Her networkerin okuması gereken kitaplar nelerdir? Kişisel gelişim için kitap önerileri, en çok sorulan sorular arasındadır. Network marketing en çok kazananlar listesindeki liderlerden derlediğimiz kitap önerilerini sizlerle buluşturuyoruz. Ayrıca bu kitap önerileri sadece networkerler için değil, satı pazarlama ile  ilgilenen kişilerin de bilgi edinebileceği eserlerden oluşmaktadır.

Network marketing sektörü, son yıllarda dünya genelinde en fazla genç milyoner çıkartan belki de tek sektör diyebiliriz. Bu sektör, sıradan insanlara yasal ve ahlaklı yoldan, sıradışı bir gelir yaratma imkanı sunmaktadır. Sektörün bu kadar gelişmiş olması elbette bizim yararımızadır. Ancak unutmamak gerekir ki, başarı dediğimiz şey tamamen kişisel bir konudur. Bir kişinin işe başlayıp, 3 ayda aylık 10 bin TL kazanması veya 2 sene bu ticaret içerisinde olup para kazanamaması da tamamen başarının kişisel olmasıyla ilgili bir konudur.

Her Networkerin Okuması Gereken kitap Önerileri

Network marketing sektörü de her ticari alanda olduğu gibi, kişisel gelişimi zorunlu kılar. Sonuçta bu ticaret (genelde networkü bırakan veya başarısız dediğimiz kısım) sadece “2 kişiyi bu  işe dahil etme işi” değildir. Kendi gelişimimize yatırım yapmalıyız. Zengin ve başarılı diye TV’lerde, sosyal medyada, gazetelerde veya çevremizde gördüğümüz kişilerin düşünce yapısını anlamaya çalışmalıyız. Onlar herhangi bir konuda başarıya ulaşmışlar ve bazı şeyleri bizden farklı yaptıkları kesindir.

Biz de bu konudan yola çıkarak kişisel gelişiminize yardımcı olacak kitapları bir araya getirdik. Gelin bu kitap önerileri nelermiş birlikte göz atalım:

Networker Nedir? Kimlere Networker Denir? >>

Peynirimi Kim Kaptı? / Spencer Johnson

Network Marketing Sektöründe Okunması Gereken Kitaplar - Her networkerin okuması gereken kitaplar

Kitap önerileri köşemizde ilk sıra Peynirimi Kim Kaptı? kitabı üzerine olacak. Değişime inanmak veya inanmamak tamamen size bağlı. Değişim gerekli bir şey değil, zorunlu bir şeydir. Çevremizde her an değişim yaşanıyor, biz onu kabul etmiyoruz diye duran, bekleyen hiçbir şey yok. Etrafımızdaki değişimleri çabuk gözlemleyebilmeli ve buna çabuk adapte olabilmeliyiz. Yoksa sönüp gideceğiz. Tabi ki de iyiye doğru, güzele doğru bir değişimden bahsediyoruz.

Bu durum bize korku verebilir. Çünkü insan bilmediği bir şeyden korkar. Değişim yaşamadan önce korkularınız olacak ama sürece girdiğinizde bu korkuların aslında ne kadar gereksiz olduğunu anlayacaksınız. Evet, bir bilinmezlik var ama bu sizi durduran şey olmamalı, aksine zinde tutan şey olmalı. Ayrıca yeni peynir aramak için değişmek zorunda olduğunuzda göreceksiniz ki kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Çünkü hareket etmek, hiçbir şey yapmadan beklemekten her zaman daha iyidir.

Hayatta hepimiz, elde ettiğimiz zaman bizi mutlu edecek peynirlerimizin peşindeyiz. Peynirimiz; iş, para, araba, ev, sağlık, ün, golf oynamak, istediğimiz bir ayakkabıyı veya elbise, iş gibi herhangi bir şey olabilir. Labirent ise, peynirimizi aradığımız yerdir. 4 karakter ise, hayatta karşılaştığımız 4 insan karakterini anlatmaktadır.
1940 California doğumlu olan Spencer Johnson, 1998 yılında yayımladığı kitabı, “Peynirimi Kim Kaptı?” tüm dünyada 26 milyon satmıştır. Spencer Johnson, en ünlü kişisel gelişim yazarları arasında gösterilmektedir.

Kitaptan bir kesit;

“… Kırın hareketle üretkenlik arasındaki farkı görmeye başlamış.
Mırın, “Belki de burada oturup neler olacağını görmeliyiz. Er ya da geç peynirimizi geri getirecekler ne de olsa.”
Kırın buna inanmak istiyormuş. Bu yüzden Mırın’la birlikte, evle P peynir istasyonu arasında mekik dokumaya devam etmiş. Fakat peynirden ses seda yokmuş. İnsancıklar açlık ve stres yüzünden giderek güçsüz düşüyorlarmış. Kırın durup beklemekten sıkılmaya başlamış. P Peynir’siz İstasyonu’nda ne kadar kalırlarsa, durumun o kadar kötüleşeceğini anlamış.

Sonunda bir gün, Kırın kendi kendine gülmeye başlamış. “Bana bak Kırın, sürekli aynı şeyleri yapıyorsun, sonra da neden hiçbir şey düzelmiyor diye soruyorsun. Düzelse saçmalık olmaz mıydı?”

Her Networkerin Okuması Gereken Kitap Önerileri – 2 >>

Unvansız Lider / Robin Sharma

Kitap Önerileri - Unvansız Lider

Her networkerin okuması gereken kitap önerileri kısmında ikinci sırada Unvansız Lider var. İnsanların çoğu, gerek iş hayatında, gerek normal yaşantısında istediği türden biri olmak için hep birilerinin gelip onu değiştirmesini, motive etmesini bekler. Bu asla olmayacak ve o insanlar da asla değişmeyecekler. Zaten bunun için başarılı olan kesim %2 gibi çok az bir oranda. Dünyanın geri kalan kısmı yani %98, otobüs geçmeyen bir durakta beklemektedir. Robin Sharma bu kitabında hayatımızın her anı için, düşüncelerimizin ve davranışlarımızın adeta haritasını çıkarmış gibi.

Yazdığı 13 adet kitap tüm dünyada 60’tan fazla ülkede, 70 dilde yayımlanan Robin Sharma, dünyaca ünlü bir yazar, kişisel gelişim ve liderlik uzmanıdır. Ailesi Hint yerlisi olup, Kanada’da doğmuş ve Hukuk fakültesi bitirmiştir.

Kitaptan bir kesit;

“Hepimiz birer dahi olarak doğarız. Ama üzücüdür ki çoğumuz sıradanlığı kabul ederek hayata veda ederiz. Umarım birlikteliğimizin bu kadar başında bu düşüncemi ifade etmem sizi çok üzmemiştir. ancak dürüst olmalıyım. Şunu da paylaşmalıyım ki; ben sadece, iş yaşantımda beni başarıya götürecek bir dizi olağanüstü sırı öğrenme ve bunları hayatına uygulama şansını yakalamış bir adamım. İyi haber şu ki; harika bir macerada kazandığım her şeyi size de sunuyorum. Böylece bugünden başlayarak siz de, hayatınızı dolu dolu yaşayabilir ve olağanüstü bir performansla çalışabilirsiniz. Kimse, çok büyük beklentilerle işe başlamadıkça, o büyük beklentilerinin ötesinde başarı elde edemez.”

Kısa Hikayeler – Nezaket Zayıflık Mıdır? >>

Profesyonel Ol / Eric Worre

Kitap Önerileri - Profesyonel Ol

Kitap önerileri kısmında üçüncü sırada ünlü networker Eric Worre tarafından yazılan Profesyonel Ol kitabı var. Network marketing, çoğu mesleğin tersine, eğitiminiz için çok paraya ihtiyacınız olmayacaktır. Öğrenci kredisi, yüklü borçlar almanıza gerek kalmayacak ve öğrenirken aynı zamanda para da kazanabileceksiniz. Bu ticaret taraf tutan bir meslek olmayıp, en eşitlikçi meslektir. Herkese hakkı olanı veren bir meslektir. Sizin geçmişinizden herhangi bir başarı, sertifika, üniversite bitirme, yaş kadın veya erkek olmak gibi kriterler bu meslekte profesyonel olmak için gerekmeyecektir.

Eric Worre 25 yıldan uzun bir süredir Network Marketing sektöründe bir liderdir. Meslek hayatı boyunca:

– 15 milyon doları aşkın kazanç elde etmiş,
– 60’ın üzerinde ülkede toplamda 500 bin kişinin üzerinde organizasyon sahibi olmuş
– 200 milyon dolarlık bir doğrudan satış şirketinin başkanlığını yapmış
– TPN (The Peoples Network/ İnsan Ağı) adlı kendi şirketinin kurucu ortağı olmuş ve başkanı olarak çalışmış
– Doğrudan Satış endüstrisinde yıllık 7 haneli kazancı olan bir pazarlama danışmanı olarak çalışmıştır.

Kitaptan bir kesit;

“Ağ pazarlamacılığında 3 grup insan vardır. Ben bu 3 grubu hem gördüm, hem de bu 3 gruptaki insanlardan biri olum; Gösterişçiler, Amatörler, Profesyoneller.

Gösterişçiler; Bu mesleğe piyango biletiymiş gibi bakarlar. Mümkün olan en az çabayla en büyük kazancı yakalamayı ümit ederler. İlk başladığımda ben de babamın ve iş ortağımın sırtından geçinmeyi ümit eden bir gösterişçiydim. Şanslıydım ki bu biraz sonuç verdi ve en azından kısa vadede devam edebildim. Ancak sanırım siz de benim gibi düşünüyorsunuzdur, gösterişçi grubunda kalmak kötü bir fikir, 90 gün içinde bu gruptan çıkıp amatör oldum.”

Umudunu Kaybetme Filminden Alınması Gereken Dersler >>

İş Okulu / Robert Kiyosaki

Network Okulu Kitap Önerileri - Her networkerin okuması gereken kitaplar

Kitap önerileri kısmında dördüncü sırada Robert Kiyosaki tarafından yazılmış olan İş Okulu kitabı var. Zengin olmak ve varlıklı olmak arasındaki farkı anladığımız zaman aslında finansal başarının yolunu da anlamış oluyoruz. Okul hayatımız boyunca, dışarıda nasıl para kazanacağımız konusunda hiçbir bilgi verilmediği için okuldan çıktığımız zaman, sudan çıkmış balık gibi oluyoruz. Sadece ders ve notlar ile başarımız ölçülüyor. Ancak gerçek hayatta ölçü birimi finansal başarıdır.

Zengin olmanın %100 şans ile ilgili olduğunu düşünenler tamamiyle yanılıyorlar. Şans belki de ölçülemeyecek kadar düşük bir orandadır. Peki zengin olmanın birden çok yolu olduğunu biliyor muydunuz? Ve bu yollardan birinin de network marketing olduğunu? Network Marketing şirketi kurmanın veya bu ticari alanda olmanın avantajları konusunda aydınlanma yaşayacağınız bir kitap. Bu durumu daha ilginç kılan ise, yazarın hiç Network Marketing ticaretine girmeden, bu ticareti öven ve bu ticaret hakkında kitap yazan bir kişi olmasıdır.

