getirmektedir. Bizim tüm bu sorunlara karşı bir B planı oluşturmamız gerekir. Aslında tam da bu noktada Network Marketing, hızlı değişen hayat şartları için bize alternatif bir yol sunuyor. “Neden bu işi yapmalıyım?” diye kısa bir zamanımızı bile düşünmeye ayırsak binlerce  neden bulacağımız kesin.

Networkokulu.net olarak, tarafsız bir şekilde tüm networkerler için hazırladığımız içeriklerimize sitemizden ulaşabilirsiniz ( Mükemmel Değil Ama En İyi İşi Buldum). Aynı zamanda Youtube kanalımız Network Okulu Tv’den daha fazla videoya da ulaşabilirsiniz;

►Network Marketing İle İlgili Tüm Konu,Soru ve Cevaplar YouTube Kanalımızda

***

Bu video sorularınıza yanıt verdi mi? Sizler de bu konu hakkındaki düşüncelerinizi, yorum kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Hedef, yalnızca tek bir anlamı olan bir kelime değildir. Herhangi bir şey için olabilir ve insanın amacını simgeler. Amacınıza anlam katan şey  ise özlemleriniz, ona olan tutkunuzdur. Bu aslında sizi, hayatın hengameleri arasında sağa sola savrulmanızı engeller. Sizi daha odaklı ve sonucunda da başarılı bir birey yapabilir. Amacınızı hayata geçirmek, amacınız olduğunda da kendinizi daha iyi hissedeceğiniz kesindir.

Olağanüstü başarılı insanlar sıradan hedefler veya sıradan insanlar peşinde koşmazlar. Olağanüstü başarılı olan networkerler de, olağanüstü başarıları sürekli olarak hayal eder. Bunları da olağanüstü kişilerle sürekli olarak paylaştığı için olağanüstü deneyimler yaşarlar .

“Olağanüstü başarılı olmak isteyen kişiler, sıradan hedef veya sıradan insanlar peşinde koşmazlar.”

Büyük bir dağıtım ağı organizasyonu kurmak istiyorsanız, ekonomik özgürlüğünüzü elinize almak istiyorsanız, dünyaca tanınan bir lider olmak istiyorsanız büyük düşünmelisiniz. Eğer düşünecekseniz, büyük düşünün! Bir şeyler yapacaksan, büyük şeyler yapmayı düşünün ve ona kendinizi adayın. Kendiniz için büyük hedefler belirlemekten korkmayın ve daha sonra onları sürekli takip etmeye cesaret edin.

İşiniz, çabanız, güvenli bir liman, bir aile yeri, distribütörlerin özenle çalıştığı bir yer, herkesin yeteneklerine ve hedeflerine saygı duyduğu ve saygı duyulduğu bir yer olmalıdır. İşiniz, hedeflerin ve hayallerin toplu olarak paylaşıldığı ve başarıldığı özel bir yer olmalıdır. İşiniz, yalnızca sizin ve işinizin sunabileceği yanıtları arayan olağanüstü insanlar için ışığın ve umudun temeli olmalıdır.

Günümüzde birçok insan, ailelerinin gelecekteki sağlık ve refahları ile ilgilenmektedir. Çünkü ekonomi ve çevre giderek daha güvensiz ve güvencesiz hale gelmektedir. İnsanlar değişen ilke ve değerlerin dünyasında güvenliği arıyorlar. Elinizde bulunan fırsat, networkünüz ve liderliğiniz, insanlara fırsat, umut, destek ve büyük beklentiler sunmaktadır. Bunları onlardan saklamak, size veya çevrenize hiçbir yarar sunmayacak.

İnanca ve cesarete sahipseniz, hemen, şuan ortaya çıkıp insanlara fırsatınızı anlatmanız gerekiyor. Anlatacağınız şey büyük bir fırsat. Belki de o kişinin aradığı şey kendi işinin patronu olabilmektir. Belki de dün gece yastığa kafasını koyduğu zaman düşündüğü şey, çocuklarına daha iyi bir eğitim hayatı sağlayabilmektir. Yardımlarınız ve ilhamlarınızla, hayatlarını kutsayabilir ve onlara umuttan fazlasını verebilirsiniz. Tutkularını ateşleyebilir, hayallerini ve hedeflerini aradıkları gerçeğe dönüştürebilirsiniz.

