Sonbaharda vücut direncini korumak için nelere dikkat etmeliyiz? Sağlıklı beslenme ile kendimizi daha üretken hale getirebiliriz. Beslenme alışkanlıkları, işimiz ve kariyerimiz için son derece önemlidir. Peki bu süreç içerisinde nelere dikkat etmeliyiz?

Kış mevsiminde, soğuk havaların da etkisiyle insan hep sıcak bir şeyler arıyor. Bu soğuk havalarda hem içinizi ısıtacak hem de vücut direncinizi arttırıp hastalıklara karşı koruyacak kış içeceklerinden bahsetmek istiyorum sizlere.

Sonbahar Ve Kış Aylarında Mutlaka İçmeniz Gereken Top 4 İçecek

Kış ayları yaklaşıyor. Sonbaharda sağlıklı beslenme, geçiş mevsimi açısından vücut direncimizi artırabilir. Bu dönemde yanlış beslenme alışkanlıkları da bizi halsiz düşürebilir. Peki bu süreçte, vücut direnci için hangi içeceklere öncelik vermeliyiz?

1. Zencefil Çayı

Zencefil Çayı - Zencefil, bağışıklık sistemi üzerinde çok etkili olan bir bitkidir.

Zencefil, bağışıklık sistemi üzerinde çok etkili olan bir bitkidir. Özellikle soğuk algınlığı ve öksürük gibi hastalıkların tedavisinde tercih edilmektedir. Mideyi rahatlatır, bulantılara iyi gelir. Ayrıca zencefil çayı metabolik hızı arttırmada da rol oynamaktadır. Hem vücut direncinizi arttırmak hem de yağ yakmak için egzersizlerinizden önce ve de sonbaharda sağlıklı beslenme için bir fincan zencefilli yeşil çayı tercih edebilirsiniz.

Ginseng Nedir? Faydaları Nelerdir? >>

2. Ihlamur

Solunum sistemi üzerinde etkileri olan ve vücudun detoksunu (toksinlerin vücuttan atımı) sağlayan mükemmel bir çay ıhlamur

Solunum sistemi üzerinde etkileri olan ve vücudun detoksunu (toksinlerin vücuttan atımı) sağlayan mükemmel bir çay ıhlamur. Aynı zamanda sinir hücrelerine etki ederek rahatlamanıza yardımcı olur. Soğuklar gelmeden önce içmeye özen gösterin.

Propolis Nedir? Faydaları Nelerdir? >>

3. Adaçayı

Antioksidan özelliği olan bir bitkidir adaçayı.

Antioksidan özelliği olan bir bitkidir adaçayı. Bu özelliği ile bağışıklık sistemini güçlendirmede oldukça etkili olup nezle ve grip gibi hastalıklara karşı koruyucudur. Boğaz iltihabında, boğaz ağrılarınıza çok iyi gelecek bir çaydır.

Sağlık İçin Yeşil Çay >>

4. Salep

Kışın en güzel içeceklerinden biri de salep.

Kışın en güzel içeceklerinden biri de salep. Canınız tatlı bir şeyler çektiğinde , halsizlik ve şişkinlik gibi durumlarda 1 fincan bol tarçınlı ve sütle hazırlanmış salep, enerjinizi arttırarak hem tok tutacak hem de tatlı isteğinize iyi gelecektir.

Sonbaharda sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinmek, vücut direncinizi artırarak kış mevsimine hazırlık yapmanızı sağlayacaktır. Gerek sosyal hayatınızdan gerekse iş hayatınızdan geri kalmamak için bu tavsiyelere uymanızda fayda vardır.

Son sözler

Sonbahar ve kış aylarında sizi zinde tutacak top 4 içecek hakkındaki içeriğimizi okudunuz. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz? Vücut direncinizi artırmak konusunda düşünceleriniz ve tecrübeleriniz nelerdir? Yorumlarınızı sabırsızlıkla bekliyoruz. 

Şimdi Ben Bu Kadar Kiloyu Kaç Ayda Veririm? >>

Su deyip geçme! Çünkü yaşam kaynağımız olan su, vücut ağırlığımızın %50’sini oluşturmaktadır. Açlığa günlerce, susuzluğa sadece birkaç gün dayanabileceğimizi biliyor muydunuz? İş performansınızı artırmayı, gününüzü dinç geçirmeyi planlıyorsanız, su deyip geçmemelisiniz. Peki suyun faydaları nelerdir?

Günlük hayatımızda odaklanamama, konsantrasyon eksikliği, iş performansımızda düşüş gibi durumların nedenlerinden biri de yeterli düzeyde su tüketmemektir. Neden mi? Çünkü vücut ağırlığımızın ortalama %50 sini su oluşturuyor. Tamamen suyla çalışan bir mekanizmayız diyebiliriz. Bedende hemen hemen bütün olaylar suyla meydana geliyor. Vücudumuzdaki bulunan suda %20’lik bir kayıp ölümle sonuçlanabiliyor. Bu nedenle vücudumuzdaki su oranını dengede tutmak hayati bir önem taşımaktadır.

Gün Boyu Zinde Kalmak İsteyenler Buraya >>

Su dengemizi nasıl sağlayabiliriz?

Su deyip geçme - Günlük hayatımızda odaklanamama, konsantrasyon eksikliği, iş performansımızda düşüş gibi durumların nedenlerinden biri de yeterli düzeyde su tüketmemektir.