Robert Kiyosaki, dünyaca ünlü bir yazar, eğitimci ve aynı zamanda büyük bir yatırımcı olarak tanınmış biridir. Yazdığı kitaplar dünya genelinde best-seller olmuş, milyonlarca satmıştır. Kendisini, “dünyanın en çok kazandıran kitabının yazarı” olarak nitelendirmektedir.

Kitaptan bir kesit;

” Benzer canlılar birbirlerini çekerler. Bu durum zenginler, fakirler ve orta sınıf için de geçerlidir. Açıkçası zenginler zenginlerle aynı ağda yer alır, fakirler fakirlerle, orta sınıftan olanlar da yine orta sınıfla. Zengin babaya göre yine zengin olmak isteyen, zengin kimselerle iş birliği yapmalıydı ,”diğer bir deyişle, “zenginleşmene yardım edeceklerle.” Çoğu kimse ömrünü, kendisini mali açıdan gerileten kişilerle harcar.”

Bu kitapta aşılamak istediğim başka bir fikir de pazarlama ağı şirketlerinin, sizin daha da zenginleşmenize yardımcı olacak kişilerden oluştuğudur. Kafanıza şu soru takılabilir: “Çalıştığım şirket ve birlikte zaman harcadığım kimseler zamanlarını benim zengin olmama adıyorlar mı? Yoksa onların tek ilgilendiği benim daha çok çalışmam mı?”

15 yaşındayken, zengin ve mali açıdan özgür olmak için izlenmesi gereken yollardan birinin bana bu yolda ışık tutabilecek kişilerle iş birliği yapmak olduğunu öğrenmiştim. Çok da mantıklı gelmişti bu bana. Ama okul arkadaşlarımın çoğu iyi notlar almaya, güvenceli ve güvenli bir iş bulmaya odaklanmışlardı. Daha 15 yaşımda , benim zenginler için çalışan bir eleman olmama değil de zengin olmama önem veren arkadaşlıklar kurmaya karar verdim. Geriye dönüp baktığımda, 15 yaşında verdiğim o kararın hayatımı değiştirdiğini görüyorum.”

Kısa Hikayeler – Acaba Alışkanlıklarımız Doğru Mu? >>

4 Yıllık Kariyer / Richard Bliss Brooke

Kitap önerileri - Her networkerin okuması gereken kitaplar

Network marketing hakkında bir çok gerçeği, abartısız bir şekilde bulacağınız bir kitap. Kitap önerileri için beşinci sırada Dört Yıllık Kariyer adlı kitabımız var. Her ne kadar networker olsa bile yazar, tüm samimiyetiyle aşağıdaki 4 başlıkta tecrübelerini paylaşmaktadır:

4 Yıllık Kariyer, tüm dünyada networkerler tarafından ilgiyle okunmakta olan bir başucu kitabıdır. Yazarı Richard Bliss Brooke aynız zamanda bir yaşam koçu ve eğitmendir.

Kitaptan süper bir kesit;

” Negatif bir zihin ile pozitif sonuçlar almanız imkansızdır. Yaptıklarınızın ve arkadaşlarınıza sunduklarınızın işe yarayacağına inanmayı öğrenmeniz gerekir. Bu zaman alır ancak işi “çözme”nin en önemli spektrumudur. Unutmamalıyız ki, inanç başarıdan gelmez. Başarı inançtan gelir.

Her Networkerin Mutlaka İzlemesi Gereken Filmler >>

Milyoner Aklın Sırları /  T. Harv Eker

Network Marketing Sektöründe Okunması Gereken Kitaplar - Her networkerin okuması gereken kitaplar

Milyoner olabileceğimiz bir iş var ve T. Harv Eker olmaz mı? Kitap önerileri bölümümüzde sıra Milyoner Aklın Sırları adlı kitabımızda. Yaşam herkes için farklı başarılarla doludur. Finansal başarı da bunlar arasında önemli bir yere sahiptir. “Zengin”; “Milyoner”; “varlıklı”; “Refaha ulaşmış”; “Parasal başarı kazanmış” ve “Parasal başarıya ulaşamamış; “İki yakasını bir araya getiremeyen”; “Fakir”; “Ekonomik sıkıntı çeken” gibi tanımlar sadece sahip olunan para miktarıyla ilgilidir.

Tekrarlayalım, yaşamdaki başarılardan biri de finansal başarı yani para konusundaki başarıdır. Ve siz bu başarıya ulaşamamışsanız bir yerlerde ciddi hatalar yapıyorsunuz demektir. Çünkü parasal başarıya ulaşmış, zengin olmuş insanların çoğunun, benzer şekilde düşünüp hareket ettiklerini biliyor muydunuz? Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar didinirlerse didinsinler, deliler gibi çalışsalar da parasal başarıya ulaşamayanların da benzer düşündüklerini biliyor muydunuz?

T. Harv EKER, dünyaca ünlü bir yazar, eğitimci ve motivasyon konuşmacısıdır. Milyoner Aklın Sırları kitabı, dünya çapında best-seller olmuş ve bir çok insanın ekonomik olarak refaha ulaşmalarında yardımcı olmuştur.

Kitaptan bir kesit;

“Bir ağaç düşleyin, bu ağacın yaşam ağacını temsil ettiğini varsayalım. Ağacın meyveleri vardır. İşte yaşamdaki meyvelerimize sonuçlarımız diyoruz. Ve meyvelerimize bakıp onları beğenmiyoruz; “Yeterli meyvemiz yok, meyvemiz çok küçük, yada tadı güzel değil yada çabuk çürüyor.” diyoruz. Yani çoğumuz asıl dikkatini meyvelere yani sonuçlara yönlendiriyor, onlara odaklanıyor. Ama o meyveleri aslında kim yaratıyor? Meyveleri, tohumları ve kökleri yaratıyor. Toprağın üstündekini yaratan, toprağın altında olandır. Görüneni yaratan görünmez olandır.

Peki şimdi bu ne anlama geliyor? Meyveleri değiştirmek istiyorsanız, önce köklerini değiştirmeniz gerekiyor. Görüneni değiştirmek istiyorsanız önce görünmez olanı değiştirmelisiniz.”

İnsanların Servet Sahibi Olamamasının 30 Nedeni – Düşün Ve Zengin Ol >>

Zengin Olmanızı İstiyoruz /  Robert Kiyosaki,Donald Trump

Kitap önerileri - Her networkerin okuması gereken kitaplar

Dünyanın en zengin insanlarından biri olan Donald Trump ile Robert Kiyosaki tarafından kaleme alınan Zengin Olmanızı İstiyoruz kitabı, sıradaki kitap önerileri arasında. Finansal bilgi açısından hiçbir bilgi olmadan okul yıllarımızı bitiriyoruz. Ancak çevremize baktığımız zaman, para ile ilgisi olmayan hiçbir konu göremiyoruz. Her şeyin başlangıç noktasını para alıyor. Peki her şey para ile ilgili iken neden dünyadaki insanların %1’i istediği hayatı yaşarken, geri kalan kısmı sadece hayatta kalmak için çalışıyor? Başarılı dediğimiz bu insanların, bizim bilmediğimiz bir düşünce yapıları, finansal zekaları olduğu bir gerçektir.

Dünyanın en zenginleri arasında yer alan Donald Trump ile dünyanın en çok kazandıran kitabının yazarı olan Robert Kiyosaki, finansal gelişim konusunda düşüncelerinizi aydınlatacak.

Robert Kiyosaki, dünyaca ünlü bir yazar, eğitimci ve aynı zamanda büyük bir yatırımcı olarak tanınmış biridir. Zengin Baba Yoksul Baba Kitabı 20’den fazla dile çevrilmiş, 50 milyondan fazla satmıştır.

Kitabın açıklamasından bir kesit;

“Dünyamızın karşı karşıya olduğu zorlu sınavlardan biri de finansal problemlerdir. Ülkelerinin, işverenlerinin veya ailelerinin kendilerine bakmalarını bekleyen insanlar yaratan yetki devretme zihniyeti bulaşıcıdır. Her ikisi de başarılı birer iş adamı olan Donald Trump ve Robert Kiyosaki, doğaları itibari ile öğretmendirler ve önümüzdeki bu zorluklara dikkatleri çekmek üzere güç birliği yapmışlardır. Onlar finansal sorunları, parayla çözemeyeceğinize inanıyorlar. Parasal sorunları yalnızca finansal eğitimle çözebilirsiniz. Trump ve Kiyosaki size zengin olmayı öğretmek istiyorlar. Şu söz çok ünlüdür;

Bir adama balık vererek onu bir günlüğüne beslemiş olursunuz. Ona balık tutmayı öğreterek, hayatı boyunca aç kalmamasını sağlarsınız.”

Gerçek Hayat Hikayelerine Dayalı 17 Film >>

Martı Jonathan Livingston / Richard Bach

Network Marketing Sektöründe Okunması Gereken Kitaplar - Her networkerin okuması gereken kitaplar

Acaba doğru bildiklerimiz gerçekten doğru mu? Kitap önerileri için Martı Jonathan Livingston, bakış açısı ile sıradışı bir eserdir. Geçmişten bu güne bize anlatılan şeyleri sorgulama vakti gelmiştir belki de. Klişeden uzaklaşmak ve özgürlüğe doğru uçmak gerekiyor. Hayatımız sadece sabah kalk çalış, akşam gel o kazandığın para ile karnını doyur döngüsünden ibaret değil. Herkese bu normal gelse de unutmamak gerekir ki “Akıntıda ölü balıklar da yüzer. Suyun berraklığı akıntının tersindedir. Oraya ancak canlı balıklar gidebilir.” Herkesin aynı şeyi yapması, onun yüzde yüz doğru olduğu anlamına gelmiyor. İnandıklarımız doğrultusunda yaptıklarımız da şekilleniyor.

Richard Bach’ın Martı Jonathan Livingston adlı kitabı, 18 yayın evi tarafından reddedildikten sonra 19. denemesinde yayımlandı. 10 bin kelimeden az olmasına rağmen kurgu ve kurgu dışı kitaplar arasında en çok satanlardan olmuştur.

Kitaptan bir kesit;

– “Neden Jon, söylesene neden?” diye inleyerek sordu annesi. “Diğerleri gibi olmak bu kadar mı zor? Alçaktan uçmak pelikanların ve albatrosların işi, bunu onlara bırakmalısın. Hem niçin avlanmıyorsun oğlum? Artık bir kemik bir tüy kaldın.”
– “Bir kemik bir tüy kalmak umrumda bile değil anne. Ben sadece havada ne yapıp ne yapamayacağımı öğrenmek istiyorum, anlıyor musun, hepsi bu sadece öğrenmek istiyorum.”

Kısa Hikayeler – Başarısız Bir Adamın Öyküsü >>

Reddedilemez Liderlik Yasaları / John C. Maxwell

Kitap önerileri - Her networkerin okuması gereken kitaplar

Hayatta hangi yöne gittiğinizin veya ne iş yaptığınızın bir önemi yoktur; çünkü liderlik, liderliktir. İçinde bulunduğumuz zaman değişebilir, teknoloji ilerleyebilir, kültürler farklılık gösterebilir fakat liderliğin ilkeleri, ister en eski çağlardan Antik Yunan’da yaşıyor olsun, ister bütün dünyayı kasıp kavurmuş hükümdarları, son iki yüzyılın güçlü devlet adamları,, son yüzyıla damgasını vuran spor dünyası veya günümüz global ekonomisinin iş adamları olsun değişmez. Bu ilkelerin bir zaman sınırlaması yoktur, zamanın ötesindedir ve bu ilkeler asla reddedilemez.

