fbpx
Liderliğin Olmazsa Olmaz 3 Kuralı

Network Marketing’in Yüzde 95’i: Takip Etmek

Network Marketing’e her yeni başlayan kişinin çekindiği bir konu olan, aslında bir networkerin öğrenmesi ve kendini geliştirmesi gereken en önemli noktadır; takip. Çünkü Network Marketing sadece okuyarak, video izleyerek para kazanabileceğiniz ve öğrenebileceğiniz bir  ticaret değildir. İnsanlar “Hayır” diyecek ve siz de onları “Evet”e çevirmeyi öğreneceksiniz. Gerçek bir networker aslında bu noktada  belli olur.

Takip, tanıtım yaptığınız kişinin karar vermesine yardımcı olmaktır.

Takiple golf aynı mantığı taşıyor. Golfte beyaz bir topun ve küçük bir sopan vardır. Amacımız topu hatasız bir şekilde en uzak noktaya atmaktır. Başlarken sopayı kaldırırız ve hazır olup vurduğumuzda durursak top önümüze düşer ve hareket etmez. Topun uzağa gitmesinin tek yolu vuruş yapmaktır ki bu bir önce ki yazımızda da dediğimiz gibi tanıtım oluyor.


Tanıtım yaptık ve şimdi takip ediyoruz. Bu profesyonel bir vuruştur, sadece takip ettiğimizde top bizim istediğimiz yere gider. Yani tanıtım yaptığımız kişi “evet” der. Çoğu zaman tanıtım yaptığımızda insanların çoğu”evet” ya da “hayır” demeyecek, “düşüneceğim” diyecek. İnsan doğası, bağlılık korkusu karar almak istemiyor. Çünkü para var işin içinde, iş adamı, iş kadını olmak var ya da Network Marketing yapıp yapmama kararı var. Bu yüzden insanlar çekiniyor. Her sunum yaptığımız kişi işi sevdim der ya da güzel işmiş der. Neden böyle diyorlar çünkü bizi incitmek istemezler ya da gerçekten beğeniyorlar. Sonra da “biraz düşüneyim ben sana haber vereceğim.” derler. İşte bu en tehlikeli şeydir. “Ben sana haber veririm.” dediklerinde büyük bir ihtimalle aramayacaklar. Çünkü kendi hayatlarıyla meşgul olacaklar, ama sonuçta takip bizim için çok önemlidir.

Takip 24/48 saat içerisinde yapılmalıdır. Neden?

Takip tanıtımdan sonra yapılır. Mesela tanıtımı pazartesi günü yaptık takibi ne zaman yaparız. Çok basit bir kural var bunu uygulamak zorundayız, takibi 48 saat içerisinde yapmalıyız. Bu kuralın neden bu kadar önemli olduğunu düşünebiliriz. İnsanlar çocuk gibi heyecanlandığında, onlara heyecan verici bir şey gösterildiğinde eğer o konuda 48 saat içinde bir şey konuşulmazsa onu unuturlar.

Şu iki durumdan dolayı, takibi 24/48 saat içinde yapmalıyız;

1. Tehlike- Unuturlar. İnsan doğası gereği ilgilerini yitirirler.

Çünkü insanlara bir iş fırsatından bahsettik.  Ancak hayat devam ediyor. İnsanların başka işleri, sorunları olur. Biz anlattıktan sonra her adımda, yastığa başını koyarken bizim anlattıklarımızı hatırlamayacak. Ona hatırlatmak gerekiyor.

2. Tehlike- Tanıtım yaptığımız kişi bütün tanıdıklarıyla konuşup, onların fikirlerini sormuş olur.

Amcası, kaynanası, komşusu, veterineri, taksi şoförü, bakkal Ali, kasap Mehmet, manav Osman Amca vb. Arkadaşım bana şu Network işini anlattı XXX firmasıymış sen ne düşünüyorsun diye sorarlar. ( Zaten sorduğu herkes ama herkes Network Marketing uzmanıdır ).  Birçok insan o iş olmaz der ve bir sürü negatif alır. Bir hafta sonra buluştuğumuzda kusura bakma işi yapmak istemiyorum lütfen benimle bu konu hakkında bir daha konuşma, arkadaşım olma derler. Böyle şeyler oluyor. Bu yüzden temelde yapılması gereken önemli şey 48 saat içerisinde takip yapmaktır. Demir tavında dövülür, demir soğuyunca bükülemez. O insanın kendi hayatı için doğru karar vermesini sağlayamayız. Sonuç: TAKİP 48 SAAT İÇİNDE YAPILMALI.


Takip Nedir: Takip tanıtım yaptığımız kişiyle tekrar buluşup bizimle iş yapıp yapmayacağı konusunda karar vermesini sağlamamızdır. Network Marketing yapıp yapmayacağı konusunda karar vermelidir. İnsanlar takip yapmaktan nefret eder çünkü biz reddedilmekten nefret ederiz. Çünkü takip bizim “Evet” ya da “Hayır” duyacağımız yerdir. “Evet” ise kutlarız seviniriz ekonomik açıdan özgür olmamız için çok daha parlak bir şansımız var ama insanlar “Hayır” dediğinde, depresyona gireriz. Saçmalamamalıyız, bazıları “Evet” diyecek bazıları “Hayır”. Bu yüzden böyle kurallar var. Birileri yapar birileri yapmaz, birileri bekliyor, başka yerde başka biri bizi bekliyor. Panik yapmamalıyız, çıldırmamalıyız.

Altın kural;

Network Marketing, duygusal bir iş değildir. Bu ticarette birileri “Evet” diyecek birileri “Hayır”. Listemizde ki bir sonra ki kişiye geçmeliyiz ve bunu yapmaya devam etmeliyiz.

