Büyüme zihniyeti varsa, iş, uygulama ve azim ile akademik performansınız ya da başka bir becerinizi, geliştirebilirsiniz. Kendinizi geliştirebilir, ileri bir seviyeye taşıyabilirsiniz. Tam tersini düşünenler, yani sabit bir zihniyete sahip olanlar, zekamızın ve yeteneklerimizin etkin olduğuna inanır.

Stanford Üniversitesi’den Carol Dweck’in yaptığı büyük çaplı araştırma çarpıcı bir gerçeği ortaya koyuyor. Bu çalışması sayesinde, sadece büyüme zihniyetinin doğru olmadığını, aynı zamanda bu inançlara sahip olanların aslında sabit bir zihniyete sahip olanlardan daha fazla geliştiğini biliyoruz. Bu da onu, çocuklar için çok önemli hale getiriyor!

Ruh Sağlığı Ve Uzaktan Eğitim >>

Büyüme Zihniyeti Nasıl Geliştirilebilir?

Büyüme zihniyeti geliştirilebilir, edinilebilir.

Büyüme zihniyeti geliştirilebilir, edinilebilir. Dar bir bakış açısına sahip çevrede büyümüş olabilirsiniz. İmkanlarınız çok kısıtlıdır belki. Ancak kendinizi geliştirmek için yapabileceğiniz birçok aktivite olduğunu bilmelisiniz. Hatta ve hatta en önemlisi, düşüncelerinizi değiştirerek, hayatınızı da değiştirebileceğinizin farkında olmalısınız.

Evde bir büyüme zihniyetinin geliştirilmesine nasıl yardımcı olabilirsiniz?

Proaktif Bir Zihniyet İle Başarıya Nasıl Ulaşılır? >>

  1. Dikkatli olun ve çocukları önceden belirlenmiş gibi görünmeyen, becerileri için sözlü olarak övün: Sıkı çalışma, sebat, meydan okumaya yükselme, hatadan öğrenme, vb., Çocuklarınız için yapmacık övgülerden uzaklaşmalısınız. Çocuklarınız sizleri anlar. Bu nedenle çoçuklarınızı bir birey olarak yetiştirin.
  2. Büyüme zihniyeti rol modeli olun. Dürüst olun: Ne sıklıkta umarım (yemek / şarkı söyleme / banka hesabımı dengede tutamam)” ya da “(korkunç / spor / yazım / topluluk önünde konuşma) korkunçum” diyor? Sanki onun için hiç umut yokmuş gibi? Doğru mesajı gönderdiğinizden emin olun – belki de yeni bir şey alın! Rahatlayın. Çünkü çocuklar, “henüz” kelimesinin anlamını bilmiyorlar.
  3. Çocuğunuza zorluklarla mücadele etmeyi öğretin: Çocuğunuzu kolay yoldan geçmeyi (çok az öğrenebileceği noktalar) unutmaya teşvik edin ve bunun yerine zorlukları kucaklayın. Zaten bildiği sorularla dolu bir sayfa, çözülmesi gereken daha derin bir problem gibi (doğru cevabı almasa bile) “beyni büyütmeyecektir”.
  4. Büyüme zihniyetinin sadece akademik olmadığını unutmayın: Yaşamın birçok alanı için geçerlidir (spor, müzikal, sosyal). Bir gitar akordunda hata yapmaya devam mı ediyorsun? Biriyle oyun başlatmayı denedin ama iyi gitmedi mi? İyileştirme için bir sonraki adımı tartışın.
  5. Akranların kıskançlığından vazgeçin: Çocuğunuzla daha başarılı görünen başkalarından neler öğrenebileceği hakkında konuşun. Beceriler içinde bazılarına daha kolay gelse de, çoğu zaman başarıya yol açan (muhtemelen görülmeyen) bir uygulama, kalıcılık ve sıkı çalışma unsuru vardır.

Çocuklarda büyüme zihniyeti nasıl geliştirilir? Sorusuna cevap vermeye çalıştık. Bu durumu benimsemek her zaman kolay değildir, ancak çocuğunuz üzerinde ve belki de sizin üzerinde büyük bir etkisi olabilir!

Evden Çalışma – Verimliliğinizi Nasıl Artırırsınız? >>

Kişisel gelişim bölümümüzde bu kez, “Kendinizi seviyor musunuz?” Bunu sorgulayacağız. Hayatımız boyunca başkalarının etkisiyle kendimizi sevmeyiz ve beğenmeyiz. Kendimizi seviyor muyuz? Diye hiç düşünmeyiz çoğu zaman. Eğer oturup düşünecek olursak kendimizi sevecek çok fazla özelliğimiz olacaktır.

Kendinizi Sevmenin Önemi

Hiç olmasa bile mutlaka bizim diğerlerinden farklı olarak bir şeyi çok daha iyi yaptığımız kesindir. Mesela, çok iyi sesimiz olabilir, çok güzel konuşuyor olabiliriz, çok güzel yazı yazıyor olabiliriz, çok güzel resim yapıyor olabiliriz, çok güzel dikiş dikiyor da olabiliriz vb. Hayatta iyi yaptığımız şeyler daha bir çoktur bu konuda uzun bir liste yapılabilir.

Bunlar sadece aklımıza gelen şeylerdir. Belki de kendimizi sevmemiz için hiç bir sebep veya özelliğimiz yok gibi de düşünebiliriz. Ama mutlaka keşfedilmemiş bir yanımız vardır. Bu mükemmel yanımızı ortaya çıkarmak bizim elimizdedir.

Düşünce Gücünüz Ne Kadar Kuvvetli? >>

Mükemmel Yanınızı Nasıl Ortaya Çıkartırsınız?

Bu mükemmel yanımızı ortaya çıkarmak için oturup biraz düşünmek ve kendimizi tanımak yeterli olacaktır.

Bu mükemmel yanımızı ortaya çıkarmak için oturup biraz düşünmek ve kendimizi tanımak yeterli olacaktır. Neyi çok iyi yapıyorsun veya neyi yaptığında çok mutlu hissediyorsun. Şarkı söylediğinde mi? Yoksa yemek yaptığında mı? Bu soruların cevabı tabi ki de sizdedir. O güzel yanınızı bulup geliştirmelisiniz. Emin olun kendinizi sevmek için bir çok yönünüz vardır. 

Ünlü İngiliz fizikçi, matematikçi, astronom, mucit, filozof ve teolog olan Isaac Newton’ un bu konu ile ilgili güzel bir sözüne bakalım ;

Olumsuz Kişilik Özellikleri Hakkında Bilmeniz Gerekenler >>

Newton, kendini çok iyi görüyormuş ve kendini çok iyi keşfetmiştir. Geçmişten günümüze kadar bir çok  tarih kitapları onunla ilgili keşfettikleri şeyleri yazıyor. Şu an hemen hemen her derste Newton’un adı geçiyor. Newton tarihin en önemli bilimsel kitaplarına adını yazdırmış ünlü bir kişiliktir. Neden bizim içimizde bir Newton olmasın ki?

Belki de içimizde Newton’dan daha iyisi vardır. Her güzel şey, kendini sevip hayata karşı pozitif bakmakla başlayacaktır. O halde kendini sev, kendini keşfet ve tarih senin adını da yazsın. 

Çevrimiçi Öğrenmenin Eğitimin Geleceği Olmasının 5 Nedeni >>

Hayatınızda nasıl olumlu tutum geliştirirsiniz ve tutumunuzu nasıl korursunuz? Hemen hemen herkes bir noktada cesaretsizlik veya kötümser düşüncelere yol açan bir durumla karşı karşıya kalmıştır. Eğer çoğu insan gibiyseniz, hayatta kötü bir şey yaşamış olabilirsiniz. Bir dağılma, kronik hastalık veya bir iş kaybı gibi. Hepimiz bunun üstesinden geldik. Bu ve benzeri senaryolarda, biraz kötü hissetmenin normal olduğunu anlamak önemlidir.

Bununla birlikte, bir çok şey yanlış gitmiş olsa ve hayatınızın dibe vurduğunu hissediyor olsanız bile, bu olumsuz düşüncelere karşı koymanın ve olumlu bir tutum sürdürmek için geri dönmenin birçok yolu vardır. İster işinizi bırakıyor, ister hayallerinizin peşinden gidiyor  ya da sevdiğiniz şeyi yapıyor olun, pozitif kalmak her zaman iyidir.

Zor Zamanlarda Olumlu Tutumunuzu Nasıl Korursunuz?

Olumlu tutum geliştirmek ve zor zamanlarınızda bu bakış açınızı korumak zor olabilir. Ancak bunun üzerinde çalışarak karakterinizin bir  parçası haline getirebilirsiniz. İşte size bu olumlu düşünme hedefine ulaşmanıza yardımcı olacak 9 harika ipucu:

1. Sorununuza Bir Adım Geriden Yaklaşın

Ne tür bir sorun yaşarsanız yaşayın, olumsuz koşullara tepki vermek sorunu daha iyi hale getirmek yerine genellikle daha da kötü bir hale çekebilir.

Hayata karşı olumlu bir tutum kazanmanın en iyi yollarından biri, olumsuzluğun günlük düşüncelerinizi ele geçirmesine izin veren her şeyden bir mola vermektir. Ne tür bir sorun yaşarsanız yaşayın, olumsuz koşullara tepki vermek sorunu daha iyi hale getirmek yerine genellikle daha da kötü bir hale çekebilir. Ancak, çoğu insan doğal olarak olumsuz koşullara kötü bir zihinsel tutumla yanıt vermek üzere programlanmıştır. Örneğin “Bunun başıma geldiğine inanamıyorum”. Eğer soruna yoğunlaşıyorsanız, bu şekilde hissetmemek zor olur.

Bu nedenle, yaşam size karşı dönmüş gibi görünüyorsa, problemden uzaklaşın ve duygusal bir bakış açısı yerine nesnel olarak bakmaya çalışın. Bu, zihninizi daha iyi bir yere geri getirmenizi sağlayacaktır. Ayrıca, sadece tepki vermek yerine, kucaklayacağınız tutumu bilinçli olarak seçme şansı verecektir.