Dünyanın en önemli liderlik yazarlarından olarak gösterilen ve kitapları 19 milyondan fazla satan John C. Maxwell aynı zamanda, Microsoft, Delta Airlines, KFC gibi büyük markalara da danışmanlık yapmaktadır.

John C. Maxwell’in kendi anlatımıyla kitaptan bir kesit;

“Ben elli bir yaşındayım. Otuz yıldan daha fazla profesyonel liderlik yaptım. Dört şirket kurdum. Zamanımı ve enerjimi insanların hayatında olumlu etkiler yaratacak şeyler üzerine kullandım. Yol boyunca, tanıdığım herkesten daha fazla hata yaptım. Her başarı ve başarısızlık ilerlediğim yolda bana değeri ölçülemez dersler sundu.

Bu kitap sıkça sorulan, “Yıllar boyunca liderlik hakkında her şeyi öğrendiyseniz bunları koca bir listeye dökebilirsiniz. Bu liste nedir?” sorusuna yanıtımdır. Bu 21 yasayı öğrenmek benim bir ömrümü aldı. Tek istediğim mümkün olduğunca basit ve açık bir şekilde bunları size aktarmak.”

Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı – Stephen Covey >>

Güven’de Olmanın Yeni Yolu Risk! / Randy Gage

Network Marketing Sektöründe Okunması Gereken Kitaplar, Kitap önerileri - Her networkerin okuması gereken kitaplar

Her networkerin okuması gereken kitap önerileri son sırasında ünlü networker Randy Gage tarafından kaleme alınan Güven’de Olmanın Yeni Yolu Risk! var. Değişen teknoloji ile birlikte klonlanan köpek ve koyunlar, sürücüsüz ve uçan arabalar, uçan taksiler, güvenlikten sorumlu robotlar, mutfak robotları, askeriyede kullanılan ileri teknoloji savaş araçları…  Çok değil, belki de 30 yıl gibi bir süreç içerisinde dünya inanılmaz bir biçimde değişip gelişmeye başladı. Tüm bu gelişmeler beraberinde bazı önemli riskleri de getirdi. Bunların başında da istihdam edilen insanların yerine daha verimli olan makinelerin kullanılmaya başlanmasıdır. Çünkü bunun bir kaçış yolu yok.

Ayrıca bu durum beraberinde iş kollarını da çeşitlendirdi. 10 sene önce olan meslek gruplarının bir çoğunun şuan yok olmakta olduğunu görüyoruz. Daha önce güvende olmanın yolunu hiç risk almamakta gören kişiler, aslında şuan ne kadar büyük bir risk aldıklarını fark etmişlerdir. Çünkü tüm bu süreçten görebileceğimiz şey, güvende olmak istiyorsak, değişen dünyada yok olup gitmek istemiyorsak risk almanın artık tek güvenli liman olduğudur.

Randy Gage, özellikle Network Marketing sektörü içerisindeki birçok lider tarafından eğitim konusunda otorite olarak kabul edilmektedir. Yazmış olduğu kitaplar 25 dile çevrilip milyonlarca satışa ulaşmıştır. Kendisi aynı zamanda bir girişimci, eğitmen, networker ve yazardır.

Randy Gage’in kendi anlatımıyla kitap hakkında bir kesit;

” Yıkıcı teknoloji, hız kazanan değişimler ve ekonomik karmaşa, oyunu baştan aşağı değiştiriyor. Aynı yorgun ve alışa gelmiş düşünce yapıları sizi başarıya taşıyamaz. Güvende Olmanın Yeni Yolu Risk, farklı bir düşünce yapısı sunmak için hazırlanmış, farklı bir kitaptır. Bu kitap risk alan insanların kışkırtıcı manifestosudur. artık baktığınız hiçbir şey eskisi gibi gözükmeyecek. Zorlukları, birer engel olarak görmeyi bırakıp, sağladıkları fırsatlara odaklanacaksınız.

Kişisel Gelişim İçin Okumanız Gereken Kitap Önerileri >>

Bugün başarılı insanlar  tarafından, risk almak üzerine söylenmiş 21 söze birlikte bakalım.

Risk almak, ticaret ile uğraşan insanları, normal iş’te 9-5 çalışan insanlardan ayıran en temel olgulardan biridir diyebiliriz. Yapılan işin getirisi ne kadar büyük olursa, tabiki riski de ona göre artmaktadır. Neden mi?

Çünkü maaşlı bir işte çalışmak, aslında düşünme mekanizmasını devre dışı bırakmak demektir. Ürünün kaç TL’ye mal edildiğini, müşterilerin artıp artmadığını, ürünün tutup tutmadığını, bir şube daha açılmasının gerekip gerekmediğini düşünmek zorunda kalmazsınız. Size verilen görev ne ise onu yaparsınız. Dolayısıyla almış olduğunuz risk, sigortanızın yatıp yatmadığı ile alakalıdır. Düşünmenizi gerektirecek bir durum yoktur.

Ancak kendi işinizi kuruyorsanız, bunların hepsinin yanında tonlarca daha şey düşünmeniz gerekmektedir. Çünkü iş, sizin işinizdir. Bu nedenle risk almışsınızdır. Getirinizin fazla olması da bu yüzdendir. Hayatta hiç risk almamış insanların, ben garanticiyim diyen insanların aslında hiçbir şey yapmadığını anlamak için müneccim olmaya gerek yoktur.

Bu yüzden, bir ticaret ile uğraşmak gerekiyorsa, risk almak gerekir. Risk alalım derken, riske balıklama atlamaktan bahsetmiyoruz. Oturup düşünerek, mantıklı riskler almaktan bahsediyoruz. Değerlendirmenizi yaptıktan sonra riskin alınabilir veya alınamaz olduğunu bulursunuz.

Gelin hep birlikte risk almak üzerine söylenmiş ve sizin için seçtiğimiz 21 söze birlikte bakalım;

“Yaşadığımız her an önümüzde iki seçenek vardır; gelişime doğru bir adım atmak ya da güvende hissetmek için bir adım geri kalmak.” – Abraham Maslow

 

“Hayatınızda riskler alın. Eğer kazanırsanız, liderlik edersiniz. Eğer kaybederseniz, rehberlik edersiniz.” – Vivekananda

 

“Büyük işler büyük tehlikelere atılmadan gerçekleştirilemez.” – Herodot

 

“Hiçbir şeyi riske atmamak, aslında her şeyi riske atmaktır.” – Albert Einstein

 

“Güvendeyim oyununu oynamak, muhtemelen dünyadaki en güvensiz şeydir. Durup bekleyemezsiniz. İleriye gitmelisiniz.” – Robert Collier

 

“Cesur ol. Risk al. Hiçbir şey deneyimin yerini tutamaz.” – Paulo Coelho

 

“Eğer bir insan fikirlerini gerçekleştirmek için risk alamıyorsa ya o fikirlerde iş yoktur ya da kendisinde.” – Ezra Pound

 

“Sizin için önemli olmayan şeyleri elde etmek için, sizin için önemli olan şeyleri riske etmeyin.” – Warren Buffett

 

“Herhangi bir sanatın önemli bir unsuru risktir. Eğer risk almazsanız, daha önce hiç görülmemiş, gerçekten güzel bir şeyi nasıl yapacaksınız?” – Francis Ford Coppola

 

“Dalın ucuna gitmekten korkmayın, meyve oradadır.” – Aldous Huxley

 

“Çoğu kimsenin zengin olmamasının başlıca nedeni, kaybetmekten korkmalarıdır. Kazananlar kaybetmekten korkmaz. Ama kaybedenler korkar. Hata yapmak, başarıya erişme sürecinin bir parçasıdır. Hataya düşmekten kaçınanlar başarıdan da uzaklaşırlar.” – Robert Kiyosaki

 

“Yükselmek ile gülünç düşmek arasında ancak tek bir adım vardır.” – Napolyon

 

“Alışılmadık risklere istekli değilseniz, sıradanlığa razı gelmek zorundasınız.”  Jim Rohn

 

“Risk, ne yaptığınızı bilmediğiniz zaman geçerlidir.” – Warren Buffett

 

“Hayatta kalmakta her zaman bir risk vardır ve eğer daha canlıysanız, daha fazla risk vardır.” – Henrik Ibsen

 

“Senin almaya cesaret edemediğin riskleri alanlar, senin yaşamak istediğin hayatı yaşarlar.” – Sokrates

 

“Bugün diğer insanların yapmadıklarını yapacağım; böylece yarın diğer insanların yapamadıklarını yapabilirim.” – Randy Gage

 

“Zor bir durumdan çıkmanın en iyi yolu, içinden geçmektir.” – Robert Frost

 

“Güzel günler sana gelmez, sen onlara yürüyeceksin.” – Mevlana

 

“Korku yaşamın değil, ölümün bir parçasıdır. Yaşamın anlamı risk almaktır, maceradır, bilinmeyenin içine dalmaktır.” – Osho

 

“Hiç hata yapmayan, hiç keşif de yapmamıştır.” – Samuel Smiles

 

Girmekten korktuğunuz mağara, aradığınız hazineyi barındırır.” – Joseph Campbell

Huzuru sağlamanın en iyi yollarından birinin yoksulluğa son vermek olduğuna inanıyoruz. Aynı zamanda yoksulluğa son vermenin en iyi yolunun mali yardım yapmaktan çok, mali eğitim vermek olduğunu düşünüyoruz. Yani, bir fakire para verirsen, onun fakirliğini uzatmış olursun. O gider parası bitince tekrar yanınıza gelir.

Zenginlik Ve Fakirlik Üzerine

Bu konuyu bir örnekle açalım ağrı kesicinin etkisi ile ilgili bağ kuralım. Ağrı kesici bizi tedavi etmez sadece o anlık ağrılarınızı giderir ama bizi tedavi etmez, ilacın etkisi geçince de ağrılar yeniden başlar ve bizi rahatsız eder. İşte birine yapılan maddi yardım da aynen öyledir. Onların o anki ihtiyacını giderir ancak uzun süreli bir çözüm değildir. Eğer ona nasıl para kazanacağını öğretirsen ömür boyu para ile ilgili sıkıntı yaşamaz.

Kişisel Gelişim İçin Okumanız Gereken Kitap Önerileri >>

Toplumumuzda bu bir gelenek haline gelmemiştir.

Nerede bir fakir, ihtiyaç sahibi görsek gider para yardımı yaparız. Ama ona yol göstermeyiz. Bu böyle devam ettikçe daha çok insan elini diğerlerine açıp bir şeyler isteyecek, daha çok insan hastanelerde parası olmadığı için tedavi olamayacak, daha çok insan aç kalacak. vb. gibi bir çok sorunlar…

Bu değişimi gerçekleştirmek bizim elimizde önce kendimiz öğrenmeliyiz, kendimizi değiştirmeliyiz ve sonra etrafımızdakilere öğretmeliyiz ve onları etkilemeliyiz. Bizlere büyük görev düşmektedir. Yani kökten çözüm tedavi olmak tedavi etmektir.