Hayallerinizi ve hedeflerinizi takip etmeye kararlıysanız, gelişeceksiniz. Aradığınızı bulacağınız günü ya da zamanı seçemezsiniz. Ancak size,  en azından beklediğiniz zaman, hiçbir şeyi bulamayacağınız konusunda garanti verebiliriz.

Bol kazançlar…

Kendi işini yapan çoğu insan SMART hedeflerini nasıl belirleyeceğini bilir. Zorluk, bu hedefleri gerçeğe dönüştürmek için bir plan yaratıp takip etmekten geçiyor. Hedef belirlemenin ilk günlerinde, coşku, sonuçları elde etmek için motivasyon yaratır, ancak bu durum sürekli devam etmeyebilir.

Çünkü hayatının öncelikleri değişebilir ve hedef hafızadan uzaklaşabilir. Yapılan bir araştırmada insanların yüzde 10’undan azının hedeflerine ulaştıklarını sürekli hayal ettiklerini gösteriyor. Bu, yüzde 90’ın yapmadığı anlamına gelir, bu şaşırtıcı bir sayıdır.

Soru, yüzde 10’un yaptığı fakat yüzde 90’ın yapmadığı şey nedir? Hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığına dair birçok faktör vardır, ancak iki önemli bileşen 1) bir plan ve 2) plana bağlı çalışma taahhüdüdür.

Hedeflerinizi gerçekleştirmeye hazırsanız, işte bir plan oluşturma süreci;

  1. Hedeflerinizin SMART Olduğundan Emin Olun

SMART hedefleri, onlara ulaşmak için netlik ve son tarih verir. SMART hedefleri:

Özel: Hedefiniz açıkça tanımlanmıştır. “Daha fazla para kazanmak istiyorum” belirsizdir. “Ayda 10.000 dolar kazanmak istiyorum” diye açıklıyor.

Ölçülebilir: Amacınızı belirlemeniz gerekir, böylece onu başardığınızı bilirsiniz. Özel olmanın yardım ettiği yer burasıdır. Daha fazla parada “daha fazla” ne oluşturur? Belirli bir dolar miktarı ölçülebilir.

Ulaşılabilir: Sizi zorlayan ve kendinize meydan okuyan hedefler koymak iyidir, ancak hedefiniz imkansızsa, kendinizi hayal kırıklığı ve başarısızlık için hazırlarsınız.

İlgili: Hedefleriniz yaşamdaki nihai planlarınıza uymalıdır.

Zaman: Hedefinize ulaşılacağınız bir tarih belirlediniz.

Hedeflerin, evden çalışarak yılda 50.000 ABD doları kazanmanın yanı sıra, 30 gün içinde blog yazmaya başlamak gibi küçük projeler için veya iki haftada beş serbest müşteri kazanma gibi büyük başarılar kazanmak gibi bir çok konuda işe yaradığını unutmayın.

  1. Kilometre Taşlarını İyi Ayarlamalısın

Hedeflerine ulaşmak için, çoğu zaman son tarihten o kadar uzak ki çoğu insan, bunun farkında bile değillerdir. Bunun yerine, sahip olduğunuz süreye ve ulaşmak istediğiniz hedefe bakarak, sizi büyük hedefe yönlendiren mini hedefler oluşturun.

Örneğin, altı ay içinde işinizde ayda 10.000 dolar kazanma hedefiniz varsa, bir ayın sonunda (yani 2.000 $ / ay) ve üç ayın (yani 5.000 $) ne kadar kazanacağınıza ilişkin mini hedefler oluşturun). Bir ya da üçüncü ay geldiğinde takipte ya da kapalı olduğunuzu veya mini hedefinize çarptığınızı veya kaçırdığınızı bileceksiniz.

  1. Hedeflerinize Ulaşmak İçin Gerekenleri Belirleyin

Bu adımda, zaman dilimi içinde küçük ve büyük hedeflerinize ulaşmak için neye ihtiyacınız olduğuna dikkat edin. Ayda 10.000 dolar hedef örnek kullanarak, daha fazla para kazanmak için daha fazla müşteri edinmeniz gerekir.

Bu adımda, işletmenizde ayda 5.000 ABD Doları ile 10.000 ABD Doları tutarında müşteri kazanmanız gerektiğini belirlemek istersiniz. Satış huninize girmek için kaç potansiyel müşteriye ihtiyacınız var? Bir satış yapmak için kaç adım atılması gerekiyor?Bunları belirlemelisiniz.