Öncelikle yaşamın devamlılığı, elektrolit dengesi ve kilo kontrolü için su dengesi önemli.Yetişkin vücudu her gün yaklaşık 1500 ml suyu idrar, deri ve solunum yoluyla atar. Kaybedilen suyu  her gün geri alıp sıvı ve elektrolit dengesini sağlamamız gerekir.

Bedenin günlük su ihtiyacı vücut ağırlığına göre belirlenebilir. Kilogram başına 30 ml su alarak pratikçe bir denge oluşturulabilir.Yani 80 kg bir bireyin ortalama 80×30=2400 ml su alması yeterli olabilir. Bunun yanı sıra vücudun su ihtiyacı kişiden kişiye  ve hava sıcaklığına göre değişkenlik gösterebilir. Vücudun susuzluğunu kontrol etmenin en basit yolu idrar rengini kontrol etmektir. İdrar renginin çok açık sarı renkte olması en ideal olandır. İdrar renginiz ne kadar koyu renkte ise susuzluğunuz o kadar fazla demektir.

Suyun miktarı kadar nasıl tüketildiği de çok önemlidir. Tek seferde yüklü miktarda su tüketimi faydadan çok zarardır. Suyu, yudum yudum ve belli aralıklarla içmek daha sağlıklıdır; yemek aralarında, yemekten önce, sonra, uyandığınızda gibi.

Şifalı Papatya Çayının Faydaları Nelerdir? >>

Suyun bedendeki işlevlerini şöyle sıralayabiliriz;

Basit gibi görünse de su deyip geçmemeliyiz. Su tüketimi vücudumuzun her şeyidir diyebiliriz. Siz de günlük hayatınızda su tüketiminize dikkat ettiğinizde kısa sürede etkisini göreceksiniz. Daha dinç olduğunuzu, konsantrasyonunuzu koruduğunuzu, bedenen ve ruhen kendinizi daha iyi hissettiğinizi göreceksiniz. Bu nedenle tekrar etmekte fayda var; Su deyip geçme!

Kolajen Nedir? Faydaları Nelerdir? >>

Ramazan ayında sağlıklı beslenme nasıl olmalı? Ramazan’da sindirim problemi yaşıyorsanız bu yazımız tam size göre.Sahurda veya iftarda neler tüketmeliyiz? Ramazan bayramı gelirken, kilo almamak için sağlıklı beslenme konusunda bazı püf noktalar var. Gelin bu püf noktalara birlikte bakalım.

Ramazan’ın insanları birbirine yaklaştıran, muhabbetin ve samimiyetin arttığı bir ay olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu nedenle de bir girişimci veya networker için Ramazan Ayı inanılmaz güzel bir aydır. Şu güzel, samimi, içten günler arkadaşlarınızla daha fazla vakit geçirip elinizdeki inanılmaz fırsatları paylaşabilmeniz için çok büyük bir avantajdır.

Ramazanda Sindirim Problemlerine Karşı Yapılacaklar

Ramazan’da sindirim problemi nedenleri arasında uzun süren açlık ve susuzluktan sonra bir anda dengesiz tüketim gelmektedir. Bu ayda yapılan oruç ibadeti ise, aslında vücudumuz için çok etkili bir detoks(arınma) şeklidir. İftar ve sahur öğünleri doğru bir şekilde yapıldığı zaman toksinlerden arınmış, daha sağlıklı ve zinde bir vücuda sahip olabiliriz. Bu tabi ki de enerjisiyle iş yapan girişimciler için sağlık açısından çok önemlidir. Oruç, böylesine güzel ve sağlığa faydalı etkileriyle birlikte uzunca bir açlık ve susuzluk süreci olmasından dolayı bazı problemlere de neden olabilmektedir.

Vücudun uzun süre aç kalması sonucu kan şekeri düşmektedir. Bu durum iftar sofralarında çok kısa sürede hızlı bir şekilde çok fazla besin tüketme isteğini doğurabilmektedir. Hal böyle olunca da  aşırı hazımsızlık ve gaz problemleri baş göstermektedir. Bu problemlerin hem sağlığınızı hem de işinizi olumsuz etkilemesine izin vermeyin.

Güne Enerjik Bir Başlangıç İçin >>

Peki ne yapmalıyız? Bu problemleri en aza indirmenin yolu nedir?

Sıvı tüketimi çok önemli

iftar yemeğine çorba ile başlayın.

D Vitamini Eksikliğinde Neler Olur? >>

Meyve tüketimine dikkat

Ramazan Ayı’nı sağlıkla geçirmeniz dileklerimle…

Modern Yaşam Tarzında Vitamin Ve Mineral Desteklerinin Önemi >>

Sıcak yaz günlerinde iş performansınızı nasıl korursunuz? İş hayatınızda verimliliğinizi artırmak için sağlığınıza dikkat etmelisiniz. Sağlıklı beslenme, performansı ve verimliliği artıracaktır. Dolayısıyla yazın sıcaklığında iş hayatınızı olumlu etkileyecektir. Peki sıcak yaz günlerinde, iş performansımızı nasıl koruyacağımıza gelin birlikte bakalım.

Yazın sıcaklığını ve kavuruculuğunu iyice hissetmeye başladığımız şu günlerde performansımızı etkileyen en önemli konu yine beslenme konusudur. Yaz dönemi, hemen hemen her meslek grubu için durağan geçen bir dönem olsa da beslenmenize dikkat ederek, rakiplerinize fark atabilirsiniz. Peki nasıl?