Ünlü eğitimci yazar Robert Kiyosaki bir kitabında bu konuya değinmektedir;

“Geleneksel şirketlerin çoğu halkın zengin ve harcayacak parası olduğu ülkelerde ayakta kalabilir. Dünya çapındaki bütün insanların ömürlerinin sonuna dek canlarını dişlerine takıp çalışarak zenginleri daha da zengin yapmaları yerine zengin ve müreffeh bir yaşamın tadını çıkarmak üzere fırsat eşitliğine sahip olmalarının artık zamanı gelmiş de geçmiştir. Eğer zenginlerle fakirler arasındaki uçurum derinleşirse, huzurlu bir ortamın sağlanması zorlaşacaktır.Zihnimizi açık tutup ona göre hareket etmeliyiz.”

Anlamlı Karikatürler – İçimizdeki Yükseklik İsteği >>

Network Marketing her kesimden, yaştan, farklı eğitim seviyelerinden insanlara din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapmaksızın aynı fırsatı veren adil bir ticaret modelidir.Bu ticaretin parçası olan herkes, kendini geliştirerek ve öğrenerek ek gelir hatta hayallerine ulaşmasını sağlayacak kadar ciddi gelirler kazanma fırsatına ulaşabilir.Ancak başlangıçta herkesin kafasında onlarca soru olabilir. Bu sorular cevaplanmadıkça büyür, şüpheye, korkuya, büyük bir engele dönüşebilir. Bazende farklı bir fikir almak, farklı bakış açısı kazanmak için önemlidir. Bir cümle, çok karmaşık görünen bir sorunun, ne kadar basit olduğunu fark etmemizi sağlayabilir.

İşte bu nedenle,tecrübeli networkokulu.net ekibi olarak, hangi firmada olursa olsun network yapan/yapmak isteyen ama soruları olan herkese ufak da olsa yardımcı olmak istedik. Her hafta Pazartesi günü saat 21:00/23:00 arasında instagram hesabımızda canlı canlı soru/cevap yaparak, merak ettiğiniz sorularınızı cevaplıyoruz.

20.sini gerçekleştirdiğimiz soru/cevap etkinliğimizde, sorulan sorular ve verilen cevaplar arasından en beğenilenleri sizler için seçtik;

Sorular geçmeden “Network Marketing nedir?” diye soran arkadaşlara ortak bir cevap verelim.. Şu an internette bulabileceğiniz en ayrıntılı cevabı yazdık sitemizde.. Okumak için buraya tıklaya bilirsiniz.

1 ) Kendimi nasıl daha iyi geliştirebilirim?

Soruyu belitmediğiniz için genel cevaplıyorum.. Kendini geliştirmeyi herkes ister.. 2 üniversite bitirmiş, yüzlerce kitap okumuş, bir sürü setifika almış biri olarak şunu net söylemeliyim ki, okumak, öğrenmek önemli ama geliştirmenin ve bilmenin en iyi yolu ne yapıyorsan içine girmek ve fazlasıyla pratik yapmak.. Yüzme hakkında kitap okuyarak yüzme öğrenilmez. Yüzmeyi öğrenmek için suya atlamak lazım.

2 ) Çeşitli gerekçeli sebeplerden dolayı liderlerimizi dinlememek hakkında ne diyebilirsiniz?

Çeşitli sebepler ne? Birini dinlemek ve sorgulamadan dediğini yapabilmek çok zordur, herkes dinlememek için bir sebep bulabilir tabii.. Ama ampülü yeniden icat etmeye ve her şeyi tekrar tecrübe etmeye gerek yok, kanıtlanmış bir başarı varsa, kopyalamak gerekir.. Jim Rohn diyor ki; “Önce liderini geç, uzman ol, sonra bir şeyleri farklı yapabilirsin…”

3 ) Zengin olmak için ilk adım ne olmalı?

İlk adım o adımı atmak olmalı.. İnsanların bir çoğu doğru zamanı, doğru şartları, keyfinin gelmesini bekliyor.. Düşünüyor, konuşuyor ama adım atmıyor.. o yüzden ilk adım haya-l listesini, hedef listesine dönüştürmek ve hemen(yarın değil) harekete geçmek.. Hayalleri hedefe dönüştürmek için bu yazıyı okuyun..

4 ) Bazı insanlar networku bir grup insan yığmak gibi onaylıyor bunlara ne demeli?

Haksız sayılmazlar. Bazı insanlar öyle yapıyor çünkü.. Ayrıca insanların ne dediklerine çok takılmayın. Önemli olan sizin ne hissettiğiniz, neye inandığınız.. Onlara doğrusunu gösterin, fikirleri değişir.

5 ) Çok kolay bir iş neden insanlar kabul etmiyor hata nerede?

Sizin ne yaptığınızı ve nasıl anlattığınızı bilmediğim için hatayı bilemiyorum. Liderinize danışın.

6 ) “Satış varsa ben bu işi yapmam. Sizinki ölü piyasa.” diyenlere ne cevap vermeliyiz?

İnsanların satış pazarlamaya karşı bir korkuları var genel olarak ve saygın bir iş olarak görmüyorlar. Robert Kiyosaki “Zengin Baba Yoksul Baba” kitabında buna değiniyor ve pazarlama bilmenin “şart” olduğunu söylüyor. Biraz önce de söyledim, insanların ne dediği önemli değil. Sizin neye inandığınız ve ona ne hissettirdiğiniz önemli..

İnsanlar tanıtım yapınca ne kazanabileceklerini ve avantajlarını anlatmaya odaklanın. Ayda 20-50-100 bin kazanırım aslında ama yapmam mı diyorlar? Hayır.Buna inanmıyor geneli. Yoksa günde 2-3 saat ayırıp ayda 2 bin bile kazanacağını bilse çoğu farklı düşünür..

7 ) Nerede yanlış yapıyorum bilmiyorum ama hiç bir zaman ilerleme olmuyor istediğim başarıya  ulaşamıyorum?

Ben de bilmiyorum. Ama istersen bu yazıyı oku...

8 ) Network marketing’de en iyi davet nasıl yapılır?

En iyi davet, sadece davet etmektir.

Yani; Kısa, bilgi vermeden(bazıları anlatıyor telefonda),

Tutkulu, Zamanı ve yeri net ayarlanmış, samimi..

Davet etmenin kurallarını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

9 ) İnsanlar sunum yaparken en çok neye dikkat etmeliyiz?

Basit tutun, işi çok zormuş gibi karmaşıklaştırmayın. Fazla bilgi vermeyin. (gereksiz) Yalvarmayın.

Tanıtım nasıl yapılır yazısına buradan ulaşabilirsiniz.

10 ) Network’un geleceğini nasıl görüyorsunuz?

Geçen hafta paylaşmıştım 2100 yılında dünya nüfusunun %50 sinin alışverişini network firmalarından yapacağı öngörülüyor. Geleceği çok parlak ama fırsatçılara, kolaycılara göz açtırmamalıyız. Network Okulu olarak biraz da bu yüzden kurduk ki herkesin bilinçlendirelim..

11 )  Network Marketing işimizde başarıya engel duygu  karakter vs.. (ego kibir….) nelerdir?

Başarıya engel  bin tane şey var.. buna odaklanmamak lazım.. Başarılı olmak için neler lazım buna kafa yoralım..

12 ) Öfkemi nasıl kontrol edebilirim?

Öfke, egonun bir parçarsı.. aslında kendi içimizdeki savaşın, dışa vurumu.. O yüzden kendin de kızdığın bir şey var önce bunu bulmalısın derin konu bir gün denk gelirsek yüz yüze  konuşuruz.

13 ) Youtube kanalı açmayı düşündünüz mü? Çok faydalı olur bence?

Dün yeni stüdyomuzda çekim yaptık desem.. Bu ay başlayacağız inşallah.. Şimdiden kanala abone olup bildirimlerinizi açabilirsiniz.. Videolardan haberdar olmak için buraya tıklayabilirsiniz.

14 ) Günümüzde ki sosyal medya etkisine bakılırsa sizce sosyal medya mı? Birebir çalışmamı?

Satış için sosyal medya, network kurmak ve lider yetiştirmek için birebir.. İkisi de önemli.

15 ) Network marketing için cami hocası caiz değildir demiş. Bunun doğrusu nedir?

Herkes her konuda, bilmeden, araştırmadan, anlamadan fikrini söyleme hakkını kendinde bulabiliyor.. Fetva veriyor.. Hoca değilim ama 11 yılda çok hocayla konuştum ve okudum.. Caiz ya da haram olmasının kuralları  belli. Kendiniz okuyun.. Ayrıca sektörün caiz olmaması ne  demekse.. neyse bu konuda çok yorum yapmak istemiyorum.. “Network Marketing Caiz Mi?” ile ilgili bir yazı yazmıştık buraya tıklayarak yazıya gidebilirsiniz.

16 ) Network marketing yapan kişi gelen yeni iş ortaklarına karşı olumsuz konuşmalar yaparsa?

Soru yarım kalmış ama zaten tamamlamasanız da olur.. Olumsuz konuşmalardan olumlu sonuçlar çıkmaz.  Allah rahmet eylesin o yeni gelenlere..

17 ) Bir lise 2. sınıf öğrencisi, bu yaştan kendini geliştirmeye başlamak için ne yapmalı?

Kesinlikle öncelikle dil öğren. Sosyal işleri seviyorsan, satış pazarlama gibi yeteneklerini geliştirenbileceğin işlerde çalışabilirsin (para için değil tecrübe için) , pazarlama öğrenmek, doktor da olacaksan, mühendiste olacaksan, avukatta olacaksan işine yarayacaktır. Bilgisayar ile ilgilenmeyi seviyorsan, kod yazmayı, yazılım programlarını öğren. Televizyonu hayatından çıkar.

***

Soru cevap 20. haftayı da geri de bıraktık. Benim için gayet keyifliydi umarım sizler için de keyifli ve öğrenci olmuştur.. Tüm Network Okulu ailesine şimdiden iyi bayramlar diliyorum.. Haftaya görüşmek üzere..

***

Her hafta Pazartesi günleri saat 21:00/23:00 arası Instagram hesabımızdan soru cevap etkinliğimize katılabilirsiniz. Ayrıca, kafanıza takılan soruları yorum kısmından sorabilir veya  sitemizdeki “Sorular” kısmından hem daha önce sorulmuş sorulara bakabilir hem de bize sorabilirsiniz.

Network Okulu Instagram Hesabı >>

50 Soruda Network Marketing için >>

Network Marketing Hakkında Sıkça Sorulan Sorular için >>

Neden bazı insanlar yılda 200,000 dolar veya daha fazlasını kazanırken bazıları 5,000 dolar veya daha azını kazanıyor diye hiç düşündünüz mü? 24 saatlik gün herkese aynı, öyle değil mi?

Her kim harcadığı zamanla daha büyük bir değer yaratırsa daha fazla para kazanır. Network Marketing bu bakıma üç ayrı avantaj sunuyor her biri aynı sürede daha fazla değer yaratmanızı sağlıyor. Bu esas noktalar para kazanma hakkındaki düşüncenizi sonsuza kadar değiştirecek. Bunlar; artık gelir katlanma etkisi ve kaldıraçtır.

Artık Gelir

Network Marketing sektöründe evden iş sahibi olmanın birçok faydası ve kazancı vardır. Bunlardan en önemlileri finansal ve zamansal özgürlüğe sahip olabilmektir. Yani daha çok gelir ve tadını çıkaracak daha çok zaman.

İki çeşit gelir vardır.