  1. Hedeflerinize Ulaşmak İçin Hangi Eylemlerin Yapılması Gerektiğine Karar Verin

Hedefinizi gerçekleştirmek için düzenli olarak hangi görevleri yapmalısınız? Örneğin, iki satış yapmak için 10 kişiyle konuşmanız gerekiyorsa, 10 kişiyi bulmak için ne gibi eylemler yapmanız gerekir? Konuşacak 10 kişi bulmak için 100 ipucu bulmanız gerekiyorsa, 100 ipucu bulmak için ne gibi önlemler alınacaktır?

İşletmelerde, bu bölümdeki görevler genellikle pazarlamayı içerir; bununla birlikte, aynı zamanda kaliteli bir ürün veya hizmet sunmayı ve müşterilerinizi ve müşterilerinizi mutlu etmeyi içerir, böylece geri gelmeye devam eder ve / veya yeni potansiyel müşterileri yönlendirir.

  1. İşlemlerinizi Bir Programa Yerleştirin

# 4’ü tamamladığınızda, hedefinize ulaşmak için tamamlanması gereken görevlerin bir listesi olmalıdır. Şimdi bu görevleri günlük bir plan yaparak programınıza koymanın zamanı geldi. Bunlar, potansiyel müşteriler ve potansiyel müşteriler oluşturmak için her gün yaptığınız görevlerdir. Bunlar ayrıca, ürün veya hizmetinizi oluşturmak ve sunmak için yaptığınız görevlerdir.

Zaten yoğun bir yaşamda yarı zamanlı bir işe başlıyorsanız, günlük rutininize daha fazla görev eklemek zor olabilir. Ancak hedeflerinize ulaşmak için çok önemlidir. Hepsini yapabilmenin bir yolu, zamanınızı nasıl yöneteceğinizi ve en üst düzeye çıkaracağınızı öğrenmek.

  1. Adımlarınızı İzleyin

Yukarıdaki adımları tamamladığınızda, hedefinize yönelik çalışma sürecinde günlük programınıza ve hedeflerinize ateş etmeniz gerekir. Bir sonraki adım programınızı takip etmektir. Yapmanız için görevlendirdiğiniz günlük görevleri yapın. İşlerin iyi gitmediğini hissettiğinizde, kendinizi motive etmenin bir yolunu bulun.(Bu konuda networkokulu.net’i takip edebilirsiniz.)

İnsanlar motivasyonun düşmesini bir saçmalık gibi görünüyor ve çoğu insan hedeflerine ulaşamıyor. Çünkü işleri düzenli ve tutarlı bir şekilde yapmıyorlar. Çoğu durumda, plan başarısız olmaz, insanlar bırakır.

Bu işteyken, başarılarını ve sonuçlarını takip et. Planınızın ne kadar iyi çalıştığını değerlendirmek için her ay bir süre ayırın ve istediğiniz ilerlemeyi gerçekleştiremiyorsanız düzeltin.

Evinizde başarılı olup olamayacağınızı görmek istiyorsanız, sadece iyi bir plan yapmakla kalmayın, planınız üzerinde de çalışmaya başlayın. Pek çok girişimci, bir planlarının olduğu noktasını elde ediyor, ancak bundan vazgeçiyor. Cevap, hedefleriniz hakkında heyecanlanmak, küçük başarıları kutlamanın yollarını bulmak ve her zaman ödülü göz önünde bulundurmaktır.

Hayatımızda bize hep, “Ayağımızı yorganımıza göre uzatmamız” gerektiği öğretildi. Sahip olduğumuz gelirle alabileceğimiz giysi bu, gidebileceğimiz restaurant şu, binebileceğimiz araba bu vs tembihlendi hep. Hiç kimse “Yorganı uzatmayı denemelisin!” demedi. Peki neden?

Çünkü bu  tavsiyeleri bize verenler, deyim yerindeyse şu soruyu kendilerine sormayan veya soruyu bilip makul cevap veren kişilerdir; “Herhangi bir spor dalında sadece defans yapsaydınız, maçı kazanma şansınız ne olurdu?” Tabii ki kazanma şansınız çok az.

İşte çevremizdeki, dünyadaki bir çok insan aslında para oyununu bu şekilde oynamaktadır.