Bazen telefonda bir arkadaşınızı veya aile üyenizi aramak ve onlara günlerini sormak veya başka bir kişinin yaşadığı bir sorun hakkında tavsiyelerde bulunmak, tekrar kontrolünüzdeymiş gibi hissetmenizi sağlayabilir. Başarısızlık korkusunun sizi ele geçirmesine asla izin vermeyin!

2. Hedeflerinize Odaklanın

Hayat size bir eğri topu attığında, hedeflerinizin (en azından geçici olarak) görüşünü kaybetmek kolaydır. Kendinizi koşullar hakkında depresyonda veya cesaretiniz kırılmış bulursanız, oturun ve bir kez daha yaşamınız için genel hedeflerinize odaklanın. Yarış arabası sürücülerinin, rakipleriyle pistte neler olduğuna bakılmaksızın yaptığı şey budur. Gözlerini yoldan alamazlar. Eğer yarışı kazanmak gibi, istedikleri şeyin tünel vizyonuna odaklanırlarsa, çok daha iyisini yaparlar.

Gerçek hayat da oldukça benzerdir. Bu yüzden eğer koşullar nedeniyle kendinizi kötümser bir zihin çerçevesinde bulursanız, gözlerinizi kapatın, sabırsızlanın, hedeflerinizi hayal edin ve kaymalarına izin vermeyin. Odaklanacak bir şeye sahip olmak zihinsel sağlığa yardımcı olur.

Zor Zamanlarda Sizi Ayakta Tutacak Motivasyon Kaynağı İşte Bu! >>

3. Problemi Değil, Çözümü Düşünün

Gıcırdayan tekerleğe, gres almanız gerekir. Talihsiz koşullar nadiren sessizce orada oturur. Bunun yerine, olumlu tutumumuz çalınana kadar genellikle dikkatimizi talep ederler. Onlarla oturmak bunu daha da kötüleştiriyor. Olumsuz durumlar hakkında konuşmak onları daha büyük ve korkutucu hale getiriyor.

Büyük bir sorunla karşı karşıyaysanız, sorunun kendisi yerine potansiyel çözümler hakkında konuşmayı deneyin. Mevcut olumsuz konular ve ne kadar önemli oldukları hakkında personel toplantıları veya aile toplantıları yapmayın; bunun yerine, çözümleri nasıl uygulamayı planladığınızla ilgili toplantılar yapın. Ekip üyelerinin veya kendinizin sürekli şikayet etmesine izin vermeyin. Bunun yerine, akranlarınızı motive edin ve yükseltin!

Bunun yerine, sorunun nasıl çözüleceği hakkında beyin fırtınası yaparak elde edebileceğimiz olumlu sonuçlara vurgu yapın. İlerledikçe, ilerlemenizi izleyebilmeniz için potansiyel çözümlerden bazılarını kağıda not edin.

4. Pozitif İnsanlardan İlham Alın

Pozitif insanlarla muhabbet etmeniz olumlu tutum için vazgeçilmezdir.

Pozitif insanlarla muhabbet etmeniz olumlu tutum için vazgeçilmezdir. Düşünceleriniz her zaman kendi çıkar yollarına dayanacaktır. Bu nedenle, endişelenmeye başlarsanız kaygan bir eğim olabilir. Olumlu fikirler zihninizi tekrar yoluna koyabilir ve olumlu fikirler almak için iyimser insanlarla konuşun.

Koşullar  sizi mağlup hissettirdiğinde, tanıdığınız bir arkadaşınız veya ailenizle görüşün. Sizi olumlu sözleriyle cesaretlendirecektir. Bu mümkün değilse, iyi bir kendi kendine yardım kitabı almak ve olumsuz durumlarda nasıl hakim olacağınıza dair ipuçlarını okumak bile zihninizi daha iyi bir yönde düşünmenizi sağlayacaktır.

5. Bereketlerinizi Sayın

Bir problem üzerinde durmak zaman harcamak asla yardımcı olmaz. Bununla birlikte, sorununuzu nasıl çözeceğiniz konusunda kaybolsanız bile, kariyerinizde veya genel olarak hayatınızda odaklanabileceğiniz başka iyi şeyler de olabilir.

Bu, bir barış duygusu getirebilir ve hayatınızdaki olumsuz sorunları nasıl çözeceğiniz üzerinde çalışırken zihninizi daha sakin bir duruma getirmeye yardımcı olabilir. Bu aynı zamanda uzun vadeli hedeflerinizle ilgili dünyadaki tüm farkları yaratan dışarıdan ziyade içeriden olumlu bir tavır oluşmasını sağlar. En kötü ihtimalle, kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır!

Zorluklar Sizi Yıldırmasın – Tecrübenin Kalemi Yazıları >>

6. Zaman Akmaya Devam Ediyor

Neredeyse her berbat durum sonunda geçer ve hayat normale döner. Olumsuz bir durumla karşılaşırsanız, zamanın sürdüğünü hatırlatmak genellikle yararlı olur. Bu, özellikle bir işinizi kaybettiyseniz veya bir ayrılma veya boşanma yaşadıysanız geçerlidir. Zaman sonunda kırık kalbinizi iyileştirecek ve şüphesiz başka bir iş bulacaksınız ve belki de kaybettiğinizden daha iyi gibi olacaksınız. Hayat genellikle dağlardan ve vadilerden oluşur. Vadideki zamanınızın kalıcı olmadığını söylemek, olumlu bir tavra geri dönmenize yardımcı olmak için uzun bir yol kat edebilir.

7. Zihninizi Güçlendirin

Olumlu tutum için güçlü bir zihin gerekir.

Olumlu tutum için güçlü bir zihin gerekir. Düşüncelerinizi geliştirmek için yapabileceğiniz her şey, stresli durumlarla karşılaştığınızda size son derece yardımcı olacaktır. Mümkünse, ruhunuzu, bedeninizi ve zihninizi beslemek için kendinize günde en az bir saat verin. Bunu meditasyon yapmak, ilham verici kitaplar veya makaleler okumak, hatta bir yoga dersine katılmak gibi çeşitli şekillerde yapabilirsiniz.

Olumsuz düşüncelerin sizin için şekillenmesine izin vermek yerine bakış açılarınızı şekillendirdiğinizden emin olmak için, zihninizi güçlendirmeye aktif olarak katılmalısınız. Bu da olumlu bir tavra yol açacak ve probleminizle başa çıkmayı kolaylaştıracaktır.

8. Kişisel Gelişim Odaklı Olun

Kurslara kaydolmak veya diyet ve egzersiz yoluyla kendinizi geliştirmek isteyen aktiviteler her zaman genişlemenizi sağlayan aktivitelerdir. Ve bu da daha yüksek bir özgüven seviyesine yol açar. Bu, hayatınızdaki olumsuz durumları dengelemek için mükemmel bir yoldur. Size bir başarı hissi verecektir.

Ayrıca, iş dünyasındaki başarı düzeyiniz gibi dış etkenlerden ziyade, bir kişi olarak kim olduğunuza olan güveninizi köklendirmek de çok önemlidir. Kişisel gelişimden en iyi şekilde yararlanmak için kendinize bağlanmanın ek yollarını bulun. Gönüllü çalışma, yerel bir kuruluşa katılma veya profesyonelce nasıl çalıştığınıza bakılmaksızın değerinizi tanımak için ne gerekiyorsa yapın.

Geleceğe Tutunmanızı Sağlayacak Araç >>

9. Her Zaman Olumlu Bir Tutum Sağlayın

Kendinizi çevrenizdeki ortamla tanımlamamak için elinizden gelenin en iyisini yapın. Sürekli olumsuz bir atmosferde iseniz, olumlu bir tutum sürdürmek genellikle zordur. Örneğin, işinizden küçültülmekten endişe ediyorsanız, çalışma durumunuzun kim olduğunuzu kişi olarak tanımlamadığını kendinize hatırlatın.

Patronunuz veya bir iş arkadaşınız sizi sürekli olarak yere bıraktığı için hayatınızın iyi gitmediğini düşünüyorsanız, genellikle başkalarını seçen insanların güvensiz olduğunu unutmayın. Başkalarının eylemleri sizi yansıtmaz, bunun yerine bu eylemler sadece olumsuz tutumlarının bir belirtisidir. Her zaman olumlu bir tutum sergilemeyi unutmayın.

Sonuç

Neredeyse herkes asla değişmeyeceğini düşündüğü koşullardan geçer. “Çok fazla sert olsa bile kış sonsuza dek sürmez.” diyen eski bir söz vardır. Başka bir deyişle, şu anda probleminizin cevabı olmasa bile.

Bu şekilde, hayatın yoluna çıkan her şeyle başa çıkmak için daha donanımlı hissedeceksiniz. Kötü koşulların sizi tanımlamasına asla izin vermeyin. Olumlu tutumunuzu canlı tutun. Sonunda hayatınızı normale döndürecek ve tekrar kendiniz gibi hissedeceksiniz.

Hayata daha iyi bir bakış açısı elde etmek için bu ipuçlarını nasıl kullanacaksınız? Aşağıdaki yorumlar bölümünü kullanın ve bize bildirin!

Adım Adım Mutluluk Klavuzu >>

Olumlu zihinsel tutum nasıl yetiştirilir? Pozitif olmak mümkün mü? Ya da negatif tutumdan nasıl çıkarız? Çevremizde o kadar çok materyal ve içerik var ki, hayatta başarılı olmanız için nasıl olumlu olmanız gerektiğine dair temel unsurlar bulmak çok zor. Peki tüm bu negatiflikler içinde olumlu bir zihin nasıl yetiştirilir?

Sansasyonel forumlarda, seminerlerde ve konferanslarda bize yardımcı olabilecek kişisel gelişim koçları tarafından bize verilen gizli ipuçlarına ve tavsiyelere inanmak için çaba harcıyor olabilirsiniz. Bu tür sahne eğitimcileri o kadar cilalanmış ve istekli görünüyorlardı ki, düşüncelerimizi yardımları olmadan değiştirebilmemiz için direnmek zor. Peki gerçekten böyle mi?