Bunlardan sadece biri bu çekici sonuca varıyor. Doğrusal gelir bir işte çalışarak kazanacağınız paradır. Doğrusal gelir bir işte çalışarak kazanacağınız paradır. Çalışırsınız, maaş alırsınız. Çalışmazsanız, maaş alamazsınız. Aslında sınırlı vaktinizi sabit bir paraya değişiyorsunuz. Daha fazla kazanmak için daha uzun süre çalışmalı zam beklemeli veya ek bir işe girmelisiniz. Doğrusal gelirle öne geçmek zordur, çünkü iş bittiğinde gelir de biter.

Artık gelirse bazen pasif veya tekrarlı gelir de denir. Bir kez bir şey yapıp sonrasında tekrar tekrar ödeme almaktır. Bu şekilde, iş bitse de emeğin üstünden çok zaman geçse de gelir devam eder. Film kiralama şirketi Netflix gibi abonelik temelli bir hizmet düşünün.

Netflix yeni müşteri çekmek için çalışıyor. Başardığında da her ay, her sene, müşterinin aboneliği boyunca para kazanmaya devam ediyor. Bir sigorta temsilcisi poliçeler yenilendikçe tekrar tekrar ödeme alıyor. Vitamin pazarlayan biri her ay tekrar sipariş veren müşterilerden artık gelir elde edebilir. Artık gelir Network Marketing’in esas noktasıdır.

Pratik bir örnekle gücünü ve nasıl işlediğini görelim;

Diyelim ki Ocak ayında bir ürünü veya hizmeti satın alan 10 kişiye gönderdiniz. Her ay istedikleri bir şey. Müşterileri Ocak’ta bulmanıza rağmen Şubat’ta, Mart’ta, sonraki Ocak’ta ve devamında da ödeme alacaksınız. Müşteriniz kaldıkları sürece. Emeğiniz aylar önce yapılmış bir iş için süregelen devamlı ödemeye dönüştü.

Konsepte bakın; bir kere çalış tekrar tekrar ödeme al. Tek seferlik doğrusal gelirde yanlış bir şey yok. Ama seçme hakkınız olsa hangisini seçerdiniz? Çok çalış, bir kere ödeme al. Ya da çok çalış, aydan aya, seneden seneye artık gelirin olsun. Artık gelir servet oluşturmada önemli bir konsept. Başka bir tanesine daha bakalım.

Katlanma Etkisi

Network marketing’de büyük başarının altında yatan şey katlanma etkisinin gücü. Bir milyon dolar nakit parayı mı yoksa bir ayda her gün kendini ikiye katlayan bir centi mi seçerdiniz? Eğer çoğu insan gibiyseniz hemen “milyonu alırım.” demişsinizdir.

Ve çoğu insan gibi, bir dolu parayı kaçırdınız. Hesaplayınca şaşıracaksınız. O cent ikinci gün 2 cent oldu. 4. Gün 16 sent. 8. Gün 1 dolar 28 sent. 14. Gün 81.92$. 21. Günde de 10,000 doları aştınız. 28. Gündeyse 1.3 milyon doları aştınız. Bir ay teoride 30 gündür yani son günde 5 milyon dolara bakıyorsunuzdur. Katlanma etkisi çok güçlüdür.

Network marketing’de katlanma etkisinin iki yolu var.

Birincisi artık gelir.

Bir kere yaptığınız işten aydan aya ödeme aldığınız için her ay bir önceki ayın gelirinin üzerine eklemeniz için bir fırsat. Emeğiniz katlanarak artıyor. Mayıs’ta, sonra Haziran’da, sonra da Temmuz’da zam alacağınızı düşünün. Hem de bir önceki ay yaptıklarınızın aynısını yaparak.

İkinci yıl daha da heyecan verici. Katlanma etkisindeki cent örneğini alıp bir Network Marketing kuruluşuna uyarlayalım. Eğer hey ay işinize bir yeni kişi katarsanız ve o kişiye aynısını yapmayı öğretirseniz çoğalma devam ederse grubunuzda sadece bir senede 4000’den fazla kişi olur.

Yani eğer herkes şirketin ürününü başkalarıyla paylaşırsa ve her ay işi büyütmekle ilgilenen yeni bir kişi katarsa katlanma etkisiyle sadece 12 ayda 4.096 kişilik bir kuruluş olur. Ve o 4000 üyenin her birinden artık gelir olarak her ay yüzde olarak kazandığınızı hayal edin.

İşin aslı, size katılan herkes her ay bir kişi katmayacak. Bazıları daha fazla katacak, bazıları daha az. Fakat katlanma etkisi gerçekten de inanılmaz. İnsanlar şaşılacak kadar kısa bir zamanda tam zamanlı gelirlerini arttırmalarının, yakalamalarının hatta geçmelerinin sebebi işte bu.

Kaldıraç

İnceleyeceğimiz son konsept de ve belki de en önemlisi kaldıraç. Tarihteki en zengin kişi kabul edilen John D. Rockfeller kaldıraç konseptini şu sözleriyle çok iyi açıklamıştır:

“Kendi emeğimin yüzde 100’ündense 100 kişinin emeklerinin yüzde 1’ini tercih ederim.”

Yani keyfini sürecek vakit olmadıkça paranın bir değeri yoktur. Katlanma gelir için neyse, kaldıraç da yaşam için o. Kaldıraç, kişisel emeği kazanç denkleminden zamanla çıkarır. Başka insanların çabalarını kişisel potansiyele çevirir.

Şu örneğe bir bakalım; Sue bir zamanlar emlakçıydı. Gelir elde etmek için ev satıyordu. Sonra bir emlakçı şirketi açmaya karar verdi. Artık Sue’un hepsi ev satan emlakçı dolu bir ofisi var. İçlerinden biri ev sattığında Sue de para kazanıyor. Belki Sue işe bir müdür alıp bir şube daha açar. Daha çok ev satan daha çok emlakçı Sue için daha çok para demek. Başkalarının çabalarını kullanarak Sue zaman özgürlüğü kazanıyor. Geliri kendi üretimine ne kadar az bağlı olursa o kadar özgür olur. İşte Network Marketing’in güzelliği bu.

Network Marketing işi kurduğunuzda bu fırsat size direkt sunuluyor. Kendinizin patronusunuz. Kontrol sizde ve kendi çabanız başarınızı belirleyecek. Ama bu çok hızlı ve büyüleyici bir şekilde değişebilir. Doğru şirkette kaliteli ürünler itibar, denenmiş yöntemler ve parmak uçlarınızdaki sistem olacak.

Birlikte size, her biri sizinle ayı teşviklere ve fırsatlara sahip hevesli iş sahiplerinden oluşan sürekli büyüyen bir yapı kurma fırsatı sunuyorlar. Onların çabaları işlerini büyütüyor aynı zamanda sizinkini de. Zamanla geliriniz kendi çalışma saatlerinizden çok ekipteki kişilerin toplam emeğine bağlı olabilir.

10 kişilik bir takım düşünün, ya da 100 ya da 1000 tane istekli kişi. Katlanma, kaldıraç artık gelir; hepsi birlikte çalışır. Sadece geliriniz için değil zaman özgürlüğünüz için de çok özel ve güçlü bir fırsat sunuyorlar.

Sonuç;

Harika işler vardır harika meslekler vardır ve harika işler vardır. Yaş, eğitim, yetenek, geçmiş gözetmeksizin sıradan insanların Network Marketing’de bulunan finansal, zamansal ve yaşamsal artıları kazanma potansiyelini başka bir işte kaçınız duydu? Herkesin eşit şartlarda başladığı ve sınırsız potansiyeli olduğu ve birinin başarısının başkasının işini tehlikeye atmadığı tersine, başkalarının başarılarını da arttırdığı kaç iş biliyorsunuz?

Zengin Baba Yoksul Baba” adlı kitabın yazarı yazarı Robert Kiyosaki, Network Marketing için;

“Servet edinmek için devrim niteliğinde bir yol. Diğerleri yalnızca iş ararken dünyadaki en başarılı insanlar network arayıp, kuruyorlar.” – Robert Kiyosaki

New York Times en çok satan yazarlarından dünyaca meşhur ekonomici ve eski maliye danışmanı Paul Zane Pilzer şöyle dedi;

“Yükselen sağlıklı yaşam ve Network Marketing sektörleri bugünün ve yarının yeni servetini oluşturmak üzere birleşiyorlar.” – Paul Zane Pilzer

Milyarder Warren Buffett tarihteki en başarılı yatırımcılardan biri bir Network Marketing şirketi satın aldı ve dedi ki “yaptığım en iyi yatırım.” Bu kişileri referans alabiliriz değil mi?

Avantajlarıyla ve dezavantajlarıyla para kazanmanın üç yolunu anlattık. Evden işin büyümesini inceledik ve Network Marketing’in gerçek anlamını anlattık. Network Marketing’in basitçe ağızdan ağıza dağıtım kanalı olduğunu ve hem şirketlere, hem de bağımsız iş sahiplerine sağladığı faydaları açıkladık.

Son olarak, bu sektörde nasıl para kazanabileceğinize değindik. Artık gelir katlanma ve kaldıraç konseptlerine odaklanarak. Umarım sunum faydalı olmuştur. Umarım en önemli sorularınızı yanıtlamıştır. Ve umarım Network Marketing’i etraflıca değerlendirmeniz için size bir sebep vermiştir.

Bol kazançlar…

Para nedir? Para, devletçe bastırılan ve ülke içinde ödeme aracı olarak kullanılan, üzerinde saymaca değeri yazılı, kâğıt ya da metal nesne. Fakat bir nesne ki nelere kadir. Aslında bir para; mucize, olanaksızlıkları olanaklı kılan bir araç.

Paranız varsa istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. Güç sizin elinizdedir, çünkü para güçtür.

Küçük küçük  örnekler verecek olsak;

Paranın hayatımıza katabileceklerine dair yazacaklarımızın bir sınırını çizmek ciddi manada çok zor. Tüm bunlara rağmen, neden hala parayı sürekli başka değerler ile karşılaştırma gereği duyuyoruz? Çok paramızın olmasını (çok paradan kastımız değişebilir) istemiyor, çoğu zaman bunun bizi daha kötü bir insan yapacağına inanıyoruz. Hatta ve hatta o kadar dilimize yapışmış ki bu düşünce, kuşaklardır aktardığımız atasözlerimiz bile var.

İnsanların bilinçaltında yer etmiş en önemli nokta burasıdır. Bu nokta bize küçükken empoze edilir.

Peki neden yorganımızı ayağımıza göre dikmeyi denemiyoruz?

Toplumumuz özellikle finans konusunda çok az bilgiye sahiptirler. Bize okuduğumuz okullarda para yönetimi nasıl olur, bunun eğitimini hiç bir zaman vermezler. Dolayısıyla insanlar parasını nasıl kullanacağını bilemezler. Dünyanın en çok satan kitaplarının yazarı olan Robert Kiyosaki, “Yardım Etmeyi Sevenler  İçin İş Okulu” adlı kitabında bu konuyu çok güzel açıklamıştır; “İnsanlar para için çalışırlar. Ama önemli olan parayı çalıştırmaktır.” Bu sırrı aslında dünyadaki insanların % 5 biliyor ve uyguluyor, diğer %95 i ise para için çalışıyor.