Sıcak Yaz Günlerinde İş Performansınızı Nasıl Korursunuz?

Sıcak havalar, çok fazla terlemenin de etkisi ile halsizlik, yorgunluk, baş ağrısı ve tansiyonda dengesizlik  gibi problemlere neden olabilir. Bu problemler gerek özel hayatınızı gerekse iş hayatınızı etkileyecektir. Peki performansımızı korumak için neler yapmalıyız? Beslenmemizde nelere dikkat etmeliyiz?

Yoğun İş Temposunda Beslenmeniz Nasıl Olmalı? >>

Su, her mevsim önceliğini korur

Terlemeyle kaybettiğiniz sıvıyı geri yerine koymak için öncelikle günlük ortalama 3 litre kadar su içmeye özen gösteriniz.

Yaz günlerinde vücut, normalden daha fazla  bir şekilde terleme, idrar ve dışkıyla su atar. Hele de aktif bir girişimci veya networker iseniz günlük koşturmacanız size daha fazla sıvı kaybettirebilir. Ayrıca su ile birlikte mineral kayıpları da meydana gelir. Bu nedenle yaz  günlerinde en önemli konu sıvı tüketimidir.

Kaybettiğiniz sıvıyı geri yerine koymak için öncelikle günlük ortalama 3 litre kadar su içmeye özen gösteriniz. Bu miktarı gün içerisinde, düzenli olarak ara ara susamayı beklemeden tüketiniz.  Ayrıca eğer suyu saf olarak içmekte zorlanıyorsanız aroma vererek tüketebilirsiniz.

Evlerimizde Sağlıklı Beslenme Ve Kilo Kontrolü >>

İçeceklerinizi daha ferah hale getirebilirsiniz

Suyun içerisine nane, limon, çubuk tarçın veya meyve dilimleri ekleyerek aroma verebilirsiniz. Bununla birlikte hem enerji kaynağı hem de sıvı ihtiyacı için  taze meyveler, ev yapımı limonata, şekersiz bir şekilde yapılmış taze meyve kompostoları, cacık, kefir, ayran ve mineralli maden suları  yaz için en sağlıklı içecek tercihleridir.

Bu dönemde yiyecek tercihi olarak daha çok sebze, meyve ve tam tahıllara dayalı hafif bir beslenme şekli daha uygundur. Aşırı yağlı ve şeker oranı yüksek besinlerden mümkün olduğunca uzak durulmalıdır. Protein tercihi olarak balık ve yağsız etler mümkün olduğunca ızgara, buğulama ya da fırında  pişirilerek bol limonlu salatalarla tercih edilmelidir. Diğer bir protein alternatifi olarak da süt ve süt ürünleri mutlaka günlük beslenmede yer almalıdır.

Özellikle zeytin yağlı sebze yemekleri ile birlikte yoğurt, cacık, kefir veya ayran gibi  sağlıklı ve besleyici alternatifleri tercih edebilirsiniz. Ayrıca enerji ve kan şekeri dengenizi sağlayabilmek için mümkün mertebe ağır tatlılardan kaçınınız. Tatlı tercihi olarak mümkün olduğunca taze meyveleri, sütlü tatlıları ve dondurmayı seçiniz.

Bununla birlikte bu sıcak havalarda çok çabuk bozulabilen, kremalı ve mayonezli yiyecekler asla tercih edilmemelidir. Bu besinler sıcaktan çok çabuk bozulabilir ve çoğunlukla ishal yaparak  vücuttan çok fazla sıvı kaybına neden olabilirler.

Şifalı Papatya Çayının Faydaları >>

Güne enerjik başlamak için inanılmaz kahvaltı alternatifleri nelerdir? Gün boyu dinç kalabilmek için kahvaltı, sağlıklı beslenmenin temelidir. Peki sabahları basit ve pratik şekilde yapabileceğimiz bu alternatifler nelerdir birlikte inceleyelim.

Kahvaltının sağlık için olmazsa olmaz bir öğün olduğunu herkes bilir. Uzun saatler dinlenmeyle geçen bir gecenin sabahında enerji depolarımızı dolduracak olan şey güzel bir kahvaltıdır. Uyku ile yavaşlayan metabolizmamızı canlandırır. Gün içerisindeki performansımızı etkileyen temel öğündür. Eğer metabolizmayı bir motor olarak düşünecek olursak, kahvaltı da bu motorun çalışmasını sağlayan temel yakıttır aslında.

Güne Enerjik Bir Başlangıç İçin İnanılmaz Kahvaltı Alternatifleri

Yapılan sağlıklı bir kahvaltı, gün içerisinde hem sizi diğer öğününüze kadar tok tutacak hem de günün geri kalan öğünlerinde daha sağlıklı besinler seçmenizi sağlayacaktır. Ancak burada bahsettiğimiz sağlıklı bir kahvaltı menüsüdür. Yani yapılan her kahvaltı vücudumuzda bu olumlu etkileri yaratmaz. Ülkemizde  iş yoğunluğu fazla olan çalışan kesimin genel kahvaltı tercihi unlu mamuller olmaktadır. Yani sabah işe yetişme derdinden dolayı hemen yolda atıştırmak için simit, poğaça, börek gibi unlu besinler tercih edilmektedir.