Hisset,hissettim ve buldum.

Takipte ne yaparız? Takipte soruları cevaplarız. Tanıtım yaptığımız kişi kafasında takibe arkadaşını, komşusunun, kaynanasının soruları ile gelecek. Bazıları bu yasal değil diyecek, bazıları bu iş yürümez diyecek. Kaynanam dedi ki; “Bu iş dolandırıcılık.”  Şunu hatırlamalıyız; Hisset, Hissettim ve Buldum. Her soruyu bu üçü ile cevaplamalıyız. Örnek; “Ne hissettiğini biliyorum bende öyle hissediyorum ama sonra anladım ki…”
Yani takip karşımızda ki kişinin ne hissettiğini anladığımız süreçtir. Daha çok “hayır”a mı meyilli,”evet’e mi meyilli, mantıklı soruları var mı? Hazırlıklı olmalıyız.

-“Bu firmanın batmayacağını nerden bileyim?” Bazen böyle sorularla karşılaşırız ve sinirleniriz.
Ama;
-“Hemen ölmeyeceğini nerden bilebilirim?”
Dünya olasılıklarla dolu Network Marketing sabırlı ve profesyonel olmayı gerektiriyor. Yapabildiğimiz en iyi hali ile soruları cevaplamalıyız. Saldırgan davranmamak için HİSSET, HİSSETTİM ve BULDUM kuralını unutmamalıyız!!! Eğer o kişi hala istemiyorum diyorsa sorun değil gel eski günlerin hatırına bir kahve içelim deriz. İsmini listemizden silip atmamalıyız, uzun takip yapmalıyız. Çünkü o an hayatında Network Marketing’i aramıyor olabilir. Ama bundan 1 yıl sonra işini kaybedip 5 kuruşsuz kaldığında ya da işe git eve gel yapmayı sevmediğini fark edince belki o bile bizi arayabilir. Bu yüzden uzun takip yapmalıyız.

Bize hayır demiş olsalar bile hiçbir zaman o kişiyi listemizden çıkarmamalıyız. Uzun takip yapmalıyız. İşimiz olmadığında arayıp hadi kahve içelim diyebiliriz. Bize orada işin nasıl gittiğini soracaktır. Eğer arabamızı Toyota’dan BMW ye değiştirmişsek, pahalı bir saat takıyorsak inanın daha fazla soru soracak, daha çok ilgi gösterecek ve büyük ihtimalle geri gelip EVET diyecektir.

TAKİP temel olarak çok önemlidir. Kaçınılmaz ve 48 saat içerisinde yapılmalıdır. Sonuç olarak “Evet”se evettir, “Hayır”sa bir sonra ki kişiye geçeriz. Birileri yapacak birileri yapmayacak. Eee ne olmuş, birleri bekliyor.

Bir networkerin öğrenmesi gereken en önemli şeylerden biri de;

Takip karşımızdaki kişinin mantıklı sorularını cevaplamak ve ona bakış açısı vermektir. O büyük olasılıkla aklında sorular ve negatiflerle gelecek. Biz bunu biliyoruz. Ancak önemli olan nokta da burası. Neden? Çünkü zaten biz bu şekilde gelen bir kişinin bakış açısını pozitife çevirirsek, hem ona işi öğretmiş olacağız hem de gerçek bir lider yetiştirme konusunda eğitmiş olacağız. İşe girmiş olsa, arkadaşlarından “Hayır” duyunca, bunların cevaplarını gayet duruşlu bir şekilde verebilecek.
Şu iki kavram çok önemlidir.

– Empati yapmak/Gard indirmek

Network Marketing’e başladık. Eğitimlerimizi yaptık, videolarımızı izledik, üst basamaklarımız ile oturduk. Bizim bakış açımız değişmeye başladı. Ancak yeni tanıtım yaptığımız kişi bunları bilmiyor. Öncelikle empati yapmayı öğrenmeliyiz. Biz de onun yerinde oturuyorduk. Kişinin ilk başta böyle gelmesi normaldir. Karşınızdaki kişiye hak vererek, ona sorular sorarak bakış açısını öğrenmeye çalışın. Karşınızdaki kişinin de açılmasını sağlayacaktır bu süreç.


-Gard çıkarmamak

Tanıtımınızı yaptınız ve takip süreci başladı. Burada empati yapmayı anladıktan sonra ikinci kavram asla ama asla karşınızdaki kişi ile söz atışması yapar gibi konuşmayın. Bu karşınızdaki kişiyi gardlandırır. Ve muhtemelen sizi dinlemeyecek, bir daha da görüşmeye gelmeyecektir. Bizim amacımız insan kazanmak. Ona aslında düşündüklerinden çok farklı, hayatlarında bile göremeyecekleri bir fırsat için yol gösteriyoruz. Bu konuda, dünyaca ünlü networker Eric Worre’un da dediği gibi “danışman gibi” davranmalıyız. Unutmamalıyız ki takibin amaçlarından biri de sonraki takibe, karşımızdaki kişiyi hazırlamaktır.
***

Network Marketing’de takip yapmak, birçok networkerin çekinmesine rağmen inanılmaz heyecanlı ve zevkli bir süreçtir. Burada kazanacağız deneyimlerin, kişisel gelişimlerin değeri ölçülemez. “Hayır”ı, “Evet”e çevirmenin dayanılmaz hafifliğini hissettiğiniz zaman var ya? İşte o an’ın değeri hiçbir şekilde anlatılamaz, yaşamak gerekir.

Sizin bu konudaki fikirleriniz nelerdir? Takip yapmayı seviyor musunuz? Takımınıza bu konuda neler anlatıyorsunuz? Bizimle paylaşmanızı sabırsızlıkla bekliyoruz.

Başarı sizinle olsun…

Yorum Yap