Para ile ilgili bu kadar negatif bilgiyi bilinçaltımıza yıllarca yükledikten sonra, istemeden de olsa fakir kalmayı güvende olmanın yolu sanıyoruz.  Ve bilinçaltı çok derinlerdeki duygularla mantık arasında bir seçim yapmak zorunda kaldığında, hemen hemen her zaman o çok derinlerde yatan duygular galip gelir. O duygular da paranın kötü olduğudur. Para kötü değildir. Parayı kullanan insanlar iyi veya kötüdür.

Son olarak, finansal alanda başarıyı yakalamış bir çok insanın belirttikleri düşünceler de aslında şu şekildedir;

“Para yüzde yüz mutluluk getirmez belki, ama parasızlık yüzde yüz mutsuzluk getirir.”

Belki para ile her şeyi elde edemeyiz. Fakat paramız yokken istediğimiz şeylere yapamamak ulaşamamak, iyileştirememek bizleri daha çok yıpratır.

Birçok insan ailelerin yönlendirmeleriyle herhangi bir maaşlı işe girip çalışmaktadır. Ne yazık ki maaşlı işler bir çok insanın hayatındaki en büyük işkencedir. Finansal yönden başarıya ulaşmış birçok insanın hemfikir olduğu nokta;  mali eğitim almayan ve mali eğitimi zayıf olan kimseler başkaları yanında çalışmaya mahkumdur. Mali eğitimin zayıfsa zenginler için çalışan biri olma ihtimalin yüksektir.

Hangi İşe Koşarak Gidersin?

Ünlü eğitimci yazar Robert Kiyosaki, bir kitabında bu konuya şu sözüyle dikkat çekmektedir;

“Para için çalışmak yerine parayı kendiniz için çalıştırmayı öğrenin.”

Maaşlı işlerde çalıştığımızda para için çalışmış oluyoruz fakat bir yatırım yapıp kendi işimizi kurduğumuzda parayı kendimiz için çalıştırmış oluyoruz. Aynı zamanda maaşlı işlerde çalıştığımızda başkalarının hayallerini gerçekleştirmiş oluyoruz. Eğer kendi işimizi kurmuşsak kendi hayallerimizi gerçekleştiriyor oluyoruz.

Bu konuya bir başka açıdan bakacak olursak, bir başkasının yanında çalıştığımızda özgürlüğümüz tamamen kısıtlanmış olur. Ne yapıp edeceğimize başkaları karar verir. Bu durumun kimse farkına varmaz düşünmeye bile vakit yoktur. Dolayısıyla insanlar kendini bir kısır döngünün içinde bulur ve hayattan zevk almazlar, sabah işlerine gitmek işkence gibi gelir. Doğal olarak enerji düşük bir şekilde işe gitmek zorunda kalırlar, istemeye istemeye. İşe gitmek istemeyişimizin çok fazla sebepleri vardır.

Bunlardan bazıları;

Yukarıda saydığımız nedenlerin hepsi insanlarda öfke ve stresi doğurur.  Hayatının her evresine bunlar yansır. Tüm bu kargaşalardan sonra insanlar neden sevmediği bir işe gitmek istesin. İhtiyaçlarını karşılayamadığını bir işe, mutlu hissetmediği bir işe, saatlerin geçmek bilmediği bir işe kimse gitmek istemez.

Aslında hepsinin temelinde şu sebep yatar; kendilerini özgürleşmiş hissetmek yerine, çok çeşitli seçenekler karşısında bunalmış hissetmektir. Yani özgür olmamak, belli bir kalıbın içinde aynı şeylere maruz kalmak insanları bunaltıyor ve o insanlar o ortamdam uzaklaşmak istiyor o ortama gitmek işkence gibi geliyor. Toplumumuzda bir çok insan aynı durumdadır. Dünyanın %95 i diyebiliriz. Diğer %5 lik kısım ise mutlu ve özgürdür. Çünkü onlar kendi işlerini kurmuşlar ve kendi işlerini yapıyorlar.

Kendi işini yapmanın güzelliklerine de bir göz atalım;

Çinli filozof, eğitimci yazar Konfüçyüs’ün bu konu hakkında çok güzel bir sözü vardır;

“Seveceğin bir iş seçersen, hayatında bir gün bile çalışmış olmazsın.”

Çünkü sevdiğin işi yapıyorsun özgürsün, mutlusun. Unutma seçimlerin senin elinde.

Bakış açısı; bir olayda, konuyu, düşünceyi belirli bir noktadan inceleme, olaya belirli bir yönden bakma; görüş açısı, görüştür.  Kişiden kişiye durumdan duruma değişiklik gösterir. Çünkü hepimizin yaşantısı hayatla ilgili tecrübesi bambaşkadır. Kimi bardağın dolu kısmına bakar kimi ise boş kısmına bakar. Kimisinin bakış açısı çok dardır kiminin ise geniştir.

Bir Doz Bakış Açısı Lütfen!

Her şey zihnimizde oluşan düşüncelerimizle başlar. Kişisel gelişmemiz de hayatla ile ilgili, doğru bildiklerimiz aslında ne kadar doğru? Başarılı insanlar bir çok konuda bizden çok farklı düşünürler, Geniş bakış açısına sahiptirler bu insanlar, çok kitap okumuşlardır, çok yer gezmişlerdir, çok insan tanımışlardır, çok araştırma yapmışlardır. Yani hayatla ilgili çok fazla tecrübeleri vardır ve bu durum onları perspektif açıdan değerlendirmelerine de yardımcı olur.

Başarıya ulaşmış insanların inancı; “Hayatımı ben yaratırım.” Başarısız insanların inancı; “Hayat başıma gelenlerden ibarettir.”

Başarılı insanlar hata yapınca kendine bakar nerde yanlış yaptım diye düşünür. Başarısız insanlar hep başkalarını ve başka şeyleri suçlarlar. Zaman zaman tanrıyı da suçlarlar. Her zaman suçlayacak birileri ve bir şeyler vardır. Kendinizi, acımasızca başkalarını suçlarken, gerekçe yaratırken veya şikayet ederken bulursanız, durun ve hemen yaptığınızdan vazgeçin.

Çünkü şikayet ettiğiniz şeyleri kendinize çekersiniz.
Olaylara karşı bakış açımızı değiştirmemizin yollarından birinin de kitap okumak olduğunu söylemiştik. Bunlardan birkaçını sizler için derledik.

Size şu kitapları önerebiliriz;

Aslında daha çok var ama bunlar en önemlileri. Sadece kitaplar değil izlediniz bir filmden gittiğiniz bir şehirden bile güzel bakış açıları kazanabilirsiniz. Yeni bakış açısı kazandığınızda hayatınız da yenilenir. Belki de etkilendiğimiz herhangi bir şey veya yeni kazandığımız bir bakış açısı hayatımızın dönüm noktası olabilir.

Unutmayalım ki,

“Hayatımızın dümeninde biz varız; dümeni ne tarafa kırarsak, gemi o tarafa yol alacaktır.”

Network Marketing sektörü, son yıllarda dünya genelinde en fazla genç milyoner çıkartan belki de tek sektör diyebiliriz. Bu sektör, sıradan insanlara yasal ve ahlaklı yoldan, sıradışı bir gelir yaratma imkanı sunmaktadır. Sektörün bu kadar gelişmiş olması elbette bizim yararımızadır. Ancak unutmamak gerekir ki, başarı dediğimiz şey tamamen kişisel bir konudur. Bir kişinin işe başlayıp, 3 ayda aylık 10 bin TL kazanması veya 2 sene bu ticaret içerisinde olup para kazanamaması da tamamen başarının kişisel olmasıyla ilgili bir konudur.

Network Marketing sektörü de her ticari alanda olduğu gibi, kişisel gelişimi zorunlu kılar. Sonuçta bu ticaret (genelde networkü bırakan veya başarısız dediğimiz kısım) sadece “2 kişiyi bu  işe dahil etme işi” değildir. Kendi gelişimimize yatırım yapmalıyız. Zengin ve başarılı diye TV’lerde, sosyal medyada, gazetelerde veya çevremizde gördüğümüz kişilerin düşünce yapısını anlamaya çalışmalıyız. Onlar herhangi bir konuda başarıya ulaşmışlar ve bazı şeyleri bizden farklı yaptıkları kesindir.

Biz de bu konudan yola çıkarak kişisel gelişiminize yardımcı olacak kitapların 2. serisini bir araya getirdik. Gelin bu kitaplara birlikte göz atalım:

1 – Düşün Ve Zengin Ol / Napolyon Hill

Birçok insan zenginliğe giden yolun paradan geçtiğine inanmaktadır.

Birçok insan zenginliğe giden yolun paradan geçtiğine inanmaktadır. Sadece parası olan insanların zengin olacağını düşünmektedir. Bu insanlara göre zenginlik elde edilemez, şans işidir yada babadan miras kalmalıdır. Ancak yapılan araştırmalar bunun tam aksini iddia ediyor. Aksine zenginlik insanların düşünce biçimiyle doğru orantılı olarak artmaktadır. Yani her şey parada değil aslında düşüncelerimizde bitiyor.

Modern kişisel başarı yayın türünün ilk yazarlarından olan Napoleon Hill’in 1937 yılında yazdığı Düşün ve Zengin Ol adlı kitabı halen basılmakta olup, 30 milyondan fazla satılmıştır.

Kitaptan harika bir kesit;

” Samuraylar basit bir öğretiyle yaşadı; tereddüt yok, şüphe yok, sürpriz yok, korku yok.
Bir şeyler yapmak, hiçbir şey yapmamaktan daha iyidir. Bazen hızlı davranmak, bir ihtimalde takılı kalmaktan daha iyidir. Hobi olarak antika ve koleksiyon alıp sattığınızı farz edin. Bir tabağı on pounda aldığınızda bunu 30 pounda satacağınızı düşünürsünüz ama bir saat içerisinde birisi size 20 pound teklif etti, siz de sattınız, gidip aynı şekilde satmak için 10 pounda iki tabak daha satın aldınız.

Körü körüne davranın demiyorum. Samuraylık gibi zaten bildiğiniz bir işten bahsediyoruz. Şimddi ona göre davranmalısınız. Kararlarınız akıllıca ve mantıklı olsun; her şeyi iyice düşünerek karar verin. Bunu şimdi yapın. Küsuratları hesaplayın, eksisini artısını düşünün ve sonra pişirin.”

2 – Network Marketing Sorular ve Yanıtlar / Allan Pease

Network Marketing'e başlarken ve sonrasında kendi motivasyon kaynağımızı bulmamız gerekiyor.

Network Marketing’e başlarken ve sonrasında kendi motivasyon kaynağımızı bulmamız gerekiyor. Çünkü bu bizim yakıtımız, enerjimiz, 100 kere “Hayır” duyduktan sonra 101. “Hayır”ımızı duymamız için bizi iten şeydir. İçten gelen bir ateştir. Kendi iç motivasyonumuzu sağlayan şeydir. Ek gelir, maddi özgürlük, kendi işine sahip olmak, daha fazla boş zaman, bireysel gelişim, başkalarına yardım etmek, yeni insanlarla tanışmak, emeklilik, miras bırakmak gibi nedenlerin yanında başka nedenler de olabilir. Onu kendi içimizde aramalıyız.

Beden Dili adlı eseri 5 milyondan fazla satan Allan Pease, BBC, Discovery and National Geographic Kanada’da da görev de yapmıştır.

Kitaptan bir kesit;

“Bu teknikleri yürekten öğrenmeye ve ilk 14 gün boyunca tek bir kelimesini bile değiştirmemeye söz verirseniz, sonuçların en cüretkar hayallerinizin bile ötesinde olacağına dair size söz veriyorum.