Olumlu Bir Zihniyet Nasıl Yetiştirilir?

Olumlu zihinsel tutum hakkında söylenen zorluklar gerçekten doğru mu? Zihniyetinizi tersine çevirmek için yaşam tasarruflarınızı bir koçla feda etmeniz gerekmez. Bu adım adım kılavuz sayesinde, bugün içinizde olumlu bir zihniyet geliştirmeye başlamak için içinizdeki tüm malzemelere ve etrafınızdaki fırsatlara zaten sahip olduğunuzu fark edeceksiniz.

  1. Bazen Olumsuz Duyguların Seni Sarmasına İzin Ver

Her şeyde pozitif olmaya çalışmayı kesin. Olumlu zihinsel tutum için bazen olumsuz ruh haliniz de gereklidir. Çok yorucu, gerçekçi olmayan bir beklenti olsa bile. Ne düşünmeniz gerektiği konusunda herkesin tavsiyelerini dinlemeyi bırakınız. Bir şey hakkında nasıl hissetmek istediğinize karar verirken dizginleri geri alın.

Ayrıca, herkesin yanında olmak istediği kişi olmaya başlayacaksınız. Her zaman pozitif olmak, kendini insan olmaktan alıkoymaya çalışıyor. Olumlu ve olumsuz duyguların tam bir spektrumunu hissetme yetkinliğiyle doğduk.

Hoş olmayan duyguların ilk acı hissini hissetmek için kendinize zaman ve mekan bıraktığınızda, yoğunluklarını azaltıyor ve bunların süresi kısalıyor. O zaman, düşüncelerinizi yönlendirmeye başlamak ve size daha iyi hizmet edecek bir yöne odaklanmak için daha fazla alanınız var.

Olumlu Düşünmen İçin Seni Motive Edecek 28 Söz >>

  1. Geri Bildirim Arayarak Mevcut Zihniyetinizin Farkındalığını Artırın

Güvendiğiniz geri bildirimler, doğru ve adil bir şekilde objektif olacaktır, onlara sadece siz olmaktan ne kadar pozitif ve canlandırıcı enerji yaşayabileceklerini sorun. Ayrıca, zihniyetinizin size yardımcı olmak yerine sizi nasıl engellediğini hissetmelerine ilişkin örnekler sunabileceklerini sorun. Başkalarından geri bildirim istemek zor bir adım olabilir. Bunu yaparak değişimi düşündüğünüzü gösteriyorsunuz.

Kime sorduğunuza bakılmaksızın, yargı veya görüşler almak istemediğinizi unutmayın. Onlardan gözlemlerini ve deneyimlerini sizinle paylaşmalarını istiyorsun. Alıştırma, daha derin bir iç görü kazanmanıza yardımcı olacak ve değişiklik yapma konusunda nereden başlayacağınızı seçmenize yardımcı olacaktır. Geri bildirimleri için onlara teşekkür edin ve bunları geri dönüp daha sonra gözden geçireceğiniz şekilde zihninize kaydedin.

  1. Yardımcı Olmayan Düşünceleri ve Dili Tanıyın, Onları Yeniden Kurgulayın

Kendinizi cümlenin ortasında yakalamaktan çekinmeyin ve sözlerinizi ve dilinizi yeniden düzenlemek için çalışın. Kendini yakalayabilmek bir beceridir, ancak pratikle çevik olabilirsin. Karşılaştığınız yararsız düşüncelere geri dönün ve kafanızda kaybolan engelleme diyaloğunda ufak değişiklikler yapıp yapamayacağınıza bakın.

Farklı kelimelerin sizi nasıl hissettirdiği konusundaki farka dikkat edin. Farklı cümlelerin sizi nasıl hissettirdiğine ve başkalarının size nasıl yanıt verdiğindeki farkını aramaya dikkat edin. Kendinize konuşma şeklinizle bir arkadaşınızla veya çocuğunuzla konuşup konuşmayacağınızı sormak, dilinizin size karşı nasıl çalıştığı konusunda inanılmaz bir öz farkındalık yaratabilir.

Zor Zamanlarda Olumlu Tutumunuzu Nasıl Korursunuz? >>

  1. Olumlu Zihniyetinizin Tohumlarını Dikmek İçin Durumları Dikkatlice Seçin

Olumlu zihinsel tutum konusunda, başlamak için basit bir adım atın. Hayatınızda yalnızca daha fazla olumlu davranış ve / veya dil değişikliği yapabileceğinizi düşündüğünüz bir veya iki bağlam seçin. Yapmanız gereken şeyleri hissettiğiniz veya söylendiği durumlarla başlamaktan kaçının. ‘Olmalı’ beklenti ağırlıklı bir kelimedir. Ne yapabileceğini, olabileceğini veya söyleyeceğini biliyordun ve yapmamayı seçtin. Bu ağır şeyler! Olumlu bir zihniyet geliştirmeyi denemek için aslında en iyi başlangıç noktası bu değil. Kınama damgasıyla lekelenen durumlardan gelişmeye çalışmak her zaman daha da zor geliyor.

Kısa sürede büyük bir zihniyet dönüşü yapmaya çalışmaktan kaçının. Muhtemelen yükseltilmiş göz kaşları ve gerçek olmayan olma etiketi ile karşılanacaksınız. Kayınvalideniz habersiz geldiğinde ve saatlerce kaldığında rahatsız edilmemek, başlamak için çok büyük bir zihniyet mücadelesi olabilir. Bir ağaç fidesinin savaşma şansına sahip olması için iyi bir toprak temeline ihtiyaç duyması gibi, tarafsız bir durum size pozitif zihniyetinizi geliştirmek için iyi bir temel sağlayacaktır. Günlük yaşamınızda kendini tekrarlayabilecek basit bir durum düşünün:

Basit davranışları veya dil ayarlamalarını test edemeyeceğiniz – duygusal ve zihinsel olarak kayıtsız olduğunuz bağlamları seçin. Yeni pozitif zihniyet stratejilerini test etmek için yelken açabileceğiniz sakin sabit suları arıyor ve ardından insanların baskılarınıza ve beklentileriniz olmadan değişikliklerine nasıl tepki verdiklerini gözlemliyorsunuz.

  1. Hayran Olduğunuz İnsanların Olumlu Zihniyetlerini İnceleyin, Ancak Kendi Hedeflerinizi Belirleyin

Olumlu zihinsel tutum için sıradaki püf noktamız, incelemek üzerine. Artık değişiklik yapmaya başlamak için bağlamınızı seçtiniz. Şimdi ne gibi değişiklikler yapacağınıza karar vermeniz gerekiyor. Beyin fırtınası olanakları mevcut zihniyetinizden zorlayıcı olabilir. Basitleştirin. İpuçları ve önerileriniz için kendi dışınıza bakın.

İnsanların davranışlarını, dillerini ve aksiliklere ve sıkıntılara nasıl tepki verdiklerini gözlemleyin. Onları yakından izleyin. Şimdi, benzer durumlarda normalde nasıl tepki verdiğinizle ne yaptıklarını karşılaştırın.

Umutsuz Kaldığında Bile Olumlu Düşünebilmenin 5 Yolu >>

  1. Birleşik Düşünceleriniz ve Aksiyonlarınızla Daha Olumlu Enerji Dağıtın

Kendinizi değiştirmeye odaklanmaya çok fazla zaman harcamak sizi raydan çıkarabilir. Özellikle 7/24 iç içe yansıma egzersizi yapmaya çalışıyorsanız yorucu! Bu fikri atlat ve bir kez daha odağını dışa doğru çevir. Etrafınızdakilerin duygusal ya da zihinsel yardımlarla yapabileceğini düşündüğünüzlere bakın. Sadece başkalarına yardım etmekle kalmayacaksın, aynı zamanda kendine de çok fayda sağlayacaksın.

Aslında araştırmacılar vermenin aslında almaktan daha duygusal ve psikolojik olarak tatmin edici olabileceğini buldu. Sinirsel aktiviteyi fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme ile inceleyen çalışmaları, yardım alanların stresle ilgili aktiviteler yaşadıklarını ve bazı beyin bölümlerinde ödülle ilgili aktivitelerin yardım verenlere göre daha yüksek olduğunu göstermiştir.

Düşüncelerinize ve eylemlerinize cömert olmak, yalnızca kendi bilişsel bataklığınızdan bir mola vermekle kalmaz. Başlangıç için bir şeyler hakkında iyi hissetmek için momentumunuza başlayabilir. Yuvarlandığınızda, içeriden onarım işi yapmaya başlamak için daha iyi bir yerdesiniz.

  1. Sağlıksız Eş ya da Bağımlı İlişkilere Karşı Dikkat Edin

İhtiyaç duyulması iyi hissettirse de, çok fazla bağımlı olmak tehlikeli olabilir. Destek, bakım ve anlayışı deneyimlemenin yetersiz kaldığı ilişkileri sürdürmek, öz saygımızı kırmaktır. Bu gibi ilişkilerde disfonksiyonel tutum ve düşünce kalıpları geliştirmeye, depresyon ve diğer ruh sağlığı rahatsızlıklarını geliştirmek için daha fazla fırsat yaratmaya meyilliyiz.

Empatik ve destekleyici olmak bir başka, kendinizi duygusal ve zihinsel bir çöplük haline getirmek bir başka şeydir. Aslında, araştırmalar uzun vadeli olumsuz ilişkilerin sürdürülmesinin ciddi fiziksel hastalıklara yol açabileceğini göstermiştir.

İlişkilerinizdeki bu tür dinamikleri sökmeye başlamak ilk başta zor hissedecektir. Bununla birlikte, özgürleştirici bir özgürlük hissi, organik olarak zihniyetinizde yüzmek için olumlu düşünceler, fikirler ve olasılıkları otomatik olarak temizler.

Kahkahanın Faydaları >>

Zor zamanlarımızdaki en güçlü motivasyon kaynağımız nedir? Engellere bakış açımız nasıl olmalı? Vizyon, yani geleceğe bakış nedir? Hayata tutunmak için neler yapabiliriz? Tüm bu sorular ile boğuşuyorsanız, hayatınızdaki zorluklara rağmen geleceğe karşı bir bakış açısı oluşturmaya çalışıyorsunuz demektir. O zaman gelin bu soruların cevabına birlikte bakalım.