Bu tipe uygun kişilerin en büyük kaygısı, bolluk ve zenginlik yaratmak yerine, hayatta kalmak ve güvende olmaktır. Bu açıdan bakarak kendinize sormanız gerekmektedir; “Amacınız ne? Hedefiniz ne?

Bu soruların cevabına göre yaşamınızı şekillendireceksiniz. Çünkü parasal başarıya ulaşmış, aldıkları arabalara, gittikleri mekanlara, yaptıkları yardımlara gıpta ederek baktığımız bu insanlar para oyununu kazanmak için oynarlar.

Amaçları biraz değil, çok paradır; parasal bolluklarına daha da bolluk katmaktır. Başka türlüsü de ellerinden gelmez. Sadece başarıya odaklanmışlardır ve bu odaklarını asla kaybetmezler. Bazılarına göre bu durum bir “mucize” gibi gelebilir ama onlar için bu “olağan” bir şeydir.

Şöyle bir şey de düşünebiliriz;

“O kadar param olsa ben de farklı düşünürüm; ben de daha fazla bolluk peşinde koşabilirim.” Bu normal bir düşüncedir çünkü birçok sıradan insan bu şekilde düşünüyor. Ancak paranın miktarı finansal başarı ile doğru orantılıdır; başarı artar, para artar; başarı artar, para artar!

Etrafınızda birebir tanışmadığınız ama iş sahibi, milyoner, multi-milyoner birileri mutlaka vardır. Sizce bu insanların odakları “Faturalarımı ödeyebilecek kadar, ay sonunu getirebilecek kadar para istiyorum.” şeklinde midir? Çünkü sıradan insanların, parasal başarıyı yakalayamamış insanların düşünceleri bu yöndedir.

Böyle olunca da Allah bize istediğimizi vermektedir. Çünkü niyetimiz neyse onu elde ediyoruz. Niyetimiz sadece bir aylık hayatta kalmak üzerine ise, Allah da bize onu verecektir.

Networkten de beklentimizi gözden geçirmeliyiz.

Birçok insanın başlangıç hedefi “giriş ücretimi çıkartsam yeter, aynı parayı geri kazansam yeter ya da birkaç faturamı ödesem yeter; kazanmadı demesinler.” şeklindedir.  Eğer düşünceniz buysa yukarıda bahsettiğimiz her şeyi çöpe atın. Başarı merdivenlerini rahat yaşamak uğruna kenara itiyoruz. Hep kuyunun dibinde kalmaya ve ağlamaya mahkum ediyoruz kendimizi.

Bu ticaret içerisinde son 10 yılda yüz binden fazla dolar milyoneri çıkmıştır. Hem de genç milyonerler… Bunu aklımızdan çıkartmamalıyız. Birilerinin yapabildiği şeyi, biz de yapabiliriz. Mark Fisher’ın “Anında Milyoner” adlı kitabında şöyle demektedir;

“Zengin olmak çok basittir. Ancak bu basitliğin seni yanıltmasına izin verme. Bir çok insan milyoner olmak için gereken tüm özelliklere sahip olsa bile, gerekli tüm nitelikleri üzerinde barındırsa bile, kendisinin milyoner olamayacağına o kadar inanmıştır ki sonunda haklı çıkmaktadır.”

Başarıya giden yol, dikenli, sarp kayalıkların olduğu yerlerden geçmektedir. Yol basittir fakat emek, sabır ve göz yaşını da beraberinde getirir.

Amacımız sadece rahat bir yaşamsa, buna ulaşacağız. Sadece faturalarımızı ödeyebilecek kadar, geçinecek kadar ise buna da ulaşacağız. Bolluğumuza bolluk katmak ise buna da ulaşacağız. Neye niyet edersek onu elde edeceğiz. Çünkü sadece rahat bir yaşam amaçlarsak zaten bu garanti; ama sadece rahatlığı hedefleyen insanların hayatları boyunca asla parasal başarıya ulaşamayacaklarını bilmelisiniz.

“Yıldızlara nişan alırsanız, en azından ayı vurursunuz.”