Sağlıklı bir kahvaltı derken bu tarz bir kahvaltıdan bahsetmiyoruz. Özellikle rafine undan yapılan bu besinler gereğinden fazla yağ ve basit karbonhidrat içerikli olup boş enerji verir ve sağlığınızı bozar. Kan yağlarının artmasına, karaciğer yağlanması, obezite, insülin direnci, diyabet ve kalp hastalıkları gibi birçok ciddi rahatsızlığa davetiye çıkarır.

Bakteri Ve Virüsle Aynı Anda Savaşan Tek Ürün; Propolis >>

Sağlıklı  bir kahvaltı proteinden zengin bir menü olmalıdır.

Sağlıklı  bir kahvaltı proteinden zengin bir menü olmalıdır. Böyle bir menü gün boyunca enerjinizi olumlu yönde etkiler. Bununla birlikte sağlıklı proteinler açısından zengin bir kahvaltı, kilo problemi olan bireylerde kilo kaybında da kritik rol oynar. İşte size güne inanılmaz bir enerjiyle başlamanızı sağlayacak pratik ve sağlıklı kahvaltı alternatifleri:

Sebzeli omlet veya menemen (esmer ekmek, bol salatalık, domates, biber, yeşillik)

Güne enerjik başlamak için sabahları pratik olarak hazırlayabileceğiniz enerjik bir kahvaltı için ilk tarifimiz sebzeli omlet veya menemen. Yumurta, anne sütünden sonra gelen en değerli proteindir. Besin ve besleyici değeri inanılmaz yüksek olan bir protein kaynağıdır. Gün içerisinde uzun saatler tok kalmanıza yardımcı olur. Kahvaltılarınızda haftada 3-4 gün yumurtaya mutlaka yer veriniz.

Sıcak Yaz Günlerinde İş Temponuzu Koruyun >>

Yoğurtlu parfeler

sağlıklı kahvaltı seçeneği

1 su bardağı yoğurda 3 yemek kaşığı yulaf ezmesi ya da 3 tatlı kaşığı chia tohumu ekleyip biraz dinlendirip, üzerine de taze meyve dilimleri, ceviz,badem, fındık parçacıkları ve tarçın serpiştirerek inanılmaz lezzetli ve doyurucu bir menü oluşturabilirsiniz. Yoğurt iyi bir kalsiyum kaynağı olmasının yanı sıra protein içeriği ile de kahvaltılar için iyi bir alternatiftir.

İş Performansınızı Artıracak Pratik Beslenme İpuçları >>

Hindi fümeli tahıllı sandviç

Basit ve pratik şekilde hazırlayabileceğiniz bir diğer enerjik kahvaltı alternatifi hindi fümeli tahıllı sandviç. Evimizde sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü için yapılabilecek en basit tariflerdendir. 2 dilim tam tahıllı ekmek, bol yeşillik, salatalık, domates ve hindi füme ile hem doyurucu hem fit hem de sağlıklı bir kahvaltı menüsü hazırlayabilirsiniz.

Lor peynirli Çingene salatası ve tahıllı ekmek

2-3 yemek kaşığı az yağlı lor ve bol yeşillik, biber, salatalık, domates gibi sebzelerle güzel ve doyurucu bir kahvaltı oluşturabilirsiniz. Bütün sebzelerinizi doğrayın, içerisine lor peyniri, baharat ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağı da ilave ederek karıştırın. Doyurucu ve inanılmaz fit kahvaltınız hazır.

Korona Virüs Salgınına Karşı Bağışıklığınızı Güçlendirin >>

Peynirli ve sebzeli omlet ve tahıllı ekmek

Güne enerjik başlamak için kahvaltı alternatiflerimizden bir diğeri peynirli ve sebzeli omlet, tahıllı ekmek. Mantar,ıspanak ya da kabak gibi bir sebzeyi çentilmiş maydonoz ve dereotu ile 1 tatlı kaşığı sıvı yağda soteleyin. Üzerine 2 yemek kaşığı lor peyniri + 1 yumurtayı karıştırıp dökün. İstediğiniz baharatları da ekleyip muhteşem omletinizi pişirin. İnanılmaz tok tutan ve enerji veren menünüz hazır. Afiyet olsun.

Her Mevsim Sofranızda Olması Gereken Mucizevi Besinler >>

Günümüzde insanın genç ve diri kalmasını sağlayacak protein olan kolajen, sağlıklı yaşam konusunda vazgeçilmezdir. Yaşlanmayı geciktirici, gençlik iksiri olarak da bilinen kolajenin vücuda faydaları saymakla bitmez. Genç kalmak ve yaşlanmayı geciktirmek için kullanmanız gereken kolajenin faydalarına gelin birlikte bakalım.

Sağlıklı yaşam, son yıllarda tüm dünyada insanların odak noktası haline gelmiş bulunmaktadır. Bunun asıl nedenleri arasında şu maddeler bulunmaktadır;

Ölümsüzlük İksiri – Kırmızı Reishi Mantarı >>

Tüm bu süreç birlikte değerlendirildiği zaman, vücudun kendini yenileyebilmesi için protein takviyesi de almak zorunda kalıyoruz. Tükettiğimiz besinler, vücudumuzun günlük protein miktarını karşılamadığı zaman, güçsüz kalıyoruz. Aynı zamanda bağışıklığımız düşüyor, hastalıklara açık hale geliyoruz. Bu da haliyle vücudumuzun çok yıpranmasına ve devamında erken yaşlanmaya sebebiyet vermektedir. Peki bu duruma kolajenin etkisi nedir? Gelin birlikte inceleyelim.