Sizi Zor Zamanlarınızda Ayakta Tutacak Motivasyon Kaynağı

Bahsedeceğimiz konu, birçok insanın ilk zorluklarda, ilk “Hayır”larından sonra vazgeçmelerinin, birkaç olumsuz cevaptan sonra ellerindeki fırsatları bırakmalarının belki de en önemli nedeni konumundadır. Herhangi bir işte başarı için, 2 ile 4 sene emek verilmesi gerektiği, insanlar tarafından gözden kaçırılmaktadır. Bir söz vardır;

“Geleceğimizi düşünmek daha iyidir, çünkü hayatımızın geri kalanını gelecekte yaşayacağız…’’

Bu cümleler insanların çoğu için birkaç kelimeden başka bir anlam taşımaz. Çünkü kendilerini sadece “bugün” ile meşgul hale getirmişler. Başka bir ihtimalle, rüyada yaşıyorlar ama rüyaları için hiçbir şey yapmadan. Bunun için rüyaları iyi şekilde belirlenmemiştir. Ve rüyalarına ulaşmaktan da çok uzaktırlar. Ama gelecek için bu düşünce yanlıştır.

Sıradan olmayı reddetme nedenimiz

Neden pozitif bir düşünce ile (Devletler, Milletler, Şirketler, Organizasyonlar, Yaşlılar Ve Gençler Bizlerin Her Biri İçin) dünyada etkili olmayı istiyoruz? Bu çok önemli temel bir hayaldir. Bu gerçek 1973 yılında Vietnam Savaşının bittiği zamanlarda araştırılmaya başlanmış. Opet enerji buhranının kontrolünü ele almıştı. Vatergate’in perişanlığı en üst seviyedeydi. Enflasyon dünyada kontrolden çıkmıştı. İnsanların çoğu (şirketlerin müdürlerinden işçilerine kadar) çalışma koşulları zor olduğundan geleceği düşünmeleri onlar için imkansız ve anlamsız bir hale gelmişti.

Ama bu buhranın ortasında üç değişik bilim adamının eserleri karşımıza çıkar. Ki onlar şunu göstermişler bu durumda; ters ve pozitif düşünce, akıllılıktır. Bu bilim adamlarının her biri kendi metotlarıyla gelecek için düşünmemiz ve hayal etmemiz için bizi ikna edebilirler. Gerçek şu ki;

“Gelecek için en güçlü motive, pozitif bir bakıştır.”

Anlamlı Karikatürler – Pozitif Düşünme >>

Şimdi bir yolculuk yapacağız

İşimizi, ailemizi ve hayatımızı daha faydalı ve anlamlı kılmak için nasıl faydalanabiliriz?

İşimizi, ailemizi ve hayatımızı daha faydalı ve anlamlı kılmak için nasıl faydalanabiliriz?Yolculuğumuza başlıyoruz. Yetenekli Hollanda’lı bir bilim adamı olan Fred Polark “Geleceğin Görüntüsü” adlı kitabını (Atina’da)yazdı. Polark milletlerin itibarı olan geleceğin görüntüsüne çok önem veriyordu. Onun anlattığı konu aynen yumurta ve tavuğun hikayesidir;

Bunu anlayabilmek için birçok milletin edebiyatını araştırdı (antik çağ ve modern çağ). Bunun için onların pozitif düşünmeleri şimdi ki yaşamlarında etkili olmuş. Onun bulduğu şey  Atina’da Partenon Sarayı’nda gerçekleşmiştir. Partenon geçmişte mimarların akıllarının göstergesiydi. Sonra Yunanlılar geleceklerinin kültürünü onda hayal ettiler. Bu kadar şey nasıl olabildi? Sonra rüyalarını güçlü bir şeye değiştirdiler. “BAKIŞ!” Polark’ın bulduğu şey şudur;

‘’Önemli bakışlar, önemli başarılardan daha önemlidirler.’’

O, farklı farklı numunelerden aynı olguları bulmuştur. Önce liderler gelecekten sağlam bir görüntü gösterdiler. Sonra toplumlar bu görüntüyü kabul edip onları desteklediler. Daha sonra bunlar hep birlikte o görüntüyü gerçekleştirdiler. 2500 yıl önce bu görüntü Yunanistan da gerçekleştirildi. Bu olay Roma’da da oldu ya da İspanya’da Venezuella, İngiltere ve Fransa’da da. Aynı olgu Amerika’da da oldu. Şimdi bu olguyu tüm dünyada görebiliriz. Batı Avrupa’dan Büyük Okyanus’un sahillerine kadar.

Gerçekten onlar ırmakların tam tersi yönünde hareket ettiler. Onlarda olan tek şey, gelecek için derin bir bakış açılarıdır. Başarılı olmalarının temel unsuru şuymuş. Bu unsur tek değil ama birincisidir;

‘’Bakışı olan milletler başarılıdırlar. Bakışı olmayan milletler ise tehlikededir.’’

Fred Polark’ın kitabı her ne kadar milletler için geçerli ise bir o kadar da çocuklar için geçerlidir. Çocukların gelecekleri tam olarak şu an ki bakış açılarına bağlıdır.

Başarılı kişilerin seçiminde IQ ya da aile yapısı önemli değildir. Birçok başarılı insan yoksul ailelerden gelmiştir. Ve sosyal aktiviteleri de çok iyi değildir. IQ testinde de iyi bir derece almamışlar. Bazı başarısız insanların IQ ları özel insanlar gibidir. Peki burada ki temel fark nedir; tabii ki “Bakış Açısı”.

Hayatı Sevmek İçin 10 Neden >>

Gelecek hakkında derin bir bakış açısı

Tüm insanların ortak noktası gelecek hakkındaki derin bakış açılarıdır.

Tüm insanların ortak noktası gelecek hakkındaki derin bakış açılarıdır. Singer’in araştırmalarına göre (buradan daha iyi bir yer bulmak imkânsızdı) PS121 İlkokulu (Harlen Newyork). 1981 yılında Fujin Lenk mezuniyet balosunda bir konuşma yaptı. O, 1983 yılında bu okuldan mezun olmuştu. Şimdi o kendisini yetiştirmiş zengin birisiydi.

O, çocukların geleceğini ve sorunlarını çok endişe ederdi. Bundan dolayı onlara ümit vermeye karar vermişti. Fakat kürsüye çıkıp 6. Sınıf öğrencilerine, ailelerine ve arkadaşlarına baktığında anladı ki konuşmak onlar için faydalı olmayacaktı. Ve anında konuşmasını değiştirdi. Bu değişiklik ki o çocukların hayatlarını sonsuza kadar değiştirdi. Etkili konuşmasına bir iletişimle başladı. Ve kendi hikâyesini; Washington’da, Martin Luther King’in bir konferansında ki  “Benim Rüyam Var” adlı konuşmasını anlatarak başladı. 6. Sınıf öğrencilerine dedi ki;

“Herkesin rüyası olması gerekir. Sizin rüyalarınız önemlidir. Çünkü geleceğinizi belirleyecek. Ve eğitim o geleceğin ana hatlarıdır.”

O, ortaokul, lise ve üniversite hakkında konuştu. Üniversiteyi anlattığında anladı ki çocukların çoğu için Üniversite ulaşılamayacak bir yerdir.  “Bunun için üniversiteye gidemeyeceğinizi düşünmeyin. Çünkü gidebilirsiniz.” Sonra orada 6. Sınıf öğrencilerine aile ve arkadaşlarının yanında söz verdi. Liseyi bitiren öğrencilere kendi eğitim bursu verecekti. Orada 6. Sınıf öğrencileri toplantıya katılmadan önce biliyorlardı ki, üniversiteye gitmek için hiçbir umutları yoktu.

Kısa Hikayeler – Kozadan Çıkan Kelebek >>

Bir anda bu sözle karşılaştılar

Fakat Lenk’in ve organizasyonunun yardımıyla 6. Sınıfta ki 52 kişinin 48’i liseyi bitirdiler.

Lenk çocukların alkışları arasında yerine oturdu. Lenk bursları veremeyeceğini biliyordu. Bunu çözmesi için bir yol çizmesi lazımdı. Destek toplamak için bir organizasyon kurdu. Aileler, öğretmenler ve sosyal grupları bir araya topladı ki çocuklar üniversiteye gidebileceklerine emin olabilsinler. O okulun geçmişinden biliyordu ki sadece %25’i liseyi bitirebilecek. Ve %25’lik gruptan hiç kimse üniversiteye gidemeyecek.

Fakat Lenk’in ve organizasyonunun yardımıyla 6. Sınıfta ki 52 kişinin 48’i liseyi bitirdiler. 48 kişiden 40’ı ise üniversiteye gittiler. Burada PS121 okulunu görüyoruz ki Benjamin Singer’in anlattığı şeyler gerçekleşmiş. Çocuğun bakış gücü toplumun yardımıyla iktisadi ve tarihi sorunlara hâkim olur ve kazanır. Ve çocuklara da iyi bir motive verir ki yüksek başarılara ulaşsınlar.

Çocuklarımıza sorduğumuzda gelecekte ne yapmak istiyorsun diye, onlara yardım etmiş oluruz. Ki önemli konular hakkında düşüne bilsinler. Hiçbir zaman cevaplarını önemsememezlik yapmayın. Hatta düşünceleri her hafta farklı farklı olsa bile. Çocuklarımızı dinlediğimiz zaman gelecek hakkında ki rüyalarının önemli olduğunu gösteririz. Ve bizim önem vermemiz,  özgüvenlerini kazanmalarına yardımcı olur. Yeteneklerini ortaya çıkarırlar ki geleceklerini kursunlar. Milletler ve çocuklar arasında benzer özellikler görürüz. Benzer güçler. BAKIŞIN GÜCÜ!..

Özgüvenim Düşük, Ne Yapmalıyım? >>

Yanmak üzere olan bir insan

2.dünya savaşında milyonlarca insan (çoğu Yahudi, Polonya’lı ve Rus) bir toplama kampında öldüler.