Bu oldukça büyük bir vaat değil mi? Ama aynı zamanda iki taraflı bir anlaşma; kelimeleri uykunuzda tekrarlayacak hale gelene kadar çalışmanızı, çalışmanızı, çalışmanızı istiyorum. Eğerler, amalar,olabilirler yok; kendinizi tekniği öğrenmeye adayacaksınız. Ancak bu şekilde bir parçanız olabilir. Danışman yada ortak olarak katıldığım diğer iş girişimlerinde, insanlar yüzlerce milyon dolarlık cirolar yaptılar ve alt sıralarını bu sistemi kullanarak %20,%50,%100,%500 ve hatta %1000 oranında genişlettiler.”

3 – Dost Kazanma ve İnsanları Etkileme Sanatı / Dale Carniege

her networkerin okuması gereken kitaplar

Hep içinde bulunduğumuz durumun kötülüğünden, berbatlığından bahseder dururuz. herkes yaptığı için de bize bu gayet normal gelir. Ancak neyi üşünürsen onu kendine çekersin yasayı gereği, hep sıkıntıları ve olumsuzlukları hayatımıza çekiyoruz. Olumsuzluklar yaşadığımız için sıkıntılarımızı konuşmuyoruz, sıkıntıları konuştuğumuz için sürekli olumsuzluklar yaşıyor ve sıkıntı çekiyoruz. Hayal ettiğiniz şeyin peşine düşer ve sadece ona odaklanırsanız onu elde edersiniz. Aynı şey iş için de geçerlidir. Aslında hayal ettiğimiz her şeye ulaşabilir, içinde bulunduğumuz olumsuz durumları lehimize çevirebiliriz.

Bu kitabı okuyup uyguladığınızda, insanların sizden hoşlanmalarını ve sizinle aynı fikirde olmalarını sağlamanın kırıp incitmeden değiştirmenin yollarını öğreneceksiniz. Zirvede herkese yer var. Yeter ki siz ulaşmayı bilin!
Dale Carniege bir kişiler arası iletişim uzmanı, hatip, yazar ve kişisel gelişimcidir. Dost Kazanma Ve İnsanları Etkileme Sanatı adlı kitabı 1930 yılında ilk basımında, 30 milyondan fazla satmış ve hala günümüzde popülerliğini koruyan büyük bir eserdir.

Kitaptan bir kesit;

“Her yaz Maine’e balık avına giderdim. Ben çilek ve krem şantiye bayılırım; ama her neddense balıklar solucan yemeyi seviyorlardı. Bu nedenle balık avına çıkarken kendi seçimime değil, onların isteğine kulak veriyordum. Oltamın ucuna krem şantili çilek yerine solucan çekirge takıyor ve balığa soruyordum; “Yemek istemez misin?”
İnsanları etkilemeye çalışırken neden aynı mantığı kullanmayalım?

Birinci Dünya savaşı sırasında Büyük Britanya Başbakanı, Llyod George’un yaptığı da buydu. Biri ona nasıl olup da Wilson, Orlando ve Clemenceau gibi diğer savaş liderleri unutulurken onun güçlü kalabildiğini sorduğunda, George zirvedeki yerini hala korumasının tek bir neddeni olduğunu; bunu balığa göre yem takmasını öğrenmiş olmasına borçlu olduğunu söyledi.
Neden hep kendi isteklerimizden söz ediyoruz? Bu çok çocukça ve aptalca bir iş.”

4 – 3. Dalga / Alvin Tofler

Üretim büyük ölçüde tarlalara dağılmak yerine, şehirlere odaklanmıştı.

Günlük hayatımızda televizyonlardan duyduğumuz, gazetelerden okuduğumuz olayların birbirinden bağımsız olmadığını biliyor musunuz? 3. Dalga kitabı(1981) geniş çaplı sosyolojik ve ekonomik bir araştırmanın sonucudur.
Bu kitap, yediğimiz ve içtiğimiz, kullandığımız araba, uçak, mutfak gereçleri gibi her şeyin, gelişim ve değişimle nasıl şekillendiğini anlatmaktadır. Toplumların tarih içerisinde hangi olgular ile gelişme gösterdiklerini açık bir dille anlatmaktadır.

Toplum ve gelecek sosyolojisi ile ekonomi alanlarında bir çok makalesi olan Alvin Toffler aynı zaman da ünlü bir fütürist yazar, çağımızın önde gelen yönetim ve gelecek bilimcileri arasındadır.

Kitaptan bir kesit;

“Endüstri uygarlığının başlangıcından hemen önceki dönemde, bir köylü kulübesinin çevresini geniş ekili alanlarla dolduruyordu. Az sayıda entelektüelin, zengin tacirin, askerin ve soyluların dışında, insanlar çoğunlukla kıt kanaat geçiniyordu. Güneş ddoğarken tarlada çapa sallamaya başlıyor, akşam hava kararırken evine dönüp yatağına giriyordu. Bazen kiliseye gidiyordu. Arada bir 6-7 mil uzaklıktaki bir köye dost ziyaretine. İklim ve bölgeye bağlı olarak şartlar değişebiliyordu ama tarihçi J.R. Hale’in şöyle yazmıştı; “Bu insanların çoğunun hayatları boyunca aştıkları en uzun mesafenin 15 mili geçmediğini söylemek pek de yanlış bir ifade olmaz.” Böylece tarımcılık, “alan açısından sınırlı” bir uygarlık oluşturdu.

18. yy’da Avrupa’yı kasıp kavuran endüstriyel fırtına, yeni bir “geniş alan” kültürü yarattı. Ama bu kez geniş alan neredeyse gezegenin tamamı kadardı. Mallar, insanlar ve fikirler binlerce millik mesafelere gönderiliyor, insanlar geniş kitleler halinde iş aramak için şehirlere göç ediyordu. Üretim büyük ölçüde tarlalara dağılmak yerine, şehirlere odaklanmıştı.

Hareket halindeki geniş insan toplulukları, küçük yerlere sığınmak zorunda kalmıştı. Köyler boşalıyordu. Yeni endüstri merkezlerinde havayı ve çevreyi kirleten, nefes almayı bile zorlaştıran fabrika bacaları her yeri dolduruyordu. Bu belirgin görüntü değişimi, köy ve şehir arasında çok daha karmaşık biri iş birliği kurulmasına neden olacaktı…”

5 – Nakit Akışı Ölçüm Çeyreği / Robert Kiyosaki

Doğrusunu isterseniz, olağanüstü servete giden yol işte bu kadar basit.

Çevremizde sürekli olarak paradan yakınan, gelirinin giderinden her zaman daha az olduğundan ve bu durumu tamamen dışarıdaki faktörlere yıkan insanları görmüşüzdür. Belki bunlardan biri biz bile olabiliriz. Ancak bu durum tamamiyle bizim finans bilgimizin eksik olmasından kaynaklanıyor. Çünkü dünyada sıfırdan milyonerliğe ulaşmış milyonlarca insan var ve belli ki bu insanlar bizden çok farklı düşünüyorlar.

Robert Kiyosaki’in deyimiyle, hayatta alabileceğiniz en önemli eğitimin finans eğitimi olduğunu bu kitabı okuyunca daha iyi anlayacaksınız. Neredeyse tüm dünyada, oyun oynatarak finans eğitimi veren Robert Kiyosaki, bu kitabında da gelir ve gider dengesini nasıl ayarlayacağınız konusunda çok basit ve uygulanabilir metod anlatıyor.

Tüm dünyada best-seller olmuş, sadece Amerika’da haftalarca zirveden düşmeyen kitapların yazarı olan Robert Kiyosaki, bir yazar, eğitmen ve de büyük bir yatırımcıdır.

Kitaptan bir kesit;

” Gayrimenkul alıp satmak ile uğraşmak hoşunuza gitmeyebilir, siz de hamburger yapın, hamburgerin merkezde yer aldığı bir iş kurun ve satış hakkını pazarlayın. Bir kaç yıl içerisinde artan nakit akışınız size harcayabileceğinizden çok daha fazla para sağlayacaktır.

Doğrusunu isterseniz, olağanüstü servete giden yol işte bu kadar basit. Başka türlü söylersek, ileri teknoloji dünyasında, büyük servetin ilkeleri hala basit ve eski teknolojiye dayalnır. Yalnızca sağduyu ister. Fakat ne yazık ki para konusunda sağduyu pek yaygın görünmez.

Örneğin para kaybeden ve ömürlerini borç içerisinde geçiren kimselere vergi indirimi sağlanması bana anlamsız geliyor. Ya da cebinizden her gün para alıp eviniz, pasif varlıkken onu aktif varlık sanmanız. Veya topladığı vergi tutarından çok daha fazlasını harcayan hükümet. Bir de bir iş bulur umuduyla çocuğunuzu okula göndermeniz, ama ona parayı öğretmemeniz.”

6 – Reddedilemez Liderlik Nitelikleri / John C. Maxwell

Liderlik nitelikleri konusunda belki sizin de kafanızda bazı sorular dolaşıyordur.

Liderlik nitelikleri konusunda belki sizin de kafanızda bazı sorular dolaşıyordur. İnsanları, bir lideri takip etmeye yönelten şey nedir? İnsanlar dünyanın sonuna dek başka birini, hem de gönüllü olarak takip etme konusunda nasıl bu kadar istekli olurlar?

İnsanları kendine çekme ve bir şeyleri gerçeğe dönüştürme gücüne sahip olmanın kendimizde ne kadar var olduğunu bir düşünmeliyiz. Aslında konu, kendimize derinlemesine bakarsak, en büyük hayallerimizi bile hayata geçirmek için gereken nitelikleri bulacağımızdır. Hepimizin kendine sorması ve dürüstçe yanıtlama cesareti göstermesi gereken soru, gerçek potansiyelimizi ortaya çıkarmak isteyip istemediğimizdir.

Dünyanın en önemli liderlik yazarlarından olarak gösterilen ve kitapları 19 milyondan fazla satan John C. Maxwell aynı zamanda, Microsoft, Delta Airlines, KFC gibi büyük markalara da danışmanlık yapmaktadır.

John C. Maxwell’in kendi anlatımıyla kitaptan bir kesit;

“Bu kitabı yazmamın sebebi, insanların izlemek isteyeceği, etkin bir lider olmak için gereken kişilik özelliklerini tanımanız, geliştirmeniz ve ortaya çıkarmanız için size yardımcı olmaktır. Bir gecede lider olunmadığını, lider olmanın zaman aldığını anlayın. Süreç yasası, liderliğin bir günde değil, günlük olarak geliştiğini söyler. Liderlik gelişimi, liderliğin nasıl işlediğini gösteren yasaları öğrenmekle olur. Ancak liderliği anlamak (yada öğrenmek) ve liderliği gerçekten uygulamak birbirinden farklı şeylerdir.”

7 – Anında Milyoner / Mark Fisher

Liderlik nitelikleri konusunda belki sizin de kafanızda bazı sorular dolaşıyordur

Dünyada milyonlarca insan var ve bunların hepsinin işleri farklı, gelirleri farklı. Haftada 50 saat çalışarak 2000 TL kazanıyoruz. Düz mantıkla 20 bin TL para kazanmak için haftada 500 saat çalışmamız gerekiyor o zaman. Peki bu mümkün mü? Herkes için eşit olan şey, zaman kavramıdır ve 24 saattir. Demek ki başarılı insanlar, sıradan insanlara göre bir şeyleri farklı yapıyorlar. Ağlayıp sızlamaya gerek yok, o farkı anlamaya çalışmak bizim sorumluluğumuzda.