Günümüzde İnsanın Genç Ve Diri Kalmasını Sağlayacak Protein; Kolajen

Kolajen, herkesin ağzındaki yeni bir terimdir. Kozmetikte kremlerden pudralara ve hatta haplara kadar hemen her şeyde bulunabilir. Vücutta en bol bulunan protein olan kolajen , kaslarınızda, cildinizde, kanınızda, kemiklerde, kıkırdakta ve bağlarda bulunur. Ne var ki modern çağın yeni beslenme tarzı, dışarıdan düzenli kolajen kazanımımızı önemli ölçüde azalttı. Peki kolajenin vücudumuza faydaları nelerdir bir de bunlara bakalım.

Yaban Mersini Nedir? Faydaları Nelerdir? >>

Vücuttaki en bol bulunan protein olan kollajen , kaslarınızda, cildinizde, kanınızda, kemiklerde, kıkırdakta ve bağlarda bulunur.

İyi haber, vücudumuzun düzenli olarak kolajen üretmesidir. Ancak yaşla birlikte bu üretim yavaşlar. Kolajen üretimini azaltacak diğer yaşam tarzı alışkanlıkları arasında sigara içmek, güneşe maruz kalmak ve sağlıksız bir diyet sayılabilir. Bazı sağlık koşulları, kolajen depolamamızı da azaltabilir.

Bu önemli yapı taşı olmadan kırışıklıklar ve cildin sarkması, hatta eklem ağrıları yaşamaya başlayabilirsiniz .Bazı hayvansal gıdalar ve kemik suyu gibi besinler, kolajen içerir. Bununla birlikte, bunların emilimi, hidrolize edilmiş kolajeninki kadar verimli değildir.  Gıdalardaki kolajenin,  besin takviyeleri ile alınan kolajenle aynı yararlara sahip olup olmadığı bilinmemektedir. Kolajen takviyeleri genellikle güvenli, kullanımı oldukça kolay ve kesinlikle potansiyel faydaları için denemeye değer besin takviyeleridir.

Argan Yağı Nedir? Faydaları Nelerdir? >>

Sağlıklı beslenme nedir? 2020 yılında sağlıklı beslenme trendleri neler? Probiyotikler, glutensiz yiyecekler, vejetaryen ve vegan beslenme, aralıklı oruç (intermittent fasting) ve daha fazlası…

Her yıl olduğu gibi bu yıl da yepyeni sağlıklı beslenme şekillerinin trend olacağı aşikar. Bilim hızla gelişiyor, değişiyor ve ilerliyor. Hal böyle olunca bu durum tabi ki de çok normal. Bunun yanı sıra her trend, doğru ve sağlıklı bir yöntem olmayabilir. Bazı trend yöntemlerin bilimsellikten çok uzak olduğunu üzülerek belirtmek zorundayım.

Bu nedenle özellikle beslenme konusunda yeni bir yöntemi benimseyip yaşam tarzınız haline getirmek istiyorsanız bunu mutlaka uzmanından fikir alarak yapın. Bu konuda uzman olan beslenme uzmanı ve diyetisyenler, o beslenme yönteminin sizin sağlığınıza uygun olup olmayacağı konusunda en detaylı bilgiyi size sunacaktır.

Bazı moda diyetler ve zayıflama ürünleri,  bilimsel çalışmalar sonucunda  kabul görmeyen yöntemler bile olabiliyor. Buna rağmen piyasaya sürülüp, insanlar üzerinde denenebiliyor.  Şunu ısrarla belirtmek istiyorum, hiçbirimizin bedeni deneme tahtası değildir. Her şeyden daha önemli olan konu; ruh ve beden sağlımızdır. Bilinçsizce yapılan yöntemlerle  bir çok insan sağlığını ya da hayatını kaybedebiliyor. Bu nedenle bir diyetisyen olarak sağlığınızla ilgili olan her konuda çok daha özenli olmanızı tavsiye ederim.

İş Performansınızı Artıracak Beslenme Trendleri >>

2020 Yılının Beslenme Trendleri

Bu yıl da genel olarak  son zamanlarda olduğu gibi daha çok bitkisel ağırlıklı beslenme hakim olacağa benziyor. Vejeteryan ve vegan beslenme trendinin daha fazla yaygınlaşacağı düşünülüyor. Bununla birlikte ketojenik diyete olan ilgi de bir hayli artacağa benziyor.

Vejetaryan Ve Vegan Beslenme

Bu yıl daha çok bitkisel besin, daha az hayvansal besin tüketiminin olduğu esnek vejeteryan bir beslenmenin yaygınlaşacağı bir dönem olacak.

Düzenli Spor Yapmak İçin 13 Neden >>

Bu yıl daha çok bitkisel besin, daha az hayvansal besin tüketiminin olduğu esnek vejeteryan bir beslenmenin yaygınlaşacağı bir dönem olacak. Sebzelerin,  sağlıklı beslenmenin en önemli parçalarından biri olduğunu herkes biliyor. Bu yıl özellikle organik tarım ürünlerine olan ilgi bir hayli artacak.