2.dünya savaşında milyonlarca insan (çoğu Yahudi, Polonya’lı ve Rus) bir toplama kampında öldüler. Viktor Frankel (Viyana’da yaşayan Yahudi bir Psikolog) Ashuits’te bir araştırma yaptı ve o burada kendi cevaplarını buldu. Ashuits’te araştırma yapmasının sebebi en zor durumlarda “Bakışın Gücü”ydü.

Düşünce Değişimi Zamanı >>

2. Dünya Savaşında Naziler tırlarla onu ve binlerce kişiyi bu yeryüzündeki cehenneme getirmişler. Buraya getirildiğinde kendisi için üç tane ana hedef koymuş;

Şunu bir düşünün; “Yakılmayla yüz yüze olan bir insan, öğrenmeyi düşünüyor.” Frankel üç hedefine de ulaştı. Savaştan sonra Viyana’ya döndü ve kendi kitabını (İnsan Anlam Peşinde) yayınladı. Kendi gördüklerini ve öğrendiklerini açıkladı. Frankel kitabında toplama kampına getirilen insanların çoğunun anında idam edildiklerini yazdı. Ama Frankel’in odağı zor durumda bile iş yapmaktaydı.

Milyonlarca insan öldü. Ama sağ kalanlar içerisinde Frankel ortak bir nokta buldu. Bu ortak nokta, onların hayatta kalmaları için yeterliydi.’’Tüm hayatta kalan insanların gelecekte yapacakları çok önemli işleri vardı ve onları yapmaları gerekiyordu.’’ Tekrar hatırlayalım;

‘’Tüm sağ kalan insanların gelecekte önemli işleri vardı ki yapmaları gerekiyordu.’’

Burada aynı olguyu görürüz; İnanılmaz zorluklarla karşılaşabilmek için geleceğe BAKIŞIN GÜCÜ!.. Bu konuyu Frankel’in bir hikâyesi ile anlatabiliriz;

“İki kişi kendilerini öldürmek istiyorlar. Bu orada normal bir şeydi. Arkadaşları onlara geleceği hatırlatarak, ölümden kurtardılar. Birisi için geleceği çocuğuydu ki onu çok seviyordu. Ve çocuğu yabancı bir ülkede onu bekliyordu. Diğeri için ise gelecek bir kişi değildi. O da yazardı. Bazı kitaplarını henüz bitiremeden buraya getirilmişti. O kitapları, ondan başkası da bitiremezdi. Gelecek hakkında ki sorumluluklarını hissettikten sonra, geleceklerini kabul ettiler.”

Vizyon Nedir? Misyon Nedir? >>

Farklı düşünmek gerekiyor, ne olursa olsun! Yine Frankel bir hikayesinde şunları anlatıyor;

“Gerçekten göz yaşartıcı zor durumlarda ben kötü yaşamımızın küçük ayrıntılarını düşündüm. Bu gece yemekte ne verecekler? Eğer fazladan bir sosis verseler onu ekmekle değiştirsem olmaz mı? Acaba iki hafta önceden cebimde kalan bir dal sigaramı çorba ile değiştirsem daha iyi olmaz mı? Ayakkabı bağcıklarımın yerine kablo bulmayı nasıl başarırım? Kim bana yardım edebilir? Bu kadar yürümek yerine daha iyi yerde bir iş bulabilir miyim?

Her gün her saat bunları düşündüğüm için kendimden nefret ediyordum. Düşüncemi zorla başka bir tarafa yönlendirdim. Bir anda kendimi sıcak ve ışıklı bir konferans salonunda gördüm. Karşımda insanlar dikkatle benim konuşmamı dinliyorlardı. Burada yaşadığım şeyler hakkında konuşuyordum. Bu şekilde düşüncemi kötü düşüncelerden kurtardım.’’

Şimdi o, onları geçmişin bir parçası olarak biliyordu. Frankel’in anlatmak istediği şey belli.  Aynı şekilde sizin için de gelecekte yapacağınız bir işin olması gereklidir. Geleceğe pozitif bakmalıyız. Hayatımıza anlamı aslında bu kadar. Bu insanın özelliğidir, geleceği görerek hayatta kalabilir. Ve bu hayatın en zor durumlarından kurtulmanın tek yoludur.

“Bakış; rüya ve yapının sonucudur.”

Geleceğe karşı bir bakış açısı oluşturmak hakkında yazımızı beğendiniz mi? Siz de hayatınızdaki zor zamanlarınızda, kendinizi motive etmek için neler yaptığınızı, tecrübelerinizi, binlerce networkokulu.net takipçisi ile paylaşabilirsiniz.

Hayata Bakış Açınızı Değiştirecek Film Önerileri >>

Corona virüs günlerinde, kendinizi nasıl olumlu hissederseniz? Yaşamakta olduğumuz salgın günlerinde, sosyal izolasyonu sağlamamız hayati derecede önem arz etmektedir. Çünkü salgın, üstsel olarak yayılma göstermektedir. Bir kişinin binlerce kişiye salgını bulaştırabileceğini bilmeliyiz.

Peki sosyal izolasyon nedir? Sosyal izolasyon, kişinin kendisini bir süreliğine toplumdan uzaklaştırmasıdır. Havadan bulaşabilecek hastalıklara karşı, festival, fuar, konser gibi etkinliklerin yasaklanmasını içerir. Tüm bunlar, alışkın olmasak da toplum sağlığı için inanılmaz derecede önemlidir. Peki bu corona virüs nedeniyle sosyal izolasyon yaşadığımız günlerimizi nasıl olumlu geçirebiliriz?

Corona Virüs Günlerinde Olumlu Hissetmenizi Sağlayacak 9 Öneri

İnsanoğlu diğer canlılardan farklı olarak sosyal bir varlıktır. Sevdikleriyle buluşmayı, birlikte yemek yemeyi, gezmeyi, eğlenmeyi, vakit geçirmeyi ister. Ancak bunlara biraz ara vermek zorunda kaldık. Hepimiz bu salgını önlemek konusunda önlemlerimizi alıyoruz. Evlerimizden çıkmamaya azami ölçüde dikkat ediyoruz.

Bu sürecin ne kadar süreceği konusunda tam bir bilgi yok. Kesin olan şey bizim evde bir süre vakit geçirecek olmamız. Ne kadar canımız sıkılsa da, endişelensek veya strese girsek de bu süreci ancak bu şekilde atlatabileceğimiz konusunda tüm otoriteler hemfikir. Biz de evimizde geçireceğimiz bu süreci nasıl daha olumlu geçirebileceğiniz üzerine bir araştırma yaptık. Ve herkese yararlı olabilecek 9 öneri bulduk. Dilerseniz şimdi bunları sizlerle paylaşalım:

Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı – Stephen Covey >>

Güvenilir kaynaklardan bilgi edinmeye özen gösterin

Bilinçli ve ayrıntılı bir araştırmadan sonra takip edeceğiniz kaynakları ortaya çıkarın.

İnsan, meraklı bir varlıktır. Karşı karşıya kaldığı tehlike hakkında anında bilgi edinmek ister. Bundan daha normal bir davranış yoktur. Ancak internet kullanıcısı o kadar fazla ki, şu an dünya genelinde bu sayı üç buçuk milyar insana ulaşmış durumdadır. Herkes bir cümle yazsa bile nasıl bir bilgi karmaşası yaşanacağını siz düşünün.

Yeni ortaya çıkan COVID-19 virüsü hakkında herkes bir şeyler söylüyor. Virüsün belirtileri hakkında olur olmadık her şeyi yazıyorlar. Bilinçli ve ayrıntılı bir araştırmadan sonra takip edeceğiniz kaynakları ortaya çıkarın. Ara ara diğer kaynakları da kontrol etmekte fayda var. Analiz etme imkanınız olacaktır. Sağlık Bakanlığı‘nın günlük verileri gibi resmi makamlardan verilen bilgiler ile yol almak en iyisi olacaktır. Resmi makamlardan alacağınız bilgi sizin, endişelerinizi ve kaygılarınızı biraz olsun azaltacaktır.

Dünya Sağlık Örgütü >>

Kendinize iyi bakın

Evet, kendinize iyi bakın.

Evet, kendinize iyi bakın. Hastalıkların bir kısmı da bağışıklığınızın kuvvetli olmamasından kaynaklanabilmektedir. Bu nedenle bağışıklığınızı güçlendirici besinler tüketmenizde fayda var. Evdesiniz, beslenme düzeninizi bir dengeye koyun. Kendinize sağlık yönünden iyi bakmak sadece sosyal izolasyon günleri için geçerli değildir. Güzel ve de yararlı bir alışkanlık geliştirebilirsiniz.

Peki sağlıklı bir beslenmeyi nasıl sağlayabilirsiniz? Sağlıklı yaşam kategorimizden sağlıklı beslenme trendleri ve daha bir çok geniş içeriğe ulaşabilirsiniz. Sağlıklı bir vücut sizin kendinizi çok daha olumlu hissetmenizi sağlayacaktır.

Sağlıklı Yaşam İçin Öneriler >>

Geçmişi hatırlayın, geleceği hayal edin

Geçmişe baktığınız zaman, hayatta her zaman sürpriz sorunlar ya da sıkıntılı günler yaşanmış, yine yaşanacaktır.

Geçmişe baktığınız zaman, hayatta her zaman sürpriz sorunlar ya da sıkıntılı günler yaşanmış, yine yaşanacaktır. Büyük salgınlar yaşanmış, yine büyük savaşlar olmuştur. Ancak hepsi de bir süre sonra bitmiş, yeni bir başlangıç yapılmıştır. Bu nedenle endişelerimizin yersiz olduğunu belirtmek istiyoruz. Tabii ki endişe olacak, ancak bu sizin hayatınız mahvetmesin. Buna izin vermeyin.

Olumlu düşünmek için kendinizi zorlamalısınız. Zor günlerinizde ileriye dönük bir bakış açısı oluşturmak sizleri, geleceğe daha sıkı bağlayacaktır. Başarılı insanların hayatlarına baktığınız zaman, sadece şu ana odaklanmadıklarını, aynı zamanda geleceği düşünerek hareket ettiklerini görebilirsiniz.

