fbpx

Mutluluğu Tatile Göndermek

Mutluluğu tatile göndermiş olabilir misiniz? İş hayatınızda daha verimli bir süreç, kariyer basamakları aşmak için nasıl yönetilmeli? İnsanlar, gelecek adımlarını içinde bulundukları zaman dilimindeki stratejik kararların sonrasında vermiş oluyorlar. Sonuçlarına katlansalar da, katlanmasalar da o hayatın kararını kendileri belirlemiş oluyor.

Sağlıklı, başarılı ve mutlu yaşamayı da, sağlıksız, başarısız, ve mutsuz yaşamayı da çoğunlukla insanların kendi tercihleri belirliyor.

Mutluluğu Tatile Göndermek

Çok uzaklara gitmeyelim, bu gerçeği sorgulamak için. Kendi hayatımıza içten bakışlarla bu gerçeğin bizi nasıl etkilediğini  görmemiz ve anlamamız oldukça mümkündür.

Seçtiğimiz iş, seçtiğimiz iş kolundaki kariyer basamakları ve seçtiğimiz yahut mecbur kaldığımız iş yerimizdeki durumumuz bizlerin tercihlerine yönelik ‘isabetlilik sorgulamasına’ yol aldırıyor. Seçilen işin ve iş kolunun hayatımızı çok derinden etkilemeye başladığını görüyoruz.

Özel hayatımızdaki mutluluğumuzu perdeleyebilecek kadar ileri götürenlerimiz oluyor. İşimizdeki  başarı arayışları’ doğru zamanda bize sunulmazsa, özel yaşantımıza ‘mutsuzluk çığları’ düşmesine izin veriyoruz.

Bu çığların altında yok olup gitmeyi ya da bu çığları geri döndürüp hayata ve olaylara kar yağdırabilmeyi başarma şansı çok gibi görünüyor. Bu çığların oluşumunu ta baştan engelleme şansımız varken içine düştüğümüz duruma hayıflanıyoruz. Bu tercihler bir başkaları tarafından yapılmadı. Bu tamamen kendi tercihlerimizdi. Mutluluğu tatile göndermek bizim seçeneğimizdi. Hoşumuza gitsin ya da gitmesin gerçeğimiz buydu.

Kalbe Endeskli Yönetim Nedir? >>

Başarı İçin Doğru Tercih

Doğru tercih için acele etmemeliydi.

Acele etmemeliydi. Doğru tercih için acele etmemeliydi. İnsanın ileriye yönelik geleceğini şekillendirecek, mutluluğuna ve başarısına önemli haritalar çıkaracak bu seçim çok özenle yapılmalıydı.

Üniversitelerde yahut çeşitli meslek okullarıyla şekillendirilmesi planlanan iş kolları, umulduğu gibi olmuyordu. Mezun olduğunuz okulun işini yapmanız her zaman mümkün görünmüyordu. Ülkemizde çoğunlukla okullarını bitirdikleri iş kollarına insanların sahip olmayışları ne yazık ki bilinen gerçektir.

  • İş dünyasına isteyerek ya da istemeyerek atılmanızda başlayan yeni hayatınız karşılaşacağınız ufak tefek değişikliklerle yeniden şekillenebilirdi. İşe, satışçı olarak başlamışken satınalmacılığa dönüşen yönünüzü izlemek de ayrı bir hikaye olabiliyordu. İşin yönü de seyri de değişebiliyordu. Kendinizi iyi mi hissetmeliydiniz, yahut kötü mü? Bu da ayrı bir uzmanlık sorusu oluyordu.

İş dünyası, ehliyete haiz olmayan yöneticilerin ve patronların elinde karmakarışık hale dönüşüyor ve çalışanların duygu ve düşüncelerini öğütüyordu. İş hayatı zamana, emeğe, duyguya, hayale ve dahası hayata müdahale ediyordu. Zamanla keyifleri de iptal ettiriyordu.

İşletme Fakültelerinde Öğretilmeyen 7 Yasa >>

Mutluluk İçin Önemli Nokta

Eğer sevdiğiniz bir işiniz, rahat ettiğiniz bir iş ortamınız ve işyeriniz yoksa mutluluğunuzu da tatile gönderiyordunuz.