Dünyanın yeni diyetinde olduğu gibi sürdürülebilir bir dünya ve daha sağlıklı bir yaşam için esnek vejeteryan beslenme dediğimiz; daha fazla bitkisel kaynaklı, daha az hayvansal kaynaklı beslenmenin hakimiyeti artacak. Ayrıca bitkisel protein açısından zengin olan çok daha fazla vegan ürünlerini raflarda görmek mümkün olacak.

Probiyotik Ve Prebiyotikler

Son yıllarda olduğu gibi bu sene de bağırsak sağlığı üzerinde çok konuşulacak. Probiyotikler açısından zengin besinler, probiyotik bakteri ilave edilmiş içecekler ve yiyecekler bu yıl da favori olmaya devam ediyor. Ayrıca bağırsaktaki probiyotik (yararlı) bakterilerin  büyümesini sağlayan prebiyotiklere de daha çok önem verilecek.

Hayvansal Kaynaklı Olmayan Sütler

Özellikle vegan beslenme ve bazı vejeteryan beslenenlerin  tercih ettiği badem sütü, Hindistan cevizi sütü, soya sütü gibi bitkisel süt alternatiflerinin , inek sütü hakkındaki suçlamalardan sonra daha çok ön plana çıkacağı düşünülüyor.

Propolis Nedir? Faydaları Nelerdir? >>

Glutensiz Beslenme

2020’de de glutensiz beslenme moda olmaya devam ediyor. Bu yıl çok daha fazla glutensiz alternatif ve tarif bulmanız mümkün olacak. Gluten içermeyen tahıllar; karabuğday, kinoa, teff, pirinç ve basmati pirinci gibi besinlerin tüketimi yaygınlaşacak. Ayrıca  karakılçık ve siyez buğdayı gibi ata tohumlara olan ilgi de bir hayli artış gösterecek.

Düşük Karbonhidratlı Diyetler

Son yıllarda düşük karbonhidratlı farklı diyet modelleri modaydı. Bu yıl içinde de bu diyet modellerinden özellikle ketojenik diyet ilgi toplamaya devam ediyor.  Sağlık üzerine etkileri hala tartışılıyor olsa da kısa sürede hızlı etki gösterdiği için bir çok kişinin gözde diyeti olmaya devam ediyor.

Bir diyetisyen olarak naçizane tavsiyem uzun süreli uygulanmaması yönündedir. Ruh ve beden sağlığı üzerindeki uzun dönem etkileri hala bilinmemektedir. Bu nedenle kilo verme hızınız yavaşladığında, 1 haftalık kısa periyotlarla arada bir vücudun direncini kırmak için uygulanabilir.

Ruhunuzu Besleyecek Top 7 Besin >>

Intermittent Fasting (Aralıklı Oruç)

Son yıllarda az az sık sık beslenmenin yerini daha az öğünle beslenme almaya başlamıştı.

Son yıllarda az az sık sık beslenmenin yerini daha az öğünle beslenme almaya başlamıştı. Daha az öğünle  ve belirli saat aralıklarında beslenmeye izin veren aralıklı oruç, diğer adıyla İntermittent Fasting  diyeti son zamanlarda moda olan diyetlerden biridir. 2020 yılında da modasının devam edeceği aşikardır.

Aralıklı oruç (IF) diyetinde en sık tercih edilen  ve en uygun görülen yöntem; 16/8 ‘dir. 24 saatin 16 saati açlık, 8 saati yeme süreci olan  model, uygulanabilirlik açısından yine en çok tercih edilecek  IF diyeti gibi görünüyor.

Yazımızı sonlandırırken şunu tekrar belirtmek istiyorum, su içmeyi asla ihmal etmeyin. Bunun yanında her yıl bir çok farklı trend görüyoruz. Her beslenme şekli herkes için çok iyi olmayabilir. Sizin için en iyi beslenme şekli; yaşam tarzınıza, sağlık durumunuza, yaşadığınız bölgedeki beslenme kültürüne en uygun ve sürdürülebilir olan beslenme biçimidir. Besinlerinizin ilacınız olduğu, sağlıkla dolu bir yıl diliyorum.

Aloe Vera Bitkisinin Faydaları >>

İş hayatınız da dahil olmak üzere yaşamınızın tüm alanlarında mutlu olmak istiyorsanız öncelikli olarak vücudunuzun ihtiyaçlarını yeterli ve düzgün bir şekilde yerine getirmeniz gerekiyor.Bunun yanı sıra birçok araştırma bağırsak ile beyin arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösteriyor. Mutluluk hormonu dediğimiz serotonin hormonu %75 oranında bağırsaklarda salgılanıyor. Durum böyle olunca sağlıklı gıdalar tüketerek bağırsaklarımıza gereken önemi vermemiz, oldukça önemli bir durum olarak önümüze çıkıyor. Bağırsakları desteklemek için ise, probiyotik bazlı gıdalar tüketebilir veya doktor onayıyla probiyotik takviyeleri kullanabilirsiniz.

Peki bu probiyotik nedir?

Öncellikle vücudumuzun onda biri bakterilerden oluşur.​Bu bakterilerin çoğu bağırsaklarımızda bulunur ve çoğunluğu oldukça zararsızdır.Vücudumuzu zararlı bakterilere karşı da korur.