Zor Zamanlarınız İçin Motivasyon Kaynağınız Bu >>

Yeni bir iş alanı araştırın

İşlerini zaten internet üzerinden yapan kişiler için değişen bir şey olmayacak, hatta daha da iyiye gidecekler.

Yeni bir uğraş sizin canınızı sıkacak gibi görünse de, bir süre sonra alışacağınız kesindir. Aynı spor salonlarına ilk defa gitmeniz, ilk defa dışarıda koşmaya başladığınız zaman gibidir. Yapmamak için kendinize milyonlarca bahane üretmeye başlarsınız. Ancak değişen dünya düzeni içerisinde, çalışma alanları da değişmektedir. İşlerini zaten internet üzerinden yapan kişiler için değişen bir şey olmayacak, hatta daha da iyiye gidecekler. Çünkü işleri fiziksel ortamda değil.

En büyük paraların, en büyük ticari hacmin, aracı kurumlarda olduğunu unutmamalısınız. Yeni bir alışkanlık oluşturmak sizi çok daha iyi hissettirecektir. Bunun için kendinize bir alan belirleyip, araştırma yaptıktan sonra, internet üzerinden satış yapmayı öğrenmeye başlayabilirsiniz.

Bir Girişimcilik Türü Olarak Network Marketing >>

Hobilerinizle uğraşın

Resim çizebilir, boyama ve el sanatları ile ilgilenebilirsiniz.

Artık hayatımız öyle bir hal aldı ki, oturup sevdiğimiz konularla ilgilenecek vakit bulamıyoruz. Küçükken kurduğumuz hayaller, yapmaktan ve oynamaktan zevk aldığımız oyunları bir düşünün. Hangi birine vakit ayırabiliyorsunuz? En iyi ihtimal ile bir tanesine belki.

Corona virüs nedeniyle izolasyon süreci içerisinde, hobileriniz ile ilgilenmek için çok vaktiniz olacak. Bu zamanı güzel değerlendirin. Nasıl mı? Sevdiğiniz kitapları okuyabilirsiniz. Hoşunuza giden veya sizi geliştirecek film önerilerinden filmler seçip izleyebilirsiniz. Belgeseller ile bilginizi artırabilirsiniz. Resim çizebilir, boyama ve el sanatları ile ilgilenebilirsiniz. Hatta kendinize bir iyilik yapıp sevdiklerinizle evde oyun oynayarak güzel vakit geçirebilirsiniz.

Evde Yapabileceğiniz 25 Aktivite >>

Korkularınızla barışın

Ancak yapılan araştırmalar, korkularınızın %87'sinin asla gerçekleşmediğini ortaya koymuştur.

COVID-19 virüsüne karşı duyduğunuz korku gayet normaldir. Hatta tüm dünya şu anda bu korkuyu sizlerle birlikte yaşamakta. Ancak sadece bahsettiğimiz konu bu değil. Hayattaki herhangi bir şeye karşı korkumuz olabilir. Şu andaki izolasyon sürecinde kendinizde bir denge düzeni oluşturmanız mümkün.

İnsanlar hayatta bir çok şeyden korkar. Ancak yapılan araştırmalar, korkularınızın %87’sinin asla gerçekleşmediğini ortaya koymuştur. Bu demek oluyor ki neyden korkuyorsanız % 87 ihtimal ile gerçekleşmeyecek. % 13’e takılı kalarak kendi hayatınızı zindan etmeyin. Hayatınızda dengeyi koruyun.

Kariyerinizde İlerlemek İçin Bu Filmleri İzleyin >>

Ruhsal sağlığınıza vakit ayırın

Ruhsal sağlığınızı düzene koymak, sizin endişe, kaygı ve korkularınız için tam bir antioksidan özelliği gösterir.

Sağlıklı beslenme konusunda hemfikiriz dimi? Bu sorunun cevabını “Evet” olarak varsayıyoruz. Aynı zamanda ufak ufak spor yaparak beden sağlığımızı tamamen düzene sokuyoruz. O zaman sıra ruhsal sağlığımızda.

Ruhsal sağlığınızı düzene koymak, sizin endişe, kaygı ve korkularınız için tam bir antioksidan özelliği gösterir. Her gün kendinize 30 dakikalık bir zaman dilimi ayırarak zihninizi temizleyebilirsiniz. Bu sizin daha odaklı olmanızı ve da verimli zaman geçirmenizi sağlayacaktır.

Olumlama Nedir? >>

Kontrol edebileceğiniz şeyler üzerine yoğunlaşın

Hayatta hep kontrol edemediğimiz şeyler üzerine yoğunlaştığımız için başarı trenini asla yakalayamıyoruz.

Hayatta hep kontrol edemediğimiz şeyler üzerine yoğunlaştığımız için başarı trenini asla yakalayamıyoruz. Ne geçmiş üzerinde, ne de gelecek üzerinde hiçbir etkimiz olmayacaktır. Çünkü düşüncelerimizde geçmektedir bu süreç. Bu nedenle neleri kontrol edebileceğinizi düşünmelisiniz.

Gelecek elbet bir gün gelecek. Asıl soru şu? Gelecek hızla bize doğru gelirken biz nasıl bir hazırlık yapmış olacağız. Yani 5 yıl sonra kendinizi nerede görüyorsunuz? Nerede olmak istiyorsunuz? Karar verin ve şu anda bunun için neleri yapabilirsiniz bunun planını yapın. Yapabilecekleriniz ile geleceğinizi şekillendirebilirsiniz.

Fikirlerinizi Ve Tutkunuzu Nasıl İşe Dönüştebilirsiniz? >>

Bol bol kitap okumaya özen gösterin

Kendinizi iyi hissettirecek, sizi olumlu bir havaya sokacak bir çok kitap bulabilirsiniz.

Kitap okumanın faydalarını saymakla bitiremezsiniz. Kendinizi iyi hissettirecek, sizi olumlu bir havaya sokacak bir çok kitap bulabilirsiniz. Farklı bakış açıları, farklı dünyalar görmek istiyorsanız, kitaplarınızın sayfaları arasında yolculuğa çıkabilirsiniz. Hem de bu yolculuk ücretsiz. En fantastik, en yaratıcı gezilerinizden biri olacaktır.

Ayrıca kelime haznenizi geliştirmek, kitap okumanın faydalarından sadece biridir. Öğrendiklerinizi, bakış açınızdan geçirerek kendi blog sayfanızda insanlarla da paylaşabilirsiniz. Bu nedenle bol bol kitap okuyun.

Kısa Hikayeler – Etkili İletişim İçin Bu Gerekli >>

Küçük bütçenin önemi azalttığını düşünmüyor musunuz? Sadece UPS’e sorun. Şirket sola dönüş yapmanın zaman ve paraya mal olduğunu anladı, bu yüzden sürücülerden mümkün olduğunca doğru dönüş yapmalarını istediler. Bu, 2010’da bu küçük ayarlama ile 20,4 milyon mil yoldan daha az yol yaptı.. Küçük değişim, büyük fark.

Harcama alışkanlıklarınızda küçük değişiklikler yapmak, düşündüğünüzden daha hızlı tasarruf etmenize yardımcı olabilir. Harcama alışkanlıklarınızdaki küçük bütçe indirimlerinden ve tasarruflarından tasarruf edebileceğiniz bu TL kesme örneklerini inceleyin.

  1. Dışarıda yemek seçenekleri

Restoranlar kategorilere ayrılır: hızlı (McDonald’s’ı düşünür), gündelik oturma (kafeler) ve kaliteli yemekler (şık kıyafet giyin!). Besin zinciri ne kadar yüksekse, o kadar fazla ödeme yaparsınız. Dışarıda dört kişilik bir akşam yemeği, ortalamanın üstünde bir mekanda size yaklaşık 100 – 200 TL’ye mal olacaktır. Bunun yerine daha uygun yerler seçebilirsiniz. Veya evde yapın, hem daha sağlıklı hem de ne yiyeceğinize istediğiniz gibi karar verebilirsiniz.

  1. Film geceleri

Hiçbir şey, gecenin en son gişe rekorunu kıran filmi bir arkadaşı ile izlemek gibi olamaz. Aynı zamanda bir cüzdan hırsızı da olabilir. İki biletin maliyeti, bir kova patlamış mısır  ve içecekler, bir korku filmi gibi hissetmenize neden olabilir. Filmi büyük ekranda görmeye ayarlandıysanız – bazıları bu şekilde daha iyidir – o zaman matineyi seçin ve önceden yiyin.

Ya da daha iyisi, Netflix’te evde kalarak büyük ekranı feda edin ve daha da fazla tasarruf edin. Markette atıştırmalıklar için birkaç TL harcayın ve maliyetin yarısından daha az bir fiyata harika bir film için hazırsınız!

  1. Kahve deliliği

Dürüst olalım. Bir kahvenin içeceği gün, bir şeye ateş eden, büyük bir Frappuccino’yu yudumlayana kadar başlamaz. O sabah ritüeli harcamayı kolayca 15 TL’ye çıkarabilir. Kahve dükkanını atlamak ve haftada iki kez bile kendi fincan kahvenizi demlemek ayda 120 TL tasarruf etmenizi sağlayabilir. Bu yüzüne bir gülümsemeye neden olabilir – kafeine gerek yok.

“Para Yönetimi Yapamıyor Musunuz? İşte Endişelerinizi Azaltacak 9 İpucu” makalemiz için >>

  1. Yolculuk tuzakları

Herkes bir yolculuğa bayılır. . . özellikle benzin istasyonlarındaki kasiyerler. Her lavabo molasında alışveriş yapmanızı severler, çünkü size bir şey satacaklar. Gazlı içecekler, tuzlu atıştırmalıklar ve bazı tatlılar satın alırsanız, her mola başına kolayca 10 TL kazanabilirsiniz. Yola çıkmadan önce markette stok yaparak para biriktirin ve piknik öğle yemeğinin tadını çıkartarak anılarınızı saklayın. Daha da fazla para kazanacaksın!