Anında Milyoner kitabı, ismi ve içeriği her ne kadar para çevresinde geçse de hayatta hedef belirlemek, ne istediğini bilmek, tüm duygu ve düşüncelerinle hedefine odaklanmayı mükemmel bir hikaye ile anlatıyor. Kitapta zenginliğe giden yolu çözen bilge bir ihtiyar, 9-5 çalışmaktan bıkmış genç bir adama bu yolu basit bir dille anlatıyor.

Ünlü yazar Mark Fisher, Anında Milyoner adlı kitabında diğer kişisel gelişim kitaplarından farklı olarak, klişe yazıların dışında bir anlatımla, finansal başarıya ulaşan insanların sıradan insanlardan nasıl farklı düşündüğünü anlatıyor. Dünyaca ünlü Success Dergisi, Anında Milyoner kitabı için; “Şaşırtıcı… Basit ve merak uyandıran kitap, çok güçlü soruları beraberinde getiriyor.” demiştir.

Kitaptan bir kesit;

“…. “Yaptığın işi seviyor musun?” diye sordu milyoner. “Sanırım. Ofisteki durum biraz zorluyor.” dedi genç adam.
Milyoner, “Kariyer seçimi yaparken emin olmalısın. Tanıdığım tüm milyonerler, yıllar içinde tanıştığım kişiler, işlerine taparlar. Onlar için çalışmak neredeyse tatil yapmaktır, bir hobi olarak kabul edilebilirdir. Bu yüzden zengin, zengin insanların çoğu nadiren tatile çıkar. Neden bu kadar zevk aldıkları ir şeyden kendilerini mahrum bıraksınlar ki? Bu yüzden de defalarca milyoner olduktan sonra bile çalışmaya devam ederler.

Fakat işinden zevk almak zorunlu bir kural olsa da yeterli değildir. Zengin olmak için zenginliğin sırlarını bilmek zorundasın. Söyle bana bu sırların olduğuna gerçekten inanıyor musun? diye sordu.
Genç adam, “Evet, inanıyorum.” dedi.

Milyoner, ” Güzel, bu ilk adımdır. Birçok insan zengin olmanın bir sırrı olabileceğine inanmaz. Zengin olabileceklerine bile inanmazlar. Haklıdırlar da elbette. Eğer zengin olabileceğine inanmazsan, olmak için çok az şansın vardır. Önce buna inanmalı sonra da tutkulu bir biçimde arzulamalısın…” dedi.”

8 – Ferrarisini Satan Bilge / Robin Sharma

Kitap tavsiyeleri - Her networkerin okuması gereken kitaplar

Tüm dünyada ilk çıktığı andan itibaren milyonlarca insanın beğenisini kazanan “Ferrari’sini Satan Bilge”, hayatta neyin daha önemli olduğunu ve sonunda gurur duyacağınız bir yaşamı neyin sağlayacağına dair harika çözümler sunmaktadır. Hayatınızda neyin daha önemli olduğunu buldunuz mu? Kariyerinizin zirvesindeyken bunu düşünür müsünüz? Her şeyi bir kenara bırakabilir misiniz?

Robin Sharma tüm dünyada özellikle liderlik üzerine yazdığı kitaplarıyla tanınmaktadır. Hint kökenli ve Kanada doğumlu olan yazarın kitapları 60 ülkede, 70ten fazla dilde yayımlanmıştır. Aynı zamanda Robin Sharma, başkanlık, yöneticilik ve eğitim hizmetleri veren “Sharma Uluslararası Liderlik” şirketinin yöneticisidir.

Kitaptan bir kesit;

“Büyük bir amaçtan, sıradışı bir fikirden etkilendiğinizde, tüm düşünceleriniz zincirlerini koparır, zihniniz sınırlarını aşar bilinciniz her yönde genişler ve kendinizi yeni, mükemmel ve şaşırtıcı bir dünyada bulursunuz. Uyuyan güçler, yetenekler ve beceriler canlanır ve her zaman hayal ettiğinizden daha iyi biri olduğunuzu keşfedersiniz.”

9 – Network Pazarlamada Birinci Yılınız / Mark Yarnel

kitap tavsiyeleri, her networkerin okuması gereken kitaplar

Network Marketing’de başarı konusu, her yeni başlayan networker hatta daha eski networkerler tarafından bile araştırılan bir konudur. Network Marketing’e yeni katılmış kim varsa, kesinlikle kendilerine bir danışman edinmelidirler. Çünkü tecrübeyi, tecrübe etmek; aptallıktan başka bir şey değildir. 20 yılı aşkın bir süre boyunca, milyonlarca dolar kazanan, Mark Yarnell ve Rene Reid Yarnell çifti, yazmış oldukları “Network Pazarlamada Birinci Yılınız” adlı eserleriyle bu ticarete katkı sağlamaya devam etmektedir.

Mark Yarnell & Rene R. Yarnell çifti, tüm network dünyası tarafından başarıları kabul edilmiş ve idol halini almış kişilerdir. Networkten milyonlarca dolar kazanmışlardır.

Kitap üzerine referans verenlerden bir kesit;

” Network pazarlamanın yeni üyeleri… Bu kitabı mutlaka okuyun! Yirmi yıllık deneyimleriyle milyonlarca Dolar kazanan Yarnell çifti sizlere, sektördeki ilk yılınızda yeterli bir kâr elde edebilmeniz ve işlerinizi devam ettirebilmeniz için 200’den fazla öneri sunmakta… Bu kitabı, tüm network pazarlama öğrencilerime tavsiye ederim.”

Charles W. King, Chicago, Illinois Üniversitesi,  Pazarlama Bölümü Profesörü

10 -Çok Katlı Bir Para Makinesi İnşa Etmenin Yolları/ Randy Gage

kitap tavsiyeleri, hernetworkerin okuması gereken kitaplar

Network Marketing’e giren neredeyse herkesin hayali, kendi kişisel kaldıracını oluşturup, o sistemin işleyişini izlemektir. Çünkü network, sıradan, yıllarca çalışan ama sonunda elinde yine bir varlık olmayan insanların tek çıkar umudu olmuştur. Dünya üzerinde şuan, insanlara istediklerini elde etme konusunda (yasal ve ahlaki yoldan, uluslararası bir kişilik oluşturabilme) networkten başka bir yol yoktur. Bunu nereden mi biliyoruz?

Randy Gage gençliğinde, bulaşıkçılık dahil birçok sıradan işte çalışmış bir kişidir.Şuan dünyada birçok ülkenin, Network Marketing ile tanışmasını sağlamıştır. Yine birçok network şirketi ve başka şirketlerin de danışmanlığını yapmış bir kişidir. Aynı zamanda bir yazar ve trainerdir.

Randy Gage ve kitabından bahseden bir kesiti sizlere sunuyoruz;

“… Muhtemelen bugüne dek en fazla sayıda Network Marketing milyonerini eğitmiş olan kişi, Randy Gage’tir. Hepsinden önemlisi, Randy insanları, milyonlarca dolar kazanan bir distribütör olarak gerçek dünya deneyimlerinden yola çıkarak eğitir. Randy Gage binlerce eğitim programı düzenlemiş ve binlerce fırsat toplantısı sunmuştur. Yıllar önce vermiş olduğu bir karar ile beyaz tahtasının tozunu silip bu işe sıfırdan başlamış ve kısa bir süre içinde şirketinin dünya çapında en çok kazanan kişisi haline gelmiştir.

Şu an yaşadığımız dünyada hangi işin, en iyi fırsat olduğunu bilen biri olarak size bu şartlar altında muazzam başarıya nasıl ulaşacağınızı tüm detaylarıyla öğretecek. Randy çoktan parasını kazandı. Çalışmaya devam etmesinin tek amacı, bu işi sevmesi ve kendi üyelerini desteklemek istemesi. İş ile yaşamı arasında mükemmel bir denge kurmuş. Yuvarlak çizmiyorsa onu bisikletine binerken, araba yarışı yaparken veya çizgi roman koleksiyonu yaparken bulabilirsiniz…”

İşte Robert Kiyosaki’nin Finansal Özgürlük İçin 5 Anahtar İpucu:

 

Tam Sorumluluğu Kabul Edin!

Yaptığınız her seçimin kendi sonuçları vardır, bunların bir kısmı kazançlarınıza geri dönüşümü olmayan bir şekilde zarar verebilir. Bu nedenle, finansal geleceğinizi güvence altına almak için tam sorumluluğu kabul etmelisiniz. Bugün yaptığınız her kararın ve seçimin yarın hayatınızı etkileyeceğini anlayın. Bu nedenle, tüm finansal kararlarınızı, alımlarınızı ve harcamalarınızı uzun vadeli finansal hedefleriniz kapsamında değerlendirmeniz önemlidir.

 

Asla Öğrenmeyi Durdurmayın!

Finansal konular hakkında kendinizi düzenli olarak eğitmek sizin önceliğiniz olmalıdır.

Bugün, finans endüstrisi hakkındaki bilginizi güncellemek ve işlerin nasıl işlediğini öğrenmek için sayısız kaynak var. Tamamen kendinizi adayarak finansal hayatınızın tüm sorumluluğunu üstlenin. Tüm konuları tek bir seferde okumak yerine, her seferinde bir konuyu öğrenmeye başlayabilirsiniz.

 

Net Finansal Hedefler Koyun!

Tanımlanmış finansal hedefleriniz yoksa, finansal özgürlüğünüzün güvence altına alınması için çalışmak çok zor olacaktır. Sadece finansal hedeflerinizi açıkça aklınızda bulundurduğunuzda gerçek potansiyelinizi tanıyabileceksiniz.

 

Network Marketing!

Bir Network Marketing  işinizi kurmanın  düşük bir başlangıç maliyeti olur ve bu büyük bir avantajdır. Büyük yatırımlar ve zaman olmadan büyük bir işletmeye başlamak çok zordur.

Bir Network Marketing şirketi, iş becerilerinizi geliştirmek için ihtiyacınız olan zamanı ve düşük seviyeli bir çalışandan, çok yüksek ücretli bir iş adamına geçişi size sağlayacaktır. Bu nedenle, Network Marketing, finansal özgürlüğünüzü güvence altına almanın mükemmel yollarından biridir. Network Marketing size kalıcı bir gelir sağlar, böylece uyurken ve seyahat ederken bile para kazanırsınız.

 

Hayatınızı basitleştirin!

Hayat neredeyse her geçen gün daha karmaşık hale geliyor. Paranın peşinden koşmak ve finansal hedefleriniz sizi yaşamda çok önemli olan diğer şeylerden uzaklaştırır. Sonuç olarak, motivasyonunuzu kaybetmeye ve karanlığa gömülmeye başlarsınız. Bu nedenle, zihninizi tüm karmaşadan uzak tutarak hayatınızı kurmanız çok önemlidir.

Finansal özgürlüğün anahtarı çok basittir: düzenli kazanılan gelirinizi pasif gelir veya portföy gelirine dönüştürmek. Bu düşünceyle, kalbinizde tuttuğunuz şeylerden vazgeçmeden arzu ettiğiniz hedeflere ulaşmak çok kolaydır.