Sağlıklı  bağırsak baktelerine sahip olmak, kilo kaybı, gelişmiş sindirim sistemi, artmış bağışıklık fonksiyonu, daha sağlıklı cilt ve birçok hastalık riskini de içeren sayısız sağlık yararları ile bağlantılıdır. Probiyotikler, genellikle bakterilerden oluşur ancak bazı maya türleri probiyotik işlevi görebilir. Probiyotik yiyecekler; yoğurt, kefir, lahana turşusudur. Probiyotikler, bağırsaklarımızda bulunan dost bakterileri beslemeye yardımcı olan diyet lifleri olan prebiyotiklerle karıştırılmamalıdır.

Sindirim sağlığına etkisi

Uzun süre antibiyotik kullanan kişiler, çoğu zaman enfeksiyon ortadan kaldırıldıktan sonra bile ishal olurlar. Bunun nedeni, antibiyotiklerin bağırsaklarımızdaki doğal bakterilerin çoğunu öldürmesidir, bu da bağırsak dengesini değiştirir ve zararlı bakterilerin gelişmesine izin verir.

Probiyotikler ayrıca, grip , şişkinlik , kabızlık, ishal ve diğer semptomları azaltarak irritabl bağırsak sendromu (IBS) ile savaşır.Bazı çalışmalar ayrıca Crohn hastalığı ve ülseratif kolit gibi inflamatuar barsak hastalıklarına karşı da
yararlar sağlar.

Eğer şu anda yenmek istediğiniz sindirim problemleriniz varsa, probiyotik takviyesi dikkate alınması gereken bir şey olabilir. Bununla birlikte kesinlikle önce doktorunuza ya da diyetisyeninize danışmayı düşünmelisiniz.

Probiyotiklerin birçok yararı vardır .

● İnflamasyon: Probiyotikler, birçok hastalığın nedeni olan sistemik inflamasyonu azaltır.
● Depresyon ve anksiyete: Klinik depresyonu olan kişilerde anksiyete ve depresyon belirtilerini azalttığı gösterilmiştir.
● Kan kolesterolü: Bazı probiyotiklerin total ve kötü kolesterol seviyelerini düşürdüğü bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir.

● Kan basıncı: Probiyotikler, kan basıncında da mütevazı bir azalmaya neden olabilir .
● Bağışıklık fonksiyonu: Bağışıklık fonksiyonunu artırabilir, muhtemelen soğuk algınlığı da dahil olmak üzere enfeksiyon riskini azaltabilir.
● Cilt sağlığı: Probiyotiklerin akne, egzama ve diğer cilt hastalıklarında yararlı olabileceğine dair bazı kanıtlar vardır.

Dünyada çaydan sonra en fazla tercih edilen içecektir kahve.  Çoğu insan için bir tutkudur. Kimileri sabah kahvesini içmeden gözünü açmak bile istemez, kimileri de kahvaltının ya da yemeğin üstüne içmeden duramaz. Bu kadar çok tüketilmesinin ve sevilmesinin haklı sebepleri de var tabii ki.

Kahve;  gün boyunca zinde kalmak isteyenler, odaklı ve enerjik olmak isteyenler için inanılmaz bir içecektir. Metabolizmanın hızlı çalışmasında etkili bir içecek olmakla birlikte; birçok sağlık yararı da vardır. Normal kavrulmuş kahvenin yanı sıra son yıllarda yeşil kahve de çok konuşulmaktadır.

Ayrıca antioksidanlar, hücrelerin hasar görmesini engeller. Böylelikle hücre yenilenmesini hızlandırır ve daha genç kalmayı sağlar.

Neymiş bu “yeşil kahve”

Yeşil kahve, tıpkı siyah çay ve yeşil çay arasındaki ayrım gibi kahvenin işlem görmemiş halidir. Kahve çekirdeklerinin doğada bulunan halidir.

Yeşil kahve ile kavrulmuş kahve arasındaki temel farklar nelerdir?

Yeşil kahvenin işlem görmemiş, doğal kahve çekirdekleri olduğundan bahsetmiştik.  Doğal formda olması tabii ki onu daha sağlıklı yapan etmenlerden biri.  İşlem görmediği için antioksidan bakımından normal kahveden kat kat üstündür. Yeşil kahvedeki asıl etken madde klorojenik asittir. Klorojenik asit normal kahvenin 1 gramında 2-7 mg  iken, yeşil kahvede 34-42 mg civarındadır. Yeşil kahve de kavrulmuş kahve gibi doğal olarak kafein içermekle birlikte, kafein oranı oldukça düşüktür. Ayrıca yeşil kahvenin yağ içeriği daha düşüktür.

 Peki yeşil kahvenin sağlık üzerine etkileri nelerdir?

Yeşil kahvenin yüksek miktarda klorojenik asit içerdiğinden bahsetmiştik. Klorojenik asit antioksidan bir maddedir. Yeşil kahve, zengin antioksidan özelliği ile bağışıklık sistemini güçlendirir. Ayrıca antioksidanlar, hücrelerin hasar görmesini engeller. Böylelikle hücre yenilenmesini hızlandırır ve daha genç kalmayı sağlar.