  1. Bir ay atlama

Genelde çek gibi saatlerde çek defterine çarpan alışverişlerde fazladan bir ay geçmeyi dene. Kendi tırnaklarını kendin yap (20 tl). Saçınızın dört yerine sekiz hafta (20 tl) uzamasına izin verin. Kuru temizlemeden önce bir veya iki kez bu kıyafeti kullanın (30 tl). Hiç çaba harcamadan kazanacağın 70 TL. İki aylık planınıza devam ederseniz yılda 840 TL tasarruf edebilirsiniz. Bir ay atlamak bankaya kadar tüm yolu atlamak olabilir!

Küçük Bütçe, Büyük Tasarruf Sağlıyor

Bütçe hazırlamak ve tutmak, kasa yerine büyük paralar kazandırabilecek diğer küçük değişiklikleri bulmanıza yardımcı olabilir. Ve kurtardığınız her küçük parça sizi para kazanmaya daha da yaklaştırıyor. Bu, uzun süre keyif alacağınız büyük bir fark oluşturabilir.

Siz tasarruf yapabiliyor musunuz veya planınızı nasıl yapıyorsunuz? Tecrübelerinizi yorum kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

“Bütçe Planı Yapmak İçin 14 Pratik İpucu” makalemiz için >>

Bir bireyin iş görüşmesine hazırlanması ve yapmış ol­duğu iş başvurusu iş hayatı için atılacak en büyük adım­lardan biridir. Ancak unutulmaması gereken nokta da doğru işin çok para kazanılan iş değil, kişinin bilgi ve yeteneklerini en iyi şekilde kullanabileceği ve yapmak­tan mutluluk duyacağı iş olduğudur. İnsanın hayatında en önemli kararlarından biri belki de en önemlisi, nasıl bir işte ve nasıl bir şirkette iş hayatına başlayacağıdır. Çünkü hayatımızın 20–25 yı­lını ve günümüzün 3/2’sini geçirdiğimiz yer ve bu yer­de yaptığımız iş, özel hayatımızdan psikolojimize kadar hem davranışlarımızı ve hem de aldığımız tüm kararları etkilemektedir. Bu sebeple iş hayatımıza “doğru işi” se­çerek başlamamızda fayda var.

Olumlu bir iş görüşmesi sonrasında iş ile ilgili kesin kararımızı verirken işin ve şirketin kendimiz için “doğ­ru” iş veya şirket olduğundan emin olmalıyız. Yanlış bir işte başlamak, iş hayatımızın ilk zamanlarını boşa geçir­memize ve belirli bir süreden sonra da iş değiştirmenin zor olmasından dolayı, günümüzün büyük bir kısmının tatminsiz ve mutsuz bir şekilde geçirmemize neden olur.

Şirketler açısından ise işe alma süreci yaptığı işin kalitesini gösteren önemli bir süreçtir. Bu nedenle, işe alınacak elemanların seçilmesinden iş teklifinin yapıldı­ğı süreye kadar geçen zaman içerisinde şirketin atacağı adımlar ve vereceği kararlarla kurum kültürüne uygun ve motivasyonlu elemanlar seçerek maddi olduğu ka­dar manevi olarak da kâr sağlar.

İş görüşmeleri grup ve bireysel mülâkatlar olarak iki ana şekilde yapılabilir. Hem grup hem de bireysel mülâ­katlarda çok çeşitli teknikler kullanılır.

İş görüşmesi denince akla ilk olarak iki kişi arasında geçen ve soru cevap şeklinde ilerleyen görüşmeler gelir. Bu tarz görüşmelere bireysel mülâkatlar denir. Ancak birden fazla görüşmecinin veya adayın bulunduğu top­lu mülakatlarda yapılmaktadır. Her iki görüşme çeşi­dindeki davranış ve tutumlar farklıdır ve biri için doğru olan diğeri için yanlış olabilmektedir.

Ancak unutulmaması gereken: Şirketlerin, adayların güçsüz veya eksik yönlerini tespit etmek üzere değil, kendileri için uygun bir çalışan seçmek üzere görüşme yaptıklarıdır.

Bireysel mülâkatlarda, şirketler bir aday ile iki-üç veya en fazla dört görüşme yapmaktadır. Alınacak kişi­nin, işin niteliğine ve pozisyona bağlı olarak bu görüş­me sayısı artabilmektedir.

İlk görüşme; adayın genel olarak tanınması, istekle­rinin ve yapısının aranan niteliklere uyup uymadığının anlaşılmaya çalışıldığı görüşmedir. Bu görüşmelerde, görüşme yapan kişi ya da kişiler adayı kendi hakkın­da konuşturmaya çalışır. Bunun yanında ilk görüşmede adaya firma ve iş hakkında kısa bilgi de verilir. Bu gö­rüşmeleri insan kaynakları tek başına yapabildiği gibi il­gili pozisyonun ilk amiri veya müdürü de katılabilir. Bu görüşmeler on beş-yirmi dakikalık kısa görüşmelerdir.

İlk görüşmede başarılı olan adayları daha detaylı tanımak için ikinci görüşmeler yapılır. Burada; adayın kendini tanıtması yanında firmanın, pozisyonun ve ya­pılacak işin niteliği ile ilgili konular üzerinde daha de­taylı konuşulur. Bunlar kırk beş dakika ile bir buçuk saat arasında sürebilen uzun mülâkatlardır.

Mülâkatlar sırasında hem şirketler için hem de aday­lar için adı konulmamış, yazılı olmayan bazı kurallar vardır. Her iki tarafında bunları bilmesi ve uygulaması ile görüşmedeki başarı şansı artar.

Yaklaşım Tarzınız

Kendine güvenen bir duruş ve yine güven telkin eden bir tokalaşmanın olumlu etkisini sakın unutmayın. Kendine güvenen, yaptığı işi bilen ve kaliteli bir aday olduğunuzu sözleriniz kadar duruşunuz ve konuşma­nızla da ifade etmelisiniz.

Ses tonunuz kolay duyulabilir ancak çok yüksek ol­mayan bir ses tonu olmalıdır. Ne yavaş ne de karşı ta­rafın sizi izlemesini zorlaştıracak kadar hızlı konuşun.

Konuşurken vücudunuzun ve yüzünüzün görüşme­ye katılanlara dönük olması ve göz temasının sağlanması siz konuşurken karşı tarafın dikkatinin size toplanması­na ve hem sizin hem de karşı tarafın konsantrasyonu­nun bozulmasına engel olur.

Rahat ve dik bir şekilde oturun. Aşırı mimik veya el kol hareketlerinden kaçının.

Konuya göre yüz ifadenizi ayarlayın. Yeri gelince gülümseyin ve çok ciddi bir şey konuşuluyorsa da ciddi bir şekilde karşı tarafa odaklandığınızı belli edin.

Görüşme sırasında sizin olduğu kadar karşı tarafın­da benden diline dikkat edin. Buna göre sorularınızı ve cevaplarınızı ayarlayın. Ancak görüşmeyi yapanın her hareketinden bir anlam çıkartarak tedirgin olmak da yanlıştır. Sadece süreklilik gösteren hareketlerine dikkat edilmelidir.

Soruları Cevaplarken

Görüşme sırasında sorulan sorulara açık ve dürüst cevap vermeniz, belki de gelecekte işvereniniz olabile­cek kişilerle şimdiden güvene dayalı bir iletişim kurma­nıza yardımcı olacaktır.

Çok uzun ve sonu gelmeyen, karmaşık cümleler kur­mayın kısa, soruya tam karşılık gelen bir cevap verin, gerektirmedikçe; “Evet-Hayır” şeklinde kestirme cevap­lardan ve “eeee”, “aaa” şeklinde boşluk doldurma söz­cüklerinden mümkün olduğunca kaçının.

Sorulara cevap vermek için acele etmeyin. Eğer ka­fanızda cevabı tasarlamak istiyorsanız suyunuzdan bir yudum alıp cevap verin. Cevap vermeden önce kısa bir duraklama yapmanız sizin açınızdan olumsuz olmaz. Ancak duraksamanın uzamamasına dikkat edin.

Cevabını bilmediğiniz sorularda bunu dürüstlükle itiraf edin ama bu tarz durumların mümkün olduğunca az olmasına da dikkat edin. Hiç beklemediğiniz sorular­la karşılaştığınızda da mümkün olduğunca rahat şekil­de cevaplamaya çalışın.

İş görüşmesi sonunda görüşme sizce iyi geçmemişse bile görüşme yerinden güler yüzlü ve soğukkanlı olarak ayrılın.

Her şeyi denememize rağmen zaman zaman hepimiz birer mutsuzluk çemberi içinde buluruz  kendimizi. Bu durumlarda 1 dakika geri çekilmek ve durumu gözlemlemek gerekir. Şuan kapıldığınız umutsuzluk sağlıklı düşünmenizi engelliyor ve verdiğiniz kararların sizi yormasına sebep oluyor. Size sıralayacağımız maddeler sizi bir mutluluk durumuna sokmasa da, mutluluğun mümkün olduğu bir yaklaşıma sahip olmanıza yardımcı olacaktır. Yaşamınızdaki bu zor anı geçmeye ve daha iyi bir insan ortaya çıkarmaya hazır mısınız? Hadi başlayalım.

  1. Bu süreci neden tek başına aşmayı tercih ediyorsun?

İlk önce şunu bilin: Çaresizlik içindeyken izolasyon tehlikelidir. Yıkılır ve geri alamayacağınız bir şey yaparsanız, kimsenin farklı düşünmenize yardımcı olmaması iyi bir ihtimaldir.

İntihar edenlerin yaklaşık yüzde 70’i zihinsel sağlık tedavisi görmüyor ve 34-65 yaş arasındaki insanlar için intihar oranları 2000 yılından bu yana yüzde 33 arttı.Eğer kendilerini öldüren kişiler tedavi görebilseydi, hayatlarını kurtarabilirdi. Destek görmekten, içinizi dökmekten çekinmeyin. Ya da sadece konuşacak birine ihtiyaç duyduğunuzda bir aile üyesini ya da arkadaşınızı arayın. Birisiyle konuşmak, bu kadar ağır bir yük taşıma alternatifinden daha iyidir.