Neyi hedeflerseniz onu elde edersiniz. Amacınız neyse ona ulaşırsınız. Hedeflerinizi, hayallerinizi tekrardan gözden geçirin, çünkü biz de daha iyi bir hayat standardını hakediyoruz…

Bol kazançlar…

Küçükken kurduğumuz hayallerin kaçını hatırlıyoruz? Çoğunu unuttuk, aslında unutturulduk. Hayallerimiz küçükken büyüktü ama büyüyünce küçüldü. Küçükken bir sınırımız yoktu her şeyi yapabileceğimize inanırdık; bir ferrarimizin olacağına, havuzlu evimizin olacağına vb gibi.

Ancak gerek anne babanın çocuğa karşı tutumu, gerekse içinde bulunduğumuz sistem çocuğun ileride nasıl bir kişi olacağını belirliyor ve onun kişilik, zihinsel ve sosyal gelişimi üzerinde oldukça etkili oluyor.

Çocukluk Hayallerimize Ne Oldu?

Geçmişten bu güne aslında hepimizin kararlarında ailelerimizin büyük etkisi vardır. Çocuklar her şeyi ilk önce anne ve babalarından öğrenirler, onları kopyalar ve örnek alırlar. Çocukların hayatlarının ipi ailelerin elindedir. Anne ve babaların bizleri yönlendirmeleri güzel ama her konuda değil. Öğütleri bile kendi istedikleri doğrultudadır. Bu öğütler işe yarayabilir ama hızla değişen dünyada bazen işe yaramazlar.

Sormak, her şeyin başlangıcı aslında

Ebeveynlerin çoğu çocuklarına ne olmak istediklerini veya ne yapmak istediklerini sormadan onları yönlendirmeye çalışırlar. Aynı zamanda neye ilgileri olduğunu keşfetmezler. Hep kendi olmak isteyip de olamadığı ya da içinde kalan bir şey varsa çocuklarına onları empoze etmeye çalışırlar.

Başka bir noktada toplumda prestiji yüksek olduğunu düşündükleri işlere ve mesleklere yönlendirirler. Bu meslekler belli başlı mesleklerdir ve bu mesleklerde o kadar çok birikme olmuştur ki insanların bir çoğu işsiz kalmıştır. Çünkü müthiş derece birikme vardır örnek verecek olursak, işletme mezunları maliye öğretmenlik vs.

En önemli noktamızı ise hiç sormazlar, “Çocuğum sen ne olmak istiyorsun?  Ya da ne yaptığında kendini çok mutlu hissedersin?” gibi. Toplumumuzun en büyük eksiklerinden ve sorunlarından birisi de budur. Sonuç olarak çocuklar istemedikleri meslekleri ömür boyu mutsuz bir şekilde yapmaya zorunlu bırakılırlar. Bu çok acı bir durumdur fakat ne yazık ki gerçektir.

Aslında farkında değiliz ama o insanlar 25 yaşında ölürler ve 75 yaşında gömülürler. Çünkü enerjileri düşüp bir şekilde amaçsızca işe gider eve gelirler. Eve gelip işe giderler. Hem de istemediği ve sevmediği işe. İçlerinde kalan istekler hevesler keşfedecekleri keşifler hepsi mezara onların bedenleri ile gömülürler.

Çocuklar yeteneklerine göre yönlendirilmeli

Oysa çocukların yetenekleri keşfedilip onları bu şekilde yönlendiriyor olsak çok çok daha iyi bir toplum haline gelebiliriz. Herkes yaptığı işi seve seve büyük bir gayretle, hevesle ve aşkla yapar bunun sonucunda ise ortaya  güzel projeler çıkabilir. Büyük keşifler yapan ve buluşlar bulan bir çok bilim adamı ailelerinin istediği yoldan gittiklerinde değil kendi istedikleri yoldan gittiklerinde amaçlarına ve hedeflerine ulaşmışlardır.

Bir örnek verecek olursak: Goethe, hayatı boyunca babası ve ailesi tarafından avukat olmaya zorlanmıştır. Oysa onun içinde büyük bir yazmak, yazar olmak aşkı vardı. Ve avukatlıkla ilgili her şeyi bırakıp gece gündüz yazı yazdı şu an da ise dünyanın en ünlü klasik kitapları arasında eserleri yer almaktadır. Bu örnek gibi bir çok örnek vardır.