Yeşil kahvenin içeriğindeki klorojenik asit, bağırsaktan glikoz(şeker) emilimini azaltır, karaciğerde de kana glikoz salınımını engeller. Böylelikle kan şekerinin düşük kalmasını sağlar. Kan şekerinin düşük seviyelerde olması ise, vücudun enerji kaynağı olarak yağları yakmasına neden olur. Böylelikle yağ yakımını artırmış oluruz. Yeşil kahve, bu etkisiyle zayıflamaya yardımcı olabilir. Diğer yandan klorojenik asit, kan şekerini düşük seviyelerde tutarak diyabet riskini de azaltmış olur.

Kilo vermeye etki eden diğer nokta ise; yeşil kahvenin “ kafein” içeriğidir. Kafein, doğal olarak metabolizmayı hızlandıran bir maddedir. Ayrıca yeşil kahve, kötü  kolesterolü düşürerek kalp sağlığını da korur.

Yeşil kahve nasıl pişirilir?

Yeşil kahve, tat olarak kavrulmuş kahveden çok bitki çaylarını andırmaktadır. Tıpkı bitki çayları dibi demleme usulüyle hazırlanır. 1 yemek kaşığı kadar yeşil kahve 200 ml sıcak su ile karıştırılır ve 4-5 dakika demlenir. Sıcak bir şekilde tüketilir.

Yeşil kahve günde ne kadar içilebilir?

Yeşil kahve de normal kahvede olduğu gibi çok fazla tüketildiğinde yan etkiler yapabilir. O nedenle günlük tüketimi 2 fincanla sınırlandırılmalıdır.

Hamileler ve emziren kadınlar için, normal kahve gibi yeşil kahve de sakıncalı olabilir.

Yeşil kahve kimler için sakıncalıdır?

Hamileler ve emziren kadınlar için normal kahve gibi yeşil kahve de sakıncalı olabilir. Ayrıca kalpte ritimle ilgili problemi olanlar ve tansiyon problemi olanlar dikkatli tüketmeliler.

Aloe Vera Bitkisinin Faydaları >>

Ölümsüzlük mantarı olarak da bilinen kırmızı reishi mantarının inanılmaz faydaları bulunmaktadır. Ülkemizde de sağlıklı beslenme alanında yüksek miktarda tüketimi bulunan bu mantarın özellikleri nelerdir? Vücudumuza faydaları nelerdir? Bu sorulara ve daha fazlasının cevaplarına gelin birlikte bakalım.

Reishi mantarı, dünyada en zor yetişen ve en nadir bulunan mantar türlerinden biridir. Faydaları saymakla bitmeyen ölümsüzlük mantarı olarak da bilinen reishi mantarı, sadece 10 bin ağaçta bir yetişiyor.

Probiyotiklerin İş Hayatına Etkileri >>

Doğu tıbbında birçok farklı bitki ve mantarı kullanılır. Reishi mantarı en çok Japonya’da popülerdir. Uzakdoğu’da hanedan içeceği olarak bilinen, Japonca’da “ölümsüzlük ” anlamına gelen ve insan ömrünü 120 yaşına kadar uzattığı öne sürülen reishi mantarı yaklaşık 4000 yıllık geçmişe sahiptir. Özellikle Çin, Kore ve Japonya’da çok sık kullanılır. Bağışıklık sistemini güçlendirmek ve kanserle savaşmak da dahil olmak üzere çeşitli potansiyel sağlık yararları vardır.

Reishi Mantarı Nedir?

Asya’da çeşitli sıcak ve nemli yerlerde yetişen bir mantardır. Uzun yıllardır bu mantar Doğu tıbbında temel bir madde olmuştur. Mantarın içinde, triterpenoidler, polisakaritler ve peptidoglikanlar dahil olmak üzere sağlık etkilerinden sorumlu olabilecek birkaç molekül vardır. Mantarların kendileri taze olarak yenebilse de, toz formlarını veya bu belirli molekülleri içeren özlerini kullanmak  yaygındır. İnsan sağlığına olan genel etkilerini şöyle sıralayabiliriz;

Aloe Vera Nedir? Faydaları Nelerdir? >>

Asya'da çeşitli sıcak ve nemli yerlerde yetişen bir mantardır

1.Bağışıklığı arttırır

Reishi mantarı, enfeksiyon ve kanserle savaşmaya yardımcı olan beyaz kan hücreleri üzerindeki etkisi ile bağışıklık fonksiyonunu artırır. Bu özellik hasta bireylerde sağlıklı olanlara göre daha etkili sonuç vermiştir.

2. Anti-kanserojen özelliklidir

Bazı araştırmalar, reishi ile yapılan bir yıllık tedavinin kalın bağırsaktaki tümörlerin sayısını ve boyutunu azalttığını göstermişti. Kolorektal ve prostat kanseri üzerindeki çalışmalar hale devam etmektedir.

Şifalı Papatya Çayının Faydaları Nelerdir? >>

3.Yorgunluk ve depresyon ile mücadele eder.

Bazı ön çalışmalar, reishi mantarının bazı tıbbi durumlara sahip olanlarda yaşam kalitesini iyileştirmenin yanı sıra anksiyeteyi ve depresyonu azaltabileceğini göstermiştir.

4. Kalp sağlığı

Yapılan bilimsel bir çalışma, reishi mantarının “iyi” (HDL) kolesterolü artırabileceğini ve trigliseritleri azaltabileceğini göstermiştir.

5.Kan Şekeri Kontrolü

Bazı çalışmalar, reishi mantarında bulunan moleküllerin hayvanlardaki kan şekerini azalttığını göstermiştir.

Gençlik İksiri – Kolajen >>