Bir uyarı: Arkadaşlarınızı ve ailenizi gerçek bir terapistin yerine koymaya çalışmayın. Hem siz hem de onlar için sağlıksız bir durumdur, çünkü çok fazla duygusal bağınız var.

  1. Kendinizi Araştırın ve Kesinlikle Dürüst Olun

Şimdi konuşacak birini tanımladınız, şu önemli adımları atmanın zamanı geldi:

  1. Hayatınıza bir göz atın ve ortamınızda devam eden fiziksel, dışsal sorunların olup olmadığını sorun.
  2. Diyetinizi ve yaşam tarzınızı, sağlığınızı etkileyen faktörler açısından inceleyin.
  3. Düşüncelerinizi inceleyin ve umutsuzluğa neden olan düşünce türlerini veya çok özel düşünceleri arayın.

Bu noktada, doktora gitmek ve fizik muayene almak için yardımcı olacaktır. Biyolojik olarak nerede bulunduğunuzu öğrenin. Belki de yeterli miktarda vitamin ya da besin almıyorsunuz ya da çok fazla alıyorsunuz. Yeterli egzersiz yapamayabilirsiniz. Doktora, aile ve arkadaşlarınıza karşı dürüst olun.

  1. Sizi Umutsuzluk Duygusuna Yönelten Duygulara Ulaşın

Çaresizlik, depresyon- anksiyete negatif düşünceler, belirsiz rahatsızlık veya ajitasyon duygularına yol açar. Bu , sizin olumsuz tutum takınmanıza sebep olur. Gerçekten kötü bir şey olduğunda, olumsuz bir tutum panik, umutsuzluk ya da çaresizlik içinizde yükselir. Bu duygularınıza ulaşın ve üstesinden gelin.

  1. Bakış Açınızı Ayarlayın

Durumla başa çıkmak onun sertliğini kabul etmektir. Kendinizi kötü hissetmemek için bir mola verin.

Başkalarının nasıl hissedebileceğini düşünmeye başladın. Daha da genişletebilirsiniz. Daha uzak, dünya çapında bir bakış açısına sahip olun. Dünyadaki diğer insanlar da zor günlerden geçmiyor mu? Aslında, insanların tamamen kaybolduğu ve yıkıma uğradığı daha kötü durumlar, büyük felaketler, travmatik zamanlar yok mu? Bu durumlarında nasıl hissedersiniz? Onları kesinlikle suçlamazsınız.

Sonuçta, insan zihni bir kişinin travmatik bir olaydan sonra devam edeceği acı düzeyini belirler. Bu anlamda, umut var çünkü zihniniz dövülebilir. Kırık bir kemik gibi.

İyileşmesi için gerekli zamanı verin, bakış açınızda ufak da olsa bir değişiklik yapın.

  1. Başka Birine Yardım Etmenin Bir Yolunu Bulun

Şimdi kendinize yardım ettiğinize göre, başka birine yardım etmenin zamanı geldi. Bu dışarıya bakmanın başka bir yoludur. Zor zamanlarınızın ötesine bakın ve topluluğunuzdaki diğer kişileri desteklemek için neler yapabileceğinizi görün.

İşte başkalarına yardım etmek için bazı fikirler:

  1. Bir Enstrüman Öğrenin

Bir enstrümanı öğrenmenin, inanması güç olan birçok faydası var. Zaten nasıl çalınacağını biliyorsanız, yeni bir tane öğrenin. Enstrüman çalmak diğer tüm faaliyetlerden daha fazla yararlıdır.

İşte şaşırtıcı avantajlardan bazıları:

Evet, bir enstrüman öğrenmek zorlu bir iştir ama size iyi gelecektir.

  1. Arkadaş Edinin, Öğrendiklerinizi Paylaşın

Hayatınızdaki zorlu bir dönemden geçme konusunda proaktif bir yoldasınız. Bunun kendi dışınıza bakmakla ve kararlılıkla güç vermekle ilgili olduğunu keşfettiniz. Sonunda zor zamanlar sona erer ve duygusal olarak kendinizi kararlı hissedersiniz. Şimdi paylaşma zamanı.

Kendinizi Sınırlamayın!

Pazarlama Ağı Konusunda Endişelerinizi Aşmak

“Kendini sınırlama. Pek çok insan, yapabileceklerini düşündükleriyle kendilerini sınırlar. Zihninin izin verdiği ölçüde gidebilirsin. İnandığın şeyi hatırla, başarabilirsin. ”~ Mary Kay Ash

Bu alıntıyı seviyorum!

23 yıldan fazla süredir pazarlama ağı endüstrisindeyim ve birçok kişiyle tanıştım.  Çoğu insan heyecanla bir şirkete katılıyor. İlk katıldıklarında, heyecan ve başarı hayalleriyle doludurlar. Ancak, mevcut olumsuz düşüncelerinin coşkusunu azaltmaya başlamaları çok uzun sürmez.

Olumsuz yorumlar akmaya başladığında… ”Yaptıklarınızı yapamam.” “Çok utangacım.” “Parti yapıp  insanların önünde konuşamam.” “Ya başarısız olursam?” “Satamam!”

Bu yorumlar her zaman beni gülümsetiyor. Hayır, kaba ve kalpsiz olduğum için değil… Gülümsüyorum çünkü aynı şeyi yıllar önce söylüyordum.

Beni ne değiştirdi peki?

Yapamayacağımızı düşündüğümüz şeylerin çoğu, kendi kişisel korkularımızdan kaynaklanmaktadır. Annemin bana öğrettiği birçok şey vardı, ama ondan öğrendiğim en önemli derslerden birinin, bana öğrettiğini bile anlamadığı bir şey olduğuna inanıyorum… korkularının seni kontrol etmesine izin verme.

Annem tanıdığım en zeki bireylerden biriydi, ama ne yazık ki korkuları hayatının her yönünü kontrol ediyordu. Her şeyden korkuyordu. Fırtınalar, su, yükseklikler, araba sürmek, insanlar… korktuğu şeyin listesi oldukça uzundu… Aslında, çok uzun.

Bu mükemmel kadın, şaşırtıcı ve başarılı bir hayata sahip olabilirdi, ama korkularını ve kendi kendine kuşkularını aşmayı asla başaramadı. Ve aynı şey neredeyse bana da oldu.

Genç yıllarımda büyüdüğüm ve “dünyasal” hale geldiğimde, korkularının ve kendinden şüphe duyduklarının çoğunun da benim olduğumu anladım. Ve bu aydınlanma beni, korkularımdan daha çok korkuttu. Bu durumun büyüdükçe, korkularımın üstesinden gelmek için bir şey yapmazsam beni de mahvedeceklerini biliyordum. Kolay değildi, ama her seferinde tek bir korku üzerinde çalışmaya başladım.

Ve şimdi bu yüzden gülümsüyorum.

Çünkü bu bireylerin her birinin kendi işlerinde, korkularını ve kendilerini sınırlayan, kendilerine özgü şüphelerini yenebilselerdi başarılı olabileceklerini biliyorum.

“Kendinize bir şey yapamayacağınızı söylerseniz, o zaman buna inanırsınız… Düşüncelerinizi, korkularınızı değiştirmek kolay değildir, ancak yapılabilir.”

Kendinden şüphe duymanın üstesinden nasıl gelirsin?

“Çok utangacım… Parti yapıp  insanların önünde konuşamam.”

Ağ pazarlama işinizde en büyük engelinizi/korkunuzu bulun .Yeni ağ pazarlamacılarının çoğunun bir numaralı korkusu yabancılarla dolu bir odanın önünde bir sunum yapıyor olmaktır.

Girişimci olmak istedikleri için birçok yeni ekip üyesi buluyorum, ancak şirketlerinin partilerini yaparken insanların önünde konuşmaktan korktukları için pistlerinde ölmeyi bırakıyorlar.

Kendine uygulanan bu limiti nasıl değiştirebilirsin?

Küçük başla!

Sunumunuzu birkaç kez aynanın karşısında yaparak başlatın. Bu uygulama oturumunda sadece sen ve ayna olmalı. Herkesi odadan çıkarın ve  kapıyı kapatın, aynaya bakın ve pratik yapın, pratik yapın. Sunumun içini ve dışını tanıyana kadar pratik yapmaya devam edin.

Sonra… bir izleyici kitlesine mezun olmanın vakti geldi… destekleyici olmaya yetecek yaşta çocuklarınızı bir araya getirin ya da gerçekten yakın bir arkadaşınızı davet edin ve birkaç kez daha pratik yapın.

Şimdi daha büyük bir gruba geçme zamanı. Mesela, sizinle aynı korkuyu paylaşan 2 veya 3 ekip üyesi. Onlara pratik konusunda arkadaşın olmak isteyip istemediklerini sor.

Sırasıyla… her pratisyen arkadaşınızın sunumunu yapmasını isteyin ve sonra… Herkes yaptıktan sonra, her birinizin nasıl gelişebileceği hakkında beyin fırtınası yapın.

O zaman tekrar yap.

Ve her insan büyük bir kitleye sunum yapabilecek seviyeye gelene kadar yapmaya devam edin!

Büyük resmi gösterene kadar… Gerçek bir sunumda uygulayıncaya kadar devam edin. İlk partinizi programlayın, ancak pratik arkadaşlarınızdan birinden ahlaki destek için gelmelerini isteyin. Sadece orada olacağını bilmek, sizin güveninize ilave bir destek verecektir.

Evet… bazı hatalar yapacaksınız, muhtemelen makul miktarda kekemelik yapacaksınız, ancak hayatta kalacaksınız! Ve en büyük sürpriziniz iltifatlar olacak. Mesela “Harika iş çıkardınız! Yaptıklarını asla yapamam! ”

Ve tabii ki, ilave satış bonusu!

Kolay olacağını söyleyemem  çünkü değil, ama yapılabilir. Adım adım… (*Bir Network Marketing uzmanından alıntıdır.)