Bütün bunlara rağmen mutluluğunuzu ve hayatınızı tanımlarken farklı duygu ve düşünceleriniz oluyordu. Önemli olan neydi? Sorusunun cevabını arayışına iç dünyanızı tırmalıyor ve yoğunlukla sorgulanıyor hale geliyordu.

  • Sevgi mi önemliydi, para mı?
  • Sevilene verilen ömür mü önemliydi, meşguliyetlere harcanan mı?
  • Samimiyet mi önemliydi, kariyer mi?
  • İnsani değerler mi önemliydi, korkular mı?

“Sonuç; insanın yaklaşımı ile ölçülebiliyordu.”

Başarı Yolunda Mark Zuckerberg’ten Öğreneceğimiz 8 Şey >>

Mutluluk Süreci Nasıl İşledi?

Tercihleri belirleyişiyle hayatında ‘ mutlu yaşamayı’ ya da ‘mutsuz yaşamayı’ seçişle ilgili olan koca bir ömrün değerlendirilişi ya da tüketilişi görülecek, izlenecek ve kuşanılacaktı.

  • İş hayatının her yönü sağlıklı bir şekilde incelendiğinde varılan sonuç şuydu; ‘ Özelinde mutlu olan, işinde de  mutlu olacaktı. 
  • Sevginin hayatına resmedebilenler kariyerin ve paranın bir şekilde  ardı sıra sürüklenip geldiğini izleyecekti.
  • Tam tersinde ise;  hem işinde başarı yerine iniş çıkışlar yaşanacaktı, hem de özelinde. Bunun sonucu da mutsuz ve umutsuz bir yaşama dönüşecekti.

Kişi geleceğini bugününden kuruyor ve oluşturuyordu. Her şey bugüne ait bakıştaki sağlıktaydı. Bugününü  sağlıklı yaşayışı seçenler ‘geleceklerini kurma’ yolunda önemli temeller atmış olacaklardı.

Özelinde mutluluk üzerine tesis edenler, geleceğini kurmuş ve kazanmış olacaklar. Sevgiyle örülmüş, saygıyla dokunmuş, anlayışla donanmış hikmetle bina edilmiş incelikler ve güzellikler dünyasının yeni iş dünyasına rehber olmasını dileriz.

Girişimcilerin 21. Yüzyılda Edinmesi Gereken 9 Beceri >>

CEVAP VER

Yorumunuz
İsminiz

SOSYAL MEDYADA BİZ

3,014BeğenenlerBeğen
142,997TakipçilerTakip Et
4,507TakipçilerTakip Et
4,050AbonelerAbone

MUTLAKA OKUMALISIN

Burç Yorumları – Girişimciler İçin 2020 Aralık Ayı Nasıl Geçecek?

Girişimciler için aylık burç yorumları. Aralık ayında kişisel gelişim, para, sağlık, kariyer ve daha bir çok alanda bizi neler bekliyor? Aya 30 Kasım İkizler burcunda...

Başarıya Giden Yolun Şaşmaz Haritası

Yaşadığımız hemen her şey bizle ilgilidir. Sanılanın aksine, sahip olduğumuz ekonomik koşullardan tutalım da çözümsüz gelen sorunlarımıza hatta sağlık problemlerimize kadar biz belirleriz yaşadığımız...

Analiz Derdi Geride Bırakır

Kişisel gelişim bölümümüzde bu kez analiz etmek üzerine kafa yoracağız. İnsanları geride bırakan, gelişmesini ve değişmesini engelleyen bir düşünce yapısını inceleyeceğiz. Nedir bu analizci...

Kısa Hikayeler – Değerli Yüzük Hikayesi

Kısa hikayeler bölümümüzde bu defa bir şeyin değerini nasıl bileceğimiz üzerinde duracağız. Değerli yüzük hikayesi, bize bilginin önemini anlatır. Çünkü bilginin, insanı farklı kılan...

Girişimcilerin Michael Phelps’ten Öğrenebilecekleri 7 Ders

Tüm zamanların en büyük Olimpiyat sporcularından biri olan Michael Phelps, bireyin çok genç yaşta neler başarabileceğini yeniden tanımladı. Sadece beş Olimpiyat Oyunu'nda kemerinin altında...

Neden Marka Olunmalı?

Neden markalar bizim hayatımızda bu kadar önemli bir yer tutuyor? Neden bazı markalar bizim için birer “arzu nesnesi” olmuş durumda? Neden çok beğendiğimiz markalarla...