Bir milletin geleceği hakkında tahminlerde bulunmak istiyorsak o milletin yetişmekte olan gençlerine bakmamız vereceğimiz kararlarda yüzde yüz denk düşer. Eğer milletimizin gençleri öğrenmeye ve yeniliğe açık olursa, kendi kararlarını kendileri verirse, ne yapmak istediklerini bilirlerse, özgüvenli olurlarsa, istedikleri ve sevdikleri şeyleri yaparlarsa, sadece ülkemizi  değil tüm insanlığı aydınlık bir gelecek bekliyor olacaktır.

Hep yarış içinde değil miyiz bu hayatta? Her yeni bir gün yeni bir yarışın başlangıcı oluyor. Yarıştan diskalifiye olmamak için planlı hareket etmek, vizyon geliştirmek gerekir. Bu yarışı güçlü olanlar değil, kendini geliştiren, öğrenmeye ve değişime açık olanlar kazanır. Her gün düne göre daha da gelişme göstermek, düne göre daha hızlı olmak gerekir.

Buna en iyi örnek, aslan ve ceylanın hikayesidir:

Afrika’da her sabah bir aslan uyanır, en yavaş ceylandan daha hızlı koşması gerektiğini, yoksa yok olacağını bilir. Afrika’da her sabah bir ceylan uyanır, en hızlı aslandan daha hızlı koşması gerektiğini yoksa yok olacağını bilir. Aslan ya da ceylan olmanızın bir önemi yok. Yeter ki her sabah kalktığınızda daha hızlı koşmanız gerektiğini bilin.

Bir aslansanız ve en yavaş koşan ceylanı dün  yakalamışsanız, bugün de bir ceylan yakalamak istiyorsanız, bilmelisiniz ki en yavaş koşan ceylan sizden daha hızlı olacaktır. Bu durumda düne göre hızınızı artırmanız gerekmektedir.

Eğer ceylansanız ve aslana yem olmamışsanız düne göre hızınızı artırmanız gerekmektedir. Çünkü, sıradaki siz olabilirsiniz. Yani bu yarışta devam edebilmek için dünden daha hızlı olmak zorundasınız.

Kaderimiz ellerimizde. Hayatımızın ipleri bizim elimizde. Ağlamak yerine çalışmak, çabalamak gerekli. Bir Afrika atasözü der ki:

“Bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir.”

Anna Robertson, gençliğinden beri sanatla ilgilenirdi. Fakat birkaç nedenden ötürü peşinden gidemedi

Anna Robertson, gençliğinden beri sanatla ilgilenirdi. Fakat birkaç nedenden ötürü peşinden gidemedi. Evlilik ve çocuk yetiştirmek gibi.

Hobi olarak arada sırada resim yapsa da yeteri kadar zaman ayırmadı.

67 yaşında, kocasının ölümünden sonra büyük bir depresyon yaşadı. Kaybın üstesinden gelebilmek için kendini meşgul etmenin yollarını aradı.

Yetmişli yaşlarında, zamanının çoğunu resim yapmaya adadı. Tamamen kendini eğitti. Modelleri çoğunlukla kırsal ve tarımsal hayatla ilgiliydi.

Anna Mary Robertson resimleri

 

İlk büyük çıkışı, bir sanat koleksiyoncusunun eserlerinden bazılarını yerel bir mağazada görüp hepsini satın almasıyla oldu. 78 yaşındaydı. Resimleri New York’taki Modern Sanatlar Müzesi’nde sergilendi.

Daha sonra, daha geniş bir kitlenin ilgisini çekti ve “Büyükanne Musa” olarak tanındı. Amerikan ilkel sanatçısı olarak anıldı ve birkaç ödül aldı.

O noktada da durmadı. “Hayatımın Tarihi” adlı hatıra kitabını 92 yaşındayken yazmaya başladı. 101 yaşına girerken öldü.

Anna Mary Robertson resimleri

 

İyilik, İyileştirmenin İlk Adımıdır.

İçinizde sahip olduğunuz doğal yetenek ne olursa olsun, dokunmazsanız çiçeklenmeyecek. Unutulmuş bir yere gömülmüş bir altın hazinesi gibi. Kimse bundan yararlanamayacak.

Sahip olduğunuz yetenekler, insana ilham vermek için kullanabileceğiniz aletler olabilir.

Yeteneklerle kutsanmışsınız, onları kullanabilirsiniz. Vücudunuzun bölümleriyle kutsanışınız gibi.

Sadece bir garaja park edilmişse bir araba işe yaramaz. Eğer kimse onu süremezse, sahip olduğu fonksiyonu boşa